logo
12 ŞUBAT 2026

Kahraman ilan edilmişlerdi şimdi yargılanıyorlar

Covid sürecinde mRNA bazlı Covid-19 aşısını ortaya çıkaran Özlem Türeci ve Uğur Şahin aşının yan etkileri nedeniyle Almanya’da hakim karşısına çıkıyor

11.06.2023 12:30:00
Haber Merkezi
Kahraman ilan edilmişlerdi şimdi yargılanıyorlar
Kahraman ilan edilmişlerdi şimdi yargılanıyorlar
Covid-19 pandemisine karşı geliştirilen ve Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede kullanılan Comirnaty isimli corona virüsü aşısını olanlar, aşının "kalıcı yan etkiler ve hasar" bıraktığı gerekçesiyle yargıya başvurdu.

Mainz'da Türk bilim insanları Özlem Türeci ve Uğur Şahin tarafından kurulan şirket, yarın Almanya'da yargılanacak. Almanya'da hizmet veren iki hukuk şirketi, müvekkillerinin başvurusu üzerine yargı sürecini başlattı. Yapılan açıklamada, müvekkillerin sağlığında "kalıcı hasar" oluştuğu ve bu sebeple tazminat davası açıldığı duyuruldu.

İsmi açıklanmayan kadının orta yaşlı bir sağlık sektörü çalışanı olduğu da belirtildi. Sağlık çalışanının aşı olduktan sonra kalp ritminde bozukluk meydana geldiği ve "beyin sisi" yaşadığı da vurgulandı. Yarın başlayacak yargı sürecinde kadının BioNTech'ten 150 bin euro (yaklaşık 3.7 milyon TL) tazminat istediği de açıklandı.


Olaf Scholz ziyaret etmişti


Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Türk-Alman bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin yönetimindeki BioNTech'in Marburg'daki yeni tesisini Şubat ayında ziyaret etmişti. Scholz, ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, Almanya'daki mevcut yasal uygulamaların, ilaç firmalarına onay verme sürecini hızlandıracak şekilde yenilenmesi gerektiğini savunmuştu.

Hamburg'da bölgesel mahkemesinde görülecek davanın bu yöndeki yüzlerce iddiadan biri olduğu ve iki hukuk şirketi tarafından açılan davalardan 1 milyon euroya kadar para istendiği belirtildi.

İngiliz Financial Times gazetesi, şirketlerden birinin Düsseldorf merkezli Rogert & Ulbrich olduğunu ve diğer şirketin ise Mainz merkezli Casar-Preller olduğunu duyurdu. Gazete her iki şirketin de geçmişte Alman otomotiv markası Volkswagen'in diesel yakıt skandalından hukuki zafer kazandığının altını çizdi.


Bill GatesBill Gates'in rolü ne?


Rogert & Ulbrich'in ortaklarından Tobias Ulbrich, daha önce Amerikalı milyarder Bill Gates'in "Almanya nüfusunu 27 milyona indirmek için bütün ülkenin aşı olmasını istediğini" iddia etmişti. Bill Gates ise bu iddiaları yalanlamıştı.

BioNTech'in geliştirdiği Comirnaty isimli aşı Pfizer ile birlikte üretilip dağıtılsa da Almanya'da davanın BioNTech'e açıldığı belirtildi.

Financial Times'a konuşan Ulbrich, Alman medyasının kendisini komplo teorisyeni gibi resmettiğini fakat bunun gerçek olmadığını söyledi. Öte yandan son dönemde yapılan araştırmalarda Covid-19 aşılarının yan etkileri olduğu fakat bunun çok nadiren görüldüğü de belirtildi. Bu yan etkiler arasında nörolojik komplikasyonlar ve miyokardit olarak da bilinen kalp rahatsızlığının bulunduğu aktarıldı.

BioNTech ise iddiaları yalanlarken, üretilen aşıların güvenlik kontrollerinin yapıldığını duyurdu. BioNTech yetkilileri, "Açılan davada davacı ve avukatları, corona virüsü aşısı ile görülen yan etkiler arasında net bir bağ gösteremedi" ifadesini kullandı.

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı
 

11.02.2026 16:04:00
Haber Merkezi
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı. Mahkeme, Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma sabah saatlerinde başladı. Tutuksuz yargılanan Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle kalp pili taşıdığını belirterek savunmasında suçlamaları reddetti. Barım, "Ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı biriyim. Dosyada somut delil yok, beraatimi talep ediyorum. Tahliyem için teşekkür ederim, ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum" dedi. Barım, daha önce 1 Ekim'de sağlık gerekçesiyle tahliye edilmişti.

Savcılık ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti

Savcılık, esas hakkındaki mütalaada suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. İddianamede ise Barım'ın Gezi Parkı eylemlerinde aralarında Serenay Sarıkaya, Hande Erçel gibi isimler bulunan sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu öne sürülerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istenmişti.

Mahkeme heyeti, Barım'ı doğrudan fail değil "yardım eden" sıfatıyla değerlendirdi. Temel ceza 15 yıl olarak belirlendi; iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Barım'ın hükmen tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi; tutuklama uygulanmadı. Ancak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri devam edecek.

Karar, İstinaf Mahkemesi'nde temyiz edilebilecek. Gezi Parkı dosyaları kapsamında Barım'ın davası, muhalefet ve sivil toplum tarafından "siyasi" olarak nitelendirilirken, resmi kaynaklar "delillere dayalı yargılama" vurgusu yapıyor.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı

11.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.

AFAD'ın paylaştığı bilgilere göre Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 00.38'de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 7.02 kilometre olarak kaydedildi.

Deprem çevre ilçelerde de hissedildi ve bölgede kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Şu ana kadar olumsuz bir durum veya can kaybı bildirilmedi.

Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"

Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi.

11.02.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"
Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"
Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi. Çetenin elebaşı "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı şüpheliler ile birlikte 12 kişi tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri bir eve düzenledikleri operasyonda sahte kimlikler ile kimlik basma ve hologram makineleri ele geçirdi. Operasyon sonrası derinleştirilen soruşturmada, organize bir dolandırıcılık şebekesi ortaya çıkarıldı.



Yapılan araştırmada çetenin elebaşları olduğu belirlenen "Profesör" kod adlı Ö.F.Ö. (31) ile "Azad" kod adlı A.B.'nin (36), kredi notu yüksek olan ve aralarında doktorların da bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerini internet üzerinden bir panel aracılığıyla temin ettiği belirlendi.

Diğer elebaşı "Firavun" kod adlı Z.A.A.'nın (41) ise bu bilgilerle, dublör olarak kullanılan kişilerin fotoğraflarını eşleştirerek sahte kimlik bastığı tespit edildi. Hazırlanan sahte kimliklerle dublörlerin özel bankalara giderek kredi ve kredi kartı çıkarttığı, bu yöntemle 58 kişinin mağdur edildiği ve yaklaşık 10 milyon TL'lik vurgun yapıldığı belirlendi.

15 şüpheli yakalandı, 12'si tutuklandı



Şafak vakti yapılan eş zamanlı operasyonda, "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı elebaşlarının da aralarında bulunduğu 5'i kadın 15 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 28 sahte kimlik, 4 adet sahte kimlik kartına hologram basmada kullanılan baskı cihazı, 145 adet kimlik basmada kullanılacak hazır boş kart, 4 pos cihazı, 2 ruhsatsız tabanca, kurusıkı tabanca, suçtan elde edilen 133 bin TL, 20 gram esrar, 61 adet cep telefonu, 2 adet laptop, tablet ve çok sayıda sim kart ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından elebaşlarının aralarında olduğu 15 kişi adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan suç örgütünün ele başları ile kadın dublörlerinde aralarında olduğu 12 şüpheli tutuklandı. 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi

İstanbul Küçükçekmece'de sitede bulunan 10 katlı bina, riskli yapı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince bina mühürlenirken vatandaşlar tahliye edildi

11.02.2026 07:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 07:10:29
İHA
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Olay, 6 Şubat Cuma günü İstanbul Küçükçekmece İnönü Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre sitede bulunan 10 katlı binanın ekiplerin incelemeleri sonunda riskli yapı olduğu tespit edildi.



Bunun üzerine bina Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildi.



Bazı vatandaşlar belediye ekiplerince otellere yerleştirildi.



Bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi.

Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı


Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

11.02.2026 00:26:00 / Güncelleme: 11.02.2026 00:40:24
Haber Merkezi
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Her iki atama da sürpriz olarak değerlendiriliyor. 
 
Gürlek, İstanbul'daki operasyonların mimari
 
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2 Haziran 2022'den 7 Ekim 2024'e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kısaca bakanlığı tanımayan bir isim değil. Bakanlıktaki görevi öncesinde de tanınan bir hakimdi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde bulunan Gürlek, 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı.
 
Demirtaş'ı o yargıladı
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş'ın ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılaması yapıldı ve Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Demirtaş'a getirilen siyaset yasağının temelini oluşturdu.
Selçuk Kozağaçlı'nın da arasında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı (Çağdaş Hukukçular Derneği) ÇHD davasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. Mahkeme heyeti değiştirildi ve yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hapis cezaları verdi. Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
 
Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek'in yönettiği davada, Fincancı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada, Kaftancıoğlu 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmayan bu karar ile Kaftancıoğlu'nun parti yöneticisi olmasına kısıtlama getirildi.
 
Sözcü gazetesi yönetici, yazar ve çalışanlarının, "FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen diğer önemli davalardan biridir. Bu davada, gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklara ise çeşitli sürelerde hapis cezaları verildi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararını uygulamadı. Bu nedenle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi.[12] Gürlek, bu ifadeleri nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL'lik tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.
 
MİT TIR'ları davası sonrasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.ü
Yine aynı görevdeyken Hrant Dink suikastı hakkında görülen davada heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonunda cinayetin FETÖ hedefleri doğrultusunda işlendiğine hükmedildi.
 
Hükümetin bir parçasıydı

Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Aslında atama Cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldı. Gürlek bu görevi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonları yönetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hapse atılmasına yol açtı. 

Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel... Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi

21 ülkeden 50’den fazla bilim insanının katıldığı, 7-8 Şubat 2026'da gerçekleştirilen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip eden tanınmış gazeteciler; Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu model hakkında önemli değerlendirmeler yaptı

10.02.2026 16:59:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Gazeteciler Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip etti.
Kongre sırasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli"ni ve bu modelin günümüz dünyasındaki yankıları konusunda gazeteciler, Çiğdem Akdemir'e önemli değerlendirmeler yaptı.

Ünlü gazetecilerin Milli Ekonomi Modeli konusundaki değerlendirmelerini izleyin:

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi

AKP Ayakta Kalma Mücadelesinde Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Mesut Özaslan ve Keçiören Olayını Yorumladı 

10.02.2026 16:51:00
Ahmet Turan Yiğit
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi
Türk siyasetinde "transfer" tartışmaları ve etik değerlerin kaybı gündemin ilk sırasına yerleşti. Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, son günlerde yaşanan siyasi geçişleri ve Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özaslan'ın tavrını analiz etti. Siyasetin geldiği noktayı "değerler krizi" olarak nitelendiren Yavuz, Mansur Yavaş'ın tepkisinden sistemin yanlışlarına kadar pek çok kritik noktaya parmak bastı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.