logo
24 HAZİRAN 2026

İstanbul’un işgali ve sonrası

İstanbul işgali resmi ve fiilisi üzerine, Paşa’nın ilk işi milletin talih ve mukadderatı üzerinde haiz-i tesir fevkalade kararlar ittihaz etmek üzere fevkalade bir meclis azasının intihabı ile Ankara’ya içtimaa sevkini talep olmuş

08.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İstanbul’un işgali ve sonrası
İstanbul’un işgali ve sonrası
"… İstanbul işgali resmi ve fiilisi üzerine, Paşa'nın ilk işi milletin talih ve mukadderatı üzerinde haiz-i tesir fevkalade kararlar ittihaz etmek üzere fevkalade bir meclis azasının intihabı ile Ankara'ya içtimaa sevkini talep olmuş.

Bu yeni intihabata eski müntehib-i sanilerden başka Müdafaa-i Hukuk'lardan başka belediyelerinde iştirakleri muvafık olacaklarını yazmış. Şimdi her tarafta bu yapılıyormuş.







(…) İntihabat her tarafta alaka ve ehemmiyetle ve süratle yapılıyor. Bu gidişle bir aya kalmaz Ankara'da Meclis toplanır."  

Kansu, hatıratında o dönemde işgalden kaçıp Anadolu'da Mustafa Kemal'in yanına gitmeye çalışanlara yardım eden bir Özbek tekkesinden bahseder:

"… Ondan sonra bazı mebuslar evvelce kendilerine tebliğ edilen karar veçhile ve muayyen parolalar ile Üsküdar'da Sultantepe'de Özbek dergâhına müracaatla, o vasıta ile Anadolu'ya geçirilmiş ise de İngilizler bu yolu keşfederek dergâh basılmış; ne şeyhi, ne de müridi kalmış, kapatılmış olduğundan Anadolu'ya geçmek isteyenler başka vasıtalarla, şahsi teşebbüslerle uğraşmağa başlamışlardı.

Ben de bu meyanda idim. Bir gün tebdil-i kıyafetle Meclis'e geldim. Kapıda İhsan Bey'e tesadüf ettim (eski Bahriye Vekili merhum İhsan Bey). Kaçmanın yolu hakkında görüştüm. Bana şu tavsiyede bulundu:







'Dergâh tariki İngilizler tarafından kapatıldı. Şimdi sen hemen Üsküdar'a geç, Jandarma Tabur Kumandanı Remzi Bey'e git (Avcı Taburları Kumandanı merhum Remzi Paşa). Beni Fatih gönderdi, diyeceksin. Remzi ismini telaffuz etme, ismi şimdilik Bülent'tir; o seni kaçırır' dedi." 

Yunus Nadi, İstanbul'un işgalinden beş gün sonra şehri terk ederek Anadolu'dan Ankara'ya Mustafa Kemal'in yanında gitmeye çalışır.

Mustafa Kemal'in vatan savunmasında yanında yer alan din adamlarından biriyle karşılaşır.

Yolda Geyve'de durum değerlendirmesi yaptığı vatanseverler arasında bir hafız dikkatini çeker.

"Hafız Fuat ismini taşıyan biri fevkalade nazar-ı dikkatimi celbetti. Bana, 'O, orada İngilizlerle yaşaya dursun, biz milletçe Ankara'da yeni hükûmetimizi kuralım o zaman görsün' diyordu.







O dediği padişahtı. Geyveli hafızın ifadesindeki derin idrak mânâsını bugün dahi hayret ve takdirle yadediyorum." 

Mustafa Kemal, İstanbul'un işgali sonrasında Meclis-i Mebusan'ın tekrar İstanbul'da faaliyet gösteremeyeceği itirazını yapıyordu. Ancak padişah İstanbul'da ısrar ediyordu:

"… Daima söylüyorum. Hükümet-i merkeziye ve İstanbul'daki bazı rical-i kiram ve hatta Padişah bile, meclisin İstanbul'da toplanmasını ısrar ve arzu ediyorlar.

Çünkü istedikleri zaman, bilhassa Padişah, Düvel-i İtilafiye'ye güvenerek Meclis'i feshedebilecek. Ve tam bir serbesti ve hürriyet içinde söz söyleyen fakat işlerine gelmeyen mebusları da artık bilemem ne gibi cezalara, felaketlere uğratacaklar.







Ben (Mazhar Müfit Kansu), 'İstanbul Hükûmeti, her türlü tedabir ittihaz kılınmıştır, Düvel-i İtilafiye'den söz alınmıştır, hiçbir tehlike mutasavver değildir; yalnız sizin ile Rauf Bey gibi bir iki arkadaşın İstanbul'a gelmemesi lazım, zira bunun için Düvel-i İtilafiye'den söz alınamamıştır' diye yazıp duruyorum. Bu yazış, kabinenin bu teminatı kafi gelmez mi?

Mustafa Kemal Paşa, 'Hayır, üç kişi için teminat veremeyen bir hükûmet yüzlerce mebusu nasıl, her ne sûretle olursa olsun, taarruzdan koruyacak?

Meclis'in muhafaza-i mevcudiyeti, mebusların vazife-i teşriiyelerini tamamen hür, serbest ve daimi bir emniyet içinde yapabilmeleri Düvel-i İtilafiye'nin keyfine tabii. Böyle emniyet olur mu? Pek bariz olan bu tehlikeyi bir türlü İstanbul'a anlatamadık gitti. Amma, Ankara'ya gitmek zamanı yaklaşıyor." 







Mustafa Kemal, her livadan beş azanın seçilmesini vaz etmiş, Müdafaa-i Hukuk'ların, belediyelerin dahi iştiraki ile geniş bir temsil kuvveti oluşturmasını amaçlamıştır.

Gönderdiği beyannamede, İstanbul'da tecavüze uğramış olan Meclis-i Mebusan'ın yok edildiğinden bahsediliyor, açmayı düşündükleri yeni Meclis'in, milletin mukadderatı hakkında onun yerine kaim olacağını ve belki ondan da mühim kararlar vermek hal ve mevkiinde bulunacağını ifade ediyordu.







Kendisi bu günleri şöyle anlatır:

"… İstanbul'un işgali üzerine derhal bütün teşkilata keyfiyetin telgraflarla protesto edilmesini yazdım.

Düvel-i İtilafiye'ye protesto telgrafları çekildi ve İstanbul'un işgali tarihi olan 16 Mart'tan üç gün sonra makine başında bütün kumandanlarla görüştüm. Mütalaalarını aldım. Ankara'da bir meclis-i müessesan açmak mukarrerdi.

Fakat Erzurum ve Sivas bir müessesan tabirini iyi bulmadılar; bu, salahiyet-i fevkaladeyi haiz bir Meclis'tir dedik ve mebusandan Ankara'ya gelebilecekler dahil olmak üzere yeniden bir talimatla intihap emrini verdim.

Bu talimatta, livaları esas ittihaz ederek, her livadan beş mebus intihap edilmesi ve intihabın, her livada, kazalardan gelecek müntehib-i sanilerle merkez liva müntehib-i sanilerinden, liva idare ve belediye meclisler liva Müdafaa-i Hukuk Heyeti idarelerinden ve vilayet merkezlerinde aynı sûretle teşekkül edecek bir meclis tarafından icra edilmesi ve sair intihabata ait teferruat hakkında talimat verdim.







Bu intihap on beş günde bitecek, Ankara'da içtima edeceklerdi. Tamamen bu talimata riayet edilerek, mebuslar Ankara'ya geldiler. Bilirsin ya, kaç defa söyledim; İstanbul'da meclis olmaz, akıbeti vahimdir; dinletemedik.

Beni reis yapınız dedik, bunu, ihtiras dediler, şu dediler, bu dediler, yapmadılar. Reis olmaktan maksadım, meclisin böyle bir felakete uğrayacağını bildiğim için reis sıfatiyle derhal meclisi Ankara'ya davet edebilmekti. Bu da olmadı." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.