logo
22 HAZİRAN 2026

İstanbul Lalesi anavatanına döndü

Orijini İstanbul olan, Hollandalı araştırmacılar tarafından yüzyıllar sonra bulunarak çoğaltılan 'İstanbul Lalesi', anavatanına kavuştu. Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde tarafından İBB'ye hediye edilen 1000 İstanbul Lalesi'nin sembolik dikimi, Başkan Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla Emirgan Korusu'nda gerçekleştirildi. İmamoğlu ve Uijterlinde'ye, dikim sırasında, 4'ncü yaş doğum gününü kutlayan Hüma İnal isimli minik çocuk eşlik etti

03.12.2021 14:51:00
İstanbul Lalesi anavatanına döndü
İstanbul Lalesi anavatanına döndü

SARIYER / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hollanda İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde ile Sarıyer'deki Emirgan Korusu'nda bir araya geldi. İmamoğlu ve Uijterlinde, Hollanda'dan gönderilen İstanbul Lalesi'nin sembolik dikimini, 4'ncü yaş doğum gününü Emirgan Parkı'nda, dedesi ile birlikte doğayla iç içe kutlayan Hüma İnal ile birlikte gerçekleştirdi. Sembolik dikim töreninde ilk konuşmayı gerçekleştiren Başkonsolos Uijterlinde, şunları söyledi:

UİJTERLİNDE: LALELER, ARAMIZDAKİ DOSTLUĞU TEMSİL EDİYOR

"Bugün İstanbul Lalesi'nin evine dönüşünü kutluyoruz hep birlikte. Bu proje, bir önceki selefim olan eski Hollanda İstanbul Başkonsolosu Bart Van Bolhuis tarafından, 2020 yılında başlatılmış bir projeydi. Bugün de şansımıza hava çok güzel. Yüzyıllardır aslında var olan lale, yüzyıllar sonra tekrar evine dönmüş oldu. Ve aynı zamanda Türkiye-Hollanda arasındaki ilişkileri de temsil ediyor. İki ülke arasında, 400 yüz yılı aşkındır Osmanlı zamanında kurulmuş diplomatik ilişkiler devam ediyor. Osmanlı'yla savaşa girmeyen birkaç ülkede bir tanesi Hollanda. Şu ana kadar hiçbir savaş olmadı iki ülke arasında. Dolayısıyla laleler, bu anlamda dostluğu ve aramızdaki iş birliğini de temsil ediyor ve ona bir referans aynı zamanda. O yüzden Sayın Belediye Başkanı'na da çok teşekkür ediyorum bu imkanı bize sağladığı ve bu projeyi gerçekleştirdiği için."

İMAMOĞLU: BİR ÇİÇEĞE BU KADAR MİSYON YÜKLENİR Mİ?

İmamoğlu da Uijterlinde'ye teşekkürlerini ileterek, "Umut ediyorum ki, bu güzel buluşma, az önce kendilerinin de ifade ettiği gibi, iki ülkenin dostluğuna, uzun yıllardır süren ilişkisine ve iş birliğine dönük sunduğu o simgeyi, ben bir de barışla taçlandırmak istiyorum. Gerçekten bu tür güzel hamleler, bu tür güzel birliktelikler, dünyadaki barışın da simgesi olabiliyor. Barışın da öznesi olabiliyor. Ya da kaynağı olabiliyor. Belki, 'Bir çiçeğe bu kadar misyon yüklenir mi' diye düşünebilirsiniz. Ama işte dünya böyle mucizelere tanık olabiliyor. Yüzyıllar öncesinden beri oluşan bu lale kültürünün, yine lalenin bir göçüyle beraber, sonra yine tekrar oradan buraya gelişini simgeleyen bugünkü dikim anı, işte bize bırakılan en derin kültürlerden bir tanesi" dedi.


'DÜNYAMIZIN GELECEK NESİLLERE DEVREDİLMESİ, SORUMLULUĞUMUZ'

İstanbul Lalesi'ni, İstanbul'un benzersiz doğasının sunduğu fırsatların bir simgesi olarak gördüğünü vurgulayan İmamoğlu, "Doğanın korunması, yeşilin geliştirilmesi, bütün dünyanın çırpındığı ve iklim değişikliğiyle büyük tehdit altında olan, neredeyse birçok bitki türünün yok olmaya başladığı dünyamızda, bu bitkilerin korunması ve gelecek nesillere devredilmesi hususunun dünyadaki bütün yöneticilerin ve bizlerin vazgeçilmez sorumluluğudur diye altını çizmek isterim. Bu yönüyle buradayım. Bu geleneğin yüzyıllar boyu sürmesini diliyorum. Umarım aramızdaki yolculuklar, gidişler, gelişler ve buluşmalar, hep böyle güzel duygularla olsun" ifadelerini kulandı.

HİKAYE 16. YÜZYILDA BAŞLADI

Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde tarafından 4 Kasım 2021 tarihinde İBB'ye hediye edilen 1.000 lale soğanı, Emirgan Korusu'nda İstanbul Meydanı'nda dikilecek. İstanbul Lalesi, 2022 Nisan ayında İstanbullularla buluşacak. İstanbul Lalesi'nin hikayesi, 16. yüzyılda Osmanlı bahçelerinde başladı. Bu özel laleyi ilk yetiştiren ve yaygınlaştıran, Kanuni Sultan Süleyman'ın Şeyhülislamı Ebu Suud Efendi'dir. Türkiye'de izi kaybolan lalenin, doğada var olduğu bilinmemektedir. Hollanda'da lale araştırmacıları, eski İstanbul lalesini bularak çoğalttı. İstanbul lalesi, yüzyıllar sonra yeniden anavatanı İstanbul'a getirildi.

'HALK EKMEK KUYRUKLARI, YAŞANAN EKONOMİK KRİZİN EN ACI ÖRNEĞİ'

 İmamoğlu, lale dikimi sonrasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve bu sorulara İmamoğlu'nun verdiği yanıtlar şöyle oldu:

- Halk Ekmek konusu tekrar gündemde ekonomik sorunlar nedeniyle. Önünde oluşan kuyruklar gittikçe uzamaya başladı. Halk Ekmek fiyatlarında bir değişiklik olacak mı? Büfeler önünde oluşan kuyruklarla ilgili de 'Dağıtmayı beceremedikleri için kuyruk oluşuyor. Görüntü vermek için insanlar, orada mizansen olarak bulunuyor' gibi yorumlar yapıyor. Bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Halk Ekmek, bizim için sorumluluk duygusu yüksek iştiraklerimizden bir tane. Burada özellikle, vatandaşın ihtiyacını çözme temelli bir bakışı var. O bakışla faaliyetlerine devam edecek. Şu anda, özellikle yıl içerisinde ve başında, özellikle zamdan önce mal tedarikinden ötürü, bir şekliyle maliyetlerimizi kurtarmasa da süreci yürütebilecek durumdayız. Ancak tabii ki önümüzdeki yıl nasıl bir maliyetle karşı karşıya kalacağız -ki sübvanse etmeyi elbette düşünürüz ve yaparız bunu çekinmeyiz- ama ne kadarını yapabiliriz, nasıl bir fiyat çıkabilir, inanın bunu tahmin etmek güç. Niçin güç? Çünkü, öyle anlık ve günlük fiyat değişikliği yaşayan bir ülke durumuna düştük ki, maliyet çıkartılamıyor. Mesela, bir ihaleye çıkan kurumumuz, 'yaklaşık maliyet' diye tariflenen bir maliyeti taban alır. Ve onun belli bir oran yukarısında, aşağısında ihale rakamı oluşunca, siz o ihaleyi karşı tarafa verirsiniz, mal ya da hizmet alırsınız. Şu anda yaklaşık maliyeti çıkartıyor arkadaşlar, ilana çıkıyoruz, ihalenin günü geldiğinde, artık o yaklaşık maliyetin hükmü kalmıyor. Yani bu kadar aslında kamunun özel sektörün zor iş yapabildiği, iş yürütebildiği bir dönemdeyiz. Ama bütün bunlara rağme, vatandaşımızı koruyacak sübvansiyonu yaparız. Ekmeğin maliyetini en aza indirecek şekilde bütün tedbirlerimizi alırız. Vatandaşımızın yanında oluruz. Olmalıyız da. Yani zaten Halk Ekmek, aslında ne yazık ki ülkemizde yoksulluğun bir barometresi gibi oldu ya da bir tansiyonunu ölçen bir mekanizma gibi oldu. Eğer ülkede şu an ekonomik bir problemle sorunla karşı karşıya isek, bunu ne yazık ki en acı bir şekilde bize gösteren kuyruklardan birisi, ekmek kuyruğu. Bu, birkaç yıldır Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntılarda sıklıkla gördüğümüz bir durum. Şu anda da onu yaşıyoruz. Bu manzaraya, bu ne yazık ki hepimizin içini acıtan ve düşündüren görüntülere dönük bir kısım insanların yaptığı o kötü yorumlara da ben diyorum ki, 'Gönlü kör, kalbi kör, vicdanı kör, siyaset için her şeyi konuşabilecek, her şeyi dile getirebilecek körlükte insanlar' diyorum. Başka hiçbir şey diyemiyorum. Yani başka hiçbir tarifi yok. Umarım o körlüklerini bir an önce bertaraf etsinler ve gözleri artık görsün gerçekleri. Gerçeklerle yorum yapsınlar. Birbirimize destek olalım. Ümitsizim bazı insanlardan ama onlar için dua ediyorum."



'TÜİK'İN ELİNDE HANGİ FORMÜLÜ VARSA, BİZE DE ANLATSIN'

- Yükselen döviz kurları var. Açıklanan yeni bir enflasyon, rakam var. Son zamanlarda en yüksek yıllık enflasyon rakamı olarak yüzde 21,3 olarak açıklandı. Bu yükselen döviz kurları ve enflasyon oranlarına karşılık İBB'nin sunduğu hizmetlerin fiyatlarında bir güncelleme ya da yükseliş bekliyor muyuz?

"Efendim yapmak zorundayız. Yani ben size şöyle söyleyeyim: Şimdi minibüsçü, yolcu taşıyacak. Arabasına mazot koyamıyorsa, nasıl taşıyacak? Yani bunun bir yöntemi yok. Yani ülkemizdeki yakıt fiyatlarının artışları ortada. Gıda fiyatlarının artışları ortada. Un fiyatının artışı ortada. Açıklanan enflasyon rakamlarıyla ilgili olmayan, depresyonu yüksek bir ekonomik dönem yaşıyoruz. Tarifsiz. Ben, 30 yılı aşkındır iş yaşamımda farklı krizler yaşamış birisiyim. Kur meselesi, bu ülkenin herhangi bir meselesi değildir. Yani siz eğer, 500 milyar dolara yaklaşan bir dış borcu olan bir ülkeyseniz, özellikle enerjide, akaryakıtta, petrolde tamamen dışa bağımlı bir ülkeyseniz, 'Beni döviz ilgilendirmez' safsatalarını söyleyemezsiniz. Bu şekilde milleti aldatamazsınız. Bütün bu maliyetler hayatımızın içerisinde. Yani bu kadar içimizi acıtan, insanların cebindeki paranın bu kadar kıymetsizleştiği ya da işte bütünüyle aslında ücretlerimizin, paramızın işe yaramaz hale geldiği bir ortamda, sistemin çarklarının dönmesi için, insanlar mecburen fiyatlarını yenilemek veya yeniden değerlemek zorunda kalıyor. Kamu da bunu yapmak zorunda. Tabii ki kamunun önceliği, her şeye rağmen bir belediyelerin önceliği, 'Bir şekilde sübvanse edebilir miyim? En düşük nerede tutabilirim' çabası olacaktır. Ama bizim de yani gücümüz bir yere kadar. Dolayısıyla ne yazık ki, bugünkü ekonomiyi yönetenler, bu kur sisteminin perişan olması, Türk Lirası'nın bu kadar değersizleşmesi… Ki gerçek enflasyon, bugün açıklanan enflasyonun en az 3 katıdır bu ülkede şu anda. Yani bu çok net. Gitsinler marketten bir sene önce aldıkları tuvalet kağıdıyla, bu sene aldıkları tuvalet kağıdının farkına baksınlar. Bir sene önce aldıkları un ile bu seneki unun, şekerin, petrolün, mazotun fiyatına baksınlar. Bu kadar basit. Yani mal ve hizmetlerdeki bu farkı görebilirler. Benim dememe gerek yok. Alırsınız, aradaki farkı çıkarırsınız, bir önceki yıla dönüp bölersiniz, dersiniz ki, 'Şu kadar yüzde fiyat artışıyla karşı karşıyayız; nokta.' Matematiğin kuralı bu kadar basitken, TÜİK'in elinde hangi formülü varsa, bize de anlatsın, Allah aşkına bizi rahatlatsın yani. Allah aşkına anlatsın. Ama öyle bir formül yok.

 

 



Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında denizanası popülasyonunda patlama yaşanıyor. Tatilcilerin "Denize girebilecek miyiz?" sorusuna yanıt arayan uzmanlar, bu istilanın arkasındaki ürkütücü ekolojik gerçekleri ve temas anında hayat kurtaran ilk yardım formülünü açıkladı

21.06.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte milyonlarca insan sahillere akın ederken, bu yıl denizlerde beklenmeyen bir misafir tatil keyfini gölgelemeye başladı. Türkiye'nin popüler turizm rotaları başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz kıyılarında son günlerde sıklıkla görülen dev denizanası sürüleri, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişe uyandırıyor.

"Denizanası olan denize girilir mi?", "Bu canlılar neden bir anda bu kadar çoğaldı?" soruları internet arama motorlarında ilk sıralara tırmanırken, bilim insanlarından korkutan bir çevre uyarısı geldi.

Suçlu sadece sıcaklık değil

Kıyılarda göze çarpan kahverengi pusula denizanaları ve mor denizciğeri türlerindeki bu sıra dışı artış, sadece mevsimsel sıcaklıklarla açıklanmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, denizanası patlamasının temelinde insan eliyle yaratılan ekolojik tahribatın yattığına dikkat çekiyor.

Deniz ekosistemindeki besin zincirinin kırıldığını belirten su bilimleri uzmanları, aşırı ve plansız balıkçılık nedeniyle denizanalarının en büyük besin kaynağı olan planktonları tüketen balık stoklarının hızla azaldığını vurguluyor. Besin zincirinde boşalan bu alanlar, yüksek üreme potansiyeline sahip denizanalarına kalıyor. Küresel iklim krizine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve evsel/endüstriyel kirlilik de bu organizmaların adeta birer üreme makinesine dönüşmesini destekliyor.

Turizm ve balıkçılık tehdit altında

Denizanası istilaları sadece yüzücüleri değil, kıyı ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor. Sürüler halinde gezen jelatinimsi bu canlılar, balıkçı ağlarını yırtıyor, su ürünleri kafeslerindeki balıklara zarar veriyor ve hatta kıyıdaki sanayi tesislerinin soğutma suyu girişlerini tıkayarak üretimi aksatabiliyor.

Asla tatlı su sürmeyin!

Sahillerde sıkça karşılaşılan denizanası temasları sonrasında vatandaşların yaptığı ilk yardım hataları ise tehlikeyi ikiye katlıyor. Uzmanlar, denizanası sokmasına maruz kalındığında panik yapılmamasını ve kesinlikle tatlı su (çeşme suyu, içme suyu) kullanılmamasını önemle hatırlatıyor. Tatlı su, cilde yapışan zehirli hücrelerin (tentakül) patlayarak vücuda daha fazla zehir salmasına yol açıyor.

Denizanası çarpmasında adım adım ilk yardım:

Deniz Suyu ile Yıkayın: Temas eden bölgeyi derhal temiz deniz suyu ile bolca durulayın.

Dokunaçları Sıyırın: Cilde yapışan uzantıları çıplak elle ellemek yerine cımbız veya plastik bir kart (kredi kartı vb.) yardımıyla yavaşça sıyırarak uzaklaştırın.

Sirke Uygulayın: Zehrin etkisini nötralize etmek için bölgeye sirke dökün veya ılık kompres yapın.

Sağlık Kuruluşuna Başvurun: Özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya hassas bünyelerde nefes darlığı, düşük tansiyon ve kas spazmı gibi ciddi alerjik reaksiyonlar görülürse zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.

Doğanın bir ekolojik uyarısı olarak nitelendirilen bu durum karşısında, sahillerde denize girerken dikkatli olunması ve kıyıya vuran ölü denizanalarına bile zehir hücreleri hala aktif olabileceği için çıplak elle dokunulmaması gerektiği ifade ediliyor.

AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi

Ankara'da CHP'li 4 ilçe belediye başkanının AKP'ye geçeceği iddia edilirken, Haymana Belediyesi'nin ilçedeki Mansur Yavaş pankartlarını kaldırması dikkat çekti

21.06.2026 17:00:00 / Güncelleme: 21.06.2026 17:12:05
Haber Merkezi
AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi
AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi
Ankara'da CHP'li 4 ilçe belediye başkanının AKP'ye geçeceği iddia edilirken, Haymana Belediyesi'nin ilçedeki Mansur Yavaş pankartlarını kaldırması dikkat çekti. Belediye, pankartların "gerekli izinler alınmadan asıldığı" gerekçesiyle kaldırıldığını açıkladı.

Ankara'da CHP'li Kalecik, Gölbaşı, Haymana ve Nallıhan belediye başkanlarının AKP'ye geçeceği iddiasının ardından yeni bir gelişme yaşandı. İddiaları yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç yalanlarken, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı'nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u ziyaret etmesi tartışmaları artırmıştı.

AKP'ye geçeceği öne sürülen isimler arasında yer alan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç'un talimatıyla ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a ait pankartların kaldırıldığı belirtildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi

21.06.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Hakan Fidan'ın, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kahire'de Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildiği bildirildi.

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katılacağı yeni partiyi duyurdu

21.06.2026 15:28:00
Haber Merkezi
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, aldığı karara dair açıklamalarda bulundu.

Tugay, istifa etmeden önce mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'le telefonda konuştuğunu söyledi. Özel'in, "Senin kararın" dediğini belirten Tugay, istifa ettikten sonra bir kez daha konuştuklarını ifade etti. Tugay'ın aktardığına göre bu sefer Özel, "Eline sağlık. Bunlar bunu hak ediyor" dedi.

"Bundan sonra artık Özgür Özel ve kurmaylarının vereceği siyasi kararları takip ediyorum" diyen Tugay, "Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım" ifadelerini kullandı.

Başka bir partiye gitmesinin söz konusu olmadığını belirten Tugay, "Benim partiden istifa etme sebebim Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan ile partinin başına atanması ve aldığı ihraç, atama kararlarıdır. Ben CHP'den herhangi bir ideolojik görüş değişikliği nedeniyle ayrılmadım. 2027 yılı sonunda Türkiye seçime gidecek, bu tarihe kadar elimizden gelen her şeyi yapmak durumundayız. Özgür Özel CHP'nin başına yeniden dönene kadar istifa kararım kesindir. Eğer bunlar olursa ben de CHP'ye yeniden dönerim. AKP'ye geçmem gibi bir durum söz konusu bile değil" dedi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?


 
Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir. Tip 2 diyabet ise daha ziyade ileri yaşlarda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri daha ağır seyreder. Tip 2'de ise belirtileri uzun süre farketmemek mümkün. 

20.06.2026 03:17:00
MURAT ÇORBACI
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?

Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir ve bireye bağlı olarak aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

• Anormal susuzluk ve ağız kuruluğu
• Sık idrara çıkma
• Yatmadan önce idrar kaçırma
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Sürekli açlık
• Ani kilo kaybı
• Bulanık görme
Tip 1 diyabet, bazen bu belirtilerden bazılarının varlığında yüksek kan şekeri seviyeleri ile teşhis edilir.

Tip 2 diyabette durum

Genellikle 50'li yaşlardan sonra kendini gösteren Tip 2 diyabetin belirtileri ise şunlar:

• Çok sık idrara çıkma
• Aşırı susuzluk
• Aşırı açlık
• Bulanık görme
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
• Yavaş yara iyileşmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar

Tip 2 diyabetli birçok kişi, belirtiler genellikle Tip 1 diyabeti olanlar kadar belirgin olmadığı ve teşhis edilmesi birkaç yıl sürebildiği için durumlarının farkında olmadan uzun süre yaşayabilir.

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

20.06.2026 02:00:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:36:34
AA
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan 7 şüpheli, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P, inşaat firması yetkilileri S.B. ve R.K.B, kamu görevlisi Ö.A. ile şirket yetkilisi R.Ö. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, şirket çalışanı M.C.H. ise serbest bırakıldı.

Soruşturma

Seferihisar Belediyesi ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların, inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik soruşturmada, 17 Haziran'da aralarında Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerle bağlantısı olduğu öne sürülen Güzelbahçe'nin daha önce tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay ile şirket çalışanı M.C.H. de 18 Haziran'da yakalanmıştı.

Söz konusu 8 şüphelinin dün İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanmış, şüphelilerden '''''''S.Y. sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Diğer şüpheliler ise adliyeye sevk edilmişti. 

Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet


 
Başakşehir'de başına taşla vurularak öldürülmüş kadın cesedi bulundu. Kadının nişanlısı olduğu öğrenilen şüpheli gözaltına alındı.

20.06.2026 01:18:00
HABER MERKEZİ/AA
Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet
Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet

Başakşehir'de boş arazide başına taşla vurularak öldürülmüş kadın cesedi bulundu. Şahintepe Mahallesi İstiklal Caddesi'ndeki boş arazide hareketsiz yatan bir kadını gören vatandaşlar polise ihbarda bulundu.
Olay yerine gelen ekipler kadının kafasına taşla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemelerde cesetin Sultan Ç'ye ait olduğu tespit edildi.

Nişanlısı gözaltında

Olay yeri inceleme ekipleri ve cumhuriyet savcısının incelemelerinin ardından cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis, kadının nişanlısı olduğu öğrenilen şüpheli Vedat Ç.'yi gözaltına aldı.

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.