logo
20 HAZİRAN 2026

'İsveç olumlu adım atarsa süreç ilerler'

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İsveç'in NATO üyelik sürecine ilişkin "Eğer olumlu adımlar atılırsa sürecin işleyeceği, adım atılmazsa hele bu tür gösteriler, bu tür olaylar yaşanırsa da sürecin ilerlemeyeceğine dair pozisyonumuzu aynen muhafaza ediyoruz." dedi

31.01.2023 22:23:00
'İsveç olumlu adım atarsa süreç ilerler'
'İsveç olumlu adım atarsa süreç ilerler'

Kalın, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünce 7. Tematik Kış Kampları kapsamında düzenlenen "Diplomat Akademi Kampı" programı çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, İsveç ve Finlandiya ile gerçekleştirilen Daimi Ortak Mekanizma toplantılarının ertelendiğini hatırlatarak, "Bir sonraki toplantı için tarih öngörülebilir mi' Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Finlandiya'nın NATO üyeliğine ilişkin 'Farklı bir mesaj verebiliriz' açıklaması oldu. Bu mesaj ne olacak, bu konuda ne gibi adımlar atılması gündemde'" sorusu üzerine Kalın, İspanya'nın başkenti Madrid'de yapılan NATO Zirvesi'nde, üyelik sürecinin nasıl onaylanacağına dair birtakım ilkeler üzerinde mutabık kalındığını, Üçlü Mekanizma kurulduğunu ve mekanizmanın da iki toplantı yaptığını anımsattı.

Kalın, Daimi Ortak Mekanizmanın üçüncü toplantısının bu hafta Brüksel'de gerçekleştirileceğini ancak İsveç'te yaşananlar sonrası toplantıyı ertelediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bundan sonra özellikle İsveç bağlamında yaşanacak gelişmeler, atılacak adımlara bağlı olarak belirlenecek bir tarih, şu anda önümüzde kesinleşmiş bir tarih söz konusu değil. Baştan beri birtakım objektif ilkeler koyduğumuzu ifade ettik. Bu, Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit teşkil eden terör unsurları ortadan kaldırılmadığı sürece üyelik sürecinin ilerlemeyeceğini açık ve net bir şekilde belirttik. Bu süre zarfında hem İsveç ve Finlandiyalı mevkidaşlarımızla hem NATO Genel Sekreterliği ve diğer NATO üyesi ülkelerle yaptığımız görüşmelerde adım atıldığında Türkiye'nin bunu karşılıksız bırakmayacağını söyledik."

Terör örgütleri FETÖ, PKK ve benzeri yapıların söz konusu ülkelerden temizlendiği ve bu ülkelerin terör örgütleri için "güvenli liman" olmaktan çıktığı zaman Türkiye'nin de bunları karşılıksız bırakmayacağını vurgulayan Kalın, şöyle devam etti:

"Zira biz prensipte NATO'nun genişleme ilkesini destekliyoruz. NATO ittifakının da önemli bir üyesi ve müttefiki olarak bu süreci olumlu değerlendirdiğimizi ama atılması gereken adımlar olduğunu ifade ettik. Bilindiği gibi İsveç, geçen sene bir anayasa değişikliği yaptı ve terörle mücadele yasasını bu anayasa değişikliği çerçevesinde yeniden yazıyor. Bunun için biraz zamana ihtiyacı olduklarını, özellikle de yeni terörle mücadele yasasını tamamlamak için hazirana kadar bir süreye ihtiyaç duyduklarını zaten ifade ettiler. Biz de bunu bütün müttefiklerimize ve herkese açık bir şekilde ifade ettik. Dedik ki burada herhangi bir gecikme söz konusu değil, bu bizden kaynaklanan bir durum değil. Zira diğer ülkeler temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi öncesinde bu ülkelerin de üye olmasını istiyorlar. Bu yönde görüş beyan ediyorlar.

Biz de onlara, burada Türkiye'den kaynaklanan herhangi bir blokaj veya gecikme söz konusu değil. İsveç, terörle mücadele yasasını yazıp ve bunu uygulamaya geçirdikten sonra Türkiye'nin bu konudaki taleplerini daha rahat, yasal bir güvence ve çerçeve içerisinde yerine getirebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla bu süreyi isteyen İsveç, bu tamamlandığında biz de duruma tekrar bakar buna göre bir değerlendirme yaparız diye ifade ettik. Şimdi bu süre zarfında Finlandiya özelinde İsveç'tekine benzer hadiseler yaşanmadı."

- "Türkiye'nin kaygıları giderilirse olumlu adım atacağımızı ifade ettik"

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem Finlandiya hem NATO müttefiki ülkelere hem de aslında İsveç'e bir mesaj vererek, bu konuda olumlu adım atıldığı takdirde Türkiye'nin bunu karşılıksız bırakmayacağını söylediğini hatırlatarak, "İsveç ve Finlandiya bu çağrıyı değerlendiriyor. Bilindiği gibi İsveç ve Finlandiya bu sürece birlikte başladılar ve birlikte devam etme yönünde bir irade ortaya koydular. Biz buna saygı duyuyoruz." dedi.

Mevkidaşlarıyla son birkaç gündür bu konuları görüştüğünü bildiren Kalın, "Bu konuda nasıl bir değerlendirme yaparlar, nasıl bir teklifle gelirler, yeni bir süreç mi başlatırlar onu göreceğiz. Bu onların takdirinde ama bizim açımızdan ortaya konan üçlü mutabakat ve mekanizma çerçevesinde adımlar atılır, Türkiye'nin bu konudaki güvenlik kaygıları giderilirse biz de olumlu adım atacağımızı ifade ettik. Bunların tersi yönünde gelişmeler olursa ki İsveç'te son bir ayda yaşanan hadiseler maalesef bu yönde oldu. Yani kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yakılması, Cumhurbaşkanımızı hedef alan menfur gösterilerin yapılması ve bunlara müsaade edilmesi hangi yasal çerçeve yahut işte özgürlük vesaire tanımı adı altında olursa olsun bizim için kabul edilemezdir." ifadelerini kullandı.

Kalın, Türkiye'nin tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Bu görüşmeleri de erteledik. Eğer olumlu adımlar atılırsa sürecin işleyeceği, adım atılmazsa hele bu tür gösteriler, bu tür olaylar yaşanırsa da sürecin ilerlemeyeceğine dair pozisyonumuzu aynen muhafaza ediyoruz. Bundan sonra Finlandiya farklı bir değerlendirme yapar mı, ayrı bir şekilde bir yeni süreç başlatırlar mı' Bu onların takdirinde olan bir konu. Kendileriyle görüşüyoruz, istişare halindeyiz. Belki önümüzdeki günlerde, haftalarda bu konuda bir netlik oluşur. Onlar da bir değerlendirme yaparlar. Nitekim benim bugün ve yarın da mevkidaşlarımla telefon görüşmelerim olacak. Dışişleri Bakanımız da mevkidaşlarıyla görüşüyor. O görüşmeler ve istişareler neticesinde biz de buna göre durumu tekrar bir değerlendirip bir karar vereceğiz." diye konuştu.

- "Bunlar birbirinden ayrı süreçler"

Bir gazetecinin, "Özellikle İsveç'in Finlandiya'nın üyeliği konusunda ABD'nin olası bir kriz durumunda F16 alımında bunu masaya bir unsur olarak ekleyeceği iddiaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz'" sorusuna Kalın, şu yanıtı verdi:

"F16 programıyla ilgili Kongre'nin böyle bir ön şart getireceğine dair şeyleri biz de duyuyoruz. Bu tür rivayetler yahut değerlendirmeler yapılıyor. Yönetimin böyle bir talebinin yahut arzusunun olmadığı iletildi. Bizim değerlendirmemiz bu yönde. Eğer Kongre'de mesela Menendez gibi bazı senatörler, bunu bir ön şart olarak getirirlerse ama eş zamanlı olarak da Yunanistan'ın F35 talebine olumlu cevap verirlerse, çok açık bir şekilde NATO ittifakı içerisinde tarafsızlık pozisyonlarını yitirmiş olurlar. Bunu bir ön şart haline getirirlerse bu Türkiye açısından asla kabul edilemez bir durumdur. Bizim bunu esas alarak herhangi bir adım atmamız söz konusu olmaz. Bunu da açıkça ifade ediyoruz burada.

Yani F16 programını, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine bağlı hale getirirlerse onu hiç gündemlerine almamaları daha iyi olur. Bizim o yönde bir geri adım atmamız söz konusu değil. Bunlar birbirinden ayrı süreçlerdir. Biz F16 programını hem kendi hava kuvvetlerimiz için, hem NATO ittifakı içerisinde hava gücümüzü kuvvetlendirmek için bir değerli alternatif olarak görüyoruz. Ama Amerikan yönetimi yahut Kongresi yani bu konuda kendince birtakım ön şartlar ileri sürer, 'Şöyle yapmazsanız bu olmaz' vesaire gibi bir yaklaşım içerisine girerse biz kendi yolumuza da devam ederiz. Yani burada böyle elimiz kolumuz bağlı oturacak halimiz yok. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi modernizasyonu için kendi imkanlarını geliştirmek için başka alternatifler bakmaya devam eder."

Kalın, Türkiye'nin bugüne kadar yaptığı gibi kendi milli imkanlarıyla yeni teknoloji ve kabiliyetler geliştirmeye devam edebileceğini vurgulayarak, "Bildiğiniz gibi SİHA teknolojisi alanında son yıllarda muazzam aşamalar katedildi. Bildiğiniz gibi TB2, Akıncı derken Kızılelma yakında açık uçuşlara başladı ve yakında inşallah envantere de girecek." dedi.

Söz konusu imkan ve kabiliyetlerle Türkiye'nin artık çok ileri noktalara geldiğini belirten Kalın, "Bazılarının iddia ettiği gibi 'Her konuda dışarıya bağımlı, F16 gelmezse Türk Silahlı Kuvvetleri aciz kalır, terörle mücadele edemez, kendini koruyamaz' gibi bir şeyler söz konusu bile değil. Hamdolsun milli güvenliğimizi, sınır güvenliğimizi sağlamak, terörle mücadele ve hava güvenliğimizi sağlama noktasında kendi imkan ve kabiliyetlerimizi de her gün geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yönde de her türlü imkan ve kabiliyeti harekete geçirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Kalın, ön şart durumunda programın sona erip ermeyeceğini sorusunu "Böyle bir ön şartla ilgili nasıl bir şart getireceklerine bağlı. Biz sona ermesini arzu etmeyiz, programın devam etmesini isteriz. Biden yönetiminin de niyetinin ve arzusunun bu yönde olduğunu biliyoruz ama Kongre engelini aşamazlarsa veya bir şekilde bu mevzu Kongre'de takılırsa o zaman duruma bakar yeni bir değerlendirme yaparız." şeklinde yanıtladı.

- "Suriye ile yürütülen müzakerelerde İran'ın bulunması bize göre katkı sağlar"

Kalın, "Türkiye-Suriye-Rusya üçlü görüşmeleri devam ediyor ve yeni bir toplantı gündemde. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da İran'ın da katılabileceği yönünde açıklaması var. Yeni toplantının yeri, tarihi belli oldu mu, İran katılacak mı'" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Henüz yeri ve tarihi belli değil ama Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi biz İran'ın bu sürece dahil olmasından memnuniyet duyarız. Son tahlilde Suriye sahasında da önemli bir aktördür İran. Dolayısıyla Rusya arabuluculuğunda Suriye ile yürütülen müzakerelere İran'ın bulunması bize göre katkı sağlar. Çünkü Suriye sahasından Türkiye'ye dönük terör tehditlerini ortadan kaldırmak, sınır güvenliğimizi sağlamak ve Suriyeli mültecilerin evlerine, ülkelerine güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde dönmelerini sağlamak için yapacağımız müzakerelerde İran'ın bulunması da bu süreci rahatlatır, katkı sağlar. Biz bundan memnuniyet duyarız. Dışişleri Bakanlarımız görüşüyorlar. Bir tarih üzerinde, bu ay içerisinde olabilir ama henüz kesinleşmiş bir tarih ve yer söz konusu değil. Ama önümüzdeki haftalarda bu toplantının da gerçekleşmesini bekleyebiliriz."

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda bazı ülkelerin Ukrayna'ya mühimmat yardımında bulunmasının gündemde olduğu hatırlatılarak, Türkiye'nin bu yönde bir planı olup olmadığı sorulan Kalın, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımız başından beri, 'Bu savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz' diye ifade etti. Tabii ki toprakları işgale uğramış Ukrayna'nın, nefsi müdafaa yaparak topraklarını işgalden kurtarmak için harekete geçmesi en doğal hakkıdır. Onların bu mücadelesini böyle değerlendirmek gerekir. Fakat öte yandan savaşın yayılması, genişletilmesi ve uzatılması başka soruları da beraberinde getiriyor. Acaba bu sorunu çözmenin yolu bu mudur, buradaki nihai oyun planı nedir' Bu soruları da sormamız gerekiyor. Biz baştan beri iki tarafı da bir araya getirmek için yoğun bir diplomatik mücadele verdik, vermeye de devam ediyoruz.

Farklı düzeylerde ve şekillerde, esir mübadelesinden tahıl sevkiyatına, Zaporijya Nükleer Bölgesi'nin güvence altına alınmasından savaşın sonlandırılmasına yönelik müzakerelere kadar, farklı alanlarda girişimlerimiz bugün de devam ediyor. Bundan sonra da devam edecek. Bir an önce tarafların müzakere yoluyla bu meseleyi hal yoluna koyacak bir yola girmelerini telkin ediyoruz, tavsiye ediyoruz. Bu yönde de çaba sarf ediyoruz. Önümüzdeki 2-3 hafta içinde savaşın birinci yılına gireceğiz. Umarız bu süre daha fazla uzamaz. Savaş derinleşmez ve yaygınlaşmaz. Zaten şu ana kadar çok büyük bir yıkıma, binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Bundan sonra da dünyanın bütün çabasını, gayretini, savaşın sonlandırılmasına, ama adil sürdürülebilir bir çözüm temelinde yani Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve güvenliği temelinde savaşın sona ereceği plana doğru odaklanması gerektiği kanaatindeyiz."

Kalın, yeni bir esir takası ya da yaralıların tahliyesi için yeni bir koridor oluşturulmasının gündemde olup olmadığı sorusunu Kalın, "Evet bu gündemde, konuşuyoruz. Farklı düzeylerde zaten bazı mübadeleler zaman zaman yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu yönde devam ediyor, bu konuda da somut bazı sonuçlar elde etmeyi arzu ediyoruz." diye yanıtladı. 

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin olayda gözaltına alınanların sayısı 10'a yükseldi

20.06.2026 12:07:00
İHA
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Edinilen bilgiye göre, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Maltepe'de kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı.

Olayla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, şehir kameralarını mercek altına aldı.

Kurulan ekip tarafından Erhan Karaal'ı kurtarmak için çalışma başlatılmıştı. Maltepe'de evinin yakınlarında kaçırıldığı öğrenilen Karaal, düzenlenen operasyonla Tuzla'da bir inşaat alanındaki atıl şekildeki bir prefabrikte elleri kolları bağlı halde bulunmuştu.

Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ekiplerce yürütülen çalışmada 2 kişi daha gözaltına alındı.

Olaya ilişkin gözaltı sayısı ise 10'a yükseldi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?


 
Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir. Tip 2 diyabet ise daha ziyade ileri yaşlarda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri daha ağır seyreder. Tip 2'de ise belirtileri uzun süre farketmemek mümkün. 

20.06.2026 03:17:00
MURAT ÇORBACI
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?

Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir ve bireye bağlı olarak aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

• Anormal susuzluk ve ağız kuruluğu
• Sık idrara çıkma
• Yatmadan önce idrar kaçırma
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Sürekli açlık
• Ani kilo kaybı
• Bulanık görme
Tip 1 diyabet, bazen bu belirtilerden bazılarının varlığında yüksek kan şekeri seviyeleri ile teşhis edilir.

Tip 2 diyabette durum

Genellikle 50'li yaşlardan sonra kendini gösteren Tip 2 diyabetin belirtileri ise şunlar:

• Çok sık idrara çıkma
• Aşırı susuzluk
• Aşırı açlık
• Bulanık görme
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
• Yavaş yara iyileşmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar

Tip 2 diyabetli birçok kişi, belirtiler genellikle Tip 1 diyabeti olanlar kadar belirgin olmadığı ve teşhis edilmesi birkaç yıl sürebildiği için durumlarının farkında olmadan uzun süre yaşayabilir.

Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?


 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu. İşte gerçekler...

20.06.2026 02:28:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:35:51
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu.
Referandumların seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. 2010 Anayasa referandumu, seçim değil referandum. 13 seçim bile olmadı" dedi.

Kaç seçimi kaybetti? 

Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 - 8 Kasım 2023 tarihleri arasında 13 yıl, 170 gün boyunca CHP Genel Başkanlığı görevini yürüttü.
1) Bu süreçte CHP, 2011 genel seçimlerinde yüzde 25.98 oy alarak ikinci oldu, Kılıçdaroğlu 2007 seçimlerine oranla partisinin oy oranını yüzde 5.11 artırdı. İyi başlangıç!

2) 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu belirledi ve seçimi yüzde 38.44 oy alarak ilk turda kaybetti.

3) 2014'teki yerel seçimlerde CHP ikinci oldu.

4) Haziran 2015 seçimlerinde CHP yüzde 25.98 oy aldı. 2011 ile aynı! CHP yine ikinci oldu.

5) Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.32 oy alarak ikinci oldu. Oylar Haziran'a göre düştü.

6) 2017 anayasa referandumunu yüzde 48.59 "HAYIR" oyu alarak kaybetti.

7) 2018 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 22.65 oy alarak yeniden ikinci oldu ve ana muhalefet statüsünü korudu. CHP'nin oyları 2015'e göre düştü. Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi partinin oy oranlarını yükseltmedi.

8) Eş zamanlı yapılan 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde ise partinin adayı Muharrem İnce, yüzde 30.64 oy alarak ikinci oldu.

9) 2019 Türkiye yerel seçimlerinde partisi, 25 yıl sonra Mansur Yavaş ile Ankara Belediye Başkanlığını, Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Belediye Başkanlığını kazandı. Ancak genel oyda CHP yine ikinci oldu.

10) Şubat 2022'de Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın genişletilmesi ve Altılı Masa'nın kurulmasına öncülük etti; böylelikle Demokrasi ve Atılım Partisi ve Gelecek Partisi de ittifaka katıldı. 2023 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.35 oy alarak mecliste 169 sandalye kazandı, ancak bunların 40'ı ittifak üyelerine dağıtıldı. 2018'den daha iyi, Haziran 2015'ten daha kötü bir sonuç!

11) Mayıs 2023'te cumhurbaşkanlığı ikinci turunda oyların yüzde 48.09'unu alarak Recep Tayyip Erdoğan'a kaybetti.

Dolayısıyla CHP, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde 5 genel seçimi, 2 yerel seçimi, 3 cumhurbaşkanlığı seçimini ve iki referandumu kaybetmiş oldu. Referandumlardan ilki Türkiye'de Anayasa'da yapılan birtakım değişiklikleri kapsayan 12 Eylül 2010 referandumu idi. Toplam sayı 12'ye ulaştı. Bunlarda Kılıçdaroğlu Genel Başkan idi.

Bir de 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, ancak yüzde 37 oy alarak, AK Parti adayı Kadir Topbaş'a karşı kaybetti. Böylece 13 etti.

Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

20.06.2026 02:00:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:36:34
AA
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan 7 şüpheli, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P, inşaat firması yetkilileri S.B. ve R.K.B, kamu görevlisi Ö.A. ile şirket yetkilisi R.Ö. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, şirket çalışanı M.C.H. ise serbest bırakıldı.

Soruşturma

Seferihisar Belediyesi ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların, inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik soruşturmada, 17 Haziran'da aralarında Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerle bağlantısı olduğu öne sürülen Güzelbahçe'nin daha önce tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay ile şirket çalışanı M.C.H. de 18 Haziran'da yakalanmıştı.

Söz konusu 8 şüphelinin dün İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanmış, şüphelilerden '''''''S.Y. sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Diğer şüpheliler ise adliyeye sevk edilmişti. 

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.

Erdoğan metro açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'na ilişkin, "Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz" dedi

19.06.2026 19:20:00
AA
Erdoğan metro açılışında konuştu
Erdoğan metro açılışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, açılışını yaptıkları hattın Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkeye, millete, hat üzerindeki yerleşim yerlerine ve tüm İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.

Hattın İstanbul'a kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK'ı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sultan Fatih'in şehrine yine Sultan Fatih'in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük Sultan? 'Hüner bir şehir bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir.' İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul'umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz. Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz."

Toplamda 16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni iki ayrı koldan hayata geçirdiklerini anlatan Erdoğan, projenin 37,5 kilometrelik kısmını Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik kısmını ise Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrin hizmetine verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe'den Halkalı'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattın Gayrettepe'den Arnavutköy'e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçen yıllarda devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde, İstanbul Havalimanı'nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kağıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dahil ettik. Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından birinin tamamlanmış olduğunu söyledi.

Hattın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesiminin, İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

"Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu. Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Milyonlarca vatandaşımız, İstanbul'un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkanına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."

Yapımı süren metro hatlarıyla İstanbul'daki raylı sistem uzunluğu 191 kilometreye çıkacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azalttıklarına işaret ederek, "Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz. Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kağıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Aşkınan çalışan yorulmaz." diyen Erdoğan, bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarını aralıksız devam ettirdiklerini belirterek, "4,5 km uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camisi-Bosna Bulvarı Metro Hattı'nın inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak." ifadelerini kullandı.

"İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul'un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını, işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları, para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul'un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? 'İstanbul beklemez.' diyoruz. 'İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz.' diyoruz. Merhum şair Orhan Seyfi Orhon'un, 'Sihrinle füsununla gururunla nazınla/Altın Haliç'in, Marmara'n, aşık Boğaz'ınla/Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık/Türk'ün güzel İstanbul'u mesut uyu artık.' dediği İstanbul'un gevşekliğe, umursamazlığa, boş vermişliğe asla tahammülü olmaz."

İstanbul'u sevmenin aşkla hizmet etmeyi, bu şehre kıymet vermenin taş üstüne taş koymayı, bu şehri önemsemenin sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirdiğini ifade eden Erdoğan, "Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul'a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul'u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul'un, trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul'u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz." dedi.

İstanbul'a olan tutkularının, İstanbullulara olan hizmet aşklarının nişanesi olan metro hattının hayırlı uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları tebrik etti.

"Diğer illeri de ihmal etmedik"

Erdoğan, İstanbul için çalışırken diğer illeri de ihmal etmediklerini, pazartesi günü Ankara'ya stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdıklarını söyledi.

Uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren, 1933 senesinde yapılan Ankara Havalimanı'nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdıklarını belirten Erdoğan, "Devlet konukeviyle, 2 bin 450 metreden 3 bin metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara, gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Pendik'te Türk donanmasının ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacaklarını, 7-8 Temmuz'da ise aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye'de ağırlamaya hazırlandıklarını hatırlatarak, "Öncesinde 28-29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin marka değerinin artacağını, bölgesinin cazibe merkezi olduğunun görüleceğini ve küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğunun tescil edileceğini vurgulayan Erdoğan, "Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 senesinin Türkiye'sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler, bırakın dünyayı ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok." ifadelerini kullandı.

Muhalefet aktörlerinin yıllarca kendilerini acımasızca eleştirdiğini kaydeden Erdoğan, "Lafa her başladıklarında 'Bizim Libya'da, Suriye'de, Somali'de ne işimiz var?' diyerek bizi suçladılar. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Orta Doğu bataklığı dışında, sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar." diye konuştu.

"Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat, çareyi Amerika'dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Daha düne kadar yurt dışına Türkiye'yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor. İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür."

Dış politikanın şov alanı değil, tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanı olduğunu belirten Erdoğan, "Biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine, hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken, biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken, biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken, biz zorlu müzakere masalarında Türkiye'nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum. Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle, sizin çapınız buna yetmez. En iyisi siz, bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz. Hani derler ya, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz."

Kendilerinin muhalefetin bitmez tükenmez kavgalarına ayıracak vakti olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan'dan A Milli Futbol Takımı'na ve YKS'ye girecek öğrencilere başarı dileği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek tüm gençlere de Allah'tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ettiğini belirterek, "Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın, sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yarın sabah 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında A Milli Futbol Takımı'nın Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Erdoğan, "Bizim Çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Milli takıma destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın bugün hizmete açtıkları Halkalı-Arnavutköy bölümünün hayırlı olmasını dileyerek, hattın İstanbul'un hizmetine sunulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı

MİT, terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu tutuklandı

19.06.2026 18:08:00
İhlas Haber Ajansı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu Ahmet Kazancı, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, DEAŞ terör örgütünün "Horasan Vilayeti" medya yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, farklı kod adları kullanan Ahmet Kazancı yakalandı. Ahmet Kazancı geçtiğimiz çarşamba günü Konya'ya getirildi. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan zanlı, bugün adliyeye sevk edildi. Ahmet Kazancı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi

19.06.2026 11:30:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:31:00
Haber Merkezi
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 47 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, şüpheliler hakkında "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 2863 sayılı yasaya muhalefet, görevi kötüye kullanma suçlarından soruşturma başlatıldığı" belirtildi.

"40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığı, 4 ilde 90 adreste eş zamanlı arama ve gözaltı işlemi gerçekleştirildiği, bu aşamada 41 şüphelinin gözaltına alındığı" kaydedildi.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet, sit alanlarında izinsiz kazı yapma veya koruma altındaki tescilli yapılara izinsiz müdahale (inşaat, yıkım) gibi eylemleri kapsıyor.

Son bir haftada CHP'nin İstanbul Beylikdüzü ve Silivri belediyeleri ile İzmir Seferihisar, Mersin Silifke gibi belediyelerine yönelik soruşturmalarda pek çok kişi gözaltına alındı.

Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı

Kayseri'de dev uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 261 kişiden 211'i tutuklandı

19.06.2026 11:13:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı
Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı
Kayseri'de dev uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 261 kişiden 211'i tutuklandı.

Kayseri'de geçtiğimiz gün sabah saatlerinde 2 bin 500 polisin katılımıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu düzenlendi. 1 helikopter ve 4 dronla 282 hedef şahsı yakalamak için 263 adrese operasyon düzenlendi.

Operasyonda 14'ü kadın 261 kişi gözaltına alındı. Aramalarda 8 bin 618 sentetik ecza, çeşitli uyuşturucu ve uyarıcı madde, 2 ruhsatsız tabanca ve 4 av tüfeği ele geçirildi.

İşlemleri sonrası adliyeye sevk edilen şüphelilerden 211'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken 50 kişi ise adli kontrol kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.