logo
01 TEMMUZ 2026

Kardemir'in borcu 50 trilyona indi

09.09.2003 00:00:00
 
Kardemir'in kamu kuruluşlarına olan borçları yeniden yapılandırıldı. Şirketin, KİT'lere olan borçlarının yeniden yapılandırılması çalışmaları çerçevesinde, 75.4 trilyon lira olan borçlarının faizlerde yapılan indirimle birlikte 50.1 trilyona ineceği açıklandı. Kardemir'den yapılan açıklamada, şirketin KİT'lere olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak çıkarılan Bakanlar Kurulu kararnamesi çerçevesinde yapılan çalışmaların, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın onayıyla sonuçlandığı ifade edildi. Şirketin 30 Haziran 2002 itibariyle 75.4 trilyon lira olan anapara ve faizden oluşan toplam borcunun faizinde yüzde 60 oranında indirime gidildiğinin öğrenildiği kaydedilen açıklamada, bu indirimle birlikte şirketin borçlarının 50.1 trilyon liraya gerileyeceği belirtildi. Faizin anaparaya eklenerek bundan sonraki dönemlerde anapara olarak kabul edileceği ifade edilen açıklamada, şirketin borcunun 3 yılı ödemesiz 10 yılda geri ödenmesine karar verildiği vurgulandı. Açıklamada, 2004 yılında yıllık yüzde 12, 2005'te yüzde 8 ve sonraki yıllar için yıllık yüzde 5 oranında sabit faiz uygulanacağı belirtilerek, 30 Haziran 2002 tarihi itibariyle toplam borca 31 Aralık 2003'e kadar TEFE oranında faiz uygulanarak bulunacak faizin, 2005 yılı sonundan itibaren 3 yılda 3 eşit taksitte ödeneceği kaydedildi.

İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 60. duruşması başladı

 

01.07.2026 11:58:00
Anadolu Ajansı
 
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor. 

Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında, 31 ülkeden 197 şahsın Türkiye'ye iadesinin gerçekleştirildiğini bildirdi

01.07.2026 10:59:00
AA
 
Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Yılın ilk 6 ayında 31 ülkeden 197 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında, 31 ülkeden 197 şahsın Türkiye'ye iadesinin gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bakan Gürlek NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, suç işleyip adaletten kaçabileceğini sananların, dünyanın neresine saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissedemeyeceklerini belirtti.

Adalet Bakanlığı olarak, yurt dışına kaçan suçluların iade süreçlerinin çok daha sıkı, tavizsiz ve anbean takipçisi olacaklarını vurgulayan Gürlek, şu bilgileri verdi:

"Bu kararlılığımızın bir neticesi olarak, 2026'nın ilk yarısında, adi suçlar ve terör suçları kapsamında taleplerimiz doğrultusunda 31 farklı ülkeden 197 şahsın ülkemize iadesi gerçekleştirilmiştir ve bu kişiler adalete teslim edilmiştir. İade edilen şahısların 85'i Gürcistan'dan, 52'si Almanya'dan, 9'u Yunanistan'dan, 8'i Karadağ'dan, 6'sı Bulgaristan'dan, 3'ü Hollanda'dan ve 3'ü Kırgızistan'dan ülkemize getirilmiştir. Hırvatistan, Irak, İngiltere, İtalya, Kazakistan, Kuzey Makedonya ve Polonya'dan ikişer suçlu iade edilirken, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Ermenistan, Fransa, Kolombiya, Kosova, Macaristan, Moldova, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Slovenya ve Ukrayna'dan birer suçlunun iadesi sağlanmıştır."

"Buradan net bir şekilde ifade etmek isterim ki Türkiye'den iade talebinde bulunan ülkelere yönelik değerlendirmelerimizde, onların haklı iade taleplerimize verdikleri yanıtları dikkate alacağız." ifadesini kullanan Gürlek, iadeler konusunda işbirliği sergilenip sergilenmediğine, hukuki yardımlaşma ve mütekabiliyet ilkesine riayet edilip edilmediğine titizlikle bakacaklarını belirtti.

"Suçlular için kaçacak yer yok"
Bakan Gürlek, "Aziz milletimiz müsterih olsun. Hangi suç örgütüne mensup olursa olsun, hangi ülkeye kaçarsa kaçsın, teröristlerin, organize suç örgütü mensuplarının, dolandırıcıların ve milletimizin huzuruna kasteden suç odaklarının peşini bırakmayacağız" açıklamasında bulundu.

İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi

İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı

01.07.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'de 121 bin 816 uyuşturucu hap ele geçirildi
İzmir'in Bornova ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirilirken, 2 şüpheli tutuklandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bornova ve Konak ilçelerindeki iki ayrı adreste yüklü miktarda uyuşturucu madde depolandığı ve bu maddelerin sokak satıcılarına dağıtılacağı istihbaratı üzerine harekete geçti.

Önceden belirlenen adreslere yapılan baskınlarda; 121 bin 816 adet uyuşturucu nitelikli hap ile bu hapların yapımında kullanılan 44 kilo 694 gram ham madde ele geçirildi.

Operasyonda gözaltına alınan Ö.U. ve S.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Eski (!) Türkiye böyle değildi

Kocaeli merkezli 31 ilde yasa dışı bahis ve kumar oynatan suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 118 şüpheli gözaltına alındı

01.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eski (!) Türkiye böyle değildi
Eski (!) Türkiye böyle değildi
Kocaeli merkezli 31 ilde yasa dışı bahis ve kumar oynatan suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 118 şüpheli gözaltına alındı. Suç örgütünün kurduğu 15 paravan şirket üzerinden altın hesabı ve kripto para işlemleriyle yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yürüttüğü tespit edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı.



Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

118 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 118 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Abdulkadir Baytimur, silahla intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü 2 günün ardından yaşamını yitirdi

01.07.2026 06:00:00 / Güncelleme: 01.07.2026 11:08:07
İHA
 
Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti
Şanlıurfa'da intihar girişiminde bulunan daire başkanı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Abdulkadir Baytimur, silahla intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü 2 günün ardından yaşamını yitirdi
Olay Karaköprü ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi'nde yaşandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinde Fen İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan Abdulkadir Baytimur iddiaya göre evinde silahla intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralanan Baytimur, olay yerine giden sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İki yıl önce atanmıştı

Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2 gündür yaşam savaşı veren Baytimur, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Baytimur'un cenazesi otopsi işlemleri için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Daha önce Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı olarak görev yapan Baytimur, 2024 yılında Fen İşleri Daire Başkanlığı'na getirildiği öğrenildi.


Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Eyüpsultan'da cesedi valiz içinde yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin Cemil Koç'un da arasında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

30.06.2026 18:03:00 / Güncelleme: 30.06.2026 18:11:23
AA
 
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliyedeki büyük salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 6 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu sanık Cemil Koç'un da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Maktulün ikiz kardeşi müşteki Esra Tokyaz ve annesi Halime Tokyaz'ın da hazır bulunduğu duruşmada, çok sayıda kişi izleyici olarak yer aldı.

Tutuklu sanık Cemil Koç savunmasında, cezada indirim talebi bulunmadığını ve en ağır cezayı istediğini belirterek, polisleri işin içine çekmek gibi bir niyeti olmadığını söyledi.

Söz verilen diğer tutuklu sanıklar da tahliyelerine ve beraatlerine karar verilmesini istedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet Gürel, olayın yaşandığı sitenin güvenliğinde çalıştığını, sanık Cemil Koç'u tanımadığını, polislerle birlikte eve girdiğinde çok pis olduğunu ve her yerde alkol şişesi gördüğünü anlattı.

Tanık Armağan Karagöz ise "2022 yılında Cemil Koç yüzünden adımı değiştirmek zorunda kaldım. Bir süre görüştüm ama sonrasında beni darbetti. Ben kendisinden ayrıldım. Ben o zaman karakola ifade verdim. Bir süre sonra Koç, karakolda verdiğim ifadeyi bana telefonda okudu. Cemil, çok fazla yasaklı madde kullanıyordu." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarının alınması için duruşmayı 2 Temmuz Perşembe gününe erteledi.

"KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız"

Duruşma öncesi Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) avukatı Sinem Ermiş, Ayşe Tokyaz'ın işkence edilmiş cansız bedeninin 13 Temmuz'da Eyüpsultan'da yol kenarında bir valizin içinde bulunduğunu hatırlattı.

Bu davanın yalnızca Ayşe Tokyaz davası olmadığını, kadınların yaşam hakkına yönelik bir adalet sınavı olduğunu dile getiren Ermiş, "Kadınlar tehdit edilerek, baskı altına alınarak susturulamaz. Kadına yönelik şiddet münferit değildir." ifadelerini kullandı.

Ermiş, KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, "Failin ve bu suça iştirak eden herkesin, hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

Maktulün kardeşi Esra Tokyaz ise Ayşe Tokyaz'ın hayatını kaybetmesiyle birlikte diğer yarısının da gittiğini söyleyerek, herkesin desteğini istediklerini dile getirdi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Temmuz 2025'te müşteki Esra Tokyaz'ın, ikiz kardeşi Ayşe Tokyaz'ın hayatından endişe ederek polise başvurduğu anlatılıyor.

Esra Tokyaz'ın, hakkında şikayette bulunduğu Cemil Koç'un bir süredir Ayşe Tokyaz'la birlikte olduğu belirtilen iddianamede, polislikten ihraç edilen Koç'un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet, uyuşturucu kullanma, 2 kez tehdit olmak üzere 8 adli suç kaydının bulunduğu aktarılıyor.

İddianamede, Cemil Koç'un kız arkadaşı Ayşe Tokyaz'ın yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya karar verdiği, plan çerçevesinde sanık Cemal Arslan'ın maktulü olayın gerçekleştiği Atakent Mahallesi'ndeki eve getirdiği, sanık Koç'un direnmesini önlemek amacıyla maktule zorla uyuşturucu madde verdiği ve canavarca hisle hareket ederek, acı çekmesinden zevk alarak, darbederek kadını öldürdüğü kaydediliyor.

Sanık Cemil Koç'un Tokyaz'a, öldürmesinden önce de sistematik şekilde şiddet uyguladığı ve özel fotoğraflarını çekerek bunları bilgisayarında tutup şantaj yaptığı anlatılan iddianamede, sanık Koç'un "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "şantaj" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Sanık Oğuz Kal'ın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" ve "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Cemal Arslan, Necmettin Ecer, İlker Umut Uğurlu, Mustafa Enes Aktaşçı, Barış Can Aydın, Erhan Girgin ve Yusuf Ziya Sancak'ın da "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme" suçundan 15'şer yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayşe Tokyaz'ın cinayet zanlısı Cemil Koç'a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları N.Ç. ve Z.B. hakkında da ayrı bir iddianame hazırlanmıştı.

Bu iddianamede ise sanık polis memurları N.Ç. ve Z.B'nin, "görevi kötüye kullanma" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından 3 yıl 6 aydan sekizer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2025'teki duruşmada, polis memuru 2 sanığın yargılandığı dosyanın, görevsizlik kararı ile ana dava dosyasıyla birleştirilmesi kararı vermişti. 

Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı

Seferihisar Belediyesi'ne imar ve inşaat uygulamalarında rüşvet iddiaları üzerine düzenlenen operasyonun adli süreci tamamlandı. Aralarında Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ev hapsi kararı verildi

30.06.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
İzmir'de geniş yankı uyandıran Seferihisar Belediyesi merkezli rüşvet ve usulsüzlük soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın üçüncü dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen 20 kişiden 12'sinin tutuklandığı bildirildi.

4 ilde eş zamanlı baskın

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyedeki inşaat ve imar uygulamalarında rüşvet alındığı, usulsüzlük yapıldığı ve 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde bazı adaylar ile yakınları arasında şüpheli para transferleri gerçekleştiği iddiaları üzerine 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı.

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 25 Haziran'da İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın illerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

12 isim tutuklandı, bürokrasi cezaevinde

Emniyetteki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 2'si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen isimlerden Belediye Başkanı İsmail Yetişkin başta olmak üzere belediye yönetiminin kritik isimleri tutuklandı.

Mahkemece tutuklanan 12 kişi şunlar:

• İsmail Yetişkin (Seferihisar Belediye Başkanı)

• İnanç Karabulut (Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı)

• İrfan Çevik (Seferihisar Belediyesi Özel Kalem Müdürü)

• Mehmet Uğur (Seferihisar Belediyesi Yapı Kontrol Müdür Vekili)

• Nilay Özcan Eşin (Seferihisar Belediyesi Şehir Plancısı)

• İsmail Fergun Keser (Yapı Kontrol Müdürü / Elektrik Mühendisi)

• Cüneyt Okultaş (Emekli Memur)

• Barış Yaman (Yapı Kontrol Görevlisi)

• Sercan Taşlıoğlu (Seferihisar Jeotermal Harita Teknikeri)

• Birkan Alkan (Seferihisar Jeotermal Büro Memuru)

• Mehmet Ersay (Şirket Sahibi)

• Medeni Çiftçi (Şirket Sahibi)

Diğer belediye başkanlarına "ev hapsi" ve adli kontrol

Soruşturma kapsamında isimleri geçen ve gözaltına alınan diğer siyasi figürler hakkında da adli tedbirler uygulandı. Soruşturma dosyasında adı bulunan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile CHP'li İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Meclis Üyesi Doğuş Bayır hakkında hakimlik tarafından "ev hapsi" şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, operasyon kapsamında gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı N.H. ile birlikte toplam 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit'in de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler ise emniyet ve savcılık aşamalarında salıverildi.

Gelişmeler kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, İçişleri Bakanlığı'nın tutuklama kararlarının ardından belediyelere yönelik bir kayyum ataması yapıp yapmayacağı ya da meclis üyelerinin yeni başkan vekilini nasıl seçeceği merak konusu oldu. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Bir sabah operasyonu daha


 
İstanbul merkezli kara para aklama operasyonunda 37 şüpheli yakalandı. Soruşturmada, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması, aklanması ve yurt dışına aktarılmasına yönelik organize bir faaliyet ağının bulunduğu tespit edildi.

30.06.2026 08:17:00 / Güncelleme: 30.06.2026 08:20:43
HABER MERKEZİ/AA
 
Bir sabah operasyonu daha
Bir sabah operasyonu daha

İstanbul merkezli 9 ilde düzenlenen kara para aklama operasyonunda 37 şüpheli gözaltına alındı.

Banka hareketleri izlendi

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analiz raporları, banka hareketleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması, aklanması ve yurt dışına aktarılmasına yönelik organize bir faaliyet ağının bulunduğu tespit edildi.

30 milyar liraya ulaştı

Bu kapsamda birbirleriyle yoğun ve organize şekilde para transferi gerçekleştirdiği belirlenen şirketler hakkında ayrıntılı mali inceleme yapan ekipler, soruşturmaya konu şirketlerin işlem hacminin yaklaşık 30 milyar liraya ulaştığı, bu işlem hacminin incelenen kişi ve şirketlerin beyan edilen ticari faaliyetleriyle uyumlu olmadığını belirledi.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından MASAK raporları, banka kayıtları, dijital incelemeler, iletişim kayıtları, ifade içerikleri ve diğer deliller doğrultusunda, soruşturmaya konu faaliyetlerle bağlantılı oldukları belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul, Ankara, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Kırklareli, Kocaeli ve Tokat'a eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Mallarına el konuldu

Operasyonda 37 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 19 konut, 9 arsa, 1 iş yeri, 31 motorlu araç ile 32 şirkete el konuldu.

Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar

Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin geri dönüş tartışmaları sürerken, hükümetten iş gücü piyasasını kökten değiştirecek radikal bir hamle geldi

29.06.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar
Onurlu göndereceklerdi, şimdi ucuza çalıştıracaklar
Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin geri dönüş tartışmaları sürerken, hükümetten iş gücü piyasasını kökten değiştirecek radikal bir hamle geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'de kalan 2 milyon 259 bin Suriyeli için çalışma izni zorunluluğunun kaldırıldığını ve yerine "çalışma izni muafiyeti" getirildiğini açıkladı.

Daha önce her fırsatta sığınmacıların ülkelerine "onurlu ve gönüllü" şekilde gönderileceğini taahhüt eden ekonomi ve göç politikalarının, bu kararla birlikte sığınmacıları piyasada kalıcı ve ucuz iş gücü olarak tutma stratejisine dönüştüğü yorumları yapılıyor.



Yeni düzenlemeye göre, sığınmacılar artık bürokratik ve maliyetli çalışma izni süreçleriyle uğraşmayacak. Doğrudan her seferinde 1 yıl geçerli olacak "çalışma izni muafiyeti" belgesi alarak yasal olarak istihdam edilebilecekler. İçişleri Bakanlığı bu adımın gerekçesini imalat, tekstil, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki ağır iş gücü açığı ve kayıt dışı istihdamla mücadele olarak açıklasa da karar kamuoyunda çok sert tepkiyle karşılandı.

Siyasi muhalefet ve işçi sendikaları, "gönüllü geri dönüş" söylemlerinin rafa kaldırıldığını belirterek kararı "yerli işçiye darbe" olarak nitelendiriyor. Yapılan eleştirilerde, muafiyet sistemiyle birlikte Suriyeli sığınmacıların piyasadaki ucuz iş gücü statüsünün tamamen yasallaştırıldığı, bu durumun fabrikalarda ve tarlalarda asgari ücretle çalışan Türk vatandaşlarının iş bulmasını imkansız hale getireceği savunuluyor. Karar, sığınmacıların ülkelerine gönderilmesi beklenirken tam aksine ucuz emek sömürüsü üzerinden kalıcı hale getirilmelerinin resmi itirafı olarak değerlendiriliyor.

Onurlu dönüş



Söz konusu muafiyet kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar sığınmacı politikasına dair verdiği taahhütleri yeniden tartışmaya açtı. Erdoğan, Temmuz 2023 ve Aralık 2024'teki kabine konuşmalarında ısrarla Suriyelilerin ülkelerine 'gönüllü, güvenli ve onurlu' şekilde geri döneceğini ve kuzey Suriye'de yapılan konutlarla bu dönüşün hızlandırılacağını açıklamıştı.

Muhalefet bloğu, Erdoğan'ın bu net sözlerine rağmen İçişleri Bakanlığı'nın getirdiği 'çalışma izni muafiyeti' adımını, 'onurlu dönüş vaadinden vazgeçilmesi ve sığınmacıların ucuz iş gücü olarak kalıcılaştırılması' şeklinde yorumluyor."

Zengin daha zengin, fakir daha öfkeli

Türkiye genelinde son dönemde tırmanışa geçen asayiş olayları ve mülkiyete karşı işlenen suçlar, sosyo-ekonomik adaletsizlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı

29.06.2026 21:04:00
Haber Merkezi
 
Zengin daha zengin, fakir daha öfkeli
Zengin daha zengin, fakir daha öfkeli
Türkiye genelinde son dönemde tırmanışa geçen asayiş olayları ve mülkiyete karşı işlenen suçlar, sosyo-ekonomik adaletsizlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Kriminologlar ve sosyologlar, adli sicil kayıtlarındaki artışın en temel itici gücünün, toplumdaki gelir dağılımı dengesizliği ve derinleşen yoksulluk olduğunu belirtiyor.

Zengin ile fakir arasındaki makas suç zeminini besliyor



TÜİK tarafından paylaşılan gelir dağılımı istatistikleri, Türkiye'de en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden neredeyse aslan payını (yüzde 48'in üzerinde) aldığını gösteriyor. En alttaki yüzde 20'lik dilim ise pastanın sadece yüzde 6,3'ü ile geçinmeye çalışıyor.

Uzmanlar, bu ekonomik uçurumun yarattığı sosyal kırılmaları şu şekilde özetliyor:

Bireylerin lüks tüketime sosyal medya aracılığıyla anlık tanıklık etmesi, alt gelir grubunda dışlanmışlık ve öfke duygusunu büyütüyor.

Son dönemde adli makamlara yansıyan küçük montanlı hırsızlıklar, market yağmaları ve dolandırıcılık vakalarında "temel ihtiyaçları karşılama" motivasyonunun öne çıktığı gözlemleniyor.

Gelir adaletsizliği arttıkça, genç nüfus arasında yasal yollardan yeterli gelir elde edememe inancı yerleşiyor ve bu durum uyuşturucu kuryeliği veya yasa dışı bahis gibi organize suç ağlarına katılımı hızlandırıyor.

En çok "mal varlığına karşı suçlar" artıyor



Emniyet Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı adli sicil istatistiklerine göre, hırsızlık, dolandırıcılık, yağma ve kapkaç gibi doğrudan mal varlığını hedef alan suçlarda son yıllarda gözle görülür bir tırmanış mevcut. Özellikle büyükşehirlerde asayiş vakalarının yoğunlaşması, ekonomik olarak en fazla baskı altında kalan kesimlerin buralarda yaşamasından kaynaklanıyor.

TÜİK'in yayımladığı Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması sonuçları da halkın suç korkusunun arttığını ve mülkiyete yönelik tehditlerin günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini doğruluyor.

Çözüm sadece polis tedbirleri değil

Sosyologlar, yükselen suç grafiğini sadece emniyet tedbirleri ve cezaların artırılmasıyla durdurmanın imkansız olduğunu vurguluyor. Güvenli bir toplum yapısı için emniyet güçlerinin müdahalesinden ziyade, tabana yayılan asgari ücret politikaları, adil vergilendirme, fırsat eşitliği ve sosyal devlet mekanizmalarının etkin şekilde çalıştırılması gerektiği çağrısı yapılıyor
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.