Karadeniz'in saklı cenneti: İyidere
Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Rize iline bağlı, yeşilin ve mavinin buluştuğu şirin ilçesi İyidere, köklü tarihi, eşsiz doğal güzellikleri ve zengin mutfağı ile keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir
30.11.2025 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Rize iline bağlı, yeşilin ve mavinin buluştuğu şirin ilçesi İyidere, köklü tarihi, eşsiz doğal güzellikleri ve zengin mutfağı ile keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir.
Rize il merkezine sadece 14 kilometre mesafede bulunan ilçe, ismini içerisinden geçen hayat damarı olan İyidere Çayı'ndan almıştır.
Kuruluşu ve Tarihi Serüveni

İyidere'nin tarihi, MÖ 700'lü yıllara kadar uzanır. Bölge, Miletos'lular tarafından kurulmuş, zamanla sırasıyla Roma, Bizans ve Pontus Rum egemenliği altında kalmıştır.
Bölge, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı Devleti topraklarına katıldı ve Osmanlı döneminde Aspet adıyla bir nahiye (bucak) olarak anıldı. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra da uzun yıllar nahiye statüsünü koruyan yerleşim, tam 60 yılın ardından, 21 Mayıs 1990 tarihinde 3644 sayılı kanunla ilçe statüsü kazanmıştır.
Tarihi Eserler ve Zenginlikler

İyidere, küçük yüzölçümüne rağmen yüzyıllara meydan okuyan önemli tarihi ve kültürel zenginliklere ev sahipliği yapar.
Bunların başında, ilçenin en dikkat çekici tarihi yapılarından olan Pileki Mağarası gelir. MÖ 2300'lerden günümüze kadar Pileki taşı (Karadeniz mutfağında ekmek pişirmek için kullanılan özel taş) çıkarmak amacıyla insan eliyle oyulmuş bu mağara, hem tarihi izleri hem de ilginç sarkıt ve gölcükleriyle turizme kazandırılmaya çalışılan önemli bir değerdir.
Diğer önemli eserler arasında, 1930'lu yıllarda eski bir caminin yerine inşa edilen ve Karadeniz bölgesine özgü geleneksel cami mimarisinin sade bir örneği olan Hacı Efendi Camisi sayılabilir. Ayrıca, Yalıköy, Köşklü köyü ve Denizgören gibi yerleşim yerlerinde bulunan taş kemer köprüler ve bölgenin geleneksel yaşam biçimini yansıtan su değirmenleri de kültürel miraslarındandır.
Doğal Güzellikler ve Gezilecek Yerle

İyidere, Karadeniz sahili ile dağların buluştuğu noktada eşsiz manzaralar sunar.
İlçeye adını veren İyidere Deresi, bölgenin en önemli su kaynağı olup, çevresinde tarım ve balıkçılık faaliyetleri sürdürülür. Sahil kesiminde ise İyidere Plajı (Yalıköy ve Sarayköy Plajları), Karadeniz'in en temiz ve popüler plajlarından bazılarına ev sahipliği yapar. Yaz aylarında hem denizin hem de çevredeki yeşil doğanın tadını çıkarmak isteyenler için idealdir.
Doğa severlerin gözdesi ise ilçe merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan ve 2200 metre rakıma sahip Petran Yaylası'dır. Bu yayla, baharda açan rengarenk çiçekleri ve muhteşem doğa manzaralarıyla ünlüdür. Kış aylarında ise yöresel karda kayma tahtalarıyla yapılan Petranboard Şenlikleri ile dikkat çeker.
İyidere Mutfağı: Mısır ve Hamsi Ziyafeti
İyidere mutfağı, genel Rize ve Karadeniz mutfağının temelini oluşturan mısır unu, lahana ve hamsi üçlüsüne dayanır. Yöresel yemeklerin birçoğu, Pileki Mağarası'ndan çıkarılan ve tandır görevi gören pileki taşı üzerinde pişirilir.
Karadeniz sofralarının vazgeçilmezi olan Muhlama (Kuymak), mısır unu, tereyağı ve özel tel veren peynir (minci) ile hazırlanır. Deniz ürünlerinde ise ayıklanmış hamsinin, özel baharatlarla demlenmiş iç pilav ile birleştirilip fırında veya pilekide pişirilmesiyle hazırlanan enfes bir ana yemek olan Hamsili Pilav öne çıkar.
Diğer ana lezzetler arasında, kara lahana, mısır unu, kuru fasulye ve bazen de mısır yarması (korkoto) kullanılarak hazırlanan besleyici Kara Lahana Çorbası bulunur.
Ayrıca, genellikle fasulye turşusunun (turşu tavalisi), soğan ve tereyağı/zeytinyağı ile kavrulmasıyla yapılan Turşu Kavurma ve yöresel yemeklerin yanında mutlaka tüketilen Mısır Ekmeği de sofraları süsler.
Tatlı olarak ise incecik yufkaların arasına muhallebi konularak yapılan ve şerbetle tatlandırılan yöresel tatlı Laz Böreği vazgeçilmezdir.
İyidere, sunduğu tarih, doğa ve damaklarda iz bırakan lezzetlerle Karadeniz gezinizde mutlaka uğramanız gereken duraklardan biridir.
Rize il merkezine sadece 14 kilometre mesafede bulunan ilçe, ismini içerisinden geçen hayat damarı olan İyidere Çayı'ndan almıştır.
Kuruluşu ve Tarihi Serüveni

İyidere'nin tarihi, MÖ 700'lü yıllara kadar uzanır. Bölge, Miletos'lular tarafından kurulmuş, zamanla sırasıyla Roma, Bizans ve Pontus Rum egemenliği altında kalmıştır.
Bölge, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı Devleti topraklarına katıldı ve Osmanlı döneminde Aspet adıyla bir nahiye (bucak) olarak anıldı. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra da uzun yıllar nahiye statüsünü koruyan yerleşim, tam 60 yılın ardından, 21 Mayıs 1990 tarihinde 3644 sayılı kanunla ilçe statüsü kazanmıştır.
Tarihi Eserler ve Zenginlikler

İyidere, küçük yüzölçümüne rağmen yüzyıllara meydan okuyan önemli tarihi ve kültürel zenginliklere ev sahipliği yapar.
Bunların başında, ilçenin en dikkat çekici tarihi yapılarından olan Pileki Mağarası gelir. MÖ 2300'lerden günümüze kadar Pileki taşı (Karadeniz mutfağında ekmek pişirmek için kullanılan özel taş) çıkarmak amacıyla insan eliyle oyulmuş bu mağara, hem tarihi izleri hem de ilginç sarkıt ve gölcükleriyle turizme kazandırılmaya çalışılan önemli bir değerdir.
Diğer önemli eserler arasında, 1930'lu yıllarda eski bir caminin yerine inşa edilen ve Karadeniz bölgesine özgü geleneksel cami mimarisinin sade bir örneği olan Hacı Efendi Camisi sayılabilir. Ayrıca, Yalıköy, Köşklü köyü ve Denizgören gibi yerleşim yerlerinde bulunan taş kemer köprüler ve bölgenin geleneksel yaşam biçimini yansıtan su değirmenleri de kültürel miraslarındandır.
Doğal Güzellikler ve Gezilecek Yerle

İyidere, Karadeniz sahili ile dağların buluştuğu noktada eşsiz manzaralar sunar.
İlçeye adını veren İyidere Deresi, bölgenin en önemli su kaynağı olup, çevresinde tarım ve balıkçılık faaliyetleri sürdürülür. Sahil kesiminde ise İyidere Plajı (Yalıköy ve Sarayköy Plajları), Karadeniz'in en temiz ve popüler plajlarından bazılarına ev sahipliği yapar. Yaz aylarında hem denizin hem de çevredeki yeşil doğanın tadını çıkarmak isteyenler için idealdir.
Doğa severlerin gözdesi ise ilçe merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan ve 2200 metre rakıma sahip Petran Yaylası'dır. Bu yayla, baharda açan rengarenk çiçekleri ve muhteşem doğa manzaralarıyla ünlüdür. Kış aylarında ise yöresel karda kayma tahtalarıyla yapılan Petranboard Şenlikleri ile dikkat çeker.
İyidere Mutfağı: Mısır ve Hamsi Ziyafeti
İyidere mutfağı, genel Rize ve Karadeniz mutfağının temelini oluşturan mısır unu, lahana ve hamsi üçlüsüne dayanır. Yöresel yemeklerin birçoğu, Pileki Mağarası'ndan çıkarılan ve tandır görevi gören pileki taşı üzerinde pişirilir.
Karadeniz sofralarının vazgeçilmezi olan Muhlama (Kuymak), mısır unu, tereyağı ve özel tel veren peynir (minci) ile hazırlanır. Deniz ürünlerinde ise ayıklanmış hamsinin, özel baharatlarla demlenmiş iç pilav ile birleştirilip fırında veya pilekide pişirilmesiyle hazırlanan enfes bir ana yemek olan Hamsili Pilav öne çıkar.
Diğer ana lezzetler arasında, kara lahana, mısır unu, kuru fasulye ve bazen de mısır yarması (korkoto) kullanılarak hazırlanan besleyici Kara Lahana Çorbası bulunur.
Ayrıca, genellikle fasulye turşusunun (turşu tavalisi), soğan ve tereyağı/zeytinyağı ile kavrulmasıyla yapılan Turşu Kavurma ve yöresel yemeklerin yanında mutlaka tüketilen Mısır Ekmeği de sofraları süsler.
Tatlı olarak ise incecik yufkaların arasına muhallebi konularak yapılan ve şerbetle tatlandırılan yöresel tatlı Laz Böreği vazgeçilmezdir.
İyidere, sunduğu tarih, doğa ve damaklarda iz bırakan lezzetlerle Karadeniz gezinizde mutlaka uğramanız gereken duraklardan biridir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

















































































