HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 HAZİRAN 2021, PAZAR

İyi polis, kötü polis

12.04.2021 00:00:00
'İyi polis, kötü polis' seslendirme dosyası:

3 Kasım 2002'de AKP, yüzde 34 oy ile tek başına iktidar oldu. 

Ecevit hükümetinin gitmesine, AKP'nin gelmesine neden olan mesele "ABD'nin Irak'ı işgali", hükümetin önüne ilk iş olarak geldi. 

Dönemin Başbakanı Abdullah Gül, "Biz ABD ve İngiltere'nin başını çektiği koalisyonun parçasıyız" dedi ve hükümet üzerine düşeni yapmaya başladı. 25 Şubat 2003'te Yabancı Askerlerin Türkiye'ye konuşlanması ve Türk Askerinin Yabancı ülkeye gönderilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi Meclis'e gönderildi. 

1 Mart 2003'te Genel Kurulda oylanan Hükümet tezkeresi 265 kabul oyu aldı. Ancak 267 kabul oyunu bulamadığı için reddedildi. O dönemde az da olsa kendi iradesini ortaya koyacak milletvekilleri vardı. ABD'ye söz verildiği ve tezkerenin Meclis'ten geçeceğinden emin olunduğu için tezkere meclise gelmeden Amerikan Conisi, İskendreun Limanı'na gelmiş, Gaziantep başta olmak üzere güney illerinde büyük hangarlar kiralanmaya başlanmıştı. Tezkerenin reddedilmesi AKP-ABD ilişkilerinde kırılmaya neden oldu. AKP, iktidar imkânını ABD için sonuna kadar kullanarak, tezkerenin reddedilmesinde bir kabahati olmadığını göstermeye çalıştı. 

İskenderun Limanı'ndan ülkemize giren Conilerin Irak sınırından çıkış yapmasına izin verildi. Irak'a kuzeyden cephe açılmasını sağladı. 

Hükümet, üslerimizi açtı, hava sahamızın koalisyon güçleri tarafından kullanmasına izin verdi. 

20 Mart 2003 günü saat 05.34 itibariyle ABD ve koalisyon güçleri Irak'ın üzerine bomba yağdırmaya başladı. 

"Irak'ta kimyasal silah var" yalanı üzerine başlayan işgal sonucunda milyonlarca masum insan hayatını kaybetti. Iraklı kadınların namusları kirletildi. 

Din üzerinden siyaset yaparak iş başına gelen AKP iktidarı, iş başına gelir gelmez Hıristiyan devletlerin oluşturduğu koalisyonda yer alarak masum Müslüman halkın üzerine bomba yağdırılmasına neden olması, özellikle muhafazakâr tabanda ciddi rahatsızlık oluşturdu. AKP'nin oyları erimeye başladı. "Elim kırılsaydı da oy vermeseydim" diyenlerin sayısı her geçen gün arttı. 

2007 yılı başlarında AKP'nin oyu yüzde 25'lere düşmüştü. Yeni Şafak gazetesi dahi AKP'nin oylarının yüzde 27 olduğunu yazıyordu. Oy oranı düşmeye de devam ediyordu. 

Mayıs 2007'de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresinin dolması üzerine yaşanan birçok tartışma ile birlikte AKP, Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adayı gösterdi. 

25 Nisan'da adaylık açıklandı. 27 Nisan 2007'de ilk tur seçimi yapıldı. Abdullah Gül ilk turda 352 oy aldı. İlk tur için gerekli 367 oyu bulamadı. Seçimler ikinci tura kaldı. Aynı günü gece 23.20'de Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde özetle; Cumhuriyet ilklerine sözde değil özde bağlılık gerektiğini, Cumhurbaşkanı seçimlerinde taraf olduklarını, Cumhuriyeti korumak için gerekirse yasaların verdiği yetkiyi kullanmaktan çekinmeyeceklerini ifade eden e-muhtırayı yayınladı. 

CHP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Anayasa Mahkemesi; ilk tur için aranan nitelikli (367) çoğunluğun ikinci tur için toplantı yeter sayısı olarak aranması gerektiği gerekçesi ile 1 Mayıs 2007 günü cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iptaline karar verdi.

Bunun üzerine AKP, erken seçim kararı aldı. Birkaç ay içinde sözüm ona karşı tarafın attığı bazı adımlar neticesinde millet inadına AKP demeye başladı. 22 Temmuz 2007'de yapılan seçimlerde AKP yüzde 46.5 oy alarak yeninden tek başına iktidar oldu. 

Seçimlerden sonra Abdullah Gül tekrar cumhurbaşkanı oldu, MHP oylamaya katıldı. 448 vekilin katıldığı oturumda 339 oy alan Abdullah Gül 28 Ağustos 2007 tarihinde 11. Cumhurbaşkanı seçildi.

29 Ekim 2007 günü Ankara Hipodrom'da Cumhuriyet Bayramı kutlamaları vardı. Daha sonra "Genelkurmay'ın internet sitesine o bildiriyi ben koydum" diyen Yaşar Büyükanıt, Genelkurmay Başkanı olarak üstü açık askeri araçla geçit töreninde idi. Genelkurmay başkanının, Başkomutanı Abdullah Gül'ü selamlayışı tüm televizyonlarda canlı olarak yayınlandı. 

Meclis'te ilk tur oylamanın yapıldığı gün, "Cumhurbaşkanlığı seçimlerine tarafız" diyen, isim vermeden "Abdullah Gül'ün seçilmesine izin vermeyiz, müdahale etmekten çekinmeyiz" diyen Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın, aynı yıl Abdullah Gül cumhurbaşkanı olduktan sona 'hazır ol'da selam durmasının sebebi anlaşılmadı. 

Genelkurmay Başkanlığı, cumhurbaşkanı seçimlerinde neden taraf oldu? Abdullah Gül'ün seçilmesine müsaade etmeyeceğini, gerekirse müdahale edeceğini neden söyledi? Taraf olarak ortaya çıkıp meydan okuduğu halde sonra 'hazır ol'da niçin selam durdu? Bu sorular Yaşar Büyükanıt'a çok soruldu ama cevap alınamadı. "Bazı sırlar benimle beraber mezara gidecek" dedi ve öyle de oldu. 

Ancak Yaşar Büyükanıt'ın vermediği cevabı, Bület Arınç verdi.

11 Kasım 2008'de Rize'nin Ardeşen ilçesinde konuşan Bülent Arınç, "2007 seçimlerinde aldığımız oyun yüzde 15'ini e-muhtıra sayesinde aldık" dedi.

 
Lütfullah Önder / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.