logo
13 EYLÜL 2026

Zaferden diplomasiye: Bağımsızlığın hukukî temelleri / Zafere giden kutlu yol -8-

13.09.2026 00:00:00
 
9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtuluşuyla birlikte Millî Mücadele'nin askerî safhasında büyük bir dönüm noktası yaşandı. Yıllardır işgal altında bulunan Anadolu topraklarının önemli bir bölümü yeniden vatanın hâkimiyeti altına girmişti.

Fakat savaş meydanında kazanılan zaferin kalıcı bir barışa dönüşmesi gerekiyordu.

Türk ordusunun hızlı ilerleyişi karşısında İtilaf Devletleri yeni bir durumla karşı karşıya kaldı. Yunan ordusunun Anadolu'daki yenilgisi, savaşın seyrini değiştirmiş ve artık meselenin askerî olduğu kadar siyasî ve diplomatik bir boyut kazanmasına yol açmıştı.

Bu gelişmeler sonucunda taraflar arasında ateşkes görüşmeleri başladı.

3-11 Ekim 1922 tarihleri arasında yapılan Mudanya Ateşkes Görüşmeleri, Millî Mücadele'nin askerî zaferini siyasî bir sonuca taşıyan önemli bir aşama oldu.

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya'nın savaş yapılmadan Türkiye'ye bırakılması kabul edildi. Böylece Türk ordusunun kazandığı zafer, yalnızca Anadolu'nun kurtuluşuyla sınırlı kalmadı; Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir siyasî kazanım da elde edildi. Ancak önümüzde daha önemli bir süreç vardı.

Artık Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul edilmesi gerekiyordu.

Bu amaçla Lozan'da yapılacak görüşmeler büyük önem taşıyordu.

20 Kasım 1922'de başlayan Lozan Barış Konferansı, uzun ve zorlu görüşmelere sahne oldu. Türkiye'yi İsmet Paşa'nın başkanlığındaki heyet temsil ediyordu.

Görüşmeler sırasında kapitülasyonlar, sınırlar, ekonomik haklar, azınlıklar, borçlar ve daha birçok mesele üzerinde ciddi tartışmalar yaşandı.

Çünkü Millî Mücadele'nin amacı yalnızca işgal kuvvetlerini Anadolu'dan çıkarmak değildi.

Amaç, aynı zamanda bağımsız ve egemen bir devlet olarak Türkiye'nin kendi kararlarını kendisinin verebilmesiydi.

24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla Millî Mücadele'nin askerî başarısı uluslararası alanda önemli bir hukukî sonuç kazandı.

Böylece yıllar süren savaşların ardından yeni Türkiye'nin bağımsızlığı uluslararası düzeyde kabul edilmiş oldu.

30 Ağustos'ta kazanılan askerî zafer, 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşu, Mudanya'da elde edilen siyasî başarı ve Lozan'da imzalanan barış antlaşmasıyla birbirini tamamlayan bir sürecin parçaları hâline geldi.

Fakat bütün bu gelişmelerin merkezinde tek bir gerçek vardı:

Millet, kendi kaderine sahip çıkmıştı.

Bu nedenle Millî Mücadele'yi yalnızca savaş meydanlarında yaşanan olaylarla değerlendirmek yeterli değildir.

Bu mücadele; bağımsızlık, egemenlik, vatan ve millet iradesi etrafında şekillenen büyük bir varoluş mücadelesiydi.

Şimdi ise geriye dönüp bu büyük yolculuğun asıl anlamını düşünmek gerekiyordu.

Bir millet nasıl oldu da böylesine ağır şartlardan çıkarak yeniden ayağa kalktı?

Bu sorunun cevabı, yalnızca tarih kitaplarının satırlarında değil; milletin imanında, fedakârlığında, birlik ve beraberliğinde aranmalıdır.

Çünkü zafer, önce gönüllerde kazanılmış; sonra cephelerde gerçekleşmiştir.

(Devam edecek…)
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.