logo
16 EYLÜL 2026

İşgalciden işgal itirafı

20.12.2005 00:00:00
 
ABD Başkanı George W. Bush, Amerikan halkına televizyondan seslenerek, Irak savaşına ilişkin bazı kararlarının "korkunç kayıplara" yol açtığını kabul etti, ancak halktan "umutsuzluğa kapılmamasını" istedi ABD kamuoyundan gördüğü desteğin büyük ölçüde azalması üzerine geçen günlerde kilit bir strateji değişikliğine giderek Irak savaşındahata yapılmadığı yönündeki ısrarlı söyleminden vazgeçen Bush, bütünönemli televizyon kanallarından canlı yayınlanan konuşmasında, savaşa ilişkin itiraflarda bulunmaya devam etti.Irak savaşının sanılandan zor olduğunu, ancak yine de bu savaşın kazanılacağını söyleyen Bush, Amerikan halkının Irak'ta kendisini desteklemesini istedi.Oval Ofis'te konuşan Bush, Amerikan halkının savaşın bedeli ve gidişi hakkında soruları olduğunu belirterek, "Bazı kararlarımın korkunç kayıplara yol açtığını biliyorum, bu kararların hiçbiri kolay alınmadı. Bu savaşın tartışmalı olduğunu da biliyorum. Ancak sizin başkanınız olmak, doğru olduğuna inandığımı yapmayı ve sonuçlarını kabul etmeyi gerektiriyor" dedi.Bush, konuşmasında daha sonra, "Bazıları, Irak'ta karşılaştığımız sınavlara bakarak, bu savaşı kaybettiğimiz ve bu iş için artık 10 sentve bir gün bile harcamaya değmeyeceği sonucuna varıyor. Ancak Irak'taki savaşı kazanabiliriz ve kazanıyoruz. Sizden benim yaptığım her şeyi desteklemenizi beklemiyorum, ama bir isteğim var: Umutsuzluğakapılmayın ve özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyin" diye konuştu.ABD'yi Irak'ta daha fazla sınav ve fedakarlıkların beklediğini kaydeden Bush, "yine de çekilen sıkıntıya değdiğini" savundu.Bush, Irak'ta gecen hafta yapılan seçimlerle birlikte Ortadoğu'nun kalbinde anayasal bir demokrasinin doğmakta olduğunu söyledi.Irak savaşına yol açan kitle imha silahları istihbaratının büyük ölçüde yanlış çıktığını yineleyen ve savaşa girme sorumluluğunun kendisinde olduğunu belirten Bush, bu aşamadan sonra ABD güçlerininzamanından önce Irak'tan çekilmesinin vahim sonuçlara yol açacağını vurguladı.Bush, "Irak'tan erken çekilirsek, Irakli dostlarımızı yalnız bırakırız, dünyaya ABD'nin sözünü tutmadığı mesajını veririz, bölgedeki diktatörler bize güler, Irak'ı bize saldırmaya söz veren düşmanlarımıza terketmiş oluruz ve küresel terörist hareketcesaretlenerek daha önce hiç olmadığı kadar tehlikeli hale gelir" dedi.Kendisinin, Amerikalı komutanların ve fedakarlığı üstlenen Amerikan askerlerinin savaşın kaybedildiğine inanmadığını kaydeden Bush, "Teröristler bile buna inanmıyor. Teröristlerin izlediğimiz haberleşmeleri, giderek daha fazla sıkışmakta olmalarından ve demokratik bir Irak'ın doğuşundan duydukları rahatsızlığı dile getiriyor" diye konuştu.Bush, Amerikan askerlerinin Irak'tan çekilmesi konusunda yapay takvimlere uymayacağını ve buna ilişkin kararların, ülkedeki durumun nasıl gelişeceğine ve Amerikalı komutanların tavsiyelerine bağlı olacağını söyledi.

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı

ABD hükümeti denetleme kurumu, ordunun stoklarında gelişmiş silahlar konusunda ciddi azalma olduğunu doğruladı. Ayrıca 8 ülkedeki ABD üslerinde yüzlerce yapının ve onlarca ABD uçağı ile insansız hava aracının imha edildiğini veya hasar gördüğü vurgulandı

15.09.2026 12:52:00
İHA
 
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetine bağlı denetleme kurumu, İran savaşının etkisine ilişkin ilk raporunu yayımladı. Raporda, ordunun gelişmiş silahlar konusundaki eksiklikleri kabul edilirken, Orta Doğu'daki ABD uçaklarına, üslerine ve diplomatik temsilciliklerine verilen hasara dair kamuoyuna ilk bilgiler sunuldu.

Raporda, ABD'nin İran'la savaşının "stratejik envanter açıklarına yol açtığı ve ordunun gelişmiş silahlar konusunda mühimmat ikmali için ciddi tedarik darboğazıyla" karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda yer alan uzmanlar tahminlerinde, savunma sanayi şirketlerinin gelişmiş füze ve önleme sistemi stoklarını savaş öncesi seviyelere geri getirmesinin 3 yılı bulabileceği vurgulandı.

İran, ABD üslerindeki yüzlerce yapıyı yerle bir etti

1 Nisan ile 30 Haziran arasını kapsayan gözlem raporunda, İran'ın Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve diğer yapıyı hasara uğrattığı ve yok ettiği de kabul edildi. Raporda, bölgedeki bir donanma lojistik merkezi olan Bahreyn'deki ABD deniz üssünün İran insansız hava araçları ve balistik füzeleriyle hedef alındığı belirtildi. Orta Doğu'daki operasyonları desteklemek için "14 ila 18 günlük lojistik döngülerine" ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Rapora göre Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki temsilcilikler İran saldırıları sonucu hasar gördü ve tahmini maliyet 184 milyon dolar olarak hesaplandı.

ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Cao geçtiğimiz hafta The Epoch Times'a verdiği röportajda, "Bahreyn'i yerle bir ettiler" diyerek Donanmanın bölgedeki güçlerini destekleyebilmesi için Bahreyn'deki üssü onarması gerekip gerekmediğini araştıran bir görev gücü oluşturduğunu söylemişti.

"Onlarca ABD uçağı ve İHA imha edildi veya hasar gördü"

Raporda ayrıca İran tarafından onlarca ABD uçağı ve insansız hava aracının da imha edildi veya hasara uğradığı ifade edildi. Bunların arasında tanesi yaklaşık 30 milyon dolar değerindeki 30 civarında MQ-9 Reaper insansız hava aracı da bulunduğu aktarıldı. 7 adet KC-135 yakıt ikmal uçağının da hasar gördü veya imha edildi, 5'inin Suudi Arabistan'da yerde iken İran mühimmatıyla vurulduğu kaydedildi. Kuveyt, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan'da 11 askerin "çatışmada öldüğü" belirtildi. Irak'ta ise KC-135 uçağı, başka bir KC-135 ile çarpışmanın ardından düşerek 6 askerin ölümüne yol açtı. Bu ölümler ve Arap Denizi'ne düşen bir helikopterde pilotun ölümü, "düşmanca olmayan olaylar sırasında meydana gelen ölümler" olarak listelendi.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.

Sebze meyve hallerine dev operasyon

Tarladan sofraya uzanan fiyat zincirini manipüle ederek fahiş kazanç sağladığı tespit edilen 41 dev dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. 22 ilde 109 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi

15.09.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Sebze meyve hallerine dev operasyon
Sebze meyve hallerine dev operasyon
Türkiye genelinde mutfak masraflarını doğrudan etkileyen yaş sebze ve meyve piyasasındaki fahiş fiyat artışlarına karşı cumhuriyet tarihinin en büyük gıda operasyonlarından biri başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve "tarladan markete fiyat yolculuğu"nu mercek altına alan dev soruşturma kapsamında, meyve ve sebze hallerinin ana tedarikçisi konumundaki 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından duyurulan operasyon kapsamında, emniyet güçleri 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama ve yakalama işlemleri başlattı.

3 bakanlık ve bin 29 çiftçiyle dev inceleme

Fiyat manipülasyonunun şifrelerini çözmek için devletin ilgili tüm kurumları koordineli bir çalışma yürüttü. Soruşturma sürecinde:

• Ticaret Bakanlığı'na ait Hal Kayıt Sistemi (HKS),

• Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verileri geriye dönük incelendi.

• Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı konuyla ilgili detaylı bir mali analiz raporu hazırladı.

Piyasadaki fahiş fiyat mekanizmasını somutlaştırmak adına tam 1.029 çiftçinin resmi beyanına başvuruldu. Ürünlerin tarladan çıkış fiyatı ile büyük dağıtıcılar tarafından hallere ve marketlere ulaştırılma şartları tek tek kıyaslandı.

Arz düşük, maliyet yüksek gösterildi

Yapılan incelemeler, dev tedarikçilerin piyasadaki hakim güçlerini vatandaşa ve üreticiye karşı nasıl bir silaha dönüştürdüğünü ortaya koydu. Müfettişlerin ve savcılığın tespitlerine göre şüphelilerin izlediği yöntemler şunlar:

Yapay Kıtlık Algısı: Haller içindeki hakimiyetlerini kullanarak piyasaya sürülen ürün arzını bilinçli olarak olduğundan daha düşük gösterdiler.

Sahte Fatura Oyunu: Düzenledikleri sahte müstahsil makbuzları vasıtasıyla ürün maliyetlerini gerçeğe aykırı şekilde yüksek göstererek nakliye ve alış bedellerini şişirdiler.

Piyasa Manipülasyonu: Bu iki yöntemle yaş sebze ve meyve fiyatlarını yukarı yönlü tetikleyerek hem üreticinin emeğini gasp ettiler hem de haksız kazanç sağladılar.

4 ağır suçlamayla yargılanacaklar

22 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınan ve adreslerinde arama yapılan 41 şirket yöneticisine oldukça ağır suçlamalar yöneltildi. Şüpheliler; "Fiyatları etkileme (manipülasyon)", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Belgede sahtecilik" ve bu yollarla elde edilen paraları aklamayı içeren "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından hakim karşısına çıkarılacak.

"Vatandaşın bütçesinin sömürülmesine müsaade edilmeyecek"

Operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyeceğini vurguladı. Bakan Gürlek, fahiş fiyat ve gıda manipülasyonuyla mücadelede kararlılık mesajı vererek operasyonu yürüten emniyet ve savcılık birimleri ile rapor hazırlayan bakanlıklara teşekkür etti.

Gözaltına alınan şüphelilerin ifade işlemlerinin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde sürdüğü öğrenildi.

Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet ve usulsüzlük operasyonunda gözaltına alınan, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 47 şüpheli, adliyeye sevk edildi

15.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

Seferihisar Belediyesinde inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Seferihisar Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Operasyon hakkında

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, belediyede inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 48 zanlının yakalanması için 11 Eylül'de operasyon düzenlemişti.

Matematik öğretmeninin gizemli ölümü


 
Yalova'da kayıp öğretmenin cansız bedeni İznik Gölü'nde bulundu. Ölümle ilgili soruşturma başlatıldı.

15.09.2026 06:32:00
AA
 
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü

Yalova'da matematik öğretmeni olarak görev yapan ve kendisinden haber alınamayan kişinin cesedi İznik Gölü'nde bulundu.
Yalova Abdülhamid Han Ortaokulu'nda matematik öğretmeni olan İlhan Algınkaplan (43), eğitim döneminin ilk ders günü okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp gezeceğini söyledi. Babasına ait 77 DH 455 plakalı otomobille İznik Gölü kıyısına gelen Algınkaplan'dan bir daha haber alınamadı. Yakınlarının ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı. Algınkaplan'ın kullandığı otomobilin İznik Gölü Orhangazi sahilinde bulunması üzerine arama çalışmaları bu bölgede yoğunlaştı.

Jandarma buldu

Bölgeye gelen AFAD ekipleri termal dron ile havadan, polis dalgıç ekipleri de İznik Gölü'nde arama yaptı. İznik Gölü Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı da gölde arama çalışması gerçekleştirdi.

Polis dalgıç ekipleri, sahilden 50 metre açıkta öğretmenin cansız bedenini buldu. Algınkaplan'ın cesedi, sudan çıkartılarak ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Anne Hatice ile baba Sadettin Algınkaplan da oğullarının cenazesinin sudan çıkarıldığı anlarda gözyaşlarına hakim olamadı.
Sadettin Algınkaplan, yaptığı açıklamada, oğlunun sabah okula gittiğini, okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp biraz gezeceğini söylediğini aktardı.

Yanında başkası var mıydı?

Algınkaplan, saat 11.00'den beri oğlundan haber alamadıklarını belirterek, "Sonra merak ettik. O bizden ayrı yaşıyor. Yedek anahtar vardı. Evine gittik, evde de yok. En son İznik Gölü civarında olduğunu öğrendik. Biz de onun üzerine arabaya atladık, geldik. Otomobili görünce jandarmayı aradık, jandarma geldi. Az ilerde eşyalarını buldular. Telefonu, arabanın anahtarı oradaydı. Denizin kenarında terliklerini gösterdiler. Oradan denize girmiş yani görünen o. Yalnız mı geldi? Yanında başkası var mıydı? Onu bilmiyoruz yani. Çünkü bir daha haber alamadık" diye konuştu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, müstehcen içerik ve LGBT propagandası yaptığı belirlenen 58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı verildi

14.09.2026 17:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı
58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı
Sosyal medya platformları üzerinden çok sayıda müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşımlarda bulunan ve konuya ilişkin devam eden soruşturmaları hedef gösterdiği belirlenen sosyal medya hesapları hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında, söz konusu paylaşımları yaptığı belirlenen 58 sosyal medya hesabı tespit edildi.

Başsavcılığın talebi doğrultusunda, Bakırköy 4'üncü Sulh Ceza Hakimliği kararınca hesaplara erişim engeli kararı verildi. Alınan kararın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına bildirildiği öğrenildi.

Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor" dedi

14.09.2026 17:20:00
AA
 
Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'
Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Anadolu Lisesi'nde "2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara'da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni"ne katıldı.

Yeni bir eğitim-öğretim yılının heyecanını, umudunu ve sevincini hep birlikte yaşadıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu tatlı heyecanı, 42 yıllık geçmişiyle Başkent Ankara'nın en gözde eğitim kurumlarından biri olan Gazi Anadolu Lisesi'nde sizlerle beraber yaşamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul ilk sınıfları ile anaokullarımızı neşeyle dolduran yavrularımız uyum haftası kapsamında okullarına başlamıştı. Bugün de 'Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik' temasıyla tüm öğrencilerimiz okullarıyla buluştular. Öncelikle 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın öğrenci ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum."


"Çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor"


Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan öğretmenlere selamlarını gönderen Erdoğan, hayat yolculuklarında çocukların ellerinden tutan, onların yolunu ve ufkunu aydınlatan tüm hocalara şükranlarını sundu.

Vazifeleri sırasında şehit düşen, afet ve kazalarda hayatını kaybeden, ebediyete uğurladıkları tüm eğitim neferlerini rahmet ve minnetle yad eden Erdoğan, "Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin." dedi.

Bugünkü programda olduğu gibi her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, özgüven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içerisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Sadece eğitimde değil, sporda, sanatta, bilimde ve diğer alanlarda maşallah çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor. İşte en son az önce de ekranda ifade edildiği gibi PISA 2025 sonuçları bu tespitimizi bir kere daha teyit etti. 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 Raporu'na göre, Türkiye fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu. Türkiye'nin her üç alandaki başarı sıralaması yüzde 50 oranında arttı. Her üç alanda da performansını anlamlı düzeyde artıran tek ülke olduk. Fırsat eşitliği açısından ise avantajlı ve dezavantajlı öğrenci grubunda performansını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye'ydi. PISA sonuçlarının eğitim camiamıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarılı sonucun alınmasında emeği geçen tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizi gönülden tebrik ediyorum."


"Ne yapıyorsak öğrencilerin başarısı için yapıyoruz"


"Burada şunu da üzülerek söylemek durumundayım. Milletçe hepimizi sevindirmesi gereken bu başarıyı maalesef birilerinin karalamaya, küçümsemeye, önemsizleştirmeye çalıştıklarını da görüyoruz. Hayata yalnızca siyasi ve ideolojik çıkarlar üzerinden bakan bu kompleksli zihniyeti kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz onları umursamıyoruz. Siz de moralinizi bozmalarına izin vermeyin. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak kıvanç kaynağımız olan tüm öğrenci ve öğretmenlerimizle iftihar ediyoruz. İstikbalimizin güvencesi olarak gördüğümüz her bir evladımızın bugün bir kez daha alnından öpüyor, hepsini muhabbetle kucaklıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci ve öğretmenlere hitaben, "Şunu bilmenizi isterim ki ne yapıyorsak sizlerin başarısı için yapıyoruz. Çocuklarımızın daha müreffeh, daha güçlü, itibarlı ve kalkınmış bir ülkede yaşaması için yapıyoruz. Gençlerimizin hayallerine giden yolu ardına kadar açmak için yapıyoruz. Öğretmenlerimizin bilgi ve birikimlerini öğrencilerine tam ve eksiksiz bir şekilde aktarabilmeleri için yapıyoruz." diye konuştu.


"Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık"


Göreve geldikleri günden itibaren eğitime özel önem verdiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şey eğitimle başlar dedik. Eğitim olmazsa diğer her şey eksik kalır, yarım kalır dedik. Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık. 2002 yılında merkezi bütçeden eğitime ayrılan pay yüzde 7,6 ile dördüncü sıradayken son 24 yıldır hep ilk sırada oldu. Hatta bu payı iki katına çıkararak, 2026 yılında yüzde 15,33'e ulaştırdık. 2002 yılında 343 bin olan derslik sayısı bugün 626 bine çıktı. Bakınız sadece Ankara'mızda son iki yılda yatırım tutarı 1 milyar 989 milyon lirayı bulan tam 30 yeni okul açtık. 544 yeni dersliği hizmete verdik. Bugün aynı zamanda bunların toplu açılışını sizlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Yeni okullarımızın şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Tüm yatırımlarının ve bütün çabalarının yarının Türkiye'sini en iyi, en modern, en dayanıklı şekilde inşa etmek için olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlar, hangi gelir seviyesinden olursa olsun, evlatlarımızın tamamının eşit ve adil eğitim imkanlarına sahip olması içindir. Bunlar, eğitime hayat veren sınıfın kalbi ve ruhu olan öğretmenlerimizin görevlerini gönül huzuruyla yerine getirebilmeleri içindir. Bunlar, Çankaya'dan Sincan'a, Mamak'tan Keçiören'e Ankara'mızın her ilçesinde çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim görmesi içindir." şeklinde konuştu.


"Eğitim kalitesini artırmak için imkanları seferber ettik"


Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkanı seferber etmiş durumda olduklarını belirten Erdoğan, "2003'ten bu yana yürüttüğümüz Ücretsiz Ders Kitabı Projesi'yle okullar açıldığında kitapları evlatlarımızın sıralarında hazır ettik. Bugüne kadar 4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk. İnşallah bundan sonra da Ankara'yla birlikte Türkiye'nin eğitim altyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, öğretmen ve öğrencilere seslenerek, şu ifadeleri kullandı:

"İnsanı diğer canlılardan ayıran, kendi hakikatinin farkına varabilmesidir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti fıtratımıza yerleştirilmiş bir pusuladır. Maarif, bu pusulayı ince ayarla geliştirip insanın içindeki o cevheri açığa çıkarma mücadelesidir. İnsanın içindeki öz hiçbir çağda değişmez.

Değişen, sadece onu hayata taşıma tarzımızdır. Değişen, çocuklarımıza neyi, hangi usulle öğrettiğimiz, hangi imkanlarla onları donattığımız, hangi becerilerle öğrencilerimizi teçhiz ettiğimizdir."

Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Biliyoruz ki bugünün ve geleceğin dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, uluslararası rekabette öne geçmenin yolu eğitimde alınan mesafedir. Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yapılması gerekenlerin aslında belli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bir defa öğrencilerimizin vizyonu, ufku, zihni öncelikle olabildiğince geniş olacak, açık olacak. Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekayı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak, teknolojinin esiri olmayacak."

Öğretmenlerin, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer fert olması için gayret göstermesinin önemine işaret eden Erdoğan, "Ailelerimiz, sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar sağlandığında hem içinde bulundukları çağın tehlikelerinden korunmuş olacaklarına hem de küresel rekabette öne çıkmış olacaklarına inandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Diğer türlü ya bu yarışta geriye düşeriz ya da millet olarak bizi biz yapan değerlerimizi kaybederiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'miz, işte bu hassasiyetlerin neticesinde vücut bulmuş kuşatıcı bir modeldir. Modelimizin özünde, çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren 'köklerden geleceğe' anlayışı yatıyor. Modelimizle bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Bunda da muradımız şudur, yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak; Gazi Anadolu Lisesi gibi okullarımızdan çıkacak. İnşallah, Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek. Türk milletine, bugün okullarına başlayan yavrularımız hizmet edecek. Şahsen ömrümüzü adadığımız büyük ve güçlü Türkiye davasını onlar omuzlayacak, gençlerimiz omuzlayacak. Bu zorlu mücadelenin bayraktarlığını onlar yapacak, sizler yapacaksınız."


"Sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var"


Asıl meselenin bu neslin, bu mukaddes sancağı taşırken, bu kutlu mücadeleyi verirken ihtiyaç duyacağı her türlü kabiliyete sahip olması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aklı ilimle, kalbi değerlerimizle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş böyle bir neslin Türkiye Yüzyılı'nın en sağlam teminatı olacağına inanıyorum." dedi.

Erdoğan, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesinin öğretmenlerin vereceği samimi desteğe bağlı olduğuna işaret ederek, öğretmenlerden öğrencileri okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmelerini istedi, emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür etti.

Öğrencilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çok sevgili evlatlarım, sizlerden de bazı beklentilerim var. Dünya sürekli değişiyor olsa da başarının formülü asırlardır değişmedi. Hep söylediğim gibi, okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın. Milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkanın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Hani merhum Necip Fazıl diyor ya, 'Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik...' İşte üstadın tarif ettiği o nesil sizlersiniz.

Sizlerden büyük düşünmenizi, önünüze büyük hedefler koymanızı, o hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Şunu da lütfen unutmayın. Sizler kapasite olarak, birikim ve yetenek olarak, imkanlar açısından başka ülkelerdeki akranlarınızdan asla geride değilsiniz. Biraz önce de söyledim. Hemen her alanda birinci sınıf imkanlara, sizleri candan seven öğretmenlere, size değer veren, sizin kendinizi en iyi şekilde yetiştirmeniz için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ailelere sahipsiniz. Aynı zamanda sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var."


"Ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi görüşe, kökene, gelir grubuna ait olursa olsun hiçbir evladımızı sokakta bulmadık, sokakların insafına da terk etmedik. Sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Hasbahçemizin güllerisiniz. Sizlerden kendinize güvenmenizi, ülkenize güvenmenizi, özellikle sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikayelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum." dedi.

Öğrencilere, "İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız. Kendinize güveniyorsanız, hayallerinizi inşallah gerçekleştireceksiniz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düzenli ve disiplinli bir şekilde çalıştığınız sürece yolunuz da bahtınız da Allah'ın izniyle sonuna kadar açıktır. Bunun için bir gününüzü bile boşa geçirmeden geleceğe hazırlanmanız, bilginize yeni bilgiler, fikirlerinize yeni fikirler eklemeniz çok önemlidir. Siz evlatlarımdan, ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı her zaman canlı tutmanızı bekliyorum. Ben sizlere inanıyor, sizlere sonsuz derecede güveniyorum. Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin yarınlarını görüyor, heyecanlanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken yeni eğitim öğretim yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize eğitim öğretim camiamızın tüm paydaşlarına başarılarla dolu bir yıl diliyorum. Açılışını yaptığımız eğitim kurumlarımız Ankara'mıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, evlatlarımızın her birinin gözlerinden öpüyorum."

16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı

Evinde 808 adet uyuşturucu hap ele geçen 16 yaşındaki çocuk, "uyuşturucu ticareti yaptığı" gerekçesiyle tutuklandı

14.09.2026 16:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Samsun'un İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan takip ve çalışma sonucu Kıran Mahallesi'nde 16 yaşındaki E.T.Ç. gözaltına alındı.

Çocuğun evinde yapılan aramada 808 adet sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan çocuk, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Çocuk Savcılığı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen E.T.Ç., tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.