logo
13 EKİM 2026

İsrail basını: Netanyahu Trump'ı, İsrail ise ABD'yi kaybetti

İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze ve İran konularındaki öfkesi nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya sırt çevirdiğini, Tel Aviv'in seçim öncesi Beyaz Saray'dan beklediği destek çağrılarının da boşa çıktığını vurgulayarak, "Netanyahu Trump'ı, İsrail ise ABD'yi kaybetti." değerlendirmesinde bulundu

13.10.2026 15:00:00
AA
 
İsrail basını: Netanyahu Trump'ı, İsrail ise ABD'yi kaybetti
İsrail basını: Netanyahu Trump'ı, İsrail ise ABD'yi kaybetti

Yedioth Ahronoth gazetesinde yayımlanan analize göre, Beyaz Saray'ın desteği, tam da en çok ihtiyaç duyduğu kritik seçimler öncesi bir dönemde Netanyahu'ya uzanmadı.

Netanyahu'nun dünyadan tecrit edilmiş, herkesin uzak durduğu biri gibi değil de güçlü bir lider gibi görünmek istediğine işaret edilen analizde, ancak Beyaz Saray'ın onun bu imajını kurtaracak bir destek, Trump'tan bir sırt sıvazlama ya da en ufak bir jest bile sunmadığı vurgulandı.

Analizde, Donald Trump'ın Netanyahu'ya şaşırtıcı bir hızla sırt çevirdiği; bunun sadece kaybedenleri hor görmesinden değil, her şeyden önce İsrail Başbakanı'nın kendisini aldattığına inanmasından ve entrikalarından bıkmasından kaynaklandığı belirtildi.

Netanyahu'nun Trump'a; İran'ı yenilgiye uğratma, Tahran yönetimini devirme, her cephede yıldırım hızıyla zaferler kazanma ve Gazze'yi lüks bir tatil cennetine çevirme hayallerine tam destek sağlama gibi tutamayacağı sözler verdiği anımsatıldı.

Trump'a yakın kaynaklara göre; Gazze'deki saldırıları vaktinde bitiremeyen Netanyahu, Trump'ın Abraham Anlaşmaları'nı büyütme ve "tarihe barış getiren lider olarak geçme" planlarını bozdu. Bu durum Trump'ı fena halde öfkelendirdi.

"Trump'ın bir dediği bir dediğini tutmayan bir lider" olduğu ve İsrail seçimlerine kadar fikir değiştirebileceği hatırlatılsa da, şimdilik Netanyahu'ya güvenmediği belirtildi. Tel Aviv'den gelen tüm yalvarmaların ve manipülasyonların da sonuçsuz kaldığı aktarıldı.

Analizde, Netanyahu'nun Trump'ı, İsrail'in ise Amerika'yı kaybettiği ve Washington hattının uzun zaman önce kesildiği ifade edildi.

"Amerikan kamuoyundaki sempati Filistinlilere kaydı" vurgusu

Ne akılla ne de stratejiyle yürütülen Gazze'deki saldırıların ABD-İsrail ilişkilerini "yerle bir ettiğine" dikkat çekilen analizde; Demokratların ezici bir zafer kazanması beklenen ABD ara seçimlerinden sonra durumun İsrail için daha da felakete dönüşeceği vurgulandı.

Analizde, Amerikan kamuoyundaki sempatinin Filistinlilere kaydığı ifade edildi.

ABD genelinde devam eden destek yürüyüşlerinde eylemcilerin, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üyesi Leyla Halid'in "Güç bizde olacak, Filistin'i geri alacağız ve orayı Araplar, Yahudiler ve özgürlük tutkunları için insani bir cennete çevireceğiz." sözlerini sloganlaştırdığı aktarıldı.

Amerikan halkının bu tarz kucaklayıcı mesajları benimsemesinin; İsrail'in yakıp yıkma ve aç bırakma tehditlerini, Gazze'deki soykırım görüntülerinden ve işgal altındaki Batı Şeria'daki baskılardan çok daha vicdani ve anlaşılır bulduğu vurgulandı.

"Trump'ın, İsrail'i Netanyahu'dan kurtarması olumlu"

Yazıda, Trump'ın da İsrail'i iki kez yarı yolda bıraktığı savunuldu. Trump'ın istemesi halinde zorla bir barış dayatarak İsrail'i kendi yaptığı hatalardan kurtarabileceği, ancak saldırılar sürdükçe kasasını dolduran Amerikan silah şirketleri yüzünden barış için kılını kıpırdatmadığı ifade edildi.

Ayrıca Trump'ın; İran'ın nükleer programını bitirme, bölgede yeni bir düzen kurma, Abraham Anlaşmaları'nı genişletme ve vadettiği "yüzyılın anlaşmasını" yapma sözlerinin hiçbirini tutamadığı hatırlatıldı.

Analiz; Trump'ın asla gerçek bir İsrail dostu olmadığı, ancak Netanyahu'ya sırt dönmesinin İsrail'i rezaletten felakete sürükleyen bir başbakandan kurtarmak adına tek olumlu hareketi sayılabileceği ve ilişkileri düzeltmese de ufak bir umut ışığı sunduğu tespitiyle sona erdi. 

Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon soruşturmasında yeni bir perde açıldı. Kısa süre önce "100 milyon lira kaptırdım, kandırıldım" diyerek mağdur olduğunu iddia eden eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme kararıyla Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konuldu

13.10.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Türkiye gündemini meşgul eden ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran sermaye piyasalarındaki fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturması, siyaset dünyasına uzandı. Edinilen bilgilere göre, daha önce yaptığı açıklamalarla odağa yerleşen Kayserili bürokrat ve eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, savcılık talimatıyla gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Soruşturmanın seyrini değiştiren bu tutuklama kararıyla birlikte, adli makamların talebi üzerine Mustafa Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konulması yönünde tedbir kararı uygulandı.


"Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak" demişti


Mustafa Aksu'nun ismi, geçtiğimiz haftalarda gazeteci Barış Terkoğlu'na yaptığı çarpıcı açıklamalarla fon krizinin merkezine oturmuştu. Borsadaki bireysel birikimlerini korumak amacıyla 10 Eylül 2026 tarihinde Tera'nın likit fonuna giriş yaptığını belirten Aksu, bu yatırımdan yaklaşık bir hafta sonra Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından fonların tasfiyesine karar verildiğini ve parasını bir daha çekemediğini ifade etmişti.

Yatırım miktarının 100 milyon lira mertebesinde olduğunu itiraf eden eski Bakan Yardımcısı, yaşadığı sürece dair şu sözlerle sitem etmişti:

"Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum. Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak."

Ancak Aksu'nun "mağduriyet" vurgusu yaptığı bu beyanlar, soruşturmayı yürüten adli makamlarca şüpheli işlemler kapsamında değerlendirilerek tutuklanmasına engel olamadı.


"Ben 100 milyonu dağıtan bir sanayiciyim"


Tutuklama kararı öncesinde hakimlikte savunma yapan Mustafa Aksu'nun, finansal birikiminin kaynağına yönelik suçlamaları ve eleştirileri reddettiği öğrenildi. Köklü ve sanayici bir aileden geldiğini belirten Aksu, ifadesinde şu savunmayı yaptı:

"Borsada tamamen bireysel işlemler yapıyordum ve yatırımlarımda genel olarak zarar ettim. Herhangi birinin yönlendirmesiyle hareket etmedim. Paranın kaynağı tamamen kayıtlı, şeffaf ve yasaldır. Gereksiz yere beni yıprattılar, '100 milyonu küçümsedi' dediler. Ben zaten bu miktarları iş hayatında dağıtan, istihdam sağlayan bir sanayiciyim. İş hayatıma daha iyi odaklanmak amacıyla geçmişte bakan yardımcılığı görevinden de kendi isteğimle ayrılmıştım."

Öte yandan, eski bakanlık kaynakları da Aksu'nun görevde olduğu dönemde devletten maaş almadığını, makam aracı veya bakanlık imkanlarını kullanmadığını doğrulayan açıklamalarda bulunmuştu. Siyasetteki diğer isimlere yönelik soruları yanıtlamaktan kaçınan Aksu, "Her AK Partili aynı değil" diyerek mesafesini korumaya çalışmıştı.


Pakdemirli döneminde olaylı ayrılık


Siyasi hayatına 2003 yılında AK Parti bünyesinde başlayan Mustafa Aksu, parti içinde Ankara İl Başkan Yardımcılığı, Ekonomik İşler Başkanlığı, Çevre ve Enerji Komisyonu gibi kritik pozisyonlarda görev yaptı.

2018-2021 yılları arasında Bekir Pakdemirli'nin Tarım ve Orman Bakanlığı döneminde bakan yardımcılığı koltuğuna oturan Aksu, o dönem Bakan Pakdemirli ile yaşadığı derin fikir ayrılıkları ve sert tartışmaların ardından görevinden istifa etmişti. Bu ayrılık, o süreçte de parti içerisinde uzun süre tartışma konusu olmuştu.


Soruşturma derinleşiyor, sırada ne var?


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturması, piyasa dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması şüpheleri üzerinden çok katmanlı olarak devam ediyor. Fon krizinden etkilenen diğer tasarruf sahipleri ve siyasi figürlerin de takibe alındığı, olağandışı kâr elde edilen tüm şüpheli işlemlerin geriye dönük olarak mercek altına alındığı bildirildi.

Mustafa Aksu'nun tutuklanması ve mal varlığına el konulması adımı, yargının bu milyarlık krizde siyasi nüfuz iddialarının üzerine kararlılıkla gideceğinin en somut sinyali olarak yorumlanıyor.

Tükenmişliği 4 adımla önleyin


 
Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir?
 

13.10.2026 08:44:00
Murat Çorbacı
 
Tükenmişliği 4 adımla önleyin
Tükenmişliği 4 adımla önleyin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, "Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir" dedi. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Size iyi gelen uğraşlar edinin

Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan 'kişisel başarı ve işe yarama' hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.

Ekran maruziyetini sınırlayın

Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan 'dijital yorgunluk', yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.

Stresi yönetmeyi öğrenin

Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin 'anda kalmasına' yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

İş stresini eve taşımayın

Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde 'işten psikolojik olarak kopabilmeyi' başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur. 

Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin can verdiği, 27 kişinin ise yaralandığı tur otobüsü faciasına ilişkin gözaltına alınan 3 şoförün jandarmadaki ilk ifadeleri ortaya çıktı. Faciaya davetiye çıkaran dehşet anlarını anlatan otobüs sürücüsü, kavşağı kaçırdığı için otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığını itiraf etti

12.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan feci kazanın ardından başlatılan adli soruşturma derinleşerek devam ediyor.

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 3 cumhuriyet savcısının titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında, hastanedeki tedavileri tamamlanan otobüs sürücüsü M.A., yedek şoför M.Y. ve tır (çekici) sürücüsü H.K. gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

Güvenlik kameralarına da yansıyan otoyoldaki tehlikeli geri manevra anlarının ardından, şüphelilerin jandarma komutanlığındaki ifadelerinde verdikleri detaylar kan dondurdu.

"Yolcular uyarınca emniyet şeridine girmeye çalıştım"

Bursa'dan Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki kaplıcalara gitmek üzere yola çıkan ve direksiyonu Balıkesir'in Susurluk ilçesinde devralan ana şoför M.A., ifadesinde hatasını itiraf etti. Otoyolda sapağı kaçırdığını belirten sürücü, şu sözlerle kendini savundu:

"Seyir halindeyken yolcular dönmemiz gereken kavşağı kaçırdığımızı söyledi. Bunun üzerine panikledim ve yolu uzatmamak adına geri manevra yaparak emniyet şeridine girmeye çalıştım. Tam bu sırada arkadan gelen tır hızla çarptı. Her şey bir anda oldu."

Yedek şoför: "Kavşağın kaçtığını fark edip ayağa kalktım, ön koltuklara savruldum"

Aynı zamanda tur otobüsünün sahibi de olan yedek şoför M.Y., kaza anında direksiyon başında olmadığını, kazanın tamamen bir anlık dikkatsizlik ve hatalı karar sonucu yaşandığını belirtti:

"Kaza anında arka sıralardaki yolcu koltuklarından birinde oturuyordum. Sürücü arkadaşımın kavşağı kaçırdığını fark ettim ve ne olduğunu sormak için ayağa kalkıp ön tarafa doğru ilerlemeye başladım. Tam o esnada çok büyük bir çarpışma hissettim ve şiddetli darbeyle ön koltukların olduğu bölüme doğru savruldum."

Tır sürücüsü: "Sola manevra yapacak alanım kalmadı"

Otoyolda kendi şeridinde normal seyir hızıyla ilerlediğini iddia eden tır sürücüsü H.K. ise kazadan kaçmasının mümkün olmadığını savundu. Önünde aniden geri gelen devasa bir otobüsle karşılaştığını belirten H.K., ifadesinde şunları söyledi:

"Kendi şeridimde nizami bir şekilde ilerliyordum. Önümdeki tur otobüsünün geri geri geldiğini son anda fark edebildim. Çarpmamak için hemen sola manevra yapmaya çalıştım ancak otoyol trafiğinde ve o mesafe içinde sola kaçacak alanım, manevra yapacak vaktim kalmadı. Kurtaramayarak otobüse arkadan çarptım."

Faciadan kurtulan yolcu ihmali gözler önüne serdi

Kazada 75 yaşındaki eşi Mümine Eryılmaz'ı kaybeden ve kendisi de yaralı olarak Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde tedavi gören 76 yaşındaki Süleyman Eryılmaz, şoförün ifadesini doğrular nitelikte açıklamalarda bulundu. Gözyaşları içinde o dehşet anlarını anlatan Eryılmaz, "Akhisar'a geldiğimizde dönmemiz gereken yolu geçtiğimizi anladık. Şoför, yanındaki diğer görevliye 'yanlış yola gittin' diyerek sitem etti ve aracı sağa çekip geri geri gelmeye başladı. Yol uzamasın diye böyle bir risk aldılar. O sırada arkadan gelen tır büyük bir gürültüyle vurdu, sonrasını hatırlamıyorum" diyerek yaşanan büyük ihmali gözler önüne serdi.

Tur şirketinden "bireysel hata" açıklaması

Kazanın ardından kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine My World Turizm şirketinden de yazılı bir savunma geldi. Firma yönetimi, söz konusu otobüsün ve sürücüsünün kaza öncesindeki son 5 gün boyunca istirahatte olduğunu ve herhangi bir taşımacılık faaliyetinde kullanılmadığını iddia ederek şunları kaydetti:

"Araç ve şoförümüz kaza öncesinde beş gün boyunca dinlendirilmiştir. Kazanın maalesef tamamen sürücünün o anki bireysel hatasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Konuyla ilgili tüm dijital kayıtlar ve belgeler devletimizin adli birimlerine teslim edilmiştir."

Gözaltındaki 3 şoförün Akhisar Adliyesi'ndeki yargılanma süreçleri devam ederken, hastanede tedavisi süren 13 yaralının durumunun yakından takip edildiği bildirildi.

Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynakları, terör örgütü PKK/KCK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina'nın Baze bölgesinde bulunan 4 barınma alanını 8 Ekim'de boşalttığını bildirdi

 

12.10.2026 16:10:00
Anadolu Ajansı
 
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki istikrarın sağlanması ve Türk-Kürt kardeşliğinin güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" vizyonu, kararlı ve tavizsiz bir şekilde sürdürülüyor.

Yürütülen bu çok boyutlu süreç, Türkiye'nin geleceği adına tarihi bir dönüm noktası teşkil ediyor.

PKK/KCK, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi'nin parçası olarak, Türkiye'nin güvenliği açısından çatışma riski bulunan barınma alanlarının boşaltılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Irak'ın kuzeyinde Metina'nın Baze bölgesinde bulunan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim'de boşalttı.

Yaşanan bu gelişme, sürecin kararlılıkla devam ettiğinin bir göstergesi oldu.

PKK/KCK'nın tüm alanlardaki faaliyetlerinin sonlandırılması akabinde sürecin ilerleyen aşamalarında yasadan yararlanarak Türkiye'ye geri dönecek örgüt mensupları ile toplumsal uzlaşı sağlanması bekleniyor.

Eğitim, ekonomi gibi pek çok alanda yürütülecek bütünleşik programlarla PKK/KCK mensuplarının toplumla entegrasyonunun sağlanması hedefleniyor.

Söz konusu gelişmelerle Türkiye'nin iç barışının kalıcı olarak tesis edilmesinin sürdürüleceği belirtiliyor.

Güvenlik kaynakları, sürecin başarıya ulaşmasıyla Türk-Kürt kardeşliği temelinde toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek, birlikte barış ve huzur içinde Türkiye'nin her köşesinde yaşamasının amaçlandığını belirtti.

Kaynaklar, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ve bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi misyonu çerçevesinde atılan her adımın milletin hak ettiği huzur dolu yarınların müjdecisi olacağını vurguladı. 

İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç

İktidar blokunun açık destek verdiği adayın İstanbul 2 No’lu Barosu seçimlerini 6 oy farkla kaybetmesi hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Tüm dikkatler şimdi 68 binden fazla avukatın sandık başına gideceği, ittifakların ve güçlü grupların yarışacağı tarihi İstanbul Barosu seçimlerine çevrildi

12.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
Türkiye genelindeki barolarda ekim ayı itibarıyla genel kurul ve seçim hareketliliği en üst seviyeye ulaştı. Kamuoyunun yakından takip ettiği hukuk dünyasındaki ilk kritik yarış, İstanbul 2 No'lu Barosu'nda yaşandı.

AK Parti ve MHP çevrelerinin desteklediği adayın seçimi kaybetmesiyle sonuçlanan bu gelişmenin ardından, gözler savunma mesleğinin amiral gemisi olarak nitelendirilen İstanbul Barosu seçimlerine dikildi.


2 No'lu Baro'da 6 oy farkla sürpriz sonuç


"Çoklu baro" düzenlemesinin ardından kurulan İstanbul 2 No'lu Barosu, 11 Ekim 2026 Pazar günü 4. Olağan Genel Kurulu kapsamında sandık başına gitti. Seçimde, iktidar kanadının açık desteğini arkasına alan Ali Kasım Tuna ile bağımsız İslami çevrelerin ve Milli Görüş kökenli avukatların adayı Rıza Saka yarıştı.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in adaylık toplantısına katıldığı, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un destek verdiği ve listesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır'ın da yer aldığı Ali Kasım Tuna 1016 oyda kaldı. Geçmişte AK Parti bünyesinde de siyaset yapmış olan Rıza Saka ise 1022 oy alarak sadece 6 oy farkla baro başkanlığına seçildi.

Seçimin ardından Rıza Saka'yı destekleyen grubun galibiyeti salonda "tekbirlerle" kutlaması dikkat çekerken, kaybeden aday Ali Kasım Tuna, 31 oyun geçersiz sayıldığını belirterek İlçe Seçim Kurulu'na resmi itirazda bulunduklarını ve yasal sürecin devam ettiğini duyurdu.


Gözler İstanbul Barosu'nda


2 No'lu Baro'daki bu çekişmeli başlangıç, gözleri doğrudan asıl büyük yarışın yaşanacağı İstanbul Barosu seçimlerine çevirdi. 68 bin 220 kayıtlı avukatıyla dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, yeni başkanını ve kurullarını belirlemek üzere 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde sandık başına gidecek.

10-11 Ekim tarihlerindeki ilk toplantıda yasal çoğunluk sağlanamadığı için genel kurul ve oy verme işlemleri kesin olarak bu tarihlerde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.


Adaylar ve kurulan büyük ittifaklar


İstanbul Barosu'nda bu yılki seçimler, geçmiş yıllara kıyasla çok daha stratejik ortaklıklara ve ittifaklara sahne oluyor. Sandığa yansıyacak dengeleri değiştirebilecek güncel adaylık tablosu şu şekilde şekillendi:

• Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu (Değişim İçin Avukatlar): 2024 yılındaki seçimleri 7 bin 197 oyla kazanan mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, grubunun adayı olarak ikinci dönem için yeniden yarışıyor.

• Prof. Dr. Ümit Kocasakal (Cumhuriyetçi Güç Birliği): Seçim sürecinin en büyük ittifaklarından biri Kocasakal ismi etrafında kuruldu. Eski baro başkanlarından Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Önce Avukat Grubu, İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) ve bazı Çağdaş Avukatlar Grubu bileşenlerinin ortak adayı oldu.

• Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu & Yükseliş Hareketi): Geçtiğimiz seçimlerde kıl payı kaybeden Hasan Kılıç, bu kez Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi'nin tek bir çatı altında birleşmesiyle çok daha güçlü bir konsolidasyonla yarışa giriyor.

• Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu (Avukat Hakları Grubu / Önce İlke Muhalefeti): Cumhuriyetçi cephede aday çatlağı tartışmalarına yol açan bir diğer hamle olarak, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu da adaylar arasında yer alıyor.

• Dr. Atakan Adem Selanik (Cumhuriyet Avukatları): Seçim pusulasında yer alacak bir diğer kanat olan Cumhuriyet Avukatları grubu, başkan adayı olarak Dr. Atakan Adem Selanik ile yola çıktıklarını ilan etti.

• Arife Gökkaya Dinç (Bağımsız Avukatlar): Muhafazakar ve bağımsız hukukçuları bünyesinde barındıran grup ise bu seçimlerde kadın aday Arife Gökkaya Dinç ile temsil edilecek.

2 No'lu Baro'daki kırılmanın ardından, ana baroda hükümet politikalarına muhalif grupların ve milliyetçi-ulusalcı ittifakların nasıl bir performans sergileyeceği, 25 Ekim akşamı sandıkların açılmasıyla netlik kazanacak.

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı

12.10.2026 10:30:00
AA
 
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla başvuru ekranının e-Devlet sistemi üzerinde erişime açıldığını açıkladı.

Bakan Bak açıklamasında, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı. Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  

BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN ALINACAK
Öğrenciler başvurularını, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 23.59'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yaparak tamamlayabilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve eğitim durumuna ilişkin bilgiler, ilgili kamu kurumları aracılığıyla doğrulanacak.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı

11.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı.

8 ayda 81 ilde 7 bin 818 operasyon gerçekleştirildiğini kaydeden Gürlek, milyarlarca liralık suç varlığına el konulduğunu belirtti.

Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi. 

32 BİN 882 BİN KİŞİ TUTUKLANDI

Şubat-Eylül 2026 döneminde yürütülen adli soruşturmalar kapsamında ⁠7 bin 818 operasyon gerçekleştirildi. ⁠70 bin 853 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, 32 bin 882 şüpheli tutuklandı, 15 bin 826 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

MİLYARLARCA LİRALIK SUÇ VARLIĞINA EL KONULDU

Suç örgütlerinin yalnızca faaliyetlerine değil, finansal kaynaklarına ve malvarlıklarına da müdahale edildi. Mali incelemelerde ayrıca 2,54 trilyon TL, 9,08 milyar dolar ve 3,49 milyon euroluk işlem hacmi tespit edildi.

Soruşturmalar neticesinde, piyasa değeri 30 milyar TL'yi aşan uyuşturucu madde ele geçirildi. ⁠1,4 milyar TL, 17 milyon euro ve 1,7 milyon doların üzerinde nakit para ele geçirildi.

⁠9 bin 30 taşınmaz, bin 556 araç ve 22 deniz taşıtına el konuldu. ⁠803 şirket ve işletmeye adli işlem gerçekleştirildi. ⁠38 bin 58 banka ve kripto hesabı hakkında dondurma, bloke konuldu. 28 bin 245 yasa dışı bahis-kumar sitesi ve yeni nesil suç örgütü hesaplarına yönelik erişim engeli getirildi.

Bakan Gürlek, suç ve suçluyla mücadelenin aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılacağını duyururken iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik iddialara da yanıt verdi

11.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ekim ayının sonunda Türkiye'ye gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Aliyev'in 30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılacağını açıkladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu Kocaeli'deki Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Aliyev'in diğer devlet başkanlarıyla birlikte zirvede önemli kararlar alacağını söyledi. Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bozulduğuna yönelik iddialara da değindi.

TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNE YÖNELİK İDDİALARA YANIT
Son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri hedef alan paylaşımları üzüntüyle takip ettiklerini belirten Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurguladı.

İki ülkenin birbirini eleştirebileceğini ancak bunun ilişkilerin temelini değiştirmeyeceğini söyleyen Zorlu, "Şu an Cumhurbaşkanlarımız en yüksek seviyede irtibat halindedir" ifadelerini kullandı.

Zorlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geçmişte çeşitli sınamalardan geçtiğini belirterek iki ülke arasındaki bağlara zarar vermeyi amaçlayan girişimlerin sonuçsuz kalacağını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri hedef alan bazı yayın ve sosyal medya paylaşımlarına tepki göstermişti. DMM, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sürdüğünü bildirmişti.

LİDERLER 30 EKİM'DE ANKARA'DA BULUŞACAK
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Teşkilatın resmi takvimine göre dışişleri bakanları 29 Ekim'de, devlet başkanları ise 30 Ekim'de bir araya gelecek.

Zorlu, zirvenin gündeminde Türk devletleri arasında kimlikle seyahatin yaygınlaştırılması ve ulaşım koridorlarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da bulunduğunu belirtti.

Zirveyle birlikte Türk Devletleri Teşkilatının dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçmesi öngörülüyor.

Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti

Manisa'nın Akhisar ilçesi İstanbul Orhangazi-İzmir otoyolunda tır ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi öldü 27 kişi de yaralandı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kazada yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri hastanede ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı

11.10.2026 17:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Kaza İstanbul - Orhangazi - İzmir otoyolunun İzmir istikameti Manisa'nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 16 AED 124 plakalı My World Tur otobüsü ile 78 YD 559 plakalı tır çarpıştı. Kazanın etkisiyle yolcu otobüsü yan devrilirken tır ise yoldan çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile ambulans ve otoyol jandarma trafik ekipleri sevk edildi. Kazada 11 kişi hayatını kaybederken 27 kişi de yaralandı. Yaralılar ise çevredeki hastanelere kaldırılırdı.

Vali Özkan yaralıları ziyaret etti

Öte yandan Vali Özkan, kazanın ardından Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıları ziyaret ederek durumları ve tedavi süreçleri hakkında bilgi aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.