logo
24 HAZİRAN 2026

Karaciğer yağlanması: Beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam

Karaciğer yağlanması (tıbbi adıyla hepatosteatoz), modern dünyada beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşmasıyla birlikte en sık karşılaşılan kronik sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir

03.06.2026 12:58:00
Hasan Gündoğdu
Karaciğer yağlanması: Beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam
Karaciğer yağlanması: Beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam
Karaciğer hücrelerinde normalin üzerinde (toplam ağırlığının %5'inden fazla) yağ birikmesi olarak tanımlanan bu durum, erken dönemde fark edilip müdahale edilmezse siroz ve karaciğer kanseri gibi geri dönüşü zor tablolara yol açabilir.






İşte karaciğer yağlanmasının nedenleri, tedavi yöntemleri ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken hayati noktalar:

Karaciğer Yağlanmasının Nedenleri

Karaciğer yağlanması temel olarak iki ana kategoriye ayrılır: Alkol Kullanımına Bağlı Olan ve Alkol Dışı Karaciğer Yağlanması (NAFLD). Günümüzde en yaygın görülen tip, metabolik sendromla doğrudan ilişkili olan alkol dışı yağlanmadır.






Metabolik ve Genetik Faktörler

• İnsülin Direnci ve Tip 2 Diyabet: İnsülin direnci olduğunda, vücut yağ dokusundaki yağ asitlerini serbest bırakır ve bu asitler karaciğere akın eder. Karaciğer, bu aşırı yükü işleyemediği için hücrelerinde depolar.

• Obezite ve Bölgesel Yağlanma: Özellikle karın çevresinde (visseral) biriken yağlar, karaciğer yağlanmasının en güçlü tetikleyicisidir.

• Hiperlipidemi: Kandaki kolesterol ve özellikle trigliserid seviyelerinin yüksek olması, karaciğerin yağ yükünü artırır.

• Hızlı Kilo Kaybı: Bilinçsizce yapılan şok diyetler veya cerrahi müdahaleler sonrası yaşanan çok hızlı kilo kayıpları, vücuttaki yağ depolarının aniden mobilize olarak karaciğere yüklenmesine neden olur.






Beslenme ve Yaşam Tarzı Hataları

• Yüksek Fruktoz Tüketimi: Endüstriyel gıdalarda, hazır meyve sularında ve paketli ürünlerde kullanılan mısır şurubu (fruktoz), doğrudan karaciğerde metabolize edilir ve hızla yağa dönüştürülür.

• Hareketsiz (Sedanter) Yaşam: Fiziksel aktivite eksikliği, alınan enerjinin yakılamamasına ve dolayısıyla karaciğer dahil iç organların çevresinde yağ olarak depolanmasına yol açar.

Diğer Destekleyici Nedenler

• İlaçlar: Bazı kortikosteroidler, kemoterapi ilaçları veya uzun süreli ve bilinçsiz kullanılan bazı hormon ilaçları karaciğer metabolizmasını bozabilir.

• Bağırsak Mikrobiyotası: Bağırsak florasındaki dengesizlikler (disbiyozis), bağırsak geçirgenliğini artırarak karaciğere toksik maddelerin ve inflamatuar sinyallerin ulaşmasına neden olabilir.






Karaciğer Yağlanmasının Tedavisi

Günümüzde karaciğer yağlanmasını doğrudan tamamen ortadan kaldıracak, FDA onaylı spesifik bir "mucize ilaç" bulunmamaktadır. Tedavinin temelini yaşam tarzı modifikasyonları ve eşlik eden hastalıkların kontrol altına alınması oluşturur.

Medikal ve Farmakolojik Yaklaşım

• Altta Yatan Hastalıkların Yönetimi: Eğer hastada diyabet varsa kan şekeri regüle edilir, kolesterol yüksekse statinler veya uygun lipit düşürücü ilaçlar başlanır. İnsülin direncini kırmak için hekim kontrolünde metformin veya pioglitazon gibi ajanlar kullanılabilir.

• Antioksidan Desteği: Karaciğerdeki inflamasyonu (stataohepatit) azaltmak amacıyla, özellikle diyabeti olmayan hastalarda doktor önerisiyle yüksek doz E Vitamini kullanılabilir.

• Hepatoprotektif (Karaciğer Koruyucu) Destekler: Bilimsel olarak karaciğer enzimlerini (AST/ALT) dengelediği ve hücre yenilenmesine yardımcı olduğu gösterilen Milk Thistle (Deve Dikeni - Silimarin) ekstreleri, hekim onayıyla tedaviye dahil edilebilir.

Cerrahi Müdahale

• Bariatrik Cerrahi: İleri derecede obez (VKİ > 40) olan ve diyetle kilo veremeyen hastalarda, tüp mide veya gastrik bypass gibi ameliyatlar karaciğer yağlanmasını ve ilişkili metabolik sendromu büyük oranda geri döndürebilmektedir.






Nelere Dikkat Edilmelidir? (Yaşam Rehberi)

Karaciğerin kendini yenileme (rejenerasyon) kapasitesi son derece yüksektir. Doğru adımlar atıldığında yağlanma tamamen geri döndürülebilir. Bu süreçte şu kurallara kesinlikle uyulmalıdır:

Beslenme Stratejisi

• Akdeniz Tipi Beslenmeye Geçiş: Zeytinyağı, lifli sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve omega-3 bakımından zengin olan balık tüketimi ön plana çıkarılmalıdır.

• Basit Karbonhidratların Kesilmesi: Beyaz un, şeker, nişasta ve paketli atıştırmalıklar beslenme programından tamamen çıkarılmalıdır.

• Karaciğer Dostu Gıdalar: Enginar, kereviz, karahindiba, brokoli ve brüksel lahanası gibi sülfür ve cynarin içeren sebzeler karaciğerin detoksifikasyon mekanizmasını destekler.

• Kahve Tüketimi: Yapılan klinik çalışmalar, günde şekersiz ve kremasız olarak tüketilen 2-3 fincan filtre kahve veya Türk kahvesinin, karaciğerde fibrozis (dokubozulması) gelişimini engellemeye yardımcı olduğunu göstermektedir.

Kilo Yönetimi ve Egzersiz

• Kademeli Kilo Kaybı: Hedef, mevcut vücut ağırlığının %7 ila %10'unu 6 aylık bir süreçte kaybetmek olmalıdır. Haftalık kilo kaybı 0.5 - 1 kg arasında tutulmalıdır.

• Egzersiz Rutini: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) yapılmalıdır. Ayrıca kas kütlesini artıracak direnç egzersizleri insülin direncini kırmada çok etkilidir.

Günlük Yaşam ve Zararlılardan Korunma

• Alkol ve Tütünden Uzak Durmak: Yağlanmış bir karaciğer, toksinlere karşı çok daha hassastır. Alkol tüketimi tamamen sonlandırılmalıdır.

• Gereksiz İlaç Kullanımından Kaçınmak: En masum görünen ağrı kesiciler (özellikle parasetamol türevleri) bile karaciğerde metabolize edilir. Doktor reçetesi olmadan hiçbir ilaç, bitkisel kür veya takviye kullanılmamalıdır.

• Düzenli Takip: Karaciğer enzim değerlerinin (AST, ALT, GGT) ve karaciğer ultrasonunun yılda en az bir kez kontrol edilmesi, sürecin seyrini görmek açısından kritik öneme sahiptir.

Karaciğer yağlanması, vücudun yaşam tarzı değişikliklerine ihtiyaç duyduğunu gösteren ciddi bir erken uyarı sinyalidir. Beslenmeyi sadeleştirmek, hareketi hayatın merkezine koymak ve karaciğere fazladan kimyasal yük bindirmemek, bu hastalığın en etkili ve kesin tedavisidir.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.