logo
10 EKİM 2026

Utandırıcı fon krizi nereden geliyor?

10.10.2026 00:00:00
 
Kamusal yetkinin ve bu yetkinin sağladığı imkânların kişisel serveti büyütmek için kullanılması; pozitif hukuk, tarihsel/toplumsal gelenekler (töre) ve siyasi etik açısından üç ana başlıkta değerlendirilebilir.
 
1. Mevcut Yasalar Açısından (Pozitif Hukuk)
 
Modern hukuk düzeninde kamu yetkisi, kamu yararı ilkesiyle sınırlandırılmıştır:
 
Bilgi Suiistimali (Insider Trading) ve Piyasa Dolandırıcılığı: Sermaye piyasası mevzuatı, kamuoyuna açıklanmamış imtiyazlı veya erken bilgileri kullanarak finansal piyasalarda haksız kazanç elde etmeyi açıkça suç kabul eder. Bu durum piyasa adaletini bozar.
 
Haksız Mal Edinme ve Mal Bildirimi: 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu uyarınca, kamu görevlilerinin ve yakınlarının meşru gelirleriyle açıklayamadıkları artışlar haksız mal edinme kapsamında adli incelemeye tabidir.
 
Görevi Kötüye Kullanma ve Nüfuz Ticareti: Kamu yetkisini veya siyasi nüfuzu kendisi ya da yakınları lehine maddi avantaja dönüştürmek, Türk Ceza Kanunu kapsamında görevi kötüye kullanma ve nüfuz ticareti suçlarını oluşturur.
 
2. Töre ve Toplumsal Ahlak Açısından
 
Yazılı kanunların ötesinde, köklü devlet geleneğinde ve törede kamu yönetimi bir ayrıcalık değil, ağır bir sorumluluktur:
 
Emanet Anlayışı: Türk devlet geleneğinde ve törede yetki, millete ait bir "emanet"tir. Kut anlayışından tarihsel devlet yönetim ilkelerine kadar, yönetenlerin asli görevi halkı refaha kavuşturmaktır; halkın imkânlarıyla kendi ikbalini sağlamak töreye aykırıdır.
 
Görünür Haksızlık ve Adalet: Töre, yöneticinin halk zor durumdayken veya risk altındayken imtiyazlı bir konumda servet kazanmasını, adaletin (mülkün temeli) zedelenmesi olarak görür. Yöneticinin halkla aynı kaderi paylaşması esastır.
 
3. Siyasi Etik ve Adalet Duygusu
 
Siyasi etik açısından bu durum, toplumsal sözleşmeyi doğrudan sakatlayan bir tablodur:
 
Çifte Standart ve Asimetri: Sıradan vatandaşlar kayıplarla yüzleşirken veya resmi süreçleri beklerken, bilgiye veya nüfusa erişimi olanların risk almadan kazanç sağlaması, eşitlik ilkesini ortadan kaldırır.
 
 Kurumsal Güvenin Çöküşü: Vatandaşın devlete, adalet mekanizmalarına ve serbest piyasaya olan inancı; siyasi mevki ve yetkilerin kişisel zenginleşme aracına dönüştüğü algısıyla ağır bir yara alır.
 
Liyakat ve Kamu Hizmetinin Yozlaşması: Siyaset ve kamu görevi, millete hizmet etme makamı olmaktan çıkıp finansal bir kaldıraç veya yatırım aracına dönüştüğünde, liyakat ve kamu ahlakı tamamen erir.
 
Özetlersek; mevcut yasalar bu tür durumları cezai yaptırımlarla sınırlandırmayı hedeflerken, töre ve siyasi etik ise yönetme erkinin meşruiyetini adalet, dürüstlük ve kamu yararına bağlar. Kamu yetkisiyle kişisel servet edinimi, hem yasal sınırların aşılması hem de toplumsal vicdanın zedelenmesidir. Bu ülkede çok derin ve yaygın bir sorun her alanda başa beladır: Açgözlülük. Diğer yandan bu millet haklarını bilip korkusuzca kullandığında her şey düzelecektir.
 
 
Hikmet Yılmaz / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.