logo
23 HAZİRAN 2026

İstanbul’un işgali ve sonrası

İstanbul işgali resmi ve fiilisi üzerine, Paşa’nın ilk işi milletin talih ve mukadderatı üzerinde haiz-i tesir fevkalade kararlar ittihaz etmek üzere fevkalade bir meclis azasının intihabı ile Ankara’ya içtimaa sevkini talep olmuş

08.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İstanbul’un işgali ve sonrası
İstanbul’un işgali ve sonrası
"… İstanbul işgali resmi ve fiilisi üzerine, Paşa'nın ilk işi milletin talih ve mukadderatı üzerinde haiz-i tesir fevkalade kararlar ittihaz etmek üzere fevkalade bir meclis azasının intihabı ile Ankara'ya içtimaa sevkini talep olmuş.

Bu yeni intihabata eski müntehib-i sanilerden başka Müdafaa-i Hukuk'lardan başka belediyelerinde iştirakleri muvafık olacaklarını yazmış. Şimdi her tarafta bu yapılıyormuş.







(…) İntihabat her tarafta alaka ve ehemmiyetle ve süratle yapılıyor. Bu gidişle bir aya kalmaz Ankara'da Meclis toplanır."  

Kansu, hatıratında o dönemde işgalden kaçıp Anadolu'da Mustafa Kemal'in yanına gitmeye çalışanlara yardım eden bir Özbek tekkesinden bahseder:

"… Ondan sonra bazı mebuslar evvelce kendilerine tebliğ edilen karar veçhile ve muayyen parolalar ile Üsküdar'da Sultantepe'de Özbek dergâhına müracaatla, o vasıta ile Anadolu'ya geçirilmiş ise de İngilizler bu yolu keşfederek dergâh basılmış; ne şeyhi, ne de müridi kalmış, kapatılmış olduğundan Anadolu'ya geçmek isteyenler başka vasıtalarla, şahsi teşebbüslerle uğraşmağa başlamışlardı.

Ben de bu meyanda idim. Bir gün tebdil-i kıyafetle Meclis'e geldim. Kapıda İhsan Bey'e tesadüf ettim (eski Bahriye Vekili merhum İhsan Bey). Kaçmanın yolu hakkında görüştüm. Bana şu tavsiyede bulundu:







'Dergâh tariki İngilizler tarafından kapatıldı. Şimdi sen hemen Üsküdar'a geç, Jandarma Tabur Kumandanı Remzi Bey'e git (Avcı Taburları Kumandanı merhum Remzi Paşa). Beni Fatih gönderdi, diyeceksin. Remzi ismini telaffuz etme, ismi şimdilik Bülent'tir; o seni kaçırır' dedi." 

Yunus Nadi, İstanbul'un işgalinden beş gün sonra şehri terk ederek Anadolu'dan Ankara'ya Mustafa Kemal'in yanında gitmeye çalışır.

Mustafa Kemal'in vatan savunmasında yanında yer alan din adamlarından biriyle karşılaşır.

Yolda Geyve'de durum değerlendirmesi yaptığı vatanseverler arasında bir hafız dikkatini çeker.

"Hafız Fuat ismini taşıyan biri fevkalade nazar-ı dikkatimi celbetti. Bana, 'O, orada İngilizlerle yaşaya dursun, biz milletçe Ankara'da yeni hükûmetimizi kuralım o zaman görsün' diyordu.







O dediği padişahtı. Geyveli hafızın ifadesindeki derin idrak mânâsını bugün dahi hayret ve takdirle yadediyorum." 

Mustafa Kemal, İstanbul'un işgali sonrasında Meclis-i Mebusan'ın tekrar İstanbul'da faaliyet gösteremeyeceği itirazını yapıyordu. Ancak padişah İstanbul'da ısrar ediyordu:

"… Daima söylüyorum. Hükümet-i merkeziye ve İstanbul'daki bazı rical-i kiram ve hatta Padişah bile, meclisin İstanbul'da toplanmasını ısrar ve arzu ediyorlar.

Çünkü istedikleri zaman, bilhassa Padişah, Düvel-i İtilafiye'ye güvenerek Meclis'i feshedebilecek. Ve tam bir serbesti ve hürriyet içinde söz söyleyen fakat işlerine gelmeyen mebusları da artık bilemem ne gibi cezalara, felaketlere uğratacaklar.







Ben (Mazhar Müfit Kansu), 'İstanbul Hükûmeti, her türlü tedabir ittihaz kılınmıştır, Düvel-i İtilafiye'den söz alınmıştır, hiçbir tehlike mutasavver değildir; yalnız sizin ile Rauf Bey gibi bir iki arkadaşın İstanbul'a gelmemesi lazım, zira bunun için Düvel-i İtilafiye'den söz alınamamıştır' diye yazıp duruyorum. Bu yazış, kabinenin bu teminatı kafi gelmez mi?

Mustafa Kemal Paşa, 'Hayır, üç kişi için teminat veremeyen bir hükûmet yüzlerce mebusu nasıl, her ne sûretle olursa olsun, taarruzdan koruyacak?

Meclis'in muhafaza-i mevcudiyeti, mebusların vazife-i teşriiyelerini tamamen hür, serbest ve daimi bir emniyet içinde yapabilmeleri Düvel-i İtilafiye'nin keyfine tabii. Böyle emniyet olur mu? Pek bariz olan bu tehlikeyi bir türlü İstanbul'a anlatamadık gitti. Amma, Ankara'ya gitmek zamanı yaklaşıyor." 







Mustafa Kemal, her livadan beş azanın seçilmesini vaz etmiş, Müdafaa-i Hukuk'ların, belediyelerin dahi iştiraki ile geniş bir temsil kuvveti oluşturmasını amaçlamıştır.

Gönderdiği beyannamede, İstanbul'da tecavüze uğramış olan Meclis-i Mebusan'ın yok edildiğinden bahsediliyor, açmayı düşündükleri yeni Meclis'in, milletin mukadderatı hakkında onun yerine kaim olacağını ve belki ondan da mühim kararlar vermek hal ve mevkiinde bulunacağını ifade ediyordu.







Kendisi bu günleri şöyle anlatır:

"… İstanbul'un işgali üzerine derhal bütün teşkilata keyfiyetin telgraflarla protesto edilmesini yazdım.

Düvel-i İtilafiye'ye protesto telgrafları çekildi ve İstanbul'un işgali tarihi olan 16 Mart'tan üç gün sonra makine başında bütün kumandanlarla görüştüm. Mütalaalarını aldım. Ankara'da bir meclis-i müessesan açmak mukarrerdi.

Fakat Erzurum ve Sivas bir müessesan tabirini iyi bulmadılar; bu, salahiyet-i fevkaladeyi haiz bir Meclis'tir dedik ve mebusandan Ankara'ya gelebilecekler dahil olmak üzere yeniden bir talimatla intihap emrini verdim.

Bu talimatta, livaları esas ittihaz ederek, her livadan beş mebus intihap edilmesi ve intihabın, her livada, kazalardan gelecek müntehib-i sanilerle merkez liva müntehib-i sanilerinden, liva idare ve belediye meclisler liva Müdafaa-i Hukuk Heyeti idarelerinden ve vilayet merkezlerinde aynı sûretle teşekkül edecek bir meclis tarafından icra edilmesi ve sair intihabata ait teferruat hakkında talimat verdim.







Bu intihap on beş günde bitecek, Ankara'da içtima edeceklerdi. Tamamen bu talimata riayet edilerek, mebuslar Ankara'ya geldiler. Bilirsin ya, kaç defa söyledim; İstanbul'da meclis olmaz, akıbeti vahimdir; dinletemedik.

Beni reis yapınız dedik, bunu, ihtiras dediler, şu dediler, bu dediler, yapmadılar. Reis olmaktan maksadım, meclisin böyle bir felakete uğrayacağını bildiğim için reis sıfatiyle derhal meclisi Ankara'ya davet edebilmekti. Bu da olmadı." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.