Katar'dan 13 maddeye ret!
Katar Dışişleri Bakanı Sani, süresi Pazar gecesi sona eren 'Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'ın formüle ettiği 13 maddelik talep listesi'ni reddettiğini açıkladı. Talepler arasında Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün kapatılması da yer alıyordu
02.07.2017 00:00:00
Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el Sani, 4 Arap ülkesinin körfezdeki krizin sona ermesi için şart koştuğu 13 maddelik talep listesini reddedeceklerini açıkladı. ABD'nin başkenti Washington ve New York'taki temaslarının ardından İtalya'nın başkenti Roma'ya gelen Bakan Sani, düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında yaşanan ülkesine yönelik krizin sona ermesi için sunulan ve 3 Temmuz'a kadar süre tanınan taleplere ilişkin açıklamada bulunan Katarlı Bakan, "Katar; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır tarafından Doha ile diplomatik ilişkileri yeniden başlatmak için formüle edilen 13 maddelik talep listesini reddedecek" dedi.
"Bu talepler, uluslararası hukuka ve Katar'ın egemenlik haklarına aykırıdır" diyen Sani, 4 Arap ülkesinin, ifade özgürlüğüne aykırı davrandıklarını ve Katar'a karşı bir sistem dayattıklarını söyledi. Sani, "Krizde arabuluculuğa soyunan ABD'nin de desteklediği Kuveyt ile yapıcı bir diyaloğa sahip olmak istiyoruz. Katar, sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve yapıcı rol oynamak istiyor. Çatışmalar, müzakere yoluyla sonlandırılır. Bu suçlamalara ilişkin kanıtları görmeliyiz. Ondan sonra bir masanın etrafına talepleri değerlendirmek üzere toplanırız. Katar, talepleri tartışmaya hazır ancak egemenliğine saygı duyulmalı" diye konuştu.
Bundan sonra ne olacak?
Katar'ın talep listesini reddetmesiyle birlikte Körfez'de ortam ısınacak. Ancak Katar'ın ABD'nin yanı sıra Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya, İran ve Türkiye ile yakın ilişkileri olması 'dayatmacı 4 Arap ülkesi'nin Katar'a askeri müdahale ihtimalini oldukça zayıflatıyor. Katar zaten ABD tarafından anlaşmalı bir şekilde işgal edilmiş durumda. Zira ülkedeki Amerikan üssünde 11 bin Amerikalı asker bulunuyor! Bu durumda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır'ın elinde ekonomik ve siyasi mengeneyi daha da sıkıştırması ihtimali kalıyor.
Söz konusu 4 ülke, Katar'ı zaten 5 Haziran'dan bu yana topyekûn ekonomik abluka altına aldı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya 2014'ten bu yana yaptırım uyguluyor. Ancak bu yaptırımlar Rus havayolu şirketlerinin AB ülkelerine ve ABD'ye, Avrupalı havayolu şirketlerinin ise Rusya'ya uçuşlarına engel değil. 4 Arap ülkesinin dünya genelinde ciddi yatırımları olan Katar'ı siyasi ve ekonomik ablukalarla köşeye sıkıştırması muhtemel ancak pes ettirmesi imkânsız görünüyor. Nitekim hava sahası ablukası, krizden en fazla etkilenmesi beklenen Katar Havayolları'na bile zarar veremedi.
Süre Pazar gecesi doldu
Suudi Arabistan, BAE, Yemen, Mısır ve Bahreyn 5 Haziran'da yaptıkları açıklamayla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatarak, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istemişti. Katar'a yönelik diplomatik ablukaya daha sonra başka bazı ülkeler de katılmıştı. Katar'a tavır alan ülkelerden; Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in, Doha yönetimine; ilişkilerin düzeltilmesi için 13 maddelik talep listesi yöneltmişti. Söz konusu ülkeler, Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün kapatılması, İran'la ilişkilerin kesilmesi ve El Cezire televizyonunun kapatılması gibi maddelerin de bulunduğu taleplere bir cevap almak için Katar'a 3 Temmuz'a kadar süre vermişti. Bu süre Pazar gecesi doldu.
13 maddenin sırrı
Suudi Arabistan'ın başını çektiği 4 Arap ülkesinin Katar'a dayattığı ve 10 günlük mühlet tanıdığı 13 maddenin en dikkat çekeni Türkiye'nin Katar'da kurduğu 'mini askeri üs'sün kapatılması teşkil diyor. 13 maddelik listede Katar'ın İran'la bağlarını zayıflatması, Yemen'deki isyancı Husilere mali desteğin kesilmesi ve medya kuruluşu Al Jazeera'nın kapatılması yer alıyor. Listede yer alan diğer önemli maddeler ise şöyle:
* Müslüman Kardeşler, DEAŞ, El Kaide ve Lübnan Hizbullah'ı gibi 'terörist organizasyonlarla' ilişkini bitir. Resmi olarak bu yapıları terörist ilan et.
* Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Bahreyn, ABD, Kanada ve diğer ülkeler tarafından terörist olarak görülen kişiler, gruplar ve organizasyonlara her türlü yardımı kes.
* Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn tarafından aranan teröristleri teslim et. Mal varlıklarını dondur. Hareketleri ve finansal durumları ile ilgili istenen bilgileri paylaş.
* Başka ülkelerin içişlerine karışmayı kes. Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn vatandaşlarına Katar vatandaşlığı verme. Katar vatandaşlığı bulunanların kendi ülkelerinin yasalarını ihlal etmeleri durumunda pasaportlarını iptal et.
* Katar'ın politikaları nedeniyle son yıllarda yaşanan can ve mal kayıpları için tazminat öde. Tazminat miktarı daha sonra Katar'la birlikte belirlenecek.
* Askeri, politik, sosyal ve ekonomik olarak diğer Körfez ve Arap ülkeleriyle 2014'te Suudi Arabistan'da belirlenen çizgiye gel.
"Bu talepler, uluslararası hukuka ve Katar'ın egemenlik haklarına aykırıdır" diyen Sani, 4 Arap ülkesinin, ifade özgürlüğüne aykırı davrandıklarını ve Katar'a karşı bir sistem dayattıklarını söyledi. Sani, "Krizde arabuluculuğa soyunan ABD'nin de desteklediği Kuveyt ile yapıcı bir diyaloğa sahip olmak istiyoruz. Katar, sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve yapıcı rol oynamak istiyor. Çatışmalar, müzakere yoluyla sonlandırılır. Bu suçlamalara ilişkin kanıtları görmeliyiz. Ondan sonra bir masanın etrafına talepleri değerlendirmek üzere toplanırız. Katar, talepleri tartışmaya hazır ancak egemenliğine saygı duyulmalı" diye konuştu.
Bundan sonra ne olacak?
Katar'ın talep listesini reddetmesiyle birlikte Körfez'de ortam ısınacak. Ancak Katar'ın ABD'nin yanı sıra Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya, İran ve Türkiye ile yakın ilişkileri olması 'dayatmacı 4 Arap ülkesi'nin Katar'a askeri müdahale ihtimalini oldukça zayıflatıyor. Katar zaten ABD tarafından anlaşmalı bir şekilde işgal edilmiş durumda. Zira ülkedeki Amerikan üssünde 11 bin Amerikalı asker bulunuyor! Bu durumda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır'ın elinde ekonomik ve siyasi mengeneyi daha da sıkıştırması ihtimali kalıyor.
Söz konusu 4 ülke, Katar'ı zaten 5 Haziran'dan bu yana topyekûn ekonomik abluka altına aldı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya 2014'ten bu yana yaptırım uyguluyor. Ancak bu yaptırımlar Rus havayolu şirketlerinin AB ülkelerine ve ABD'ye, Avrupalı havayolu şirketlerinin ise Rusya'ya uçuşlarına engel değil. 4 Arap ülkesinin dünya genelinde ciddi yatırımları olan Katar'ı siyasi ve ekonomik ablukalarla köşeye sıkıştırması muhtemel ancak pes ettirmesi imkânsız görünüyor. Nitekim hava sahası ablukası, krizden en fazla etkilenmesi beklenen Katar Havayolları'na bile zarar veremedi.
Süre Pazar gecesi doldu
Suudi Arabistan, BAE, Yemen, Mısır ve Bahreyn 5 Haziran'da yaptıkları açıklamayla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatarak, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istemişti. Katar'a yönelik diplomatik ablukaya daha sonra başka bazı ülkeler de katılmıştı. Katar'a tavır alan ülkelerden; Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in, Doha yönetimine; ilişkilerin düzeltilmesi için 13 maddelik talep listesi yöneltmişti. Söz konusu ülkeler, Türkiye'nin Katar'daki askeri üssünün kapatılması, İran'la ilişkilerin kesilmesi ve El Cezire televizyonunun kapatılması gibi maddelerin de bulunduğu taleplere bir cevap almak için Katar'a 3 Temmuz'a kadar süre vermişti. Bu süre Pazar gecesi doldu.
13 maddenin sırrı
Suudi Arabistan'ın başını çektiği 4 Arap ülkesinin Katar'a dayattığı ve 10 günlük mühlet tanıdığı 13 maddenin en dikkat çekeni Türkiye'nin Katar'da kurduğu 'mini askeri üs'sün kapatılması teşkil diyor. 13 maddelik listede Katar'ın İran'la bağlarını zayıflatması, Yemen'deki isyancı Husilere mali desteğin kesilmesi ve medya kuruluşu Al Jazeera'nın kapatılması yer alıyor. Listede yer alan diğer önemli maddeler ise şöyle:
* Müslüman Kardeşler, DEAŞ, El Kaide ve Lübnan Hizbullah'ı gibi 'terörist organizasyonlarla' ilişkini bitir. Resmi olarak bu yapıları terörist ilan et.
* Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Bahreyn, ABD, Kanada ve diğer ülkeler tarafından terörist olarak görülen kişiler, gruplar ve organizasyonlara her türlü yardımı kes.
* Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn tarafından aranan teröristleri teslim et. Mal varlıklarını dondur. Hareketleri ve finansal durumları ile ilgili istenen bilgileri paylaş.
* Başka ülkelerin içişlerine karışmayı kes. Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn vatandaşlarına Katar vatandaşlığı verme. Katar vatandaşlığı bulunanların kendi ülkelerinin yasalarını ihlal etmeleri durumunda pasaportlarını iptal et.
* Katar'ın politikaları nedeniyle son yıllarda yaşanan can ve mal kayıpları için tazminat öde. Tazminat miktarı daha sonra Katar'la birlikte belirlenecek.
* Askeri, politik, sosyal ve ekonomik olarak diğer Körfez ve Arap ülkeleriyle 2014'te Suudi Arabistan'da belirlenen çizgiye gel.















































































