logo
15 MAYIS 2026

Karavanda yanarak can verdi

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, karavan tipi evde çıkan yangında İngiliz vatandaşı Hayley Louise Pearce, yaşamını yitirdi

11.05.2023 12:04:00
Karavanda yanarak can verdi
Karavanda yanarak can verdi
Yangın, gece saatlerinde Gürece'de meydana geldi. Türk vatandaşı V.T.D ile İngiliz Hayley Louise Pearce isimli çiftin yaşadığı, karavan tipi evde gece saatlerinde elektrikli ısıtıcıdan yangın başladı. Yangını fark eden çift, kapıyı kırarak dışarı çıkmaya çalıştı. Türk vatandaşı V.T.D. hafif yaralı kurtulurken 55 yaşındaki Hayley Louise Pearce isimli İngiliz kadın, karavandan çıkamadı. Eşi, karavanın camını kırarak kadını kurtarmaya çalışsa da başarılı olamadı. Pearce, karavanda yanarak yaşamını yitirdi.

İhbarın ardından olay yerine sevk edilen Bodrum İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yangını söndürdü. Karavandan çıkarılan kadının cenazesi Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Çiftin 2021 yılının Aralık ayında evlendiği ve ev kiraları yüksek olduğu için karavanda yaşadıkları öğrenildi.İHA

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sözcü TV YouTube kanalında yayımlanan “Öyle Mi Sahiden?” programında gazeteci İpek Özbey’in sorularını yanıtladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sözcü TV YouTube kanalında yayımlanan "Öyle Mi Sahiden?" programında gazeteci İpek Özbey'in sorularını yanıtladı

15.05.2026 12:21:00 / Güncelleme: 15.05.2026 12:25:25
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sözcü TV YouTube kanalında yayımlanan “Öyle Mi Sahiden?” programında gazeteci İpek Özbey’in sorularını yanıtladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sözcü TV YouTube kanalında yayımlanan “Öyle Mi Sahiden?” programında gazeteci İpek Özbey’in sorularını yanıtladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sözcü TV YouTube kanalında yayımlanan "Öyle Mi Sahiden?" programında gazeteci İpek Özbey'in sorularını yanıtladı.
BTP Lideri programda gündeme ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Muhalefetten AK Parti'ye transferler, ekonomi gündemi ve İran savaşı, Hüseyin Baş'ın gündemindeki konular arasındaydı.
Hüseyin Baş'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Muhalefetten AK Parti'ye transferlerin amacı nedir?

"Yerel seçimlerde ikinci olarak tamamladığı seçim sonuçlarından sonraki süreçte iktidar partisinin tek bir gündemi ve derdi var; uluslararası alanda meşruiyet. Uluslararası ilişkiler bağlamında daha iyi ilişkiler geliştirmek isteyen ve buna bahane arayan bir irade, bu seçim sonucunu şöyle yorumlayabilir; Türkiye'de iktidar partisi hâlâ bir merkez parti, hâlâ bir çekim kuvveti oluşturuyor ve dolayısıyla muhalefetten bile geçişler oluyor."

"Türk Milli Takımı'nda oynamadı, AK Parti MYK'sına girdi"

"Mesela bugün AK Parti'nin MYK üyelerinden birisi Mesut Özil oldu. Bu kişi Türk Milli Takımı'nda oynamayı kabul etmedi ama Türkiye'nin iktidar partisinin MYK'sında yer aldı. AK Parti, Mesut Özil'i MYK'ya aldığında toplumdan artı bir oy dahi almadığını biliyor. Meşruiyet için bu insanları bünyesine katıyor. AK Parti'nin şu anda peşinde olduğu şey bu! Bu aynı zamanda bir güçsüzlüğün, kaybetmişliğin ispatı. Eğer güçlü olsanız, kaybetmiyor olsanız, kazanan tarafta olsanız bunlara ihtiyaç duymazdınız."

CHP kapatılabilir mi?

"Ben bu koltuğu bırakmayacağım ve bunun için her şeyi göze alıyorum." diyen bir iktidar varsa bunlar yapılabilir ama sonunda kaybeden yine bunu yapan olur. Ben Türkiye'de bunların olabileceğini düşünmüyorum, ihtimal vermiyorum; vermek de istemiyorum. Ben, AK Parti'nin bugüne kadar kazandığı hiçbir seçimin tamamen adil olduğu kanaatinde değilim. Bunun en büyük örneklerinden biri, 2017'de mühürsüz oyların geçerli sayıldığı referandumdur. Son seçimde de birçok soru işareti vardı; daha önce de vardı."

Anadolu Ajansı'na eleştiri

"Altı yıldır siyasi parti genel başkanıyım. Anadolu Ajansı'nda ismim sadece bir kere geçti; o da 'Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açıldı.' haberiyle. Sonra beraat ettim ama Anadolu Ajansı bunu yazmadı. Şimdi bu Anadolu Ajansı benim devletimin değil mi? Milletin değil mi? Neden tek bir organizasyona çalışıyor?"

"Önümüzdeki kış bizi kıtlık bekliyor"

"Ekonomik meseleyi çözmenin çok farklı yolları düşünülmek zorunda. Türkiye'de iktidar değişmese bile bu şekilde devam edilirse önümüzdeki kış bizi kıtlık bekliyor. Çünkü çiftçi üretmiyor, hayvancı üretmiyor, 'Para kazanamıyorum, zarar ediyorum' diyor. Paranız olsa bile ürün bulamayacağınız bir döneme gidiyoruz. Az sayıdaki ürün de çok pahalı olacak. Bankaların internet sitelerinde tarla ilanları var. Çünkü çiftçi kredi çekiyor; mazot almak, traktörünü tamir ettirmek ve üretim yapmak için borçlanıyor. Ürünü satarken örneğin 10 liraya satacağını düşünüyor ama devlet fiyatı 7,5 lira olarak açıklıyor. Devlet de sınırlı alım yapıyor. Çiftçi, mecburen tüccara 5,5 liradan satıyor. Sonra krediyi ödeyemiyor ve banka tarlasına el koyup satışa çıkarıyor. Bir zengin gidip o tarlayı alıyor ve '10-15 yıl bekleyeyim, imar gelir' diye düşünüyor. Böyle bir düzen olabilir mi? Bunu devletten başka kimse çözemez. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'inin tarıma destek olarak ayrılması gerekiyor; bu kanunda yazıyor ama hiçbir zaman tam uygulanmadı."

"ÇAYKUR'u satmak için zarar ettiriyorlar"

"Bütün bu işletmeler, limanlar ve madenler devletin elinden çıkınca devletin gelir kaynakları da azaldı. TEKEL satıldı, SEKA kapatıldı, Sümerbank kapatıldı. Bunlar 'Zarar ediyor' denildi. Ama zarar eden kurumları düzeltmek yerine satmak tercih edildi. ÇAYKUR'un zarar ettiği açıklanıyor. Oysa matematiksel olarak ÇAYKUR'un zarar etmesi iş bilmezlikten başka bir şey değildir. Bu söylemler, özelleştirmeye zemin hazırlamak için kullanılıyor."

"Bunun adı varlık barışı değil, yokluk barışı"

"Sizce varlık barışı neden getiriliyor Türkiye'ye? Bu aslında isim oyunu. Bu, yokluk barışı. Yani 'Bende para yok, getirin' demek. Bakın şu anda iktidar bu ortamda yüzde 50'yi bırakın, yüzde 40 oy alamaz. Bu iktidarın kendilerinin de söylediği en yüksek oy potansiyeli emekliler. Şu anda emeklilerin hiçbiri iktidara oy vermeyecek. Bunu açık açık da söylüyorlar. İşçiler oy vermeyecek, memurlar mutsuz oy vermeyecek, ev hanımları oy vermeyecek. Vermeyecekler. Bunu açık açık ifade ediyorlar. Dolayısıyla biraz piyasayı rahatlatmadan iktidarın seçime gitme ihtimali yok. Nasıl rahatlatacağım? Para lazım. Parayı nereden bulacağım? Varlık barışı yapacağım. Özelleştirme yapacağım. Bir şeyleri satacağım falan. Yani bunun adı varlık barışı ama aslında yokluğun barışı. Ve ne yazık ki AK Parti iktidarı 23-24 yıldır sürekli varlıklı insanlarla barışıyor, yoksulla hiç barıştığını biz görmedik. Paranız varsa gelin anlaşalım. Vergide anlaşabiliriz, ondan sonra başka konularda anlaşabiliriz."

"Yeni anlatılan hikâye: İstanbul Dubai olacak"

"Şimdi yeni anlatılan hikâye şu: İran-Amerika-İsrail geriliminden sonra Dubai boşaldı, yatırımcı Türkiye'ye gelecek ve Türkiye 'yeni Dubai' olacak! Ama Dubai demokratik bir yer değil. 'Yeni Dubai olacağız.' denirken bunun ne anlama geldiğine de bakmak lazım. Türk toplumu tarih boyunca hayatını sadece maddi değerler üzerine kurmadı; özgürlük ve bağımsızlık da önemliydi."

"Bu aslında Amerika'nın İran'la değil, Çin'le savaşıdır"

"İran savaşı çıktığından beri bizim görüşümüz şu: Bu aslında Amerika'nın İran'la değil, Çin'le savaşıdır. Amerika uzun yıllardır dolar sayesinde dünyadaki ekonomik sistemi kontrol etti. Ancak son yıllarda Çin'in ekonomik yükselişiyle dolar hegemonyası zayıflamaya başladı. Eskiden ülkeler arası ticaret büyük ölçüde dolar üzerinden yapılıyordu. Ancak milli paralarla ticaret fikri yaygınlaşmaya başladı. Rusya, Çin ve Venezuela gibi ülkeler bu sisteme yöneldi. Venezuela'nın Çin'e petrol satıp karşılığında dolar yerine yuan alması Amerika açısından önemli bir sorundu. Çünkü mesele sadece petrol değil, doların küresel hâkimiyetiydi. Bugün Çin, ülkelerin kendi para birimleriyle ticaret yapmasını desteklerken Amerika doların hâkimiyetini sürdürmek istiyor."

"ABD'nin derdi petrol değil, dolar hâkimiyetini korumak"

"Burada merhum babama bir parantez açmak gerekiyor. 2005 yılında kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeli'nde dünyada ilk defa ülkelerin kendi aralarındaki ticaretlerde Amerikan dolarını değil, kendi paralarını kullanmaları gerektiğini söyledi. Bununla ilgili 10 tane uluslararası kongre yaptı. Rusya'nın meclisinde bunu anlattı ve bütün dünyaya deklare etti. O tarihten sonra 2010'lu yıllardan itibaren başta Rusya, sonra Çin, sonra Venezuela olmak üzere dünyada bir şey değişti. Mesela Venezuela'da Maduro bir gece operasyonuyla yatağından alındı. Sebebi petrol falan değildi. Amerika'nın İran'da olmasının, Venezuela'ya gitmesinin sebebi petrol deniyor. Bakın, dünya petrol rezervlerinin dörtte biri Amerika'da. Dünyadaki şu anda en yüksek petrol üreticisi Amerika. Dünyada ürettiği petrolden fazlasını ihraç eden ülkelerden biri Amerika. Yani Amerika'nın başkasının petrolüne normalde ihtiyacı yok. Neydi mesele? Venezuela Çin'e petrol satıyordu ve karşılığında para olarak Çin parası alıyordu. Amerika'nın dolarını ortadan kaldırmıştı. Şimdi Çin'le Amerika arasında böyle bir mücadele var. Yani Çin milli parayı, ülkelerin kendi paralarını kullanmasını öncelerken Amerika doların hâkimiyetinin sürmesini istiyor. Şimdi Trump oraya bir pazarlık için gitti. İran'a yansıması ne olur? İnşallah iyi olur."

"Dünyada yeni bir düzen kuruluyor"

"İran bizim komşumuz. Bunun bize de çok olumsuz etkileri olduğu gibi vicdanen de bizleri çok rahatsız ediyor. Buranın durması inşallah Gazze'deki zulmün de durmasına, Lübnan'daki zulmün de bir şekilde sona ermesine vesile olacaktır ama ben Trump'a çok da güvenmiyorum açıkçası. Dünyada yeni bir düzen kuruluyor. Büyük bir değişimin eşiğindeyiz ve Türkiye'nin buna hazırlıklı olması gerekiyor."

Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı 205 esir asker takası yapıldı

Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna'dan 205 Rus askerin alındığı, karşılığında 205 Ukrayna Silahlı Kuvvetleri mensubu esir askerin teslim edildiği belirtildi

15.05.2026 11:58:00
AA
Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı 205 esir asker takası yapıldı
Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı 205 esir asker takası yapıldı
Rus askerlerinin halihazırda Belarus'ta bulunduğu ve askerlere gerekli psikolojik ve tıbbi yardımın yapıldığı bilgisi verilen açıklamada, askerlerin tedavi ve rehabilitasyon için Rusya Savunma Bakanlığına bağlı sağlık tesislerine nakledileceği ifade edildi.

Açıklamada, takasa Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuk yaptığı kaydedildi.

"Bu, 1000'e karşı 1000 esir takasının ilk aşamasıdır"
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de sosyal medya hesabından, Rusya ile yaptıkları esir takası sonucu 205 Ukraynalı askerin ülkeye getirildiğini açıkladı.

Serbest bırakılan askerlerin Ukrayna'nın farklı bölgelerinde güvenlik güçlerinde görev yaptığını aktaran Zelenskiy, "Bu, 1000'e karşı 1000 esir takasının ilk aşamasıdır." ifadesini kullandı.

Zelenskiy, tüm Ukraynalı esirlerin serbest kalması için çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta, Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs'ı kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini ve ateşkesin her iki ülkeden 1000 esir askerin değişiminin yapılmasını içerdiğini açıklamıştı. Rusya ile Ukrayna da Trump'ın söz konusu inisiyatifini kabul ettiklerini duyurmuş ancak geçici ateşkesin yürürlükte olduğu esnada esir asker değişimi gerçekleşmemişti.

CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek

CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi

15.05.2026 11:00:00
Haber Merkezi
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ayrıca dosyanın, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmesinin talep edilmesine hükmetti. Davada daha önce İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi görevden alınarak yerlerine kayyım atanmış, CHP karara itiraz etmişti. CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan ise duruşmada, benzer davalarda istinaf mahkemelerinin İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulan kararlarını dosyaya sundu.

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın 2 Eylül tarihli ara kararında İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimini görevden alıp yererine Gürsel Tekin ve heyetini kayyım atamıştı. Mahkeme, bu karara CHP tarafından yapılan itirazın duruşma ile değerlendirilmesine karar vermişti.

Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun daha önce aldığı "başlayan kongre durdurulamaz" kararına rağmen kongreye dakikalar kala İstanbul Valiliği ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu'na yazı yazarak, İstanbul İl Kongresi seçimlerinin durdurulmasını istemişti. Bu gelişmenin ardından Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'nun başvurusu üzerine YSK toplanmıştı. Bu toplanta iptali istenen CHP İl Kongresi'nin devam etmesine karar verilmişti. Olağanüstü kongrede tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Ayrıca Çelik, bu kongrenin ardından yapılan olağan kongrede de il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine iki kere yeniden başkan seçilmiş olmuştu.

"Delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır"
İstanbul 45. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada konuşan davacı vekili İlkay Orhan beyanlarında şöyle dedi:

"Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz."

"Yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz"
CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan da şu ifadeleri kullandı:

"İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahekemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz."

Dosya birleştirme talebiyle Ankara'ya gönderilecek
Mahkeme, istinafın İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi. Ayrıca Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya ile yeniden birleştirme talebinde bulunuldu. Duruşma 10 Temmuz saat 11.00'a ertelendi.

Ne olmuştu?
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada 2 Eylül'de mahkeme ara kararını açıklamıştı. Mahkeme ara kararında, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi'nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik'in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu'nun ve İl Disiplin Kurulu'nun 'Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına' karar vermişti. Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyım olarak atanmıştı.
CHP 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin itirazda bulunmuştu. Mahkeme de yaptığı değerlendirme sonucunda CHP'nin 'İhtiyati tedbir' kararına ilişkin tüm itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar vermişti.
Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. Tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine yeniden başkan seçilmiş oldu.

Özkan Yalım savcılığa başvurdu: Özgür Özel hakkında ek ifade verecek

Tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında savcılığa ek ifade vereceği öğrenildi

15.05.2026 10:52:00
Haber Merkezi
Özkan Yalım savcılığa başvurdu: Özgür Özel hakkında ek ifade verecek
Özkan Yalım savcılığa başvurdu: Özgür Özel hakkında ek ifade verecek
Tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında savcılığa ek ifade vereceği öğrenildi.

Tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı.

Yalım'ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında savcılığa ek ifade vermek için talepte bulunduğu öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre, Özkan Yalım'ın önümüzdeki süreçte savcıya yeni bir ifade sunacağı belirtildi. Ek ifadenin içeriğine ilişkin ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı

İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda 62 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 10:27:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı
İstanbul'da uyuşturucu operasyonu: 62 gözaltı
İstanbul'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda 62 şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmaya dayanarak geniş çaplı çalışma gerçekleştirdi.

Sokak satıcılarına yönelik, Bayrampaşa, Fatih ve Eyüpsultan merkezli olmak üzere il genelinde, uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şüphelilerin yakalanması için bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çok sayıda adrese yapılan baskınlarda 62 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Aramalarda bir miktar narkotik madde, 2 ruhsatsız silah ve 1 pompalı tüfek ele geçirildi. Gözaltına alınan uyuşturucu satıcıları, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Narkotik Şubeye götürüldü.

Şüpheliler ile ilgili işlemler devam ediyor.

Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması: 7 gözaltı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak rüşvet suçu işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 7 zanlı gözaltına alındı

15.05.2026 09:14:00
AA
Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması: 7 gözaltı
Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturması: 7 gözaltı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Üsküdar Belediyesine yönelik usulsüzlük ve rüşvet suçuna ilişkin soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, soruşturma kapsamında yaptıkları çalışmada Üsküdar Belediyesinin sorumluluk alanındaki inşaatlarda iskan ruhsatı başvurularında projeye aykırılıklar gerekçe gösterilerek müteahhit ve iş takipçilerinden maddi menfaat talep ettikleri, talepleri üst düzey yöneticilerin de katıldığı değerlendirmeler sonucunda belirledikleri ve usule aykırı yapıların iskan işlemlerinin onaylayarak menfaat teminini elden, şirket hesapları ile farklı kanallar üzerinden sağladıkları öne sürülen zanlıların kimlik ve adreslerini belirledi.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler, düzenledikleri operasyonda 7 zanlıyı gözaltına aldı.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

Ne olmuştu?

İstanbul ve Yalova'da 7 Nisan'da Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesindeki usulsüzlüklere ilişkin rüşvet suçunu teşkil edecek eylemlere istinaden 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci ve Kent AŞ Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu'nun da bulunduğu 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Deveci ve Akkoyunlu ile toplam 9 şüpheli tutuklanmış, diğer zanlılar işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. 

Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticarete ilişkin, "Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı

14.05.2026 23:30:00
AA
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmi ziyaret kapsamında bir otelde düzenlenen Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanış toplantısına katıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.

Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen milli gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."

"Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz"

Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zeka dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum." dedi.

"Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz"

Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede işbirliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dahil yeni projelerle bu alandaki işbirliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."

"İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır"

Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."

Erdoğan, Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."

Müfredatta birçok kavram değişti

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat kapsamında tarih ve coğrafya terimlerini yeniledi. Ders kitaplarında "Mavi Vatan", "Türkistan" ve "Sömürgeciliğin Başlangıcı" gibi milli şuur odaklı yerli ifadeler resmi olarak kullanılmaya başlandı

14.05.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Müfredatta birçok kavram değişti
Müfredatta birçok kavram değişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine giderek "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında tarih, coğrafya ve sosyal bilgiler ders kitaplarındaki temel terminolojiyi tamamen güncelledi. "Milli şuur" ve "yerli bakış açısı" odaklı bu adım, yıllardır kanıksanmış batı merkezli veya dayatılmış coğrafi ve tarihi terimleri, Türk medeniyet hafızasına ve ulusal güvenlik vizyonuna uygun kelimelerle değiştirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapılan düzenlemelerin çok masum görünen ancak millet olma bilincini doğrudan etkileyen dayatmaları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını belirtti.

Yeni müfredat doğrultusunda ders kitaplarında resmi olarak değiştirilen ve öğrencilere yeni haliyle aktarılacak olan kavramların şöyle listelendi:

Ormanlarımız - Yeşil Vatan: Türkiye'nin orman varlığı ve yeşil alanları, jeopolitik birer güç ve korunması gereken birer vatan toprağı olarak "Yeşil Vatan" konseptiyle işlenecek.

Türkiye'nin Deniz Yetki Alanı - Mavi Vatan: Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki uluslararası hukuktan doğan deniz sınırları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları "Mavi Vatan" öğretisiyle kalıcı hale getirilecek.

Türkiye'nin Hava Sahası - Gök Vatan: Ülkenin hava sahası üzerindeki tam egemenlik hakları, savunma doktriniyle entegre edilerek "Gök Vatan" terimiyle genç kuşaklara aktarılacak.

Ege Denizi - Adalar Denizi: Tarihi arka planı Lozan Anlaşması dönemine dayanan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatüre yerleşen Ege ismi yerine, coğrafyanın asıl tarihi adı olan "Adalar Denizi" ifadesi kullanılacak.

Orta Asya - Türkistan: İki kutuplu dünya düzeninin ve Sovyetler Birliği döneminin dayattığı coğrafi sınırlandırmayı kırmak amacıyla, bölge bilimsel literatürdeki asıl tarihi adı olan "Türkistan" olarak adlandırılacak.

Haçlı Seferleri - Haçlı Saldırıları: "Sefer" kelimesinin Türk literatüründeki makul ve meşru algısının aksine, bu olayların İslam dünyasına yönelik doğrudan birer istila ve saldırı olduğu gerçeği "Haçlı Saldırıları" ifadesiyle vurgulanacak.

Coğrafi Keşifler - Sömürgeciliğin Başlangıcı: Batı merkezli tarih anlayışının "keşif" olarak sunduğu dönemin, aslında küresel çapta insan ve kaynak yağmacılığına dayanan "Sömürgeciliğin Başlangıcı" olduğu öğretilecek.

Bizans - Doğu Roma: Tarihsel olarak modern dönem tarihçilerinin ürettiği yapay bir terim olan Bizans yerine, devletin kendi dönemindeki gerçek adı olan "Doğu Roma" kavramı esas alınacak.

Ermeni Meselesi - Asılsız Ermeni İddiaları: Tarih kitaplarında konunun ele alınış biçimi netleştirilerek, Türkiye'ye yönelik uluslararası tezlerin dayanaksız olduğunu vurgulamak adına terim "Asılsız Ermeni iddiaları" şeklinde güncellendi.

Pontus Meselesi - Asılsız Pontus İddiaları: Karadeniz bölgesine yönelik tarihi ve siyasi dezenformasyon faaliyetlerine karşı, iddiaların asılsızlığı doğrudan terminolojiye yansıtıldı.

Tehcir Kanunu - Sevk ve İskan Kanunu: 1915 olayları sürecindeki yasal düzenleme, dönemin arşiv belgelerindeki ve hukuk metinlerindeki orijinal adı olan "Sevk ve İskan Kanunu" olarak öğrencilere öğretilecek.

Yeni müfredat kapsamındaki bu kavramlar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren basılacak tüm ders kitaplarında zorunlu olarak yer alacaktır.

Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen 178 sayfalık iddianameye, "Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok, hodri meydan!" sözleriyle tepki gösterdi

14.05.2026 16:31:00 / Güncelleme: 14.05.2026 18:36:15
Haber Merkezi
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında hazırlanan iddianamede 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmesinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamayı yaptı.

Özcan, "Sonunda davam açılmış. Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama iddianamede şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok. Hodri meydan!" diyerek iddiaları reddetti.

İddianamenin detayları ve istenen cezalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" ve "rüşvet" soruşturması kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı "müşteki kurum" sıfatıyla yer alıyor.

Savcılık, Tanju Özcan'ın şu suçlardan 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti:

6 kez "icbar suretiyle irtikap"

3 kez "irtikaba teşebbüs"

34 kez "nitelikli dolandırıcılık"

1 kez "rüşvet"

Aynı dosyada yargılanan tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 64 yıla, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede yer alan 5 ağır suçlama

Soruşturmanın en önemli delillerinden birini, BolSev Vakfı Başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevindeki itirafları oluşturdu. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Marketler Olayı: Zincir marketlere belediye iştiraki olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi yapmaları için baskı uygulandığı, kabul etmeyen marketlere rutin dışı ve yoğun zabıta denetimleri yapıldığı öne sürüldü.

Ruhsat Olayı: Kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği, paranın bir kısmının nakit, bir kısmının ise vakıf hesabına aktarıldığı iddia edildi.

Kurban Bağışı Dolandırıcılığı: 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı aracılığıyla toplanan 845 bin liralık kurban bağışına rağmen kesim yapılmayarak "nitelikli dolandırıcılık" işlendiği belirtildi.

Hak Ediş Olayı: Bir şirket yetkilisinin belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için vakfa 10 milyon liralık yardım yapmaya zorlandığı iddialar arasında yer aldı.

Beton Olayı: Özcan'ın, belediye şirketinden beton almayı reddeden bir firmanın yetkilisine "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek baskı yaptığı iddia edildi.

"Kimin için yolsuzluk yapmışım?"

Hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Tanju Özcan, cezaevinden SEGBİS sistemiyle katıldığı süreçte ve avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda şunları kaydetti:

"Madem benim veya yakınlarımın kasasına giren tek kuruş yok, o zaman bu kadar yolsuzluğu kimin için yapmışım? Ortada bir rüşvet veya irtikap varsa menfaat nerede? Bu dava tamamen siyasi bir kumpastır ve amaç belediye çalışanlarını korkutarak iş göremez hale getirmektir."

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerindeki inceleme süreci devam ediyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu

14.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu.
MHP Genel Başkanı Yardımcısı Semih Yalçın, Malatya il teşkilatının da feshedildiğini açıkladı.
Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"Milliyetçi Hareket Partisi Malatya il teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı görevine Turgay Şengönül atanmıştır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.