logo
16 NİSAN 2026

İstanbul için sonuç vakti

YSK'nin, 31 Mart'taki yerel seçimin ardından AK Parti ile MHP'nin İstanbul seçim sonuçlarına yaptığı olağanüstü itirazlarla ilgili nihai kararını bu hafta içinde vermesi bekleniyor. Böylece Cumhuriyet tarihinin en uzun seçimi de son bulmuş olacak
 

29.04.2019 00:00:00
İstanbul için sonuç vakti
İstanbul için sonuç vakti
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) AK Parti ile MHP'nin İstanbul seçim sonuçlarına yaptığı olağanüstü itirazlarla ilgili son kararını 3 Mayıs Cuma gününe kadar vermesi bekleniyor.
 
YSK'nın gündeminde, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nin ardından özellikle İstanbul seçim sonuçlarıyla ilgili yapılan itirazlar bulunuyor. AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Büyükçekmece seçim sonuçlarına yaptığı olağanüstü itirazlar ile MHP'nin Maltepe ilçesi ve İstanbul'un tümü için yaptığı olağanüstü itirazlarla ilgili bazı ara kararlar verildi. 
 
Neler araştırılıyor? 
 
YSK, 23 Nisan'da verdiği ara kararla AK Parti'nin itirazlarında geçen 41 bin 132 seçmen ile memur olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin araştırılmasına karar vererek, ilçe seçim kurullarına bu araştırmayı yapması için beş gün süre tanımıştı. 
 
Kurul, AK Parti'nin verdiği ek dilekçe gereği, 26 Nisan'da da İstanbul seçimlerine ilişkin 5 bin 315 kısıtlı seçmenin daha araştırılmasına karar verdi. Böylelikle, AK Parti'nin iddiaları doğrultusunda şu anda İstanbul'daki ilçe seçim kurullarınca toplam 46 bin 447 seçmenin durumu araştırılıyor. 
 
MHP'nin İstanbul geneli ve Maltepe seçim sonuçlarına ilişkin olağanüstü itirazlarıyla ilgili de 24 Nisan'da ara karar kuran YSK, Maltepe 1. ve 2. İlçe Seçim Kurullarından, MHP'nin sandık kurulu başkan ve üyeleriyle ilgili olağanüstü itirazındaki iddiaları araştırmasını istemişti.

İstanbul'daki 39 ilçe seçim kurulu, YSK'nın araştırmasını istediği konuları derhal araştırmaya başladı. Kurullara verilen beşer günlük süre gereği araştırma sonuçlarının bu hafta başından itibaren YSK'ya ulaştırılması öngörülüyor.
 
Haftaya kalmaz
 
YSK, AK Parti'nin Büyükçekmece itirazını ise ilçe seçim kurullarından gelecek araştırma sonuçlarına göre inceleyecek. İstanbul'daki bazı ilçe seçim kurullarına araştırma yapmaları için verilen beşer günlük sürenin tamamlanmasının ardından YSK üyeleri toplanarak, ilçe seçim kurullarından gelen sonuçlara göre değerlendirme yapacak. Kurulun en geç 3 Mayıs Cuma günü nihai kararını vermesi bekleniyor.
 

İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen olaylara ilişkin kamuoyunda korku ve panik yaratmaya yönelik yapılan paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldığını bildirdi

16.04.2026 01:28:00 / Güncelleme: 16.04.2026 06:48:31
AA / Haber Merkezi
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma
İstanbul'da, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırılarla ilgili provokatif paylaşımlara soruşturma

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayımlanan haber ve paylaşımlardaki, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen saldırılara ilişkin kamuoyunda endişe, korku ve panik yaratmaya yönelik içeriklerin yakından takip edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu içerik ve paylaşımlarda elim hadiselerin faillerini övücü ifadeler kullanıldığı, farklı eğitim kurumlarında suç işlemeye tahrik edici yönlendirmelerde bulunulduğu ve kamu düzenini açık ve yakın şekilde tehlikeye düşürebilecek mahiyette paylaşımlar yapıldığı, ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan resmi açıklamalar dışında, halk arasında korku ve panik yaratmak saikiyle gerçeğe aykırı ve dezenformasyon içerikli bilgilerin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu içerikleri oluşturan, yayan veya aracılık eden kişi ve hesapların tespiti amacıyla ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde yürütülen inceleme ve 'sanal devriye' faaliyetleri aralıksız devam etmekte olup, suç teşkil eden paylaşımlar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil gerekli tüm adli işlemler derhal ve kararlılıkla uygulanacaktır."

Belirtilen eylemler bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 213, 214, 215 ve 217/A ("halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", "suç işlemeye tahrik", "suçu ve suçluyu övme" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma") maddeleri kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca resen soruşturma başlatıldığına işaret edilen açıklamada, soruşturma işlemlerinin titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Şanlıurfa'da okula düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 16 şüpheli gözaltına alındı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin 16 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi.

EGM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"14 Nisan günü Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana gelen silahlı saldırı olayına ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında 16 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere yönelik işlemler sürdürülmektedir." 

Provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi için erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu

Kahramanmaraş'taki silahlı saldırının ardından, Telegram üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Alınan bilgiye göre, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı anına ilişkin görüntüleri Telegram üzerinden yaydığı tespit edilen hesaplar hakkında adli süreç başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yapılan incelemelerde, özellikle Telegram üzerinden saldırıya ait görüntülerin paylaşıldığı ve provokatif içeriklerin dolaşıma sokulduğu belirlendi.

Bu kapsamda, kamu düzenini korumak ve söz konusu içeriklerin yayılmasını engellemek amacıyla 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Ayrıca yaklaşık 100 bin üyesi bulunan ve saldırıya ilişkin görüntülerin paylaşıldığı tespit edilen "C31K" adlı Telegram grubu kapatıldı.

Provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilen kullanıcılar hakkında da adli işlem başlatıldığı, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü öğrenildi. 

DMM, Kahramanmaraş'taki silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Kahramanmaraş'ta bir okulda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu kayıp çocukların olduğu iddialarını yalanladı.

DMM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kahramanmaraş'ta meydana gelen üzücü hadiseyi istismar ederek, sosyal medya üzerinden yayılmaya çalışılan 'saldırı sonucu kayıp çocuklar var' iddiaları asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, toplumun hassasiyetlerini hedef alarak kaos, korku ve panik iklimi oluşturmayı, kamu kurumlarımızın itibarını zedelemeyi ve devletimize olan güveni sarsmayı amaçlayan planlı birer algı operasyonudur. Vatandaşlarımızın, birliğimizi hedef alan bu tür provokatif psikolojik harp içeriklerine itibar etmemeleri, yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları önemle rica olunur." 

İçişleri Bakanlığından Kahramanmaraş'taki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

İçişleri Bakanlığı, saat 09.00'da düzenlenecek değerlendirme toplantısında, okulların ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirlerin bütün boyutlarıyla ele alınacağını, gerekli adımların süratle hayata geçirileceğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş'ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırının herkesin yüreğini dağladığı ifade edildi.

Olayın ilk anından itibaren devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğu belirtilen açıklamada, sürecin, güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğü vurgulandı.

İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerinin görevlendirildiği anımsatılan açıklamada, adli sürecin Adalet Bakanlığı koordinasyonunda hassasiyetle sürdürüldüğü, Milli Eğitim Bakanlığınca 4 başmüfettişle idari inceleme sürecinin başlatıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca saldırıdan etkilenenlerin ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerinin titizlikle yürütüleceği kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Sabah saat 09.00'da valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il milli eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız.

Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir."

Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine, eğitim camiası ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar temenni edildi. 


 

Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa okul saldırılarına tepki gösterdi. Baş mesajında, "Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul katliamları asayiş meselesi değil, aile bağları çözülen, değerleri törpülenen, amaçsız gençlerin yarattığı derin toplumsal çöküşün acı yansımasıdır" ifadelerini kullandı 

15.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Okul saldırılarına Hüseyin Baş'tan tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayşe Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ile bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşanan benzer olaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Baş, olayları "yalnızca birer asayiş sorunu" olarak görmediğini vurgulayarak, bunların uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti.

Baş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.

Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.

Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.

Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."

Olayın detayları

Kahramanmaraş'taki saldırıda, aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın 5 silah ve 7 şarjörle okula girdiği, olayda 1 öğretmen ile 3 öğrencinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı açıklandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın babasının eski emniyet personeli olduğunu belirterek soruşturmanın sürdüğünü duyurdu. Öğrenciler panik sırasında camdan atlayarak kaçmaya çalıştı.

Olay, bir gün önce Şanlıurfa Siverek'te bir lisede yaşanan ve 16 yaralının olduğu silahlı saldırının hemen ardından geldi. Her iki olay da eğitim camiasında ve toplumda büyük üzüntü ve tepki yarattı.

Hüseyin Baş'ın açıklaması, yaşanan trajedileri salt güvenlik meselesi olmanın ötesinde, gençlerin eğitimi, aile yapısı ve toplumsal değerler açısından ele almasıyla dikkat çekti.

Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı

Şanlıurfa’daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş’tan geldi

15.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Şanlıurfa'daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş'tan geldi.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, okuldaki silahlı saldırıda biri öğretmen 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

Edinilen bilgilere göre öğle saatlerinde okul binasına giren bir şahıs, henüz bilinmeyen bir nedenle çevreye ateş açmaya başladı.



Görgü tanıklarının ifadelerine göre saldırgan, önce okul bahçesinde havaya ateş açtıktan sonra bina içerisine yönelerek saldırısına devam etti.

Silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, polis ve Özel Harekat ekipleri sevk edildi.

Öğrenci ve öğretmenler güvenlik önlemleri eşliğinde hızla tahliye edilirken, saldırının haberini alan aileler okul önünde büyük panik yaşadı.

İkinci Okul Saldırısı Şoku

Bu saldırı, bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının hemen ardından gerçekleşti. Üst üste gelen bu olaylar, okul güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Yetkililer, saldırganın kimliği ve olayın nedenine ilişkin soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü, yaralıların çevre hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındığını bildirdi.

Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı

Beylikdüzü'nde sosyal medya fenomeni Banu Parlak'ın köpeğinin, komşusunun köpeğini öldürmesi ve yakınları tarafından darp edilmesi iddiasıyla ilgili açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmaya Banu Parlak katılmazken, dosyadaki eksiklikler giderilmek üzere dava 30 Kasım'a ertelendi

15.04.2026 12:34:00
İHA
Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı
Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı
Olay, İstanbul Beylikdüzü ilçesi Marmara Mahallesi'nde 2024 yılında yaşanmıştı. Sosyal medya fenomeni Banu Parlak'ın köpeği Drago, komşusunun köpeği Leo'ya saldırarak ölümüne sebep olmuştu.

Olay sonrası iddiaya göre Leo'nun sahibi de Parlak'ın yakını tarafından darp edilmişti. Konuyla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya Leo'nun sahipleri ve avukatı katılırken Banu Parlak ise yer almadı. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, şüphelilerin tespiti için 30 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

"Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor"

Duruşma sonrası açıklamada bulunan müşteki Yasemin Kılıç'ın avukatı Sevde Canik, "Yargılamamız bugün başladı. Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor. İnşallah iyi bir yargılama süreci geçirdikten sonra hak ettiği cezayı alacağını düşünüyoruz. Çok fazla eksiklik var dosyada bugün onları dile getirdik. Toplanmayan delillerimiz hiç dosyaya eklenmeyen şüpheliler var. Şu an sanık kürsüsünde olması gerekirken bu kişiler bunların eklenmesini istedik. Leo için adaletin sağlanacağına inanıyoruz" dedi.

Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı

15.04.2026 12:27:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:30:38
İhlas Haber Ajansı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'de 31 düzensiz göçmen yakalandı
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde hudut birliklerince gerçekleştirilen faaliyetlerde 31 düzensiz göçmen yakalanırken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, Demirköprü Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Eskiköy köyü mülki sınırlarında 6 Suriye uyruklu düzensiz göçmen yakalandı. Saçlımüsellim köyü sınırlarında ise Saçlımüsellim Hudut Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 5 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.



Serem Hudut Karakol Komutanlığı ekiplerince Gemici köyü mülki sınırlarında yapılan çalışmalarda ise 1 Irak, 1 İran, 1 Filistin, 3 Cezayir ve 14 Afganistan uyruklu olmak üzere toplam 20 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan göçmenlerin işlemlerinin ardından Edirne Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edileceği öğrenildi.



Öte yandan, Kiremitçisalih köyü mülki sınırlarında Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı, JASAT ve İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 3 Türk vatandaşı yakalandı. Şüphelilerden birinin göçmen kaçakçılığı organizatörü olduğu değerlendirilirken, bir diğer şahsın "silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ)" suçundan kaydının bulunduğu tespit edildi.

Diğer şüphelinin ise dolandırıcılık suçundan kaydı olduğu öğrenildi. Üst aramalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan şüpheliler, cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenilirken, olaylarla ilgili incelemeler sürüyor.

İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 22. duruşması başladı

 

15.04.2026 12:10:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı
İBB Davası'nın 22. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un avukatının savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. 

Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı

Şanlıurfa Siverek’teki lise saldırısında pompalı tüfekle 16 kişiyi yaralayan eski öğrenci intihar etti, olayda 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı. Saldırı sonrası öğretmen sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı

15.04.2026 12:02:00
Haber Merkezi
Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı
Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde dün sabah saat 09.30 sıralarında Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde korkunç bir silahlı saldırı yaşandı. Okulun eski öğrencisi 19 yaşındaki Ömer Ket (Ö.K.), pompalı tüfekle okula girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ve 1 kantin işletmecisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Saldırgan, polis ekiplerince sıkıştırılınca aynı silahla intihar etti. Olayda can kaybı yaşanmadı.

4 kişi görevden uzaklaştırıldı

Şanlıurfa Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, yaralılardan 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edildiği, 3'ü ağır olmak üzere 9 yaralının ise Şanlıurfa'daki hastanelerde tedavisinin devam ettiği belirtildi. Valilik, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla 2 İlçe Emniyet Müdürlüğü yöneticisi ile 2 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticisinin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Böylece toplam 4 kamu çalışanı geçici olarak görevden uzaklaştırılmış oldu. Ayrıca olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı ve müfettişler görevlendirildi.

Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayın tüm yönleriyle incelendiğini açıkladı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu, 9. sınıfta okuduktan sonra açık öğretim lisesine geçtiğini ve pompalı av tüfeğiyle rastgele ateş açtığını kamuoyuyla paylaştı. Vali Şıldak, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olayı çok yönlü araştırıyoruz" dedi.

Saldırganın önceden tehdit mesajları ortaya çıktı

Olayın ardından Ömer Ket'in sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar dikkat çekti. Saldırgan, okulun Instagram hesabına "Hazır olun, bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak" ve benzeri tehdit içeren mesajlar bıraktığı belirlendi. Bu paylaşımların günler öncesine ait olduğu öğrenildi. Güvenlik kamera görüntüleri de saldırganın okula girişini ve rastgele ateş açışını anbean kaydetti.

Okul 4 gün süreyle tatil edildi 

Valilik kararıyla Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim-öğretime 14 Nisan 2026 tarihinden itibaren 4 gün ara verildi. Bölgede güvenlik önlemleri artırıldı, okul çevresi tahliye edildi.

Eğitim camiasından tepki

Saldırı sonrası bazı öğretmen sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı. Eğitimciler, okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek "Öğretmene ve öğrenciye dokunma" çağrısı yaptı. Olay, ülkede silahlı şiddet ve okul güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Soruşturma kapsamında saldırganın pompalı tüfeği nasıl temin ettiği, olası işbirlikçileri ve sosyal medya paylaşımlarının detayları da titizlikle inceleniyor. Yaralıların sağlık durumları yakından takip edilirken, yetkililer gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edecek.

Olay, Türkiye genelinde büyük üzüntü yarattı. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için okullarda güvenlik önlemlerinin gözden geçirileceğini vurguladı. Konuyla ilgili soruşturma devam ediliyor.

"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi

14.04.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet olaylarının son bulmadığını ve giderek artmaya devam ettiğini kaydetti. Okullarda, güven ve huzurun bir an önce sağlanması gerektiğini belirten Geylan, okulların şiddet olaylarıyla anılmasının Türkiye'nin geleceğini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi.

"Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte"
Geçtiğimiz günlerde öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in ardından şiddet olaylarının azalmasında hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirten Geylan, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD'de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir"
Türkiye'deki okullara kamera sistemlerinin getirilmesini ve her okula kolluk desteği sağlanmasının önem arz ettiğini ifade eden Geylan, "Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek'te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik" şeklinde konuştu.

"Okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır"
Bu tedbirlerin en başında şiddet konusunda yasal düzenlemelerin getirilmesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin psikolojik gelişimleri ve sosyal ilişkileri, sorunların erken tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 ve 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM'ye ilettik. Bunun yanı sıra, caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladık. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik ve çok sayıda basın açıklaması düzenledik. Ancak bugün gelinen noktada, şiddete yönelik alınan tedbirlerin ve mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitim kurumlarımızda görev yapan her bir öğretmenimizin, eğitim çalışanımızın ve eğitim gören her öğrencimizin hayatı ve güvenliği en kıymetli öncelik olmalıdır. Bu nedenle okulların güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir "Güvenlik Zirvesi" düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Şayet onları şiddet sarmalından uzak tutamazsak, okullarımız güvenli alanlar olmaktan çıkar ve adeta Teksas'a döner; böylece geleceğimiz de ciddi şekilde tehdit altına girer. Öğretmenler ve öğrenciler, okullarında kendilerini güvende hissetmeli; eğitim kurumlarında huzur içinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebilmelidir."İHA

Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ilk belirlemelere göre 16 kişi yaralandı

14.04.2026 11:00:00 / Güncelleme: 14.04.2026 12:07:07
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı
Şanlıurfa'da lisede silahlı saldırı 16 yaralı
Hasan Çelebi Mahallesi'nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrenci silahlı saldırı gerçekleştirdi. Silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre 16 öğrenci yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve özel harekat ekipleri sevk edildi.

Yaralı öğrencilerin bazılarının silahlı saldırıdan kaçmak için camdan atladığı öğrenilirken, güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi.

Görgü tanığı olayı anlattı
 
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı düzenlenen silahlı saldırıda 16 öğrenci yaralandı. Görgü tanığı korku dolu anları anlattı.
 
İddiaya göre, 18-20 yaşlarında olduğu öne sürülen bir kişi, elindeki uzun namlulu silahla okul bahçesi ve içerisinde rastgele ateş açtı. Olayda 16 öğrenci yaralandı. Saldırganın daha sonra aynı silahla intihar ettiği öne sürüldü. 
 
İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma özel harekat ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastanelere sevk edildi.
 
Görgü tanıklarından Gökhan Başaranoğlu, "17-18 yaşlarında bir çocuktu. Dış kapıdan içeri girer, girmez elindeki uzun namlulu silahla ateş açmaya başladı. Önce sağa sola, ardından da okula ateş açtı. Daha sonra koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı" dedi.

Vali'den açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 16 öğrencinin yaralandığını, saldırganın intihar ettiğini söyledi.
 
Saldırganın 19 yaşında okulun eski bir öğrencisi olduğunu söyleyen Vali Şıldak, şuanda 12 yaralının tedavisinin Siverek Devlet Hastanesinde sürdüğünü, diğer 4 kişinin ise Şanlıurfa'da tedavi altına alındığını vurguladı. 
 
Vali Şıldak, "Sabah saatlerinde 09.30 sularında 2007 doğumlu okulun eski bir öğrencisinin pompalı av tüfeği ile okula girerek rastgele ataş açması sonucu 16 kişi yaralandı. Yaralılardan 4'ü öğretmen, 1'i polis memuru, 1'i kantin işletmecisidir. Şükürler olsun can kaybımız yok. 
 
2 öğretmen, 2 öğrencinin sağlık durumu biraz daha orta seviyede olduğu için il merkezine sevkedildi. 
 
12 yaralımızın tedavileri Siverek Devlet Hastanesinde devam ediyor. Olayı çok yönlü araştırıyoruz. Saldırgan okulun eski bir öğrencisi, sadece 9. sınıfta bulunuyor daha sonra açık öğretim lisesine geçmiş. 2007 doğumlu. Okul içerisinde polisimizin müdahalesiyle sıkıştırıldı ve kendi canına kıydı. Okulu tahliye ettik. Büyük üzüntü duyuyoruz. Soruşturmamız devam ediyor" dedi.

Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin süren soruşturmada 12 şüpheli gözaltına alındı

14.04.2026 02:00:00
AA
Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı
Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, 2020'den itibaren devam etmekte olan Gülistan Doku soruşturmasında, cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.

Dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın da aralarında olduğu Engin Y, Cemile Y, Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A. ve Şükrü E. olmak üzere 12 şüpheli gözaltına alındı.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.