logo
06 HAZİRAN 2026

İstibdada karşı olan lider

Türkçe Kur’an okutulması, Kur’an’ın Türkçe tefsiri ve Türkçe ibadet konularına geçmeden evvel, Mustafa Kemal ile alakalı bir özelliğin altını çizmek yerinde olacaktır

05.04.2026 00:13:00
Haber Merkezi
İstibdada karşı olan lider
İstibdada karşı olan lider
Türkçe Kur'an okutulması, Kur'an'ın Türkçe tefsiri ve Türkçe ibadet konularına geçmeden evvel, Mustafa Kemal ile alakalı bir özelliğin altını çizmek yerinde olacaktır.

Zira Türkçe ibadet ile "dinsizdir" denilerek üzerine gidilen liderin, esasında bir cihad Müslümanı olduğu eserimizin başından sonuna kadar ortaya konulmaktadır.

Mustafa Kemal, henüz öğrencilik yıllarından itibaren her türlü baskıya karşı çıkan bir karaktere sahiptir.

"… Bir gün derste ayağa kalkmıştı. Hoca Efendi yerine oturmasını buyurunca bacaklarının tutulduğunu ileri sürerek oturmayı reddetti.

Hoca, 'Bana karşı geliyorsun, öyle mi?' diye bağırdı.

Mustafa, 'Evet, karşı geliyorum!' diye cevap verdi.

Bunun üzerine, sınıftaki diğer çocuklar da ayağa kalkarak, 'Biz de size karşı geliyoruz' dediler ve hoca onlarla uzlaşmaktan başka çare bulamadı.







(…) Arkadaşları birdirbir oynamak isteyince çömelmeyi öfkeyle reddeder ve ayakta dururken 'üstümden atlayın' diye onlara meydan okurdu." 

Yine, Selanik Mülkiye Rüştiyesi'nde Mustafa'ya, sınıfta bir arkadaşıyla biraz dalaştığı için kötü muamele eden, onu aşırı derecede döven Kaymak Hafız'ın, çevresinde kendine verilen lakaptan da anlaşılacağı gibi, her halde lenfatik, bıngıl bıngıl, alelade bir adam olması mümkündür.

Hafız, sınıfta Mustafa'yı dalaşma halinde yakalayınca, fena halde hırpaladı. Çok zaman sonra ve bizzat Mustafa'nın anlattığına göre, onun vücudunu kan içinde bıraktı. Hocanın, bundan sadist bir zevk almak istemesi de mümkündür.

Mustafa, annesinin daha onu doğurmadan tahayyül ettiği gibi sarı saçlı, mavi gözlü, pembe yüzlü fakat hakarete tahammül etmeyen ciddi ve haysiyetli bir çocuktu.







Şemsi Efendi mektebinde gene sarıklı ve anlaşıldığına göre yüzü çiçekbozuğu Çopur Hafız Nuri Efendi'ye isyan ettiği gibi, bu sefer de Kaymak Hafız'ın hakaretine tahammül etmedi. Gerçi Çopur Hafız işi örtbas etmişti. Ama Kaymak Hafız işinde Mustafa dayattı. Günlerce mektebe gitmedi." 

Bakınız, Mustafa Kemal, 1 Aralık 1921'de Büyük Millet Meclisi'nde, heyet-i vekile'nin vazife ve salahiyetine dair kanun teklifi hakkında yapılan görüşmelerde Kanun-i Esasî'den bahseder ve şöyle der:







"… Hakikaten bu kitabın son rolü; milletvekillerini, hilafet ve saltanat makamını elinde tutan zatın en büyük düşmanlarla birlikte dağıtmasıyla nihayet bulmuştur ve onun üzerine milletimiz çocukçasına aldanmaktan ibaret olan bu hareketi artık tekrar etmemeye tövbe ve istiğfar etmiştir ve bu defa hakikaten Kuvva-yi Milliye'yi etken ve millî iradeyi hakim kılmak üzere yüksek heyetinizi buraya göndermiş ve bügünkü hükûmet şeklimizi tayin, tespit eylemiş ve bugünkü faaliyet şekline koymuştur."

Cumhuriyete geçiş öncesinde millî iradeyi hakim kılan, padişahın yetkisini sona erdiren Mustafa Kemal ile, tek adamın padişahın emri ile halkı din baskısı altında ezen cahil hocalara hayır diyen Mustafa Kemal arasında bir fark yoktur.







Her iki icraat da esasen ezilen milletin iradesini hakim kılmak içindir.

Birbirinden farklı iki Atatürk anlayışı olduğundan bahsedebiliriz. Birisi; Kurtuluş Savaşı'nda Türk milletine örnek olan, liderlik yapan ve düşmanı denize döken, Cumhuriyeti ilan eden, Millet Meclisi'ni açan Mustafa Kemal; diğeri devrimleri yapan dinsiz Atatürk.

Oysa onun henüz Kurtuluş Savaşı devam ederken açtığı Millet Meclisi, meşruiyeti milletten alması, tüm yetkileri Meclis iradesine bırakması ve henüz savaş zaferle neticelenmeden konuşmaya başladığı devrimleri de Meclis çatısı altında onaylatarak hayata aktarması esasen iki değil, tek Mustafa Kemal olduğunun göstergesidir.







Kurtuluş Savaşı'nda yanında olan millet, bu sayede devrimlerde de yanında olmuş, yetkiyi milletten almasını sağlamıştır.

Türkçe ibadet, Osmanlı döneminde hocaların dediklerinin doğruluğunu araştıramadan kabule mecbur kalan millet, ne okuduğunu anlasın, kanmasın düşüncesi ile hayata geçirilmek istenmiş, ancak zorlanmamıştır.

Atatürk 1936'da, Bursa'da güvenliğinden sorumlu Teğmen Hayrullah Soygür'e, askerlerini yetiştirirken din eğitimi de vermesinin vatan savunmasına etkisi ile alakalı şunları söylemiştir:

"Büyük Tanrı diyor ki; insanlar doğacaklar ve yaşayacaklardır ama bu insanlar arasında en az hüsrana uğrayacak olanlar hak yemeyenler ve sabredenlerdir.







Şimdi namaza dursan ve Türkçe, 'Büyük Tanrım! Senin yapdediğini yapıyorum, yapma dediğini kesinlikle yapmıyorum, kendimi kötülüklerden korumaya çalışıyorum, hak yemiyorum, sabrediyorum' dersen; sonra Allah'tan her şey istenir, sen de bir şey istersen kabul edilmez mi? Ben kabul edileceği kanısındayım.

Eğer böyle uygulansa idi, Türk İslamlığı çok daha çabuk yayılırdı. Şimdi Mehmetlerini seni yetiştirenler gibi yetiştir.

Bir subay ki, askerlerinin dini ve milliyeti ile en iyi bir şekilde ilgilenir ve onları öyle yetiştirir işte o millet yıkılmaz." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Milli devlet ve etnik çeşitlilik

Devletlerin parçalanması için istismar edilen değerlerden biri de etnik farklılıklardır

06.06.2026 00:42:00
Haber Merkezi
Milli devlet ve etnik çeşitlilik
Milli devlet ve etnik çeşitlilik
Devletlerin parçalanması için istismar edilen değerlerden biri de etnik farklılıklardır. İnsan hakları adı altında azınlık hakları kavramı gündem edilerek, etnik farklılıkların kavga unsuru olarak algılanmasına çalışılmaktadır.

Etnik farklılıkların bir kavga sebebi olarak öne sürüldüğü günümüzde, hedef tahtasına konmuş devletlerin iç bünyelerindeki birlik ve beraberlikleri zayıflatılmakta, iç çatışmalara zemin hazırlanmaktadır. Hatta güçlü devletler parçalanarak küçük ve zayıf devletçikler haline getirilmek istenmektedir.

Halbuki "kimlik" kavramı etnik farklılıkların üstünde bir olgudur. Kimlik, milletlerin sahip oldukları inançları, kültürleri, dilleri, tarihleri ile şekillenmektedir.







Örneğin Türk kimliği, bir millet olma ve medeniyet kimliğidir.

Bu millet ve medeniyet çatısı, altında Laz, Kürt, Çerkez, Türk vb birçok etnik özelliği barındırır. Balkanlarda Sırp kökenli olanların Müslüman olanlarına Boşnak denmektedir. Boşnaklar kendilerini ifade ederlerken Türk olduklarını söylerler ki, bu doğrudur…

Zira Türk kimliği, aynı değerleri paylaşan bütün etnik kökenlerin ortak adıdır, ortak kimliğidir.

Bir kimlik etrafında bir ve beraber olan etnik kökenler milletleri oluşturmaktadır.

Türkiye örneği de aslında böyledir. Yıllardan beri ifade ettiğimiz gibi topraklarımızdaki vatandaşlarımızın Türk, Kürt, Laz, Çerkez… gibi etnik çeşitliliği, kardeşliğimizi, birliğimizi bozmamaktadır.







Yıllarca bu vatanda Türk kimliği altında aynı değerlerle yoğrulmuş ve aynı değerleri koruma sevdalısı olan halklar, Türk bünyesini, yani Türk milletini oluşturmuşlardır.

Bu sebeple etnik çeşitlilik, asla bir ayrımcılık sebebi değil, tam tersine bir zenginliktir. Tarihten gelen kültür birliği, siyaset birliği, inanç birliği vs. gibi değerlerle süzülerek gelip medeniyet birliğimizi oluşturan bu çeşitlilik, ayrılık sebebi değil; bilakis güçlü bir bünyenin oluşması demektir. Hepsi aynı kaynaktan beslendikleri için örfleri, adetleri, gelenekleri birdir.

Dili, dini, tarihi, kültürü, gelenekleri, siyaseti, medeniyeti aynı olan bu etnik grupların vücuda getirdiği millet, Türk Milleti olup; bu grupların birinin diğerinden farkı yoktur. Çünkü hepsi, aynı kaynaktan beslenip, zaman içinde aynı maya ile yoğrulup gelmişlerdir.

Bir bünyeyi meydana getiren bu etnik zenginliğimizi tarih boyu aşındırıp yok etmeye çalışanlar; tek vücut halindeki bu bünyeyi oluşturan unsurların dini, dili, kültürü, medeniyeti ile oynayanlar, tarihin hiçbir döneminde başarılı olamamışlardır.







Lozan görüşmelerinde Atatürk, ancak gayrimüslimler azınlıktır ölçüsünü ortaya koyarak, etnik çeşitliliğin bir istismar unsuru olmasına müsaade etmemiş; aksine birlik ve beraberliğimizin dayandığı temellerden olduğunu belirlemiştir.

Ne gariptir ki, globalleşme adı altında ayrı özelliklerdeki devletler, bir araya gelirken; AB projesi adı altında Avrupa kıtası ortak bir kültür etrafında birleşmeye çalışırken; parçalanmak istenen ülkelerde etnik çeşitlilik, azınlık hakları adı altında kavga unsuru haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Bir taraftan ortak değerler etrafında farklı milletleri bir araya getirme gayreti, diğer taraftan ortak değerlere sahip milletleri etnik çeşitlilik adı altında parçalama projeleri, globalleşmenin hedeflerini göstermesi açısından manidar bir örnektir.

Milli Devlet, milletini tek bir kimlik etrafında hiçbir ferdine ayrım yapmaksızın bir bütün olarak görmekte, milletin kendi içerisindeki renk farklılıklarını milletin birlik ve berberliğine, kaynaşmasına vesile kılmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisine geri dönüşünün en büyük destekçilerinden Ali Haydar Fırat, partinin iletişim koordinatörü oldu

05.06.2026 13:57:00
Haber Merkezi
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde iletişim politikalarının daha kurumsal ve koordineli yürütülmesi amacıyla yeni bir yapılanmaya gidildi.

"Butlan" CHP'si tarafından alınan karar kapsamında, medya, sosyal medya ve iletişim çalışmalarının etkin biçimde yürütülmesi için İletişim Koordinatörlüğü kuruldu.

Yeni koordinatörlüğün, Genel Merkez, parti örgütleri ve yerel yönetimler arasında düzenli, sağlıklı ve güçlü bir iletişim ağı oluşturması hedefleniyor.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede Ali Haydar Fırat, partinin yeni İletişim Koordinatörü oldu.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede, sahip olduğu bilgi, birikim ve deneyimleri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.

Görevlendirme yazısında, "Görevinizde başarılar dilerim" ifadelerine yer verildi.

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı

04.06.2026 16:59:00
İhlas Haber Ajansı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında hak ediş birimindeki bir memurun adına kayıtlı 13 yarış atı olduğu belirlendi. Belediye Başkanı Görkem Duman'a ait 400 bin TL'lik rüşvet dekontu ile bir belediye personelinin 'bankamatik memuru' olduğunu kabul ettiği telefon kayıtları da dosyaya girdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Buca Belediyesine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Aralarında mevcut Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski belediye başkanları, başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de bulunduğu 54 şüphelinin emniyetteki gözaltı süreci devam ediyor. Yarın İzmir Adliyesine sevk edilmesi beklenen şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesiyle birlikte soruşturmanın boyutu daha da derinleşti.

Belediye memurunun 13 yarış atı varmış
Soruşturma dosyasında yer alan incelemelerde, Buca Belediyesi hak ediş biriminde memur olarak çalışan Bahadır Yılmaz'ın 13 adet yarış atı sahibi olduğu tespit edildi. Memur Yılmaz'ın ayrıca ilçe sınırları içerisinde yapılan iki ayrı inşaat projesi süreciyle ilgili rüşvet aldığı suçlaması da dosyaya yansıyan detaylar arasında yer aldı.

400 bin TL'lik dekont ve bankamatik memuru itirafı
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın dijital materyallerinde yapılan incelemelerde ise, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'dan belediye personeli ve işleyişle ilgili talimatlar aldığı, dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan müteahhit Doğan Sarıkaya'ya ait inşaatlarla alakalı ilgili personelden bilgi edindiği öne sürüldü. Ayrıca Başkan Duman'ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Genç ile görüşmesinde 400 bin TL para aldığına dair bir dekontun bulunduğu belirlendi. Öte yandan, Buca Belediye Başkanı Asistanı ve Spor Müdürlüğü personeli Yağmur Güçerek'in dijital incelemesinde ise çarpıcı bir telefon görüşmesi kaydı ortaya çıktı. Güçerek'in yaptığı telefon görüşmesinde, işe gitmeden maaş alan ve kamuoyunda 'bankamatik memuru' olarak nitelendirilen durumu kendisi için net bir şekilde kabul ettiği tespit edildi.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.