logo
13 EYLÜL 2026

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü

Beşiktaş'ın teknik direktörü Italiano; seleflerinin eksik bıraktığı duygusal bağı kurmayı başardığı, Akdenizli mizaç ile taktiksel ciddiyeti harmanladığı için camia tarafından daha çok benimsenmiş durumda

13.09.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Vincenzo Italiano, 2022'den bu yana Beşiktaş'ın başına geçen 5. yabancı teknik direktör oldu. Siyah-beyazlı yönetimler aynı dönem içinde sırasıyla Valérien Ismaël, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer ile çalıştı... Ancak işin aslına bakınca, her ne kadar yeni gelmiş olsa da İtalyan teknik adam Italiano, seleflerine göre çok daha sevilmiş, kabul görmüş ve daha dik duran bir hava vermiştir.






Beşiktaş taraftarı; Ismaël'in taktiksel inadından, Santos'un sıkıcı futbolundan, van Bronckhorst'un kırılganlığından ve Solskjær'in yarım kalmış hissettiren sürecinden yorulmuştu. Zihinsel olarak tükenmiş olan camia; tam aksine enerjik ve özgüvenli bir figür olan Italiano'yu hızlıca içselleştirdi.






Italiano'nun kenardaki hırslı tavrı, beden dili ve tavizsiz duruşu, taraftardaki "bizi sahada savunan biri var" algısını pekiştirdi. Siyah-beyazlı tribünler, taktikten önce aidiyet ve adanmışlık görmek istiyordu; İtalyan teknik adam onlara bunu verdi.






Solskjaer veya Santos gibi profiller daha "kurumsal" veya "sakin" figürlerdi; oysa Türk futbolu kaosla beslenir. Italiano'nun kriz anlarında sığınacak bir bahane aramak yerine "dik duran" bir profille medyaya ve camiaya seslenmesi, Beşiktaş'ın geleneksel "Halk Takımı" ve "Haksızlığa Karşı Duruş" felsefesiyle de tam bir uyum sağladı.

Uğurcan Çakır korkutuyor!

Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
 

13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.






Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.

Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.






Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.

Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.






Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!

El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir
 

13.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Sezon başında Leipzig idmanlarının tamamını eksiksiz tamamlayan, hatta Almanya Kupası ilk maçında yer alan El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. 1.96 boyu olan 91 kiloluk Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir.






Galatasaray ve özellikle Okan Buruk'un yaptırdığı transferler üzerine oyunlar oynanmaya devam ediyor... Bu kez de yeni transfer El Chadaille Bitshiabu'nun kilolu olduğuna dair dedikodular üretilmeye başlandı. Bunu üretenler ise hafta içinde "Abdülkerim Bardakcı sakat, Sporting maçında oynamayacak" dedikodularını çıkaranlarla aynı cenahlar. Bu cenahlar, Okan Buruk'un kendilerini "sakat değil" diye yalanlamasının hemen ardından Sporting karşısına Ismail Jakobs'la çıkmasının intikamını "Bitshiabu'nun 3 kilo fazlası var" diyerek almaya çalışıyor.






Kongo DC asıllı Bitshiabu 1.96 boyunda olmasına rağmen şu anda 91 kilo... "Kilolu" denebilecek bir durumu yok. 1.96 m boyundaki modern bir stoper için 90-95 kg aralığı kilolu olmaktan ziyade atletik, kaslı ve kalıplı bir stoper fiziğini temsil eder. Bitshiabu iddia edildiği gibi 88 kiloya düşerse sırtı dönük top saklayan güçlü santrforlara (örneğin Lukaku ya da Vlahovic...) karşı omuz omuza mücadelelerde caydırıcı kütle avantajını yitirebilir.






PSG altyapısında oynarken henüz 13-14 yaşlarında 1.90 üzerine çıktı, devasa fiziğiyle dikkat çekti. O dönemde fiziki üstünlüğü ve hızlı büyümesi kamuoyunda "yaş tespiti" ve "erken fiziksel gelişim" tartışmalarına konu oldu; ancak kariyerinin hiçbir döneminde performansını olumsuz etkileyen veya tıbbi ya da disiplinsel anlamda bir "kilo" sorunu yaşamadı.






Leipzig'in sezon başı hazırlık kampı Donaueschingen'de yapıldı. Bitshiabu da Alman ekibinin sezon başı kamp dönemine eksiksiz katıldı, fiziksel ve taktiksel hazırlıklarını tamamladı. Sezonun ilk resmi mücadelesi olan DFB-Pokal karşılaşmasının maç kadrosunda da yer aldı, sonra Galatasaray'a geldi.

Fenerbahçe'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

İsmail Kartal'a su şişesi atan fanatiğin, Aziz Yıldırım var olduğu sürece Saraçoğlu'na girmesi hayal olacak... Ancak işin aslına bakılacak olursa o şahıs ve su şişesi, sarı-lacivertlilerin 2026-27 sezonunun yolunu çizecek.
 

11.09.2026 11:45:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Fenerbahçe'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
AS Roma beraberliği Beşiktaş derbisinde alınan yenilginin ardından gelmemiş olsaydı, bu gece bambaşka şeyler konuşuyor olurduk... Ancak İsmail Kartal'a maç 1-1 devam ederken atılan şişe, daha sonra Kartal'ın "İlaç alıyorum" diyerek istifasını vermesi ve Aziz Yıldırım'ın istifayı kabul etmemesi camiada bambaşka konuşmaların yapılmasına neden oldu.






Su şişesi, Fenerbahçe'nin 2026-27 sezonunun kaderini çizecek.

Öncelikle yönetim ya sonuna kadar Kartal'ın arkasında duracak ya da yeni hoca bulana kadar süreci izleyecek.

Ancak bu süreçte Kartal'a su şişesini atanı zor bir süreç bekliyor. Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca sahaya yabancı madde atan kişilerin tespiti kamera kayıtlarıyla yapılıyor.






Kulüpler, ceza almamak ve stadyum güvenliğini sağlamak adına bu tür bireysel eylemleri gerçekleştiren kişilerin kombine ya da bilet haklarını iptal edip seyirden men cezası almalarını sağlıyor. Ancak bunun da ötesinde Fenerbahçe, su şişesini atana çok daha fazlasını yapacak.






Bu arada kriz anlarında, tribün baskısı altında teknik adamlar genelde şu 3 ilacı kullanır:

Sakinleştirici / Antianksiyete: Yoğun stres, panik ve baskıyı yönetebilmek için.

Mide Koruyucu / Antasit: Yoğun stresin mideye vurması (gastrit/reflü) nedeniyle.

Tansiyon Dengeleyici / Ağrı Kesici: Maç esnasında yaşanan ani öfke ve strese bağlı baş ağrısı ve tansiyon yükselmelerini kontrol etmek için.






Aziz Yıldırım bilindiği üzere ileri düzeyde diyabet (şeker hastalığı) ve buna bağlı hipertansiyon (yüksek tansiyon) ile kalp-damar rahatsızlıkları yaşamaktadır.

"30 tane ilaç" ifadesi tıp literatüründen ziyade mecazi bir retorik... Gün içinde alınan insülin dozları, kan şekeri düzenleyiciler, tansiyon hapları, kan sulandırıcılar ve koruyucu takviyelerin toplamını kastetmek istedi.

Olaitan'ı Beşiktaş'ta bırakmayacaklar

Beşiktaş'ın yıldız adayı Junior Olaitan her hafta üstüne koya koya gidiyor... Öyle ki daha şimdiden pek çok Avrupa devini sıraya dizdi. Siyah-beyazlılar, Beninli oyuncusunu devre arasında olmasa bile sezon sonunda çok ciddi bir rakama satabilir

11.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Olaitan'ı Beşiktaş'ta bırakmayacaklar
Olaitan'ı Beşiktaş'ta bırakmayacaklar
Beşiktaş'ın Göztepe'den sadece 5 milyon euroya transfer ettiği Junior Olaitan, her geçen hafta biraz daha parlıyor... Son olarak Fenerbahçe derbisini izlemek için Avrupa'nın değişik yerlerinden gelen gözlemciler, derbinin en iyileri arasında gördükleri Beninli oyuncu için raporlar hazırlamaya başladılar.






Öyle ki şu an için İtalya, İngiltere ve Almanya'dan birden fazla takımın Olaitan'ı daha devamlı şekilde izleme konusunda karar aldığı gelen bilgiler arasında.






Olaitan bu sezon hem lige hem de UEFA Avrupa Ligi'ne fırtına gibi başladı. Henüz golü bulunmuyor (0.12 xG), ancak asıl gücünü oyun kurma aşamasında gösteriyor. Olaitan'ın 287 dakikada ürettiği 1.04 xA ve yaptığı 2 asist, pas kalite derecesinin son derece yüksek olduğunu gösteriyor. Sahada kaldığı süre boyunca 9 kilit pas ve 3 net gol pozisyonu yaratmış durumda. Bu da maç başına ortalama 3 şans yaratma sıklığına denk geliyor.






Denediği paslarda %89.9 (124/138) isabet oranı yakalayarak oyun ritmini soğukkanlılıkla yönettiğini kanıtlıyor. %90.9 (10/11) gibi olağanüstü bir uzun top isabetiyle oynuyor. Sahayı genişletme ve yön değiştirme konusunda takıma büyük esneklik kazandırıyor. Toplamda 18 ikili mücadele kazanmış (%54.5). Boy/fizik dezavantajına rağmen hava topu mücadelelerinde de %57.1 gibi başarılı bir oran yakalamış.

Roma'nın hocasından şok eden Fenerbahçe iddiası

Gasperini'nin iddiası, Fenerbahçe'nin topu rakibe bırakıp rakip ceza sahasına girmekte zorlanması ve düşük xG üretmesi açısından istatistiksel olarak destekleniyor. Ancak üretilen 1.20 xA ve yaratılan 2 net gol pozisyonu, bu savunma ağırlıklı tercihin tamamen pasif kalmaktan ziyade geçiş odaklı bir planın parçası olduğunu gösteriyor

11.09.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Roma'nın hocasından şok eden Fenerbahçe iddiası
Roma'nın hocasından şok eden Fenerbahçe iddiası
Fenerbahçe dün akşam sahasında AS Roma ile 1-1 berabere kaldı. Ortalık yıkıldı. İsmail Kartal istifa etti, Aziz Yıldırım kabul etmedi. Camiada kaos var, ne olacağını kimse bilmiyor. Ancak konuk takımın hocası Gasperini, "Fenerbahçe belki de daha önce hiç görmediğim kadar savunma ağırlıklı bir maç oynadı. Fenerbahçe hızlandığında tehlikeli bir takım, biz de risk almayı kabul ettik ve ilk yarıda çok iyi iş çıkardık," diyerek yeni bir dedikodunun fitilini ateşledi.






Peki bu açıklamanın altı dolu mu?

13 Savunma Katkısı & 16 Sahipsiz Top Kazanma: Takımın savunma aksiyonlarında (7 müdahale, 2 pas arası kesme, 4 uzaklaştırma) oldukça yüksek sayıya ulaşması, oyunu geride kabullenmek zorunda kaldığını ve defansif eforun arttığını doğruluyor.






%87,9 Pas İsabeti & 145 Başarılı Pas: Fenerbahçe pas kalitesini korusa da 216 topla buluşma sayısının sadece 9 tanesinin rakip ceza sahasında gerçekleşmesi, topun büyük oranda kendi 1. ve 2. bölgesinde kaldığını kanıtlıyor.






1.20 xA & 5 Şans Üretimi: Üretilen şanslar ve kullanılan uzun toplardaki %100 isabet, takımın Gasperini'nin de belirttiği gibi alan bulduğunda tehlikeli bir kontratak takımı olarak kalabildiğini gösteriyor.

Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?

İsmail Kartal, Roma karşısında hamle yapamayarak 1 gole razı oldu. Fred ve Talisca takımda kalmış olsaydı, Fenerbahçe çok daha üretken bir kadroyla sahada yer alacaktı

11.09.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?
Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?
İsmail Kartal; Roma karşısında 1.64 xG üretilmesine rağmen kulübeden hamle yapamayarak 1 gole razı oldu. Fred'in orta sahadaki maestro rolü ve Talisca'nın ceza sahası içi bitiriciliği takımda kalmış olsaydı, Fenerbahçe çok daha efektif, üretken ve dinamik bir kadroyla sahada yer alacaktı. Ancak Fenerbahçe yönetiminin İsmail Kartal'ı dinleyecek hali yoktu.






Fenerbahçe o kadar zayıf bir transfer dönemi geçirdi ki Guendouzi'nin cezalı, Asensio'nun sakat olduğu Roma karşılaşmasında İsmail Kartal orta sahaya Bartuğ'u atmak zorunda kaldı. Aziz Yıldırım'ın Beşiktaş maçından sonra ipini çektiği Semedo kulübeye giderken Mert Müldür 11'de başladı. Takımı Roma karşısında 1.64'lük gol beklentisi yaratmasına rağmen sadece 1 gol bulabilen Kartal, yedek kulübesinin yetersizliği yüzünden 3 oyuncu değiştirebildi.






5 oyuncu değişikliği bile yapamadı. Oyunu değiştirecek İrfan Can Kahveci ve Dorgeles Nene'yi oyuna atmadı. Transfer döneminde Kartal; Fred ile Talisca'nın satılmayacağını açıklamıştı, ancak yönetim bu iki ismi sattı. Eğer kalsalardı Bartuğ'un yerinde Fred, Muriqi'nin yerinde de Talisca ile Fenerbahçe çok daha efektif bir orta saha ve hücum hattı kurabilirdi.






Al-Jazira'ya gönderilmeden önce Fenerbahçe formasıyla bu sezon görev aldığı maçlarda 7 şut ve 4 isabet üreten Talisca, rakiplere 0.76 xG ve 1.65 xGOT (kaleyi bulan şut kalitesi) ile gözdağı verdi. Ceza sahasında 8 kez topla buluşan Brezilyalı, Muriqi'nin yanında skoru değiştirecek anahtar rolü üstlenebilirdi.






Bu sezon Fenerbahçe formasıyla oynadığı 228 dakikada Fred; 145 başarılı pas (%87.9 isabet), %100 isabetli uzun top (4/4) ve yarattığı 5 gol fırsatı (1.20 xA) ile oyun kurulumunu tek başına üstlendi. Ayrıca 19 ikili mücadele ve 16 sahipsiz top kazanımı ile savunma hattını da ayakta tuttu.

Fenerbahçe'de kaos erken başladı

İsmail Kartal cephesinde Roma maçında kafasına gelen su şişesiyle ipler tamamen kopmuşken, Aziz Yıldırım zoraki ve otoriter tutumuyla bu birlikteliği teknik olarak devam ettirmeye çalıştı… Fenerbahçe'de yaşanan süreç mental olarak kırılmış bir yapıyı işaret etmekte. 21 yıl başkanlık yapan Yıldırım'ın dönüşünde kaos çok erken başladı

11.09.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
Fenerbahçe, 18 yıl sonra döndüğü Şampiyonlar Ligi'nde AS Roma ile sahasında 1-1 berabere kaldı... İsmail Kartal maç sonunda "Bu akşam görevimi bıraktım. Kulübümün önünü açmak için ben böyle bir karar aldım. Yol yakınken istifa ettim, bir daha geri dönmemek kaydıyla..." diyerek rest çekti.






Başkan Aziz Yıldırım ise "İsmail Hoca aniden istifa etti, hiç beklemiyorduk ki. Siz yazıyorsunuz istifa edecek diye, siz yazmayın bakalım istifa edecek mi" diyerek faturayı başka yere çıkardı.

Ancak söylemler incelendiğinde bu tablo kesin bir geri dönüşten ziyade, krizi kontrol altına alma ve süreci İsmail Kartal ile götürme dayatması olarak öne çıktı.






Kartal'ın "bir daha geri dönmemek kaydıyla" ifadesi son derece net ve radikal. Yaşanan psikolojik yıpranmayı, stresi ve tepkileri ("İlaç alıyorum" vurgusu) gerekçe göstererek bağları tamamen kopardı.

Psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirildiğinde Yıldırım, Kartal'ın kararına taktiksel veya duygusal bir zeminde değil; patronaj ve büyüklük hiyerarşisi üzerinden müdahale etmek ("Ben onun büyüğüyüm, devam edeceksin dedim bitti", "Ben ayrılana kadar gidemez") istedi.






Burada Kartal'ın iradesinden ziyade başkanlık otoritesinin dayatması söz konusu. Yıldırım'ın temel amacı, sezon ortasında/kriz anında hocanın kendi kararıyla ayrılmasının kulüp otoritesini zayıflatmasını engellemek. Çünkü biliyor ki şimdi yapılacak bir teknik adam değişikliği yönetimini çok zor durumda bırakacak.

Yıldırım, dış unsurları (sosyal medya, basın, taraftar baskısı) suçlayarak içerideki krizi yatıştırmaya çalıştı. Kartal'ın görevde kalması "gönüllü bir birliktelik" veya uzun vadeli bir projenin başlangıcından çok, yönetimin yeni bir alternatif oluşturana veya süreci stabil hale getirene kadar kullandığı bir kalkan niteliğinde.

Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak

Fenerbahçe, Roma ile berabere kaldı, taraftar çıldırdı

11.09.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak
Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak
Fenerbahçe, Roma ile berabere kaldı, taraftar çıldırdı. Tepkiler sonrası teknik direktör İsmail Kartal'ın fevri istifasında Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım üzerinden anlık bir 'yetki usulü' çözüm sağlanmış görünse de sorunun özü (taraftar baskısı, saha içi huzursuzluk ve hocanın psikolojik olarak görevi bırakma isteği) çözülmediği için camiayı bugünden çok daha fırtınalı bir süreç bekliyor.






Beşiktaş derbisinde alınan yenilginin ardından AS Roma karşısında yaşanan beraberlik ve "su şişesi" olayı, Fenerbahçe'nin yepyeni bir sürece girmesine neden oldu. İsmail Kartal, camianın evladı olarak kendisine su şişesi atılmasını kaldıramadı ve istifa etti. Aziz Yıldırım ise "Olmaz, ben varken gidemezsin." dedi. Stattan çıkarken de "Evine gidiyor, bir şey yok." ifadelerini kullandı.






Sadece Fenerbahçe taraftarı ve camiası değil, tüm futbol kamuoyu bundan sonra ne olacağını merak ediyor. Gazetemizin bu konuda bazı öngörüleri var:

İsmail Kartal, maça ve taraftara tepkili: Kafasına şişe atılması bardaktan taşan son damla oldu. İstifasından geri adım atmaya zorlanması, hoca üzerindeki stresi artıracak; özgüvenini ve karar alma yetisini olumsuz etkileyecek.







Soyunma odasındaki otorite zayıflayacak: Oyuncular "gitmek isteyen ama başkan tarafından tutulan" bir teknik adamla çalışmak zorunda kalacak. Bu durum soyunma odasındaki otoriteyi sarsacak.

Hiyerarşik baskı ve kriz riski: Aziz Yıldırım'ın durumdan haberinin olmadığını belirtmesi ve kararı doğrudan veto etmesi, kararların istişareden ziyade hiyerarşik bir baskıyla alındığını hissettiriyor. İsmail Kartal görevde kalsa bile taraftar veya medya baskısı altındaki ilk başarısızlıkta bu kriz daha şiddetli patlak verecek.







Yönetim ve tribün çatlağı: Aziz Yıldırım'ın sosyal medya ve taraftar baskısını sert şekilde eleştirmesi, tribün ve camia ile yönetim arasındaki çatlağı derinleştirdi.

Sürdürülebilirlik sorunu: İsmail Kartal'a yönelik protestoların devam etmesi durumunda, hocanın kulüpte kalması sürdürülebilir olmaktan çıkacak.







Kaçınılmaz ayrılık: Kartal, başkanı kırmamak adına birkaç maç daha sahaya çıksa da kafasında bitirdiği bir görevi yürütmekte zorlanacak ve ilk puan kaybında Aziz Yıldırım da ayrılığa onay vermek zorunda kalacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.