logo
21 MAYIS 2026

İsteyince oluyormuş demek ki

14.09.2021 00:00:00
'İsteyince oluyormuş demek ki' seslendirme dosyası:

Koronavirüse karşı aşılamaya tepki gösterenler, Maltepe Etkinlik Alanı'nda toplandı. Mitinge katılmak için gelenlere, polis 'maske takın' uyarısında bulundu. Ancak, mitinge gelenler miting alanına girdikten sonra maskelerini çıkardı. Polis, maskesini çıkaranlara müdahale etmedi. Katılımcılara HES ya da aşı kartı kontrolü yapılmadı.

Neredeyse herkes önce, İstanbul Valiliği'nin bu mitinge izin vermeyeceğini düşünüyordu ancak sonra izin çıkıverdi. 

Bu sefer de Valiliğin "Miting alanına aşısız veya PCR Testi olmayanların alınmayacağı" yönündeki açıklaması üzerine, ortalığın karışacağı ve fiilen mitingin yapılamayacağı zannına kapıldık.

Ancak neyse ki korkulan olmadı ve miting sükûnetle tamamlandı. Aşı karşıtları da bu şekilde seslerini duyurma ve tezlerini ortaya koyma imkanı bulmuş oldular. 

Ben aşıya karşı bir insan değilim, çıkar çıkmaz aşılarımı oldum, ancak aşı karşıtlarının yasal çerçevede seslerini duyurma haklarını da sonuna kadar desteklerim. Zira bu, insan hakları ve ifade özgürlüğünün en temel açılımı ve gereğidir. 

İstanbul Valiliği'nin bu hareketi örnek teşkil etmeli ve her kesim ifade özgürlüğünü özgürce kullanılabilmeli. Devlet sadece emniyet tedbirlerini alıp katılımcılara kesinlikle müdahale etmemeli. 

Bakın batı dünyasına, hemen her konuda herkes fikrini söylüyor ve buna kesinlikle müdahale edilmiyor. Hatta gösteri yapıp derdini anlatanlar incelenerek haklı problemlerine çözüm üretilmeye çalışılıyor. 

Bunu yapmak hiçbir iktidara itibar kaybettirmez, tam tersine vatandaşın devletine olan itibar ve güvenini artırır. 

Örneğin, Gezi Olayları'nda iktidar "Tamam, haklısınız, Gezi Parkı'na dokunmuyorum" deseydi, ne bu kadar olay olurdu ne bu kadar yıpranırlardı ne de yüzlerce cumadır "Üzerine deri giysili geziciler tarafından def-i hacette bulunulan başörtülü bacımızın" görüntülerini bekliyor olurduk. Bu kadar tepki ve müdahalede bulunmak ve olayı aylara yaymak iktidara çok ağır darbe vurdu. Sonuçta istediklerini yapmış olsalar dahi kaybeden kendileri oldu. 

1 Mayıs'ta Taksim'de toplanılmasına dahi katlanamıyoruz.  

İnanın bu tür gösteriler serbest bırakılsa ve katılımcılara müdahale edilmeden olaysız gerçekleşse, ne toplum tarafından şu andaki kadar takip edilir ne de bu kadar etki bırakır. 

Ancak siyasi iktidarın kendine ve icraatlarına olan özgüveni ne kadar düşükse, hemen her çatlak sesi iktidarına karşı tehdit ve saldırı gibi algılayıp zor ve güç kullanarak baskılamaya ve sindirmeye çalıştığı için bu özgür ortamı bir türlü yaşayamıyoruz. 

Umarım Aşı Karşıtları Mitingi örnek teşkil eder ve bundan sonra daha özgür bir Türkiye görmüş oluruz. 

Aşı karşıtlığı olayına gelecek olursak; 

Başta Devlet kurumlarımız olmak üzere tüm partiler aşı olunması gerektiğini söyledikleri, her gün televizyonlarda anlı şanlı profesörler aşının ne kadar önemli olduğunu izah ettiği halde, her görüşten küçümsenmeyecek kadar ciddi sayıda vatandaşımız aşı karşıtı olmaya devam ediyor. 

Aşı Karşıtlarının Maltepe mitinginde Sayın Cumhurbaşkanımızın Kahramanmaraş mitinginden çok daha fazla sayıda katılımcı vardı. 

Taraflar ortaya koydukları iddialarla birbirlerinden keskin ve kırmızı çizgilerle ayrıldığı ve ortada neredeyse hiçbir asgari müşterek bulunmadığı için iki tarafın da birbirini ikna etmesi hiçbir şekilde mümkün değil gibi görünüyor. 

Bir taraf, pandemi (Global bir salgın) derken diğer taraf salgın filan yok plandemi (Global bir plan) var, diyor!

Bir taraf aşı olmadan normale dönüş mümkün değil derken, diğer taraf zaten her şey normal ve yolunda, diyor!

Bir taraf aşının ne kadar mübarek bir şey olduğunu anlatırken diğer taraf aşının zehir olduğunu ve zaman içerisinde insan neslini yok edeceğini, iddia ediyor!

Bir taraf aşı olanlar içerisindeki ölüm vakalarının yok denecek kadar az olduğunu söylerken diğer taraf aşı olduktan sonra bir şekilde ölen insanların aşı sebebiyle farklı hastalıklara yakalanıp öldüğünü, iddia ediyor!

Yani ortada bir nesne var ve bu nesneye bir taraf bardak derken diğer taraf deodorant diyor. 

Kimin haklı olduğunu zaman gösterecek. 

5-6 yıl sonra dünya nüfusunun yüzde 90'ı ölür, kısırlaşır veya robotlaşırsa aşı karşıtları haklı çıkmış olacak. 

Bekleyip göreceğiz.

 
Zühtü Kazancı / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.