(dünden devam…)
"Kureyş müşrikleri tebliğin önüne geçmek için her yola başvurdular: Türlü hileler düşünüp, tuzaklar kurdular. Yalan ve iftiralar uydurdular. O'na büyücülük, kahinlik, delilik, şairlik gibi tutarsız sıfatlar isnat ettiler. O'nu toplumdan soyutlayıp kendisiyle görüşmek isteyenlere mani oldular. (Bkz. Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmetenlil Âlemin c. I, s. 93-96).
Kur'ân-ı Kerîm, onların bu iftira, isnat ve yalanlarına en çarpıcı bir şekilde cevap veriyor ama buna rağmen itirazlar devam ediyordu. Çok gariptir ki; bu itirazlar değişik bir şekilde bugün de tekrar etmektedir.
Müşriklerin Tevhide İtirazları:
Müşrikler esasen Allah'a inanıyorlar ama O'na ortaklar koşuyorlardı. Onlar ahirete de inanmazlardı. Kur'ân'ın ifadesine göre onlara; "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorulacak olsa "Allah!" derler. Yani "Allah'ın varlığını kabul ettiklerini açıklarlar." (Bkz: Lokman: 25; Zümer: 38; Zuhruf: 9, 87; Ankebut: 61-63).
Yine (onlara): "Dünya ve içindekiler kimindir?" diye sorulduğunda, "Allah'ındır" derler. Hatta, mülkü; her şeyi idare eden O'dur, ikrarında bile bulunurlar." (Müminûn: 84, 85, 89).
Ancak, bu iddialara rağmen, Allah'a ortak koşmak ve ahirete inanmamak gibi sebeplerle tevhide itiraz eden müşrikler, bu itirazlarında kendilerinin bir kabahatlerinin olmadığını, cebren müşrik olduklarını ifade etmişlerdir:
"Ve şirk koşanlar dediler ki; "Allah dileseydi, ne biz, ne de babalarımız ondan başka bir şeye ibadet etmezdik. O'ndan ayrı olarak bir şeyi de haram kılmazdık." (Nahl: 35).
Cebircilik (zorlamacılık) itikadı daha başka bir tarzda yeniden türeyerek "Cebriye" adıyla bilinen dalâlet fırkalarından birini oluşturacaktır.
Müşrikler yalan iddiada bulunuyor ve de aslı esası olmayan zanna tabi oluyorlardı. Halbuki zan hiçbir zaman ilim ve kesin delil ifade etmez.
"Şirk koşanlar diyecekler ki: Allah dileseydi biz de babalarımız da şirk koşmazdık ve bir şeyi haram kılmazdık. Onlardan öncekiler de böyle yalanladılar ve nihayet azabımızı tattılar. De ki: Bir bilginiz var mı ki o bilgiyi bize çıkarıp (izah edesiniz); siz ancak zanna tabi oluyorsunuz. Ve siz sadece yalan söylüyorsunuz." (En'âm: 148).
Müşrikler bu itirazlarıyla insanın kesb ve irade gücünü inkâr etmiş oluyorlar.
Bilindiği üzere yegâne yaratıcı Allah'tır. Ancak, Allah insanı kendisine gayret ve irade gücü verildiği için mesul tutmaktadır. Kul iradesiyle gayret eder, Allah (c.c) da yaratır."
(devam edecek…)
- Eskimeyen tiyatro oyunu / 09.01.2026
- İş işten geçmeden / 02.01.2026
- Büyük Ortadoğu Projesi'nin hedefi Türkiye / 26.06.2025
- ABD ve İsrail’i gölgede bıraktılar… / 28.10.2024
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020





















































