HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder

04.04.2021 00:00:00
'Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder' seslendirme dosyası:
Yeni dönem Türk Edebiyatının en yetenekli yazarı Sabahattin Ali'nin ölüm yıldönümündeyiz. Yıldönümü üzerinden yapılan kutlama/anma ve değerlendirmelerden çok hazzetmesem de Sabahattin Ali başka!

Çünkü O bize Kürk Mantolu Madonnayı armağan eden adamdır! Türk edebiyatının en güzel aşk romanını yazan adam yani!
 
Bu büyük aşkı yazan adam 41 yaşında maalesef başı ezilerek öldürülmüştür. Nihal Atsız ile girdiği polemiğin katledilişine etkisi ne olmuştur onu tam olarak hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Pür sanatçı olan Sabahattin Ali'nin edebiyattan/şiirden başka bir silahı yoktu. Ayak oyunlarını ve sokağı, derini ile sığı ile devleti bilmezdi. 
 
Muhatapları bunu çok iyi değerlendirdiler ve bu büyük yeteneği hapishane hapishane gezdirdikten sonra canına kıymaktan geri durmadılar.
Nihal Atsız Sabahattin Ali için şöyle yazmıştı:
 
"Çünkü fikirlerin halledemediği davaları kan halleder. Gerçi komünistler bu yiğitliği gösteremez. Fakat benim sana gayet samimi ve erkekçe bir teklifim var: Sen yedek subay olduğun için süngü kullanmasını bilmen icap eder. Bu davayı kökünden halledebilmek için benimle, şehirlerden çok uzak bir yerde süngü ve kılıçla bir ölüm-dirim çarpışmasını göze alacak kadar yüreğin var mı? Biz birbirimize ölüme kadar düşmanlık güdecek olan iki zümreyiz. Fikir savaşından bir sonuç çıkmadığını biliyorsun. Türk gençliğini roman ve hikaye ile zehirlemekte devam etmene engel olmak için sana bu teklifi yapıyorum."
Oysa Hıfzı Topuz'un anlattığına göre Sabahattin Ali Upton Sinclair'in oil romanını okuduktan solcu olmaya karar vermiştir ve bu kararı kesindir. Nihal Atsız O'ndan bir milliyetçi devşirmeye çalışsa da heyhat Sabahattin Ali yolunu çizmiştir:
 
"Bu romanda olanların onda biri doğruysa namuslu bir insan mutlaka solcu olmalıdır".
 
Neyse Sabahattin Ali'nin bu acımasızlık kokan hayat hikayesini "senaryo bulamıyoruz" diyen sinema yönetmenlerine havale edelim. Havale edelim çünkü Ali'nin hayatı, kanaatimce eserlerinden daha dramatik, daha ilginç ve ibretle dolu bir Türkiye hikayesi/romanı ve şiiri içerir!
Perdenin ilk bölümünü  Fukuyama'nın şu sözleri ile kapatalım:
Eğer tanrınız olmaz ise saygılarınızı Hitler ve Stalin'e bildirirsiniz!
Devam edelim…
 
Sabahattin Ali'de eski ile yeninin muhteşem bir terkibi vardır. Derinlik, mânâ, estetik ve zeka, fikir ve tavır!
 
Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır
Yaptığın hatayı görmüyor sanma
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır
Diyen Fuzuli'de vardır, Sabahattin Ali'de
"Durdurun gece hücumlarını aşk artık insan kalbine sığmıyor' 
diyen Cahit Zarifoğlu'da vardır!
 
Birinden taviz vermeden, diğerini tam kıvamında tamamlayan büyük bir dil, coşkun bir duygu ve en tehlikeli labirentlerde yolculuğa çıkan bir ebediyet yolcusu, büyük bir kâşif!
Cemil Meriç "Çılgın sürülerin savaş çığlığıdır slogan.." diyerek sizi sloganlardan/sloganlaştırmaktan uzak durmaya davet eder ama Sebahattin Ali'yi de slogan atmadan anlatmazsınız ki!
 
Ortayı bulalım O'nu Cemal Süreyya'nın sloganın hası şu İki mısraı ile anlatalım:
 
"Ne demiş uçurumda açan çiçek/Yurdumsun ey uçurum"
Nefes alın ve bu İki mısraı yeniden okuyun lütfen!
Nietzsche "Artık söyleyebileceğimiz tek yeni şey, yeni bir şey söyleyemeyeceğimiz gerçeğidir" der ya, Sebahattin Ali size işte bu gerçeği yaşatır.
O'nu okuduktan sonra okuduğunuz her şeyde O'nu ararsınız ve bu beyhude çaba sizi sadece yorar ve okumaktan soğutur!
Son olarak mezar yeri bilinmeyen, Kadiri muhibbi bu büyük adamı, tarihin kayıt ettiği en büyük Evliya olan Abdulkadir Geylani için yazdığı şu nefes ile selamlayalım: 
 
kalplere serptiği kıvılcımlardan
bir ışık yanıyor ya abdülkadir...
gönüller zâtını bize aşk sunan
bir ilâh tanıyor ya abdülkadir...
 
bilirsin gönlümün ne duyduğunu
karşında tekrara hacet yok bunu
benliğim önünde ululuğunu
daima anıyor ya abdülkadir...
 
başımız önünde geliyor yere
işıklar dağıttın sen gönüllere
pak tarikatına giren bir kere
seni nur sanıyor ya abdülkadir...
 
ulviye nuruyle bizleri besle
uğrunda ölelim biz de hevesle;
"sabah"ın kalbi bu taze "nefes"le
beraber kanıyor ya abdülkadir...
 
Hayırlı pazarlar…
 
Ahmet Erimhan / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.