logo
01 EKİM 2026

İşçi-işveren zirvesi bugün

05.09.2001 00:00:00
 
Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve TİSK genel başkanları ile yönetim kurulu üyeleri ve sendika başkanları, bugün İstanbul'da biraraya gelecekler. Toplantıda işsizlik, işten çıkarmalar, kapanan işyerleri ile çalışma yaşamındaki sorunlar değerlendirilerek, bu sorunlara ortaklaşa çözüm aranacak. Toplantıda, ayrıca bu sorunlara karşı yürütülecek kampanyalar da ele alınacak. Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ile TİSK Başkanı Refik Baydur'un görüşlerini açıklayacağı toplantının ardından alınan ortak kararlara ilişkin bir deklarasyonun yayınlanması bekleniyor. İşçi ve işveren konfederasyonlarının genel başkanları ile yönetim kurulu üyeleri ilk toplantısını 10 Temmuz'da Ankara'da Türk-İş Genel Merkezi'nde gerçekleştirmişti.

Soma'da 1 işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Manisa'nın Soma ilçesinde bir maden işletmesinde meydana gelen göçükte mahsur kalan 5 işçiden birinin cansız bedenine ulaşılırken, diğer 4 işçiye ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları sürüyor

01.10.2026 18:38:00 / Güncelleme: 01.10.2026 18:43:17
İhlas Haber Ajansı
 
Soma'da 1 işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Soma'da 1 işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Soma ilçesinde faaliyet gösteren İmbat maden işletmesinde bugün saat 14.00 sıralarında meydana gelen göçüğün ardından başlatılan çalışmalar devam ediyor. Bölgeye sevk edilen ekiplerin sürdürdüğü arama kurtarma faaliyetleri neticesinde mahsur kaldığı değerlendirilen 5 işçiden Halit Ersay'ın cansız bedenine ulaşıldı. Göçük altında bulunan diğer işçiler Ramazan İnce, İsa Olcay, Kerim Ören ve Ömer Karakaya'yı kurtarmak için ekiplerin zamana karşı yarışı hız kesmeden sürüyor. Sağ olarak kurtarılan Süleyman Şakrak ve İbrahim Çimen'in ise hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

Manisa Valiliği'nden açıklama

Manisa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "İlimiz Soma ilçesinde faaliyet gösteren bir maden işletmesinde bugün saat 14.00 sıralarında meydana gelen göçük olayında 1 maden işçimizin cansız bedenine ulaşılmıştır. Göçük altında olduğu değerlendirilen 4 işçiye ulaşmak için arama ve kurtarma çalışmaları ekiplerimiz tarafından aralıksız sürdürülmektedir. Hayatını kaybeden işçimize Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyor, yaralı işçilerimize acil şifalar temenni ediyoruz. Göçük altında bulunan işçilerimizin de bir an önce sağ salim kurtarılmalarını temenni ediyoruz" denildi.



AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı

AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı

01.10.2026 13:25:00
Haber Merkezi
 
 AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı
 AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı
AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı.
Londra-İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı seferini yapan AJet uçağında meydana gelen olayda, alkollü olduğu öne sürülen bir yolcu yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti. Kadın yolcunun durumu kabin memuruna bildirdi. Uyarılara rağmen davranışına devam eden yolcu, kabin memurunu ve kadın yolcuyu ısırdı. Uçak, havalimanına indiğinde ise saldırgan yolcu gözaltına alındı. Ajet, yolcunun kara listeye alındığını duyurdu.

Yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti iddiası
AJet'in Londra Stansted Havalimanı'ndan Sabiha Gökçen Havalimanı'na gerçekleştirdiği VF-1990 sefer sayılı uçakta meydana geldi. İddiaya göre, alkollü olduğu öne sürülen yolcu, uçuş sırasında yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti. Kadın yolcu durumu kabin ekibine bildirdi. CNN Türk'ün haberine göre, kabin memurunun uyarılarına rağmen davranışlarını sürdüren yolcu, kabin memuru ile kadın yolcuyu ısırdı. Bunun üzerine pilot, Sabiha Gökçen Havalimanı Hava Trafik Kontrolörü ile iletişime geçerek yaşananları bildirdi ve polis ekiplerinin karşılamasını istedi. Uçak, Sabiha Gökçen Havalimanı'na sorunsuz şekilde inerken, yolcu polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Yolcu 'kara listeye' alındı
Konuya ilişkin AJet tarafından yapılan açıklamada, "Saldırıya uğrayan yolcumuz ve kabin memuru arkadaşımız saldırgandan şikayetçi olmuştur. Saldırgan yolcu, şirketimizin uçuş güvenliği politikası gereği kara listeye alınarak uçuşlarımızdan men edilmiştir" ifadeleri yer aldı.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında olduğu 59 şüpheli gözaltına alındı

 

01.10.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 11 Mart 2026'da Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan aramada el konulan 4 şirkete ait 314 ihale ve doğrudan temin dosyası, incelenmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderildi.

Muhasebat Genel Müdürlüğünce hazırlanan 14 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunda, 13 ihale ve 63 doğrudan temin dosyasında yolsuzluklar tespit edildiği, toplam kamu zararının 330 milyon 945 bin 227 lira olduğu belirlendi.

Raporda, ihale şartnamelerinde belirli marka veya modele yönelik düzenlemeler yapılması, rekabeti sınırlayan uygulamalar, ihale usulüyle yapılması gereken alımların kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi, limit üzerinde doğrudan temin yapılması ve bazı araç kiralama işlemlerine ilişkin faturaların dosyalarda bulunmaması gibi tespitlere yer verildi.

Teklif kaşeleri ve imzalarda usulsüzlük

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 314 dosyada yapılan inceleme sonucunda 51 firma sahibinin ifadesi alındı. Bunlardan 34'ü, ihale veya doğrudan temin dosyalarında kendi firmaları adına bulunan teklif kaşesi ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etti.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında alınan bilgi sahibi ve tanık beyanlarında, belediyedeki bazı ihale ve doğrudan temin süreçlerinin belirli firmalara yönlendirildiği, teklif ve yaklaşık maliyet süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı ve bazı belediye yöneticileri ile şirket yetkililerinin birlikte hareket ettiği belirlendi.

Ayrıca farklı soruşturma dosyalarında belediyenin iştirak şirketleri, araç kiralamaları, organizasyon ve hizmet alımları ile çeşitli ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin incelemeler yürütüldü.

Eş zamanlı operasyonda 59 şüpheli gözaltına alındı

Yolsuzluk tespitlerine ilişkin polis ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında olduğu 59 şüpheli gözaltına alındı.

Tuncer hakkında ayrıca husumetlisi olduğu kişilerin iş yerlerine silahlı saldırı düzenlettirdiği gerekçesiyle "silahlı suç örgütü yöneticiliği" kapsamında soruşturma yürütüldüğü öğrenildi.

Silahlı saldırı düzenlenen yerler arasında Yeni Parti Mersin İl Başkanlığı binası ve bir medya grubunun iş yeri olduğu bildirildi.

26 hisse senedi inceleme altında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirildiğini ve 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildiğini bildirdi

30.09.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
26 hisse senedi inceleme altında
26 hisse senedi inceleme altında
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır." başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu iradenin net olduğunu vurguladı.

Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşın hakkını korumak için üzerlerine düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getirdiklerini belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaşmış, 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte, kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır."


"TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecek"


Piyasaları manipüle ederek vatandaşların birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanların, "haksız kazancın izinin sonuna kadar sürüleceğini" bilmesi gerektiğini belirten Gürlek, "Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir." bilgisini verdi.

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda, yatırımcı haklarını korumak, sermaye piyasalarına duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerlerine düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 'yaklaşık iki yıla yayılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa'nın 18 Ağustos'ta yasalaşması ardından bugün ilk kez toplanıyor

30.09.2026 13:29:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek
Çerçeve yasa sonrası bugün ilk kez toplanacak MGK, silah bırakmanın tespit sürecini görüşecek
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 'yaklaşık iki yıla yayılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa'nın 18 Ağustos'ta yasalaşması ardından bugün ilk kez toplanıyor. PKK/KCK ve bağlı oluşumların fesih kararından sonra silah bırakma sürecini takip için çalışmalarına başlayan ve "Takip Kurulu" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ile koordinasyon hâlinde olan MGK, fesih ve silahların tesliminin tespit ve teyidinin tamamlanmasının ardından kritik kararını hazırlayacak. Teyit aşaması tamamlandığı takdirde MGK kararı Resmî Gazete'de yayımlanacak ve ardından çerçeve yasa resmen uygulanmaya başlanacak. Böylece geri dönüşler, ertelemeler ve tahliyeler için başvuru süreci resmen devreye girecek. Hem takip kurulu hem de MGK, bu aşamada da çalışmalarına devam edecek ve dönemsel değerlendirmeler yapacak. İhtiyaç hâlinde bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen diğer kişileri toplantılara davet edebilecek.

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından, 592 milletvekilinden 467'sinin "evet" oyunu olarak rekor bir kabulle 10 Ağustos'ta Meclis'ten geçti ve 18 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yasalaştı.

Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz (ortada) başkanlığında düzenlenen ilk toplantısına Adalet Bakanı Akın Gürlek (sol 4), Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sağ 3), İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi (sol 3), Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler (sağ 2), MİT Başkanı İbrahim KTakip Kurulu toplantısı
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un yasalaşmasının ardından ilk olarak "Takip Kurulu" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu" kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri Okay Memiş'in yer aldığı kurul, 24 Ağustos ve 29 Eylül'de iki kez toplandı.

Toplantılarda, alt komisyonlar olarak "Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu", "İzleme ve Tespit Alt Komisyonu", "Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu" ile "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu"  oluşturuldu ve görevleri ile yetki alanlarını belirledi. "3T Mekanizması"; yani teyit, tespit ve taahhüt aşamalarıyla ilerleyecek olan kurulun alt kurullarından olan "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu"nda, feshedilen PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın "taahhüt eden" statüsünde görev alması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da geçen hafta yaptığı açıklama Öcalan'ın görev alacağını bildirdi.

AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesi, "süresiz nafaka" uygulamasını taraflar arasındaki makul dengeyi bozduğu gerekçesiyle iptal etti; kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yeni yasal düzenleme için tanınan 9 aylık süreç başladı

30.09.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
AYM'den süresiz nafaka kararı
AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesinin (AYM), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan boşanılan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal kararının gerekçesi açıklandı

Yüksek Mahkeme, 4 Haziran'daki Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verdiği iptal kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece iptal hükmüyle ilgili yasal düzenleme yapılması adına verilen 9 aylık süre başladı.

Buna göre, iptal edilen düzenlemede, evlilik birliğinin sona ermesiyle yoksulluğa düşecek taraf lehine geçimini sağlamak amacıyla şartları bulunduğu müddetçe süre sınırlaması olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkan tanındığı belirtildi.

Bunun nafaka borçlusu tarafa süresiz olarak mali nitelikte ödeme yükümlülüğü getirdiği kaydedile kararda, "Nafaka yükümlüsü ile yoksulluğa düşen eşin karşılıklı menfaatlerinin, devletin Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir." ifadelerine yer verildi.

"Yapılacak düzenlemeler, her iki tarafın menfaatlerini mümkün olduğunca dengelemeli ve taraflardan biri aleyhine ölçüsüz sonuçlara neden olmamalıdır." hükmüne yer verilen kararda, menfaatler arasındaki makul dengenin bozulmasının taraflardan biri aleyhine aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyebileceği, bunun pozitif yükümlülüklere aykırılık oluşturabileceği ifade edildi.

Kararda, "Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı bağlamında devletin pozitif yükümlülüğü incelenirken, boşanmada evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, bağlanan nafakanın süresinin nafaka borçlusunun boşanma sonrasındaki hayatına etkisi, çalışma hayatına katılma imkanının bulunup bulunmadığı gibi birçok ölçütün dikkate alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekir." değerlendirmesine yer verildi.

İptal edilen "süresiz nafaka" düzenlemesinde, nafaka yükümlüsünün kusursuz olmasının, nafaka yükümlüsü olmasına engel oluşturmadığı aktarılan kararda, "Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi hallerden biri gerçekleşmedikçe nafaka borçlusunun bu yükümlülüğü devam etmektedir." tespitine yer verildi.

Belirtilen durumlar dışında nafaka yükümlüsünün söz konusu borcunun hayatı boyunca devam edeceği belirtilen kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce yapılan bir başka başvuruya ilişkin kararında, "her durumda süresiz nafaka verilmesi zorunluluğunun öngörülmediği" bildirildi.

AYM'nin daha önceki kararına rağmen, "süresiz nafaka" uygulamasının "emredici nitelikte olduğu yönündeki yaklaşımın sürdüğü" vurgulanan kararda, "Kuralın, yoksulluk nafakasının süresi bakımından hakime herhangi bir takdir yetkisi tanımadığı, nafakanın süresinin somut olayın özellikleri veya haklı sebepler gözetilerek belirlenmesini öngörmediği, anılan Kanun'un yoksulluk nafakasının süresiz olmasını açıkça benimsediği, dolayısıyla nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasının kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceği yönündeki uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır." değerlendirmesine yer verildi.

Boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmayan eşe evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde boşanma sonrası belirli bir miktar parasal katkının sağlanmasının beklenebilir olduğu anlatılan kararda, bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesinin ise kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olduğu kaydedildi.

AYM'nin kararında, "Kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır." tespiti yer aldı.

Yoksulluk nafakasının durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği, bazı durumlarda da öngörülecek koşulların varlığı halinde nafaka alacaklısı lehine nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkan sağlanabileceği belirtilen kararda, bunun "devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünün sonucu" olduğu ifade edildi.

Anayasal güvenceler kapsamında, "süresiz nafaka" uygulamasının Anayasa'ya aykırı olduğuna dikkati çekilen kararda, şunlara yer verildi:

"Çatışan çıkarlar arasında dengenin kurulabilmesi için yoksulluk nafakasına 4721 sayılı Kanun'un 176. maddesi kapsamında irat biçiminde hükmedilecek durumlarda (yargılamayı yapan) hakime bunun süresini, evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi birçok unsuru dikkate alarak somut olayın kendi özel şartları içinde belirleme yetkisi tanınması, bu kapsamda belirli ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerekir. Bununla birlikte somut olayın özellikleri gereği nafakanın süresiz olarak hükmedilmesini gerektiren hallere ilişkin kriterlerin de kuralda açık ve net biçimde yer alması makul dengenin sağlanması bakımından kaçınılmazdır. Bu itibarla kuralla kusuru daha ağır olmamak kaydıyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında her koşulda süresiz olarak nafaka isteme imkanı tanınması, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır." 

İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"

Kocaeli merkezli 9 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen "Mizan Operasyonu" ile dolandırıcılık ağı çökertildi. İşsiz kişilerin üzerine şirket kurarak komisyon karşılığı fatura satan ve vergi kaçakçılığına sebep olan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; e-imzalar, şirket kaşeleri, dijital materyaller ve 917 tabanca fişeği ele geçirildi

30.09.2026 10:00:00
İHA
 
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve 213 sayılı "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçlarıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yürütülen incelemelerde, örgüt yöneticisi olduğu belirlenen O.U. isimli şahsın talimat ve yönlendirmeleriyle organize bir dolandırıcılık ağı kurulduğu ortaya çıkarıldı. Şebekenin, maddi zorluk çeken işsiz vatandaşlar adına gerçekte hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan paravan firmalar kurduğu tespit edildi.

Bu firmalar üzerinden yüksek meblağlı sahte faturalar düzenleyen şüphelilerin, söz konusu faturaları belli bir komisyon karşılığında kullanıcı firmalara sattığı ve haksız kazanç temin ettiği belirlendi. Sahte faturaları satın alan firmaların ise bu işlemleri defterlerine kaydederek vergi kaçırdıkları ve kamu zararına yol açtıkları belirtlendi.


155 firma ve 117 şüpheli tespit edildi



Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, söz konusu yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı toplam 155 firma ve 117 şüpheli belirlendi. Bu tespitlerin ardından 29 Eylül tarihinde; Kocaeli, İstanbul, Ankara, İzmir, Erzincan, Mersin, Gaziantep, Diyarbakır ve Kahramanmaraş olmak üzere toplam 9 ilde "Mizan Operasyonu" adı verilen eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında, tespit edilen şüphelilerden 61'i ifadelerine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Savcılık tarafından hakkında gözaltı talimatı verilen 56 şüpheliden 46'sı yakalanırken, 5 şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumlarında bulunduğu anlaşıldı. Firari konumdaki 5 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi.


Ele geçirilenler



Şüphelilere ait iş yeri ve ikametlerde yapılan aramalarda, örgütün yasa dışı faaliyetlerini belgeleyen çok sayıda materyale el konuldu. Yaklaşık 50 klasör evrak ve doküman, 45 e-imza, 16 farklı firmaya ait kaşe, çok sayıda ajanda, 23 bilgisayar ve hard disk, 20 cep telefonu ve 7 farklı operatörlere ait sim kart, 8 farklı bankalara ait hesap cüzdanı, 917 tabanca fişeği, kurusıkı tabanca, takılı vaziyette şarjör ve 14 kurusıkı fişeği ele geçirildi.

DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği

İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ üyelerine finansman sağladıkları iddiasıyla yakalanan 6 şüphelinin polisteki sorgusu sürerken, eşi örgüt üyeliğinden tutuklu bulunan yabancı uyruklu Akide İ.'nin banka hesabına 2021 ve 2025 yılları arasında 1 milyon 270 bin 270 lira para girişi olduğu ortaya çıktı

29.09.2026 15:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği
DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube birimlerince, "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun"a muhalefet eden ve silahlı terör örgütüne üye olan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatılmış, terör örgütü DEAŞ ve çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantıları bulunan şüphelilerin para trafiği MASAK'a yansımıştı. İncelenen hesap hareketlerinde, terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda şahsa para transferi yaptıklarını belirlenen 6 şüpheli, bu sabah düzenlenen operasyonla yakalanmıştı.

Zanlıların emniyetteki sorguları sürerken, örgüte finansman sağladıkları iddiasıyla yakalanan 6 şüpheli ile ilgili çarpıcı ayrıntılara ulaşıldı.

Eşi örgüt üyeliğinden tutuklu bulunan yabancı uyruklu Akide İ.'nin banka hesabına 2021 ve 2025 yılları arasında 1 milyon 270 bin 270 lira para girişi olduğu ortaya çıktı.

İddiaya göre, Silahlı Terör Örgütü DEAŞ'ın Finans Hücresi'ne bağlı faaliyette bulunan örgüt mensuplarının, "yardım" adı altında insanlardan istismarla DEAŞ tutukluları için topladıkları paraları örgüt mensubu yabancı uyruklu Akide İ. isimli kadının hesabına aktardıkları anlaşıldı.

Yine 1993 doğumlu Akide İ.'nin hesabına yurt dışından kaynağı tespit edilmeyen 276 bin Amerikan doları para girişi olduğu anlaşılırken, gelen paralardan Kütahya Dumlupınar ve İstanbul Maltepe'de cezaevinde tutuklu olan 2 örgüt mensubunun hesaplarına parça parça halde toplamda 100'er bin lira para transfer edildiği tespit edildi. Yapılan tespitlerin ardından örgütün finans ağında yer alan yabancılardan oluşan hücre deşifre edildi. Hücre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube ile İstihbarat Şubesine bağlı ekiplerce düzenlenen operasyonla çökertildi.

Zanlıların İstanbul Terörle Mücadele Şubesindeki ifade işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

İstanbul'da sağanak yağış etkili oluyor

İstanbul'da sabah saatlerinden itibaren şiddetli yağmur ve rüzgar etkili oldu. Rüzgarın etkisiyle şemsiyelerin ters döndüğü, vatandaşların yürümekte güçlük çektiği megakentte, ana arterlerde de trafik yoğunluğu yaşandı

29.09.2026 14:41:00 / Güncelleme: 29.09.2026 14:44:49
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da sağanak yağış etkili oluyor
İstanbul'da sağanak yağış etkili oluyor
İstanbul, güne olumsuz hava şartlarıyla başladı. Sabah saatlerinde başlayan ve ilerleyen saatlerde şiddetini artıran sağanak yağış ile fırtına, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağmura hazırlıksız yakalanan kent sakinleri, şiddetli rüzgar nedeniyle ilerlemekte güçlük çekti. Kentin işlek cadde ve meydanlarında fırtına nedeniyle şemsiyeler ters dönerken, çok sayıda vatandaş duraklara sığındı.

Sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı

Yağışın etkisiyle kayganlaşan yollarda trafikte yer yer yoğunluk yaşandı. Ana arterlerde ve köprü bağlantı yollarında araçlar ilerlemekte zorlanırken, toplu taşıma duraklarında da yoğunluk meydana geldi.

Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti

Özata Denizcilik hisseleri üzerinden milyarlarca liralık haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla haklarında soruşturma başlatılan eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, SPK Kanunu'ndaki 'etkin pişmanlık' hükmünden yararlanmak için elde ettikleri tüm kazancı Hazine ve Maliye Bakanlığı hesaplarına aktardı. Muhalefet ise yasa gereği tutarın iki katının tahsil edilmesi gerektiği görüşünde

29.09.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kaya çifti 2,1 milyarı iade etti
Kamuoyunda büyük bir infiale yol açan ve siyaset ile finans dünyasını sarsan "fon vurgunu" skandalında çok kritik bir viraja girildi. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve yakın döneme kadar AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın, Özata Denizcilik hisseleri üzerinden elde ettikleri iddia edilen milyarlarca liralık kazancı devlete geri ödedikleri öğrenildi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve adli makamların kıskacındaki Kaya çiftinin, yargılama sürecinde ceza indirimi alabilmek ya da cezai müeyyidelerden muaf kalabilmek adına bu adımı attığı belirtiliyor.

163 milyondan 2,1 milyar liralık dev kazanca uzanan süreç

Soruşturma dosyalarına ve muhalefet partilerinin iddialarına yansıyan bilgilere göre krizin fitili, nisan ayında Özata Denizcilik hisselerine yapılan yüklü yatırımla ateşlendi. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, o dönem toplam 163 milyon 46 bin TL tutarında bir fonla bu hisselere giriş yaptığı tespit edildi.

Eylül ayında patlak veren büyük fon krizinin hemen öncesinde ise dikkat çekici bir zamanlamayla tüm hisseler elden çıkarıldı. Çiftin bu satıştan elde ettiği toplam gelirin 2 milyar 170 milyon TL civarında olduğu ve çok kısa sürede muazzam bir finansal büyüme yakaladıkları rapor edildi. Piyasadaki olağan dışı bu hareketlilik, insider trading (içerden öğrenenlerin ticareti) ve manipülasyon şüphelerini beraberinde getirdi.

"Etkin pişmanlık" formülü devreye girdi

Hisselerin satışı ve fon krizinin patlak vermesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Bu kapsamda Kaya çiftinin tüm mal varlıklarına tedbir konulmuş ve kendilerine yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Siyasi baskıların da artması üzerine Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden "affını isteyerek" istifa etmek durumunda kalmıştı.

Adli ve idari ablukanın daralmasıyla birlikte Kaya çiftinin hukuk heyeti, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan "etkin pişmanlık" mekanizmasını devreye soktu. Çift, soruşturmanın seyrini değiştirmek ve yasal yaptırımları hafifletmek amacıyla haksız menfaat olarak değerlendirilen 2,1 milyar TL'lik kazancın tamamını Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın e-tahsilat hesabına aktardı.

"Yasa gereği iki katı ödenmeli"

Kaya çiftinin parayı iade etmesi krizin tamamen kapandığı anlamına gelmiyor. Muhalefet kanadından yükselen sesler, yapılan bu iadenin yasal olarak yeterli olmadığını savunuyor.

SPK mevzuatındaki ilgili maddelere dikkat çeken muhalefet temsilcileri, içerden öğrenenlerin ticareti veya piyasa manipülasyonu gibi suçlarda etkin pişmanlıktan tam anlamıyla yararlanılabilmesi için "elde edilen menfaatin iki katı oranında" bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürüyor. Bu doğrultuda hukukçular ve muhalefet partileri, Kaya çiftinin Hazine'ye 2 milyar TL daha ek ödeme yapması zorunluluğu bulunduğunu, aksi takdirde kamu zararının tamamen giderilmiş sayılamayacağını belirtiyor.

Gözler şimdi Hazine ve Maliye Bakanlığı ile adli makamların bu iade sonrasında tedbir kararlarını kaldırıp kaldırmayacağına ve SPK'nın süreçle ilgili yapacağı resmi açıklamaya çevrilmiş durumda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.