Vatan topraklarının satışa arzedildiği, yetmiş iki buçuk milletin simit alma kolaylığında Anadolu coğrafyasından dilediği kadar toprak satın aldığı bir ortamda bu ihanete çanak tutanları anlatırken kaş-göz işareti yöntemini kullanmak çok geride kalmış,çok yavaş işleyen, satış hızının epey gerisinde kalmış bir üsluptur.Bin yıldır bu topraklarda tevhidin temsilciliğini yapmış olan bir milletin çocuklarının boyunlarına haç takma projeleri tatbikat sahasına konulmuşken, yeni doğan Müslüman çocuklarının kulağına ezan yerine çan sesi dinletme uygulamaları günden güne yayılırken, milletin bağrına hançer saplamaktan bin beter olan bu faaliyetlerin içinde görev alanları millete tanıtırken yüksek sesle, avazın çıktığı kadar haykırılmalıdır. İma yolu ile anlatma metodu bu noktadan sonra artık geçerli değildir. Alevler etrafı sarmışsa, semada duman bulutları oluşmuşsa itfaiye işaret yöntemi ile değil haykırarak çağırılır.İnsanlık alemine ilmi, irfanı, insanlığı, bir arada insanca yaşamayı bizzat uygulamalı olarak öğreten Müslüman Türk milletini, cellatlıkla, kasaplıkla, katliam yapmakla suçlayan alçak kalemleri, alçaklığa ayarlanmış kalem sahiplerini kimlerin himaye ettiğini, kimler tarafından beslenip cepheye sürüldüklerini anlatırken, ima ve işaret yöntemi ne demek acilen ve derhal sayha Avrupa Birliği meselesi, artık her yönü ile bir tuzak olduğu apaçık ortaya çıkmışken, vatanın birliği, milletin dirliği açısından bir felakete doğru adım adım yaklaştırırken, hala, her krizde tek çıkış yolu olarak takdim edenleri gerçek yüzler bu millet tanımalıdır.Birkaç paragrafta saydığımız ve daha sayfalarca sayılabilecek tehlikeler karşısında, vatan derdi çeken, milletin istikbalini dava eden, bağımsızlığı ayrılmaz karakter kabul eden herkes, daha dik durmalı,uyarılarını daha sert ve mertçe yapmalı. Çünkü vatanperverler, tehlikeleri ve tehlike odaklarını kaş-göz işareti ile anlatmaya çalışırken, milletin duyup-anlaması gecikiyor, bu arada şer odakları kuşatmalarını günden güne daraltıyorlar.Bu milletin, Soros beslemelerine kimlerin ekranlarını açtığını, hangi gazetelerin sayfalarını açtıklarını bilme hakkı vardır. Hiç bir kılıf, hiçbir kamuflaj hareketi bu işbirlikçilerin gerçek yüzlerini milletten saklamayı başaramamalıdır.Bir önceki yazımızda, Güler Kömürcü'den iktibas etmiştik; adam hem Barzani'nin danışmanı hem de AKP delegesi. Hem,Türkiye'den giden millet vekillerini, gazetecileri kürdistan (!) adına karşılayan teşrifatçı hem de AKP büyük kongre delegesi. Adam hem iktidar partisinin milletvekili hem de PKK terör örgütünü, ulusal kurtuluş mücadelesi veren gerillalar olarak tanımlıyor. Durum bu merkezde iken, Türkiye de, her gün gencecik şehitlerine ağlarken, bekliyor ki, hükümet terörün kökünü kazıyacak ve iktidarın borazanlığını yapan yayın organları da durmadan istikrar manşetleri çekiyorlar, işlerin iyi gittiğinden dem vuruyor.Diyeceğim o ki; karanlıkta kaş-göz işareti ile bu ihanet çemberini kıramayız. Yarın geç olmadan sesimizin çıktığı kadar haykırmalıyız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025




























































































