logo
16 HAZİRAN 2026

Kar yağışı kazaya neden oldu

Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle kayganlaşan yolda iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı

25.03.2023 19:20:00
Kar yağışı kazaya neden oldu
Kar yağışı kazaya neden oldu

Edinilen bilgiye göre, Pülümür ilçe çıkışında bir araç ile tır, kayganlaşan yolda kafa kafaya çarpıştı. Kazad her iki aracın sürücüsü de yaralandı. Vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine ambulanslar sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar daha sonra Pülümür Toplum Sağlığı Merkezine kaldırılarak tedavi altına alındı. Genel durumları iyi olan yaralıların tedbir amaçlı Tunceli Devlet Hastanesine sevk edildikleri belirtildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor


 
Yaz aylarının gelmesi ve doğada geçirilen zamanın artmasıyla birlikte yılan, akrep ve kene vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), halk arasında doğru bilinen ama aslında ölüme davetiye çıkaran kulaktan dolma ilk yardım hatalarına karşı çok ciddi uyarılarda bulundu.

16.06.2026 00:23:00
MURAT ÇORBACI
Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor
Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada vakit geçirenlerin sayısı artarken; yılan, akrep ve kene vakalarında da ciddi bir artış yaşanıyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, halk arasında doğru bilinen ancak hayati tehlikeye yol açan yanlış ilk yardım uygulamalarına karşı uyarılarda bulundu. Yılan ısırılan yeri emmek, kene üzerine sigara basmak veya akrep sokan yeri kesip kanatmak gibi yöntemlerin zehrin vücuda yayılımını hızlandırdığını ve doku ölümlerine yol açtığını vurgulayan Dr. Kapukaya, yapılması gereken doğru adımları sıraladı.

Emmek veya kesmek en büyük hata

Halk arasında filmlerden görülerek uygulanan "zehri ağızla emme" veya "yara yerini bıçakla kesip kanatma" yöntemlerinin tamamen birer safsata olduğunu belirten Dr. Esra Nur Kapukaya, bu uygulamaların hastaya fayda yerine sadece zarar getirdiğini ifade etti.
Yılan ısırmalarında paniğin en büyük düşman olduğunu söyleyen Dr. Kapukaya, süreci şu sözlerle özetledi: "Zehir her zaman öldürmez; her yılan ısırması zehirli değildir. Yılanların bazen zehir salgılamadan ısırdığı, 'kuru ısırık' dediğimiz durumlar da vardır. Ancak bunu ilk bakışta ayırt etmek imkansız olduğu için her vakayı hayati kabul ediyor ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasını istiyoruz. Isırılan kişi kesinlikle sakinleştirilmelidir. Heyecan ve panik, kalp atışını hızlandırarak zehrin vücuda daha çabuk yayılmasına neden olur. Isırılan bölge (kol veya bacak) asla hareket ettirilmemeli, sabit tutulmalı ve yara yeri sabunlu suyla yıkanmalıdır. Bölgeye doğrudan buz uygulamak ya da sıkı turnike yapmak da dokuyu çürütebileceği için son derece zararlıdır."

Takıları hemen çıkarın

Akrep sokmalarının özellikle çocuklar ve 65 yaş üstü vatandaşlar için çok daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Dr. Kapukaya, akrep zehrinin doğrudan kalbi ve sinir sistemini etkileyebildiğini belirtti. Sokma sonrası gelişebilecek gizli tehlikelere değinen Dr. Kapukaya, "Akrep sokmasında en belirgin semptom, dakikalar içinde başlayan şiddetli yanma ve sızlama hissidir. Sokulan bölge hızla şişmeye başlar. Bu bölgede şişlik gelişeceği için, kan akışının kesilmesini önlemek adına yüzük, saat, bileklik gibi tüm takılar ivedilikle çıkarılmalıdır. Yaralı bölge hareketsiz bırakılmalı ve sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaneye yetişene kadar ağrı ve şişliği hafifletmek için bölgeye temiz bir beze sarılı şekilde buz uygulanabilir. Tüm vakaların hastanede birkaç saat gözetim altında tutulması zorunludur" uyarısında bulundu.



Kulaktan dolma yöntemler zarar veriyor

Yaz aylarının en büyük kabuslarından biri olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneler konusunda da kritik uyarılar yapan Dr. Esra Nur Kapukaya, keneyi vücuttan uzaklaştırmak isterken yapılan hataların virüsün vücuda yayılmasına zemin hazırladığını belirterek, doğru bilinen yanlışları şöyle aktardı: "Kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek veya sigara basmak, kenenin rahatsız olup zehirli salgısını vücudunuza kusmasına neden olur. Bu da virüsün size bulaşma riskini katbekat artırır. Kene fark edildiği an çıplak elle dokunulmamalıdır. Uygun bir cımbız veya eldiven yardımıyla, kene cilde en yakın noktasından ezilmeden tutulmalı, tek bir hamlede dik olarak yukarı çekilip çıkarılmalıdır. Eğer kişi keneyi kendisi çıkaramıyorsa ya da çıkardıktan sonraki 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma veya ishal gibi belirtiler yaşarsa, hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır."

‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.

‘Onurlu Dönüş’ yalanmış

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi

15.06.2026 22:02:00
Haber Merkezi
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
‘Onurlu Dönüş’ yalanmış
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz'ın sığınmacıların Türkiye'de kalacağına yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, "Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak" dedi.

Büyükelçi Nuh Yılmaz'ın Açıklaması



Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, yaptığı konuşmada Suriyeli sığınmacıların tamamının ülkelerine gönderilmeyeceğine işaret etti. Yaklaşık 700 bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü belirten Yılmaz, Türkiye'de kalmaya devam edecek milyonlarca Suriyelinin ise Türkiye-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesine köprü olarak katkı sağlayacağını savundu

Ümit Özdağ'ın Sert Tepkisi

Büyükelçi Yılmaz'ın açıklama videosunu sosyal medya hesabından paylaşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, hükümetin geçmişteki söylemlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Hani savaş bitince döneceklerdi? Hani geri dönüşleri teşvik ediyorduk? Yıllarca Türk milletini 'savaş bitince dönecekler' diye oyalayanlar, şimdi kalacaklarını açık açık söylüyorlar. Türk milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak."

Onurlu dönüş!



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sığınmacılar konusunda Türkiye'nin resmi politikasının "gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş" olduğunu vurgulayarak, "Muhacirlerin gönüllü geri dönüş sürecini tarihimize, kültürümüze ve ev sahipliğimize yaraşır şekilde yöneteceğiz" demişti.

Erdoğan, Suriye'deki iç dinamikler ve güvenli bölgelerin genişlemesiyle birlikte geri dönüşlerin hızlanacağını ifade ederek: "Suriye istikrara kavuştukça gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşler de artacaktır. Suriyeli kardeşlerimizin vatan hasretinin artık yavaş yavaş son bulacağına inanıyorum" cümlelerini kurmuştu.

Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği

İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kimyasal madde paniği yaşandı. Kimyasal maddeden 9 kişi etkilendi 
 

15.06.2026 15:32:00
İhlas Haber Ajansı
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Bolu'daki İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tuvalet ve banyo temizliği sırasında kullanılan kimyasal maddeden, aralarında hasta ve personelin de bulunduğu 9 kişi etkilendi.

Olay, saat 11.00 sıralarında Karacasu beldesinde yer alan İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana geldi. Hastanenin tuvalet ve banyolarında temizlik çalışmaları yapıldığı esnada kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle koku oluştu. Yayılan kokudan ve kimyasallardan ilk belirlemelere göre, aralarında hastane personeli ve hastaların da bulunduğu 9 kişi etkilendi.

112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Kısa sürede hastaneye ulaşan ekipler, kimyasal maddeden etkilenen vatandaşlara ilk müdahaleyi yaptı. Maddeden etkilenen şahısların bir kısmı olay yerinde ayakta tedavi edilirken, bazı hasta ve personeller ise ambulanslarla tedbir amacıyla kentteki diğer hastanelere sevk edildi.

Meydana gelen olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu senenin her alanda Türkiye için zirveler yılı olduğunu ifade edip "Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
 

15.06.2026 14:54:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı'nda düzenlenen Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları açılış törenine katıldı.

Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Ankara Havalimanı'nın açılışı yapıldı. Yeni açılan havalimanıyla Esenboğa Havalimanı'ndaki trafiğin rahatlayacağını dile getiren Erdoğan, Ankara Havalimanı'na ilişkin bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"2026 senesi her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor.
Bizler de tüm kurumlarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımız değil, kaderini kaderimizle bir gören kardeşlerimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi'ne Ankaramızda ev sahipliği yapacağız. Sadece ev sahipleri yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Ankara'nın diplomasi trafiğinde konumu güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu artıyor. Diplomasinin kalbi Ankara'da atacak.

Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem havayolu hem de karayolu olarak bir rahatlama olacaktır. Ankara Havalimanı ile Başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, bir eseri de ihya ettik.

Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere iki etap halinde planladığımız projeyi 8 ayda başarıyla tamamladık.

Pist uzunluğunu 3 metreye, pist genişliğini ise 60 metreye çıkardık. Pist başlarına 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek kapasite oluşturduk. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, levhaları, uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı hazır hale getirdik.

Bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarıdır. Başkent Havacılık Köprüsü YHT hattı üzerine inşa edilmiştir."

MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak

MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi

15.06.2026 14:16:00
Haber Merkezi
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi.

MİT Başkanı Kalın, ABD-İran anlaşmasıyla ilgili olarak açıklamada bulundu.

"Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı," diyen Kalın, "Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak." diye ekledi.

Kalın açıklamasında "Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu'da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur." ifadelerini kullandı.

İBB davasının 50. gününde İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e Fatoş Pınar Türker çağrısı

Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası, 50’nci gününde devam ediyor

15.06.2026 13:11:00
Haber Merkezi
İBB davasının 50. gününde İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e Fatoş Pınar Türker çağrısı
İBB davasının 50. gününde İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e Fatoş Pınar Türker çağrısı
Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68'i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası, 50'nci gününde devam ediyor. Duruşmada söz alan İmamoğlu, geçen hafta çıplak arama ve savcının tehdidine maruz kaldığını söyleyen İBB iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker hakkında, "AK Parti Grup Başkanvekili'nin duyarlılığını, İçişleri Bakanı'nın hassas bir şekilde ele almasını önemsiyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanı'ndan da bekliyorum. Bir savcı, bir anneyi çocuğuyla tehdit etti. SEGBİS kaydı ile bu iddia ortaya çıkabilir. Üstü örtülecek bir şey değil, işlem başlatılmasını bekliyorum" dedi.

Geçen hafta, Medya A.Ş.'nin eski genel müdürleri Elif İpek Atayman ve Fatoş Pınar Türker'in de aralarında olduğu tutuklu sanıkların savunmaları ve sorgularıyla tamamlanmıştı. Bugün Fatoş Ayık'ın yarım kalan sorgusuyla devam edecek. Daha sonra İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin ve İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay'ın savunmasına geçilmesi bekleniyor.

Duruşmada Ayık'ın sorgusuna geçilmeden önce İmamoğlu söz aldı. "Asrın yolsuzluğu denilen davada neler yaşadığımız kamuoyunun gözü önünde oluyor" diyen İmamoğlu, bu hafta yapılacak tutukluluk incelemesinde mahkeme heyetine vicdanlı karar vermesi çağrısında bulundu. Özellikle hasta ve kadın tutuklular için hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, "Savunmasını yapan arkadaşlarımızın bir fırsat elde etmesini talep ediyorum" dedi.

İmamoğlu ayrıca, "AK Parti Grup Başkanvekili'nin duyarlılığını, İçişleri Bakanı'nın hassas bir şekilde ele almasını önemsiyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanı'ndan da bekliyorum. Üstü örtülecek bir şey değil, işlem başlatılmasını bekliyorum" dedi.

Murat Ongun'dan Fatoş Ayık'a: Sizi kuruma ben mi yerleştirdim?
İmamoğlu'nun ardından Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Fatoş Ayık'a "Ben ya da Emrah Bağdatlı'nın bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu, sizi kuruma ben mi yerleştirdim?" diye sordu. Ayık, "Hayır" yanıtını verdi.

Ongun'dan sonra İmamoğlu da, "Bir suç örgütü iddiası ortaya atılıyor. Kendimi eleştiriyorum, buradaki ifadeleriyle kendilerini tanıma fırsatı buluyorum, örgüt üyesi olduklarını öğreniyorum. Daha önce tanışmış mıydık?" diye sordu. Ayık bu soruyu da "Hayır" diyerek yanıtladı. Bunun üzerine İmamoğlu, "Bu ülkenin hazinesini teslim edeceğimiz kadınları dinliyorsunuz" dedi.

Fatoş Ayık'ın avukatı: İnsan haklarına, insan onuruna aykırı şeyler oldu
Ayık'ın avukatı Uğur Güner, savunmasına başladı. "15 aydır tutukluyuz, bundan önce sadece 15 dakika konuştuk" diyen avukat Güner, "İnsan haklarına, insan onuruna aykırı şeyler oldu. İfademizi alan savcı, soruşturma savcısı değildi. Tutuklandıktan sonra önce Silivri'ye konuldu, sonra Gebze'ye gönderildi. Avukatlarına bile haber verilmedi" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı

15.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin olağanüstü kurultaya kapıları kapatması, ihraç ve görevden almalar nedeniyle, yeni parti sürecinin hızlanması bekleniyor ve temmuz ayı sonu işaret ediliyor.

Yeni parti formülünün hayata geçmesi halinde güç dengesindeki olası değişimlerden belediye başkanlarının tutumuna, finansmandan hukuki risklere kadar çok sayıda zorluğun Özel ve ekibinin önüne çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

Yeni parti için hangi seçenekler masada?
Yeni parti senaryolarında ilk seçenek olarak seçime girme yeterliliği olan mevcut partilerden biriyle anlaşma yoluna gitmek görülüyor.

Özel kanadı, DSP ve Genç Parti ile görüşme iddialarını reddetti.

Ancak parti kulislerinde, Ahmet Özal'ın kurduğu ve halen genel başkanlığını Süleyman Yağcıoğlu'nun yaptığı Teknoloji Kalkınma Partisi (TEK Parti) ile temasların olduğu konuşuluyor.

Özel'e yakın bazı milletvekilleri, Demokrat Parti (DP) ile de anlaşma yolunun aranması gerektiğini savunuyor.

Özel yeni parti için henüz bir isimlendirme yapmadı ancak kendisine yakın kaynaklar, "seçeneklerimiz hazır" diyor.

Bu formülün olası "baskın seçim" için düşünüldüğü ifade ediliyor.

Ancak, seçimin 2027 sonu veya daha ileri bir tarihte yapılması olasılığı da dikkate alınarak "sıfırdan bir parti kurma" seçeneği de değerlendiriliyor.

Özel'in bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladığı yeni parti seçeneğinin üç temel gerekçeye dayandığı ifade ediliyor.

Bunlar; CHP'nin seçime girme yeterliliğini kaybetme riski, ihraçlar ve görevden almalar nedeniyle CHP çatısı altında siyaset yapma olanağının ortadan kalkması ve parti içi tartışmalar nedeniyle oluşan siyasi desteğin kaybedilmesi riski olarak sıralanıyor.

Seçime girme riski: Fiilen yasaklı hale geliriz
Mutlak butlan kararı nedeniyle, 2020'de yapılan 37. Kurultay'da seçilen yönetim partinin başına geçti.

Özel ve kurmayları, seçim takvimi başladıktan sonra YSK'ya yapılacak bir itirazın, tüm adayları fiilen "siyasi yasaklı" hale gelmesi sonucunu doğuracağını savunuyor.

Genel merkez yönetimi ise "mücbir sebep" nedeniyle kurultayın yapılamadığı gerekçesiyle, seçime girme yeterliliği için risk görmüyor.

Özel'in yakın kurmayları ise bu konuda somut bir veri olmadığına işaret ederek şu değerlendirmeleri yapıyorlar:

"Şu anda mücbir sebep, yargıdan seçime girebilir diye bir karar çıksa bile garantisi yok. Ama diyelim biz aday listelerini verdik, bir kişi YSK'ya başvursa, YSK da 'CHP, kurultayını yapmamış seçime giremez' derse biz fiilen siyasi yasaklı hale geliriz. Çünkü artık o saatten sonra başka partinin listelerinden aday da olamazsınız. Asıl tehlike bu."

20 Temmuz'da başlayacak adli tatil sürecine dikkat çeken bazı milletvekilleri, "Eğer bu tarihe kadar Yargıtay'dan bir karar çıkmazsa, yeni parti için düğmeye basılır. Zaman kaybı bizim aleyhimize olur" görüşünü savunuyor.

İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

14.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin şunları kaydetti:

"Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç. Silivri halkı 31 Mart'ta sandığa gitti, oyunu kullandı, Bora Balcıoğlu'nu başkanı seçti. Azılı bir suçlu gibi yine sabah baskınıyla, yine polis araçlarıyla, yine 'yolsuzluk' iddiasıyla hedef alındı. Bora başkanım; sen doğduğun topraklar için mücadele ettin. Silivri seni seçti, çünkü seni tanıyor. Biz de seninle durmaya devam edeceğiz. Silivri halkına sesleniyorum: Bu muhterislerin çaresizliğidir. Merak etmeyin biz bu kötülüğü bitireceğiz. Sandık gelecek, onlar gidecek."

Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

Ordu'nun Ünye ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağışta cadde ve sokaklar su altında kalırken, bazı iş yerlerini ve evleri su bastı. İlçede bir binanın istinat duvarı da çöktü

14.06.2026 17:46:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ünye'de sabah saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle birçok noktada su birikintileri oluştu. Özellikle Çınarlık, Kaledere, Fevzi Çakmak ve Saraçlı mahallelerinde yağışın etkisi yoğun şekilde hissedildi. Caddeler göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı. Yağış nedeniyle giriş katlarda bulunan bazı evlerde de su baskınları meydana geldi. İhbarlar üzerine bölgeye sevk edilen Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ) ekipleri, vidanjörlerle su tahliye çalışması gerçekleştirdi. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı noktalarda vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için çalışma yaptı.

4 katlı binanın istinat duvarı çöktü

Öte yandan Saraçlı Mahallesi Menteşe Sokak'ta 4 katlı bir binanın istinat duvarı, aşırı yağış nedeniyle çöktü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, çevrede inceleme başlatıldı. İstinat duvarının yıkıldığı binada oturan Azmi Uçur, "Üst tarafta çektiğimiz istinat duvarı çöktü. Duvarımız tuğladan olduğu için yağmurdan dolayı göçtü. Polisler geldi, inceleme yaptılar. Şu anda bize bir şey demediler. Yukarıdaki binada dört hane, bizim binada ise beş hane var" dedi.

Bölgede yağış devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.