logo
24 HAZİRAN 2026

Kapıların yüzüne kapanmasına darılma

Aile fertlerinizden biri vefat ettiğinde veya malınız elden gittiğinde ya da namusunuza dil uzatıldığında ve insanlardan eziyet gördüğünüzde sabra sarılın

23.05.2026 00:56:00
Haber Merkezi
Kapıların yüzüne kapanmasına darılma
Kapıların yüzüne kapanmasına darılma
'Aile fertlerinizden biri vefat ettiğinde veya malınız elden gittiğinde ya da namusunuza dil uzatıldığında ve insanlardan eziyet gördüğünüzde sabra sarılın! Sabırlı olursanız çok iyiliklere mazhar olursunuz.

Az bir şey elde ettiğinde şükreder, sıkıntıyla karşılaştığında sabredersen iman kanadın tüylenip güçlenir ve kalbin ile sırrın şükür ve sabrını Mevla'nın kapısına uçurur…

Kapıların yüzüne kapanmasına darılma. Hak Teâlâ sana yakınlık kapısını açmak için bunu yapar. O'nun kapısında devamlı kalman için maddi yönleri örter. Sevenler O'nun kapısını daima açık olarak bulurlar. Yabancılar oradan içeri giremez. Bir ana, evladı için hazırladığı şefkat kucağını başkasına açar mı? Bu da ona benzer…

Hak Teâlâ sevdikleri için hazırladıklarını başkalarına vermez. Yavrusuna tutkun ana, komşulara tembih eder. Yavrusunu içeri almamalarını tembih eder. Çünkü kendine dönmesini arzular. O yavru bu halde evden kaçsa cümle kapıları kapalı bulur. Ağlar sızlar yine anasına dönmek zorunda kalır.







Hak Teâlâ, bazen kulunu dara atar. Bundan maksadı, kulun kalbi yaratılmışlara bağlanmasın ve Zâtına dönsün.

Peygamberimiz (s.a.v.) sabredince göğe yükseltilmiş, Rabb'ine yaklaşıp O'nu görmüştür. O, ancak sabrın temelini sağlam bir şekilde inşa ettikten sonra bu binayı onun üzerine kurabilmiştir. Bütün hayırlar sabrın ayakları altındadır.
 
Hiçbir nimet yoktur ki onun yanı sıra mutlaka bir ceza bulunmasın. Hiçbir sevinç yoktur ki, muhakkak onunla birlikte bir tasa bulunmasın. Hiç bir genişlik yoktur ki, onunla beraber mutlaka bir darlık mevcud olmasın…

Günahlar derttir, taat ve ibadetler ise devadır. Zulüm bir derttir, adalet ise devadır. Hata-yanlışlık bir derttir, doğru ise bir devadır. İzzet ve Celal sahibi Allah'a karşı gelmek bir derttir, hastalıktır. Günahların sarhoşluğundan tevbe etmek ise bir devadır, ilaçtır."  Büyük bir hayat ölçüsü verir sabır için:







Ey Cahil! Sen dilediğini değiştirmek istiyorsun. Sen ikinci bir ilah mısın ki, İzzet ve Celal sahibi Allah'ın sana uymasını istiyorsun? Bu kuruntu, hakikatin tam tersidir.
Allah sana değil, sen Allah'a uyacaksın. Bu kuruntunun aksini düşündüğün, yani Allah'ın sana değil, senin Allah'a uyman gerektiğini kabul ettiğin an, doğru yolu bulmuş olursun.

Bela imtihan için gelir

Kalbi kuvvetlendirir. Vicdani kanaati arttırır. İmanı hakikate erdirir, Hak yolda sabrı çoğaltır. Nefsi, kötü arzuları zayıflatır.

Her bela geldikçe, mü'minde sabır ve Hakk'ın hikmetli işlerine karşı teslim ve rıza olur. Ona her işinde yardım eder; bol nimet gönderir…







Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: "Hiç şüphe yok ki, Allah sevdiğine azap etmez. Fakat bazen onu imtihan eder."

Mü'minin nazarında katiyetle sabittir ki, İzzet ve Celal sahibi Allah, peşinde ya dünyevi veya ahiretle ilgili bir maslahat bulunmayan hiçbir şeyle mü'mini imtihan etmez.

Mü'min maruz kaldığı belaya razıdır, ona karşı sabreder, tahammül gösterir. Başına gelen beladan ötürü, İzzet ve Celal sahibi Rabb'ini asla itham etmez. İzzet ve Celal sahibi Rabb'i ile olan meşgalesi ona belayı unutturur.

O, nice zaman engellenmiş ve ihtiyaçları göğsünde kırılmış, isteklerinin kırılmasına katlanmış ve bütün hallerinde reddedilmişlerdir. Davet ederdi de davetine icabet edilmezdi. İsterdi de verilmezdi. Şikayet ederdi de şikayet ettiği şeyin şiddeti iyice artardı. Bir kurtuluş kapısı arardı da bulamazdı. Sakınır takvalı olurdu da çıkış kapısı bulamazdı.







Allah'ı tevhid eder ve amellerinde ihlaslı olurdu da amel ettiği Zata bir yakınlık göremezdi. İmanlı ve tevhid ehli değil gibiydi.

Bildi ki sabır kalbi için devadır, seçkinliğine ve Allah'a yaklaştırılmasına sebeptir ve iyilik, bu imtihandan sonra gelecektir. Bu imtihan iman sahibi ile münafıkı; tevhid ehli ile müşriki birbirinden ayırmak içindir…

Ey cemaat! Allah'ın rahatlık ve kurtuluş vereceğinden ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü O size çok yakındır. Ümidini kesme; çünkü her şeyi yapan Allah'tır. Bilemezsin belki de Allah bu sıkıntıdan sonra sana bir çıkış kapısı açacaktır.







Beladan da kaçma; çünkü bela sabırla birlikte bütün iyiliklerin temelidir. Nübüvvet ve risaletin, velilik ve marifetin ve sevginin temeli beladır. Belaya sabretmezsen senin temelin yok demektir. Kalbinle, sırrınla, ruhunla Allah'a yakınlık kapısından geçinceye dek sabret ve çalışmaya devam et…

Yusuf Peygamber evinden alınmaya, kuyuya atılmaya, köle olarak satılmaya, ayrıca bir sürü harekete tahammül edip, sabır göstermeseydi, o büyük devlete sahip olabilir miydi?

O, Rabb'inin işlerine boyun eğdi, razı oldu. Bu yüzden zilleti, izzete tebdil oldu. İyi niyeti meydana çıktı. Sarsılmaz bir mülk sahibi oldu.

Sen de İslam dininin emirlerine uyar, yasaklarını bırakırsan, her işinde ilahi fiillerin tecellisini sezerek sabra devam edersen, nefsine ve şeytana uymazsan bulunduğun şimdiki kötü halden kurtulursun."  (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.