ABD'nin Irak'ı işgaliyle Ankara'da yaşanan sürecin iğneden ipliğe elden geçirilmesini kaçınılmaz. İlk tezkereye bağlı olarak yapılan 'ek protokol' manevralarıyla ABD'nin 'anayasal zemin'den yoksun biçimde Mardin'e, Gaziantep'e, İskenderun'a mühimmat depolaması ve lojistik hazırlıklar için konuşlanmasına ilişkin tartışmalar durulmadan, başımıza Tomahawk füzeleri yağmaya başladı. Önceki füzeler dışında Şanlıurfa'ya üçüncü füze de düştü.
Bu füzelerin gölgesinde üçüncü tezkere çıkartılırken şimdi de B-52 savaş uçakları, başımızdan teğet geçiyor. Hava koridorun altındaki şehirlerimizde yaşayan vatandaşlar son derece tedirgin. Açılan hava koridorlarından sürüler halinde geçen savaş uçaklarından çok yakında füzeler ve füze parçaları yağmaya başlarsa, şaşırmayın. Bu gidişle topraklarımız 'işgal artıklarının açık hava müzesi'ne dönecek.
İşgal üzerinden vakit geçtikçe, Washington karışıyor. Irak'ın direniş gücü ise artıyor. İşgal güçleri, kum fırtınaları, hiç hesapta olmayan teknik patlamalar ve kuş tüfekleriyle Apaçilerinin avlanması... türünden karşılaştıkları sürprizlerle 'çölde şaşkın ördekler'e döndüler.
Bu sürprizler çölde kalmıyor şüphesiz; Washington'a yansıyor, Pentagon'a aksediyor. görevinden istifa etti.
ABD'nin Irak'ı işgal planının mimarı olan ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un baş danışmanı, "Karanlıklar Prensi" lakaplı Richard Perle, bile çöldeki 'Ebabil sürprizleri'ne dayanamayarak görevinden istifa etti. Iraklıların da aralarında konuştuğu Ebabil sürprizi, Kurân-ı Kerim'de Fil Suresi'nde anlatılır. Aktarılan olaya göre, Ebabil kuşları, gagalarıyla taşıdıkları minnacık taş parçacıklarını, Kabe'yı yıkmaya gelen Ebrehe'nin binlerce filden oluşan 'fil filosu'nun üzerine bırakarak perişan ediyor. ABD, adeta Ebabil bozgununa uğradı; çölde de bu konuşuluyor, Washington'da da.
Perle, savaşta hatalar yapıldığını itiraf ederken; istifa mektubunda kendisiyle ilgili tartışmaların ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in Irak savaşındaki tutumunu etkilememesini istiyor, teamül gereği de istifasını sunması gerektiğini açıklıyor.
İstifası kabul edildi.
Bakan Rumsfeld, bu istifa mektubunu eline aldıktan hemen sonra ilginç bir açıklama yapıyor. Ne mi diyor?
"Ateşkese yanaşmayacağız."
Sormazlar mı, nereden çıktı bu ateşkes? Bağdat'tan öyle bir sinyal, böyle bir ateşkes talebi yok.
Beyaz Saray sarsıldıkça kurmaylar çöl sürprizlerini içlerinde hissediyor, keşke Saddam ateşkes istese de bu işten sıyrılsak, diyor. Ebabil'in taşları, Apaçileri kadar yüreklerini de delik deşik ediyor. Rumsfeld, bu sebeple ateşkes suyu kaçırmaya çalışıyor Iraklı yetkililerin kulağına.
Rumsfeld, böyle konuşmasın da ne yapsın!
Cephede Irak işgalini yönlendiren Amerikan Kara Kuvvetleri generallerinden William S. Wallace, "Savaş, planladığımız, umduğumuz gibi gitmiyor'' diye feryad ediyor. Hatta Korgenaral Wallace, Bağdat'a doğru yol almaya çalışan ABD birliklerinin ana mızrağını oluşturan 101. Hava İndirme Tümeni ile 3. Piyade Tümeni'nin ilerlemesini 10 gün durduracağını bildiriyor Pentagon'a. Yani, 10 gün moral istirahati yapacaklar çölde; tabi korktuklarını başlarına getirecek yeni Ebabillerle karşılaşmazlarsa.
ABD'nin önde gelen gazetesi Washington Post, bütün bunları aynen ABD kamuoyuna yansıtıyor, yazıyor.
ABD, çölde böyle bir gidişata doğru sürüklenirken Perle'nin istifa etmesi, Rumsfeld'in ateşkesten dem vurması basit bir gelişme değil. Bilakis ABD'nin çok derinden sarsıldığının güçlü sinyalleridir.
Bu zor sebebiyle olacak, ABD, tekrar Kuzey'e gözünü çeviriyor, çevirdi. Çevirdi ama Peşmergeler de Irak muhafızlarının direnişinden ürktüler, biz bu işe bu silahlarla giremeyiz, demeye başladılar.
Sonunda iş yine kaldı bize. Bizimkiler, yeniden ABD'yi Kuzey'den kurtarmak için kafa yormaya başladı. Washigton ise, 8.5 milyar dolarlık kredi vaadiyle Ankara'nın iştahını kabartmayı sürdürüyor. Buna da herhalde politikada 'stratejik dolar' ilkesi denecek.
Korkarım, ülkemiz 'işgalin açık hava müzesi' olmaktan öteye taşınarak, hava koridorlarımızdan bomba, ateş ve benzin yollayarak 'AKP usulü yardım'da bulunduğumuz 'komşudaki yangın'ın ateşi, Tomahawklar gibi sınırlarımızın içine düşecek... Ha bugün, ha yarın.
Ankara 'stratejik dolar' ilkesinden kurtulamazsa Türkiye'yi gerçekten ilkesizlik ateşi yakacak.
Borca batırılmış Türkiye'nin stratejik dolarlarla kurtulacağına umut bağlamak, zifiri karanlıktaki pembe hülyalar görmeye benzer. Uyanınca da saç-baş yoldurur.
Her neyse, bir fıkra aktarayım da; gözümüz açılsın...
Bakırköy Akıl Hastanesi'nden kaçan iki deli, pürneşe yolda yürüyorlar. Derken yol kenarında eski bir direksiyon bulmasınlar mı? Değmeyin keyiflerine...
Direksiyonu kaptıkları gibi, sanal otomobili sürmeğe koyuldular. Fakat benzinsiz gitmez ya, bu araç...
Derhal bir benzin istasyonuna çekerler direksiyonu:
- Elli milyonluk kurşunsuz lütfen.
Benzinci, biraz da şaşkın vaziyette ters ters bakarak, sizin vidalarınız gevşek anlaşılan, der.
Muavinlik yapan deli yakınır:
- İşe bak be kaptan, araba sahibi olur olmaz tamir masrafı da başladı.
İşte böyle... Ankara'da sadece ekonominin vidaları gevşek değil anlaşılan.
Bu füzelerin gölgesinde üçüncü tezkere çıkartılırken şimdi de B-52 savaş uçakları, başımızdan teğet geçiyor. Hava koridorun altındaki şehirlerimizde yaşayan vatandaşlar son derece tedirgin. Açılan hava koridorlarından sürüler halinde geçen savaş uçaklarından çok yakında füzeler ve füze parçaları yağmaya başlarsa, şaşırmayın. Bu gidişle topraklarımız 'işgal artıklarının açık hava müzesi'ne dönecek.
İşgal üzerinden vakit geçtikçe, Washington karışıyor. Irak'ın direniş gücü ise artıyor. İşgal güçleri, kum fırtınaları, hiç hesapta olmayan teknik patlamalar ve kuş tüfekleriyle Apaçilerinin avlanması... türünden karşılaştıkları sürprizlerle 'çölde şaşkın ördekler'e döndüler.
Bu sürprizler çölde kalmıyor şüphesiz; Washington'a yansıyor, Pentagon'a aksediyor. görevinden istifa etti.
ABD'nin Irak'ı işgal planının mimarı olan ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un baş danışmanı, "Karanlıklar Prensi" lakaplı Richard Perle, bile çöldeki 'Ebabil sürprizleri'ne dayanamayarak görevinden istifa etti. Iraklıların da aralarında konuştuğu Ebabil sürprizi, Kurân-ı Kerim'de Fil Suresi'nde anlatılır. Aktarılan olaya göre, Ebabil kuşları, gagalarıyla taşıdıkları minnacık taş parçacıklarını, Kabe'yı yıkmaya gelen Ebrehe'nin binlerce filden oluşan 'fil filosu'nun üzerine bırakarak perişan ediyor. ABD, adeta Ebabil bozgununa uğradı; çölde de bu konuşuluyor, Washington'da da.
Perle, savaşta hatalar yapıldığını itiraf ederken; istifa mektubunda kendisiyle ilgili tartışmaların ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in Irak savaşındaki tutumunu etkilememesini istiyor, teamül gereği de istifasını sunması gerektiğini açıklıyor.
İstifası kabul edildi.
Bakan Rumsfeld, bu istifa mektubunu eline aldıktan hemen sonra ilginç bir açıklama yapıyor. Ne mi diyor?
"Ateşkese yanaşmayacağız."
Sormazlar mı, nereden çıktı bu ateşkes? Bağdat'tan öyle bir sinyal, böyle bir ateşkes talebi yok.
Beyaz Saray sarsıldıkça kurmaylar çöl sürprizlerini içlerinde hissediyor, keşke Saddam ateşkes istese de bu işten sıyrılsak, diyor. Ebabil'in taşları, Apaçileri kadar yüreklerini de delik deşik ediyor. Rumsfeld, bu sebeple ateşkes suyu kaçırmaya çalışıyor Iraklı yetkililerin kulağına.
Rumsfeld, böyle konuşmasın da ne yapsın!
Cephede Irak işgalini yönlendiren Amerikan Kara Kuvvetleri generallerinden William S. Wallace, "Savaş, planladığımız, umduğumuz gibi gitmiyor'' diye feryad ediyor. Hatta Korgenaral Wallace, Bağdat'a doğru yol almaya çalışan ABD birliklerinin ana mızrağını oluşturan 101. Hava İndirme Tümeni ile 3. Piyade Tümeni'nin ilerlemesini 10 gün durduracağını bildiriyor Pentagon'a. Yani, 10 gün moral istirahati yapacaklar çölde; tabi korktuklarını başlarına getirecek yeni Ebabillerle karşılaşmazlarsa.
ABD'nin önde gelen gazetesi Washington Post, bütün bunları aynen ABD kamuoyuna yansıtıyor, yazıyor.
ABD, çölde böyle bir gidişata doğru sürüklenirken Perle'nin istifa etmesi, Rumsfeld'in ateşkesten dem vurması basit bir gelişme değil. Bilakis ABD'nin çok derinden sarsıldığının güçlü sinyalleridir.
Bu zor sebebiyle olacak, ABD, tekrar Kuzey'e gözünü çeviriyor, çevirdi. Çevirdi ama Peşmergeler de Irak muhafızlarının direnişinden ürktüler, biz bu işe bu silahlarla giremeyiz, demeye başladılar.
Sonunda iş yine kaldı bize. Bizimkiler, yeniden ABD'yi Kuzey'den kurtarmak için kafa yormaya başladı. Washigton ise, 8.5 milyar dolarlık kredi vaadiyle Ankara'nın iştahını kabartmayı sürdürüyor. Buna da herhalde politikada 'stratejik dolar' ilkesi denecek.
Korkarım, ülkemiz 'işgalin açık hava müzesi' olmaktan öteye taşınarak, hava koridorlarımızdan bomba, ateş ve benzin yollayarak 'AKP usulü yardım'da bulunduğumuz 'komşudaki yangın'ın ateşi, Tomahawklar gibi sınırlarımızın içine düşecek... Ha bugün, ha yarın.
Ankara 'stratejik dolar' ilkesinden kurtulamazsa Türkiye'yi gerçekten ilkesizlik ateşi yakacak.
Borca batırılmış Türkiye'nin stratejik dolarlarla kurtulacağına umut bağlamak, zifiri karanlıktaki pembe hülyalar görmeye benzer. Uyanınca da saç-baş yoldurur.
Her neyse, bir fıkra aktarayım da; gözümüz açılsın...
Bakırköy Akıl Hastanesi'nden kaçan iki deli, pürneşe yolda yürüyorlar. Derken yol kenarında eski bir direksiyon bulmasınlar mı? Değmeyin keyiflerine...
Direksiyonu kaptıkları gibi, sanal otomobili sürmeğe koyuldular. Fakat benzinsiz gitmez ya, bu araç...
Derhal bir benzin istasyonuna çekerler direksiyonu:
- Elli milyonluk kurşunsuz lütfen.
Benzinci, biraz da şaşkın vaziyette ters ters bakarak, sizin vidalarınız gevşek anlaşılan, der.
Muavinlik yapan deli yakınır:
- İşe bak be kaptan, araba sahibi olur olmaz tamir masrafı da başladı.
İşte böyle... Ankara'da sadece ekonominin vidaları gevşek değil anlaşılan.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019



























































































