logo
29 MART 2026

İran Şahı’nın ziyareti ve Kuran

Mustafa Kemal için özel hafızının olması bir kıvanç vesilesidir aynı zamanda. İran Şahı Pehlevi’nin ziyaretinde bunu görürüz

03.10.2025 00:25:00
Haber Merkezi
İran Şahı’nın ziyareti ve Kuran
İran Şahı’nın ziyareti ve Kuran
Mustafa Kemal için özel hafızının olması bir kıvanç vesilesidir aynı zamanda. İran Şahı Pehlevi'nin ziyaretinde bunu görürüz:

"İran Şahı Pehlevi, 16.6.1934 tarihinde Atamızı ziyarete gelmişlerdi. İki kardeş milletin devlet reisleri birbirlerini çok sevmişlerdi. Aralarında resmî protokolün haricinde, kardeşçesine bir samimiyet havası esiyordu.

Gazi, 16.6.1934 tarihinde Şah şerefine Beylerbeyi Sarayı'nda bir ziyafet tertip etti. İki yüz kişilik davetli arasında ben de vardım.

Bir yanda Riyaset-i Cumhur orkestra heyeti çalıyordu.

Atatürk Şehinşah Hazretleri ile salonun yüksek bir locasında oturuyorlardı.

Bir aralık seryaver vasıtasıyla beni huzurlarına çağırdılar.

Şah hazretlerine, 'Benim hafızımdır' diye takdim ettiler ve yanlarına oturttular.

Kemal-i hürmet ve ta'zimle misafir hükümdarın ellerini öptüm.

Ata, 'Şah hazretlerine Kerbela şehadetine ait bir mersiye okuyunuz' dediler.

Emirleri üzerine mersiyeyi Isfahan makamından okudum:

Kurretü'l-ayni habib-i kibriyasın ya Hüseyin
Nur-u çeşm-i şah-ı merdan Mürteza'sın ya Hüseyin
Hem ciğer pare-i Zehra Fâtıma hayrünnisa
Ehl-i Beyt-i mücteba âl-i abasın ya Hüseyin
Sana gülle dokunan mü'min eder mi mağfiret
Gonca-i gülşen sarayı Mustafa'sın ya Hüseyin
Ehl-i mahşer dest-i Hayder'den içerken Kevser'i
Sen susuzlukla şehid-i Kerbela'sın ya Hüseyin.'

Beyitleri okurken Şah hazretleri dinî bir vecd içinde sağ elini göğsüne koymuş olduğu halde dinliyordu. Gözlerinin yaşardığına da şahit oldum.

Mersiye bitince Atatürk, 'Nasıl efendim?' diye sordular. 'Güzel okuyor mu benim hafızım?'

Pehlevi hazretleri kendilerine has o Azeri şivesiyle, 'Hub hub… Teşekkür ederim' diye mukabelede bulundular.

Biraz istirahat ettikten sonra, bir de Farisî ayini okumaklığımı emir buyurdular. Farsça hüzzam ayinini okudum.

Şah hazretleri fevkalade mütehassis oldular ve elimi sıkarak beni tebrik ettiler.

Sonra Atam, misafirine dönerek, 'Bir de bizim Türkçe Mevlid'imiz vardır. Dinlemek arzu eder misiniz?' dediler.

Şah'ın gösterdiği arzu üzerine Mi'rac Bahri'ni bilhassa Isfa han makamından okudum:

'Söyleşirken Cebrail ile kelam
Geldi Refref önüne verdi selam…'

Mi'rac Bahri bitince Şehinşah hazretleri, 'İlk defa Türkçe Kur'an  dinliyorum. Çok hoşuma gitti. Hafızınızı, müsaade ederseniz, İran'a bekliyorum' dediler. Atatürk de vaad ettiler.

O gece Şah hazretlerinin gösterdiği ilgi üzerine Mevlid şairi Süleyman Çelebi hakkında kendilerine malumat verdiler.

Orkestra terennüme başlarken ellerini öperek yanlarından ayrıldım. Atatürk sabaha karşı Şah hazretlerine veda ederek maiyeti ile Dolmabahçe Sarayı'na döndüler." 

Mahmut Bey, Florya Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde geçen şöyle bir olayı aktarır:

"Atatürk, yaveri gibi adeta yanından hiç ayırmadığı Hafız Yaşar'a, 'Sen neredesin be adam! Hafız nerede diye ne zaman sorsam seni bulamazlar hasta derler. Ama yalan, sen hasta numarası yapıyorsun, senin bir şeyin yok' sözleriyle çıkışır.

Hafız, Atatürk'e cevap verecek gibi olursa da Atatürk, 'Yeter, fazla konuşma bir iskemle al, masanın sonundaki köşeye otur. Uşşak makamında Kur'an oku' der.

Atatürk, Kur'an okunmasını, dinlemesini hele iyi okunursa çok beğenirdi.

Hafız, 'Hangi sûreyi okumamı emredersiniz' diye sorduğun da, Atatürk, 'Ne istersen onu oku' karşılığını verir.

Hafız okurken, Atatürk Hicaz makamına geçmesini emreder fakat bir süre bocalayan Hafız beklenen geçişi yapamaz.

Bunun üzerine Atatürk, Mahmut Bey'e dönerek, 'Kur'an okur musunuz?' diye sorar.

Mahmut Bey, 'okurum' cevabını verince Atatürk de okumasını ister.

Mahmut Bey ezbere iyi bildiği bir sûreyi okumaya başlar. Atatürk ondan Hicaz makamına geçmesini ister. Hüzzam makamında okumakta olan Mahmut Bey, musikî tecrübesine dayanarak duraksamadan Hicaz makamına geçiş yapar.

Bir süre sonra Hafız Yaşar'a çıkışarak, 'Buraya bak! Sana Kur'an oku dedim. Hangi sure diye sordun. Bu şarkı değil ki beğendiğimizi okuyalım. Allah'ın kelamı, ne diye soruyorsun, nereden istersen oradan oku. Sonra Hicaz makamına geç dedim. Makamı bulmak için Kur'an'ın azametini ve zevkini berbat ettin' der." 

Siz hangi dinsizlikten bahsediyorsunuz? Kur'an okutmaktan, dinlemekten bu kadar zevk alan ve doğru okunduğunu takip eden, ona gereken manevî değeri veren bir insan…

Karşınızda, birçok hafızdan daha iyi Kur'an okuyan ve mealini de bilen dindar bir Mustafa Kemal var.

O'nun Kur'an-ı Kerim dinlerken gözlerinden yaşlar akıtmasını, savaş günlerinde dahi hafızları yanında bulundurarak Kur'an okutmasını hangi kafirlikle izah edersiniz?" (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Dicle Nehrine petrol karıştı

Cizre'de boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehrine karıştı, ekipler arızayı giderdi

28.03.2026 22:07:00 / Güncelleme: 28.03.2026 23:30:55
İhlas Haber Ajansı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Şırnak'ın Cizre ilçesinde boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehri'ne karıştı. Meydana gelen arıza, TPAO ekipleri tarafından giderildi.

Edinilen bilgilere göre, Cizre ilçesi ile Kasrik beldesi arasında kalan bölgeden geçen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait ham petrol boru hattında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan patlak sonrası çevreye saçılan petrol Dicle Nehri'ne karıştı.



Nehir yüzeyi ham petrolle kaplanırken, çevreye kötü bir koku yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye TPAO ve ilgili birimler yönlendirildi. Boru hattındaki petrol akışını kesen ekipler, sızıntının yaşandığı noktada onarım çalışmasını kısa sürede tamamlayarak sızıntıyı giderdi. Belediye ekipleri, söz konusu kirlilik nedeniyle arıtma tesisini geçici olarak durdurup, ilçeye su akışını kesti.



Çocukları ile beraber parkta dolaşırken petrol kokusu aldıklarını belirten Serdar Kerimoğlu, petrol kokusunun nereden geldiğini anlamaya çalışırken nehir üzerinde petrol tabakasını gördüklerini söyledi. Kerimoğlu, "Şu an nehirde neredeyse petrol akıyor. Bu sızıntı canlı varlıklar için de tehlike arz ediyor. Bunun için yetkililerden ricamız bu sızıntının hemen giderilip, nehirde gerekli temizliğin yapılmasıdır" dedi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi

Uludağ'da mart ayının son haftasında etkili olan kar yağışı ve fırtına, bölgeyi adeta yeniden kışa döndürdü. Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte başlayan yoğun kar yağışı, kısa sürede etkisini artırarak yüksek kesimlerde tipi şeklinde görüldü

28.03.2026 17:40:00 / Güncelleme: 28.03.2026 17:42:34
İHA
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Bursa kent merkezinde dün bahar havası hissedilirken, bugün Uludağ'da yaşanan ani değişim hem vatandaşları hem de turizm işletmecilerini şaşırttı.

Özellikle zirveye yakın bölgelerde görüş mesafesinin yer yer düştüğü, rüzgarın etkisiyle kar fırtınası çıktı.



Yetkililer ise fırtına nedeniyle sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Kar kalınlığının yeniden artış gösterdiği Uludağ'da, yağışın aralıklarla devam etmesinin beklendiği öğrenildi.

Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor


 
 
Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. 

28.03.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor

Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dündar, şunları kaydetti: "Kaslarımızı çalıştırdığımızda, kana miyokin adı verilen özel haberci proteinler salgılanıyor. Bunların en ünlüsü BDNF'dir. Bu proteinler, yeni nöronların filizlenmesini ve aralarındaki bağların kök salmasını sağlar. Ancak mesele, kimyasal bir kokteylden ibaret değil. Hareket halindeyken sadece kaslar değil, onları kemiğe bağlayan tendonlar da devreye girer. Tendonlar gerildikçe, beyne yüksek hızda veri paketleri gönderilir.

Araştırmalar, bacak kası kuvvetli bireylerde hipokampus hacminin, yaşıtlarına göre daha geniş olduğunu gösteriyor. Kas kütlesi düştüğünde, beyne giden oksijen ve glikoz dengesi bozulur. Bu da sadece yorgunluğa değil, karar verme mekanizmalarında milisaniyelik gecikmelere neden olur. Kas kütlemizi korumak, kan şekeri dengenizi sağlar.

Kaslarımızın bir diğer faydası olan stabil kan şekeri düzeyleri, gün boyu kesintisiz zihinsel odak demektir. Beynimizi korumak ve potansiyelini zirveye taşımak için sadece kitap okumak veya bulmaca çözmek yetmez. Zihnimizin en keskin olduğu anlar, aslında bedeninizin en dirençli olduğu anların birer yansıması. Hareket, sadece bedenin yer değiştirmesi değil, biyolojimizin kendi kendini iyileştirme ve geliştirme dili. Geleceğimize yatırım yapmamız için harekette kalmamız şart."

Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi

İstanbul'un Tuzla ilçesinde bulunan Kuzey Star Tersanesi'nde demirli kuru yük gemisinde yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geminin bir bölümünü sardı

28.03.2026 04:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:11:47
İHA
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.



Ekipler, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ederken, tersane çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.



Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürerken olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı

Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

27.03.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'torbacı' diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.



Özel harekat polislerinin de desteğiyle 16 adrese şafak vakti eş zamanlı yapılan baskınlarda 15 kişi gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda 46,20 gram bonzai, 43,37 gram bonzai hammaddesi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Marmaris Belediyesi'ne gerçekleştirilen polis baskını ile ilgili Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun Marmaris Belediyesi önünde açıklama yaptı. Başkan Ünlü, ekibi ile birlikte Marmaris Belediyesi olarak çalışmalarına devam edeceklerini belirtirken, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise, polis operasyonunun münferit bir soruşturma kapsamında yapıldığını öğrendiklerini söyledi

27.03.2026 03:06:00
İHA
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü öğrenilen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler Marmaris Belediyesi'ne baskın düzenledi. Operasyon çerçevesinde çok sayıda polis ekibi tarafından belediye binasına baskın düzenlenirken bazı belediye çalışanları ve önceki dönem belediyede görev yapan üst düzey yetkililer ikametlerinden alınarak belediyeye getirilirdi.

Belediye binasında aramalar devam ederken gece yarısı çoğunluğu partili çok sayıda kişi belediye binasının önünde toplandı. Bu arada Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da belediye binası önüne gelerek, toplanan kalabalığa teşekkür edip basın mensuplarına da açıklamada bulundu.

Görevinin başında olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, "Marmaris Belediyesi başkanı ve yönetimi ile çalışmalarına devam edecektir. Umarım bu soruşturma da en kısa sürede sonuçlanır. Konuyla ilgili bilgi geldikçe sizlerle paylaşacağız" dedi.

Geceye saat 24:00 itibariyle başlayan bir polis araması ile güne başladıklarını belirten CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise Marmaris Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturanın belediye ve belediyedeki işleyişle ilgili değil münferit bir soruşturma olduğunu öğrendiklerini belirtti. Uzun, "Aramanın burada görev yapan arkadaşın yapmış olduğu görevle ilgili iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğunu öğrendik. Bunun dışında ilgili kişinin konutunda da arama yapıldığını öğrendik. Belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konu olmadığı yönünde bilgi verildi. Bundan sonraki gelişmeler hakkında da bilgi paylaşacağız. Destek için buraya geldiğiniz için teşekkür ediyoruz" diyerek soruşturmanın bir olaya ilişkin münferit bir soruşturma olduğunu ve bunun detayı hakkında kendilerine bilgi verilmediğini söyledi.

Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü

27.03.2026 00:32:00 / Güncelleme: 27.03.2026 06:39:16
İHA
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi.



"Patlamalar peş peşe oldu"



Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay'ın yandığını gördüm. Hürol'un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail'i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi.



"İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi"



Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş'u tehlike konusunda uyardığımda bana 'Biz önlemlerimizi aldık' dedi" diye konuştu.



"Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım"



Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı.


"Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı"



Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi.



"Bir işçi 'İçimde kötü bir his var' dedi"



Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva'da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, 'İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var' dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı.


"Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar"



Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112'yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş'u aradım, 'Yangın var, hemen gel' dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken 'Karıştırıcıda kıvılcım çıktı' dedi. Ataşehir'deki merkez ofiste Kurtuluş'un çocukları kalıyordu. Ayten'e olay günü, 'Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı'' diye sorduğumda bana, 'İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti' dedi" ifadelerini kullandı.


"Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz"



Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.

Saha Down sendromlu bireylerin


 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir spor etkinliği düzenledi. İBB Esenler Spor Kompleksi’ndeki etkinliğe katılan Down sendromlu bireyler, basketbol gösteri maçı ve parkur yarışlarıyla doyasıya eğlendi.

26.03.2026 22:55:00
MURAT ÇORBACI
Saha Down sendromlu bireylerin
Saha Down sendromlu bireylerin

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında toplumsal farkındalığı artırmak ve özel gereksinimli bireyleri sporla buluşturmak için özel bir etkinlik gerçekleştirdi.
İBB Esenler Spor Kompleksi'ndeki organizasyonda İBB Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Türkiye Down Sendromu Derneği'nin katılımıyla,4 yaş ve üzeri Down sendromlu bireyleryer aldı. Açılış töreninin ardından basketbol gösteri maçına geçilirken hava atışını İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk yaptı. Ailelerin de tribünde yerini aldığı etkinlikte oldukça keyifli bir havada geçen basketbol gösteri maçından sonra sıra parkur yarışlarına geldi. Parkur yarışlarında da doyasıya eğlenenDown sendromlu bireylere kapanış töreninde bu anlamlı güne özel hazırlanan madalyalar verildi.

Engelliler harekete geçti

Engelli bireylerin fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, her yaştan engelli bireyi 39 tesiste,10 branş ve 5 branşa özgü disiplinde sporla bir araya getiriyor. Engelli Spor Hizmetleri (ESH) ile Önleyici Spor Hizmetleri (ÖSH) kapsamında sunulan spor hizmetlerinden, 2025 yılında yaklaşık 8 bin engelli birey yararlanırken, toplam katılım sayısı 160 bine ulaştı.

Binde 1 oranında görülüyor

Down sendromu, 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması sonucu ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler de bu nedenle 21 Mart tarihini (21.03) "Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü" olarak ilan etti. Her yıl bu özel güne yönelik etkinlikler düzenleyen İBB Spor İstanbul, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 6 milyondan fazla Down sendromlu birey bulunuyor. Ayrıca her 1.000-1.100 doğumdan birinde Down sendromu görülüyor. Türkiye'de bu alanda net bir veri bulunmamakla birlikte, Türkiye Down Sendromu Derneği'nin paylaştığı bilgilere göre ülke genelinde yaklaşık 100 bin Down sendromlu bireyin yaşadığı tahmin ediliyor. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.