logo
31 MAYIS 2026

İran'ı vuracak uçaklar Türkiye'den mi uçacak?

29.07.2004 00:00:00
1 Mart tezkeresinin Meclis'e sevkine 1 aydan az bir süre kalmıştı. Abdullah Gül Başbakandı...

Hükümet verdiği sözler nedeniyle Washington tarafından sıkıştırılıyor, fakat halkın sivil itaatsizliği her geçen gün artıyordu. Üstelik Abdullah Gül de zaten bırakacağı Başbakanlık koltuğu için bu tarihi riskin altına "kolayca" girmek istemiyordu.

Konunun kilitlendiği, Amerikan tehditlerinin "söz verdiniz yerine getirin" baskısından fiili tehdide dönüştüğü bir ortamda, parlak bir danışman, formülü Abdullah Gül'ün önüne koydu:

"Efendim Irak'a komşu 6-7 İslam ülkesini İstanbul'da toplayalım. Böylece kamuoyuna elimizden geleni yaptık deme imkanımız doğar."

Teklif derhal hayata geçirildi. Davetiyeler çıkarıldı ve kısa bir süre sonra Mısır'dan İran'a kadar 6 ülkenin devlet başkanları ya da başbakanları İstanbul'da bir araya geldiler.

Toplantı basında "Türkiye, Irak savaşı çıkmasın diye elinden geleni yapıyor" şeklinde propaganda edildi. Hatta savaş karşıtı Almanya Dışişleri Bakanı bile bu yalana inanmış olacak ki sürpriz bir ziyaretle toplantının yapıldığı gün İstanbul'a indi.

Sonuçta çok büyük organizasyon skandallarıyla da olsa zirve başladı. Toplantıya katılanlar Amerikan karşıtı bir duruşun ortaya çıkacağını, bunun da sonuç bildirgesine yansıyacağını zannediyorlardı. Fakat toplantı büyük bir sürprizle başladı. Ev sahibi olmanın avantajlarını kullanan Türkiye, ısrarla Saddam'ın suçlanmasını istiyordu.

Katılımcı ülkelerden; Ürdün'den, Mısır'dan bile tepkiler geldi. Saddam'ı zaten Amerika yeterince suçluyordu. Eğer bu toplantının amacı savaşı durdurmak idiyse, uyarılması gereken adres ABD olmalıydı.

Abdullah Gül ve danışmanları ABD'nin kınanması ve Irak'ın suçlanması gerektiğini sonuna kadar savundular.

Sonuçta toplantı Türkiye'nin inadı ve ısrarı nedeniyle Saddam dolayısıyla Irak'ı suçlayan bir platforma dönüştü. Katılımcı ülkeler tam bir hayal kırıklığı ile dönerken, Türkiye'nin "2. toplantıyı da yapalım" teklifinin yüzüne bile bakmadılar.

Sonuçta Abdullah Gül zirveyi bir şova çevirerek "Bakın biz elimizden geleni yaptık" havasını kamuoyuna yansıttı.

Ardından da ünlü 1 Mart tezkeresi TBMM'ye sevk edildi.

* * *

Bu hikayeyi tahmin edeceğiniz gibi Başbakan Erdoğan'ın Tahran ziyareti nedeniyle anlattık. Erdoğan, şimdi İran'da bulunuyor ve sanki ABD'ye rağmen bir dizi anlaşma yapacakmış havası içinde temaslar gerçekleştiriyor.

Oysa dünkü bir gazetede manşetten verildiği gibi Tayyip Erdoğan oraya Ankara için değil, Washington adına gidiyor. Muhtemeldir ki Tahran'a "Bak, Irak'ın başına gelenleri siz de yaşayacaksınız. Amerika çoook büyük ülke" diyecek!

Yani Erdoğan, Washington adına konuşacak. Zaten gelen haberler Tahran'ın, Erdoğan'ın kimliği konusundaki tereddütlerini ve şöyle düşündüğünü ortaya koyuyor:

"ABD'ye en yakın Türk Başbakanı..."

"Son dakika sürprizi" şeklinde verilen "İran'la bir anlaşma Amerikan ambargosuna takılır" haberleri de aynı tiyatroya dekor vazifesi görüyor.

Çünkü ne bu konu son dakika sürprizidir, ne de Erdoğan Washington'un hilafına Tahran'da tek bir adım atabilir! Ne de zaten öyle bir niyet söz konusu!

Olsa olsa bir gerilim varmış gibi gözüken siyaset, Türkiye'nin İran'a yönelik politikalarını iyice İsrail kıvamına oturtur.

Kim bilir belki de bu ziyaretin ardından, İran'ı vuracak uçaklar, Türk hava sahasını kullanır! Kim bilir?
 
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.