Haliyle diyeceksiniz ki; Bu iki kavramın yan yana ne işi var? Çok işi var. Tarih boyu birinin kanı akarken, birileri kan ağlarken, bu kanı akıtanlar hep lüks yaşadılar, sefa sürdüler ama asla mutlu olamadılar.
Dünya haritasına bir bakın! Kan hep İslam coğrafyasında akmaktadır. Yani Müslümanlar katledilmektedir. Bunun iki sebebi var. Biri maddi, diğeri manevi.
Maddi sebebini Bernard Shaw şöyle tabir ediyor; “Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmdir.”
Manevi sebebi ise İslam coğrafyası dünyanın merkezidir. Birçok peygambere, inanca ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Haliyle aslı ilahi olan ama sonrada tahrifata uğrayan bu inanç sahipleri Ortadoğu’yu kendi mülkleri görüp, işgal halinde kabul etmektedirler. Bu işgalden kurtarmak için de her gün Müslüman kanı dökmektedirler.
İşte bu kan emiciler, dünya ekonomisini ele geçirmişler ve maalesef İslam coğrafyasında kendilerine birçok emir eri bulmuşlardır. Onlar sefa sürerken, cefasını sen, ben üslendik.
Hâlbuki Müslümanım diyen en iyisine layık olması gerekir. Demek ki, bizim iman iddiamızda bir sorun var. Bunu iyi düşünmemiz lazım…
Şöyle bir rakamlara bakalım! Dünyanın, demokrasi, insan hakları vs. söylemlerinde bulunan yerli yabancıların ikiyüzlülüklerine şahit olalım…
“Dünyanın lider yönetim danışmanlığı firmalarından The Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan “Lüksün Yeni Dünyası” raporuna göre küresel lüks tüketim pazarı 2011 yılında 1.4 trilyon dolara ulaştı.
Toplam küresel lüks tüketim pazarı içinde “lüks deneyimler” (seyahat, sanat, teknoloji, yeme-içme) 770 Milyar Dolar’lık pazar payı ile birinci sırada yer alırken, ikinci sırayı 350 milyar dolar ile lüks otomobiller alıyor. Tüketimin geri kalanı ise lüks marka saatler, çantalar, giyim ve ayakkabılar gibi kişisel tüketim ürünlerine harcanıyor…”
BCG İstanbul Yönetici Ortağı Burak Tansan da Türkiye’de benzer bir gelişim olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi; “Gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi lüks tüketim Türkiye’de de tırmanışta. Türkiye lüks pazarının bütün kategorileri dahil ettiğimizde şu anda 20 milyar TL civarında olduğunu tahmin ediyoruz; yani GSMH’nın %1.5’i oranında… Geçtiğimiz beş yıl içinde Türkiye lüks tüketim pazarının her yıl ortalama %15’lik bir büyüme kaydettiğini görüyoruz…”
Bizim lükste gözümüz yok. Olsun kardeşim; Sen 3 milyon dolarlık evde otur. 1.5 milyon dolarlık arabaya bin. 400 bin TL’lik saat tak vs. Beni ilgilendirmiyor. Ne zamana kadar mı?
Hükümetler, beni en az fakirlik sınırı üstünde bir ücretle çalışmayı yasalaştırdıkları zamana kadar. Benim maaşımdan, bakkalımdan, berberimden aldıkları vergi oranında senden de vergi alana kadar. Benim kardeşim, oğlum nasıl sınır boyunda veya yurt içinde vatan için şehit oluyorsa aynı şahadeti senin oğlun, kardeşin vs. tadana kadar…
Geçen bir çocuk resmi gördüm. Çöpten ekmek çıkaranlardan. Resmin üstünde; “Kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolarmış. Hakkımı yiyene haram olsun”, yazıyordu. Artık hükümet duyar mı, duymaz mı bilmem!
Dünya haritasına bir bakın! Kan hep İslam coğrafyasında akmaktadır. Yani Müslümanlar katledilmektedir. Bunun iki sebebi var. Biri maddi, diğeri manevi.
Maddi sebebini Bernard Shaw şöyle tabir ediyor; “Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmdir.”
Manevi sebebi ise İslam coğrafyası dünyanın merkezidir. Birçok peygambere, inanca ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Haliyle aslı ilahi olan ama sonrada tahrifata uğrayan bu inanç sahipleri Ortadoğu’yu kendi mülkleri görüp, işgal halinde kabul etmektedirler. Bu işgalden kurtarmak için de her gün Müslüman kanı dökmektedirler.
İşte bu kan emiciler, dünya ekonomisini ele geçirmişler ve maalesef İslam coğrafyasında kendilerine birçok emir eri bulmuşlardır. Onlar sefa sürerken, cefasını sen, ben üslendik.
Hâlbuki Müslümanım diyen en iyisine layık olması gerekir. Demek ki, bizim iman iddiamızda bir sorun var. Bunu iyi düşünmemiz lazım…
Şöyle bir rakamlara bakalım! Dünyanın, demokrasi, insan hakları vs. söylemlerinde bulunan yerli yabancıların ikiyüzlülüklerine şahit olalım…
“Dünyanın lider yönetim danışmanlığı firmalarından The Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan “Lüksün Yeni Dünyası” raporuna göre küresel lüks tüketim pazarı 2011 yılında 1.4 trilyon dolara ulaştı.
Toplam küresel lüks tüketim pazarı içinde “lüks deneyimler” (seyahat, sanat, teknoloji, yeme-içme) 770 Milyar Dolar’lık pazar payı ile birinci sırada yer alırken, ikinci sırayı 350 milyar dolar ile lüks otomobiller alıyor. Tüketimin geri kalanı ise lüks marka saatler, çantalar, giyim ve ayakkabılar gibi kişisel tüketim ürünlerine harcanıyor…”
BCG İstanbul Yönetici Ortağı Burak Tansan da Türkiye’de benzer bir gelişim olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi; “Gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi lüks tüketim Türkiye’de de tırmanışta. Türkiye lüks pazarının bütün kategorileri dahil ettiğimizde şu anda 20 milyar TL civarında olduğunu tahmin ediyoruz; yani GSMH’nın %1.5’i oranında… Geçtiğimiz beş yıl içinde Türkiye lüks tüketim pazarının her yıl ortalama %15’lik bir büyüme kaydettiğini görüyoruz…”
Bizim lükste gözümüz yok. Olsun kardeşim; Sen 3 milyon dolarlık evde otur. 1.5 milyon dolarlık arabaya bin. 400 bin TL’lik saat tak vs. Beni ilgilendirmiyor. Ne zamana kadar mı?
Hükümetler, beni en az fakirlik sınırı üstünde bir ücretle çalışmayı yasalaştırdıkları zamana kadar. Benim maaşımdan, bakkalımdan, berberimden aldıkları vergi oranında senden de vergi alana kadar. Benim kardeşim, oğlum nasıl sınır boyunda veya yurt içinde vatan için şehit oluyorsa aynı şahadeti senin oğlun, kardeşin vs. tadana kadar…
Geçen bir çocuk resmi gördüm. Çöpten ekmek çıkaranlardan. Resmin üstünde; “Kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolarmış. Hakkımı yiyene haram olsun”, yazıyordu. Artık hükümet duyar mı, duymaz mı bilmem!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026





























































































