logo
01 HAZİRAN 2026

Kaybedecek zaman yok

10.10.2002 00:00:00
İstanbul'da düzenlenen iktidara yürüyüş şöleninde konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hem seçmene, hem de projelerini aşıran partilere tarihi bir uyarıda bulunarak, "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, ama, yatsıya kadarki zaman da bize lazım" dedi

Bağımsız Türkiye Partisi, İstanbul Eresin Otelinde, bir iktidara yürüyüş şöleni düzenledi. Şölene, BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın yanısıra, Genel Başkan Yardımcıları Ali Gedik, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, İstanbul milletvekili adayları, il ve ilçe teşkilat mensupları ile seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

Beklenen lider kimliği3 Kasım'da iktidar havası içinde geçen şölene katılanlara hitabeden Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçimlerine, 4 Kasım'da iktidara hazırlanan bir parti liderinden öte, onlarca, yüzlerce yıl ötesini gören, Türk milletinin özlediği, beklediği tam bir devlet adamı kimliğiyle konuştu. Prof. Dr. Haydar Baş, genelde insan unsurunun, özelde Türk insanının karakteristik yapısıyla, tarihi misyonuyla, ülkemiz ve insanımız çevresindeki gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamalar ve tahlillerle, Türkiye'nin, 3 Kasım'da, hangi ellere teslim edilmesi gerektiğini, bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.

Başarının temel unsuru insandırÜlkemizin hukuki, iktisadi, siyasi, sosyal, ülkeler arası mevzularda çok meselesinin var olduğunu, ancak bütün bunların başında çok büyük bir meselenin, insan meselesinin geldiğini, insan modelimizi kaybettiğimizi, asıl mevzunun, kaybettiğimiz insanımızı, modeli bulmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Hangi sistem olursa olsun, onu ayakta tutan, başarı imkanı tanıyan, onu uygulayacak olan insandır. İnsanı, kendisi, toplumu, devlet ve milletinin yararına kazanmadıktan sonra ne kadar mükemmel sistem hayata geçirmeye çalışırsanız çalışın, başarı elde etmeniz hiç mümkün değildir" dedi. "Ben Türküm. Bu milletin evladıyım" dediği halde, kafasını ve gönlünü okyanus ötelerine bağlamış, mandacı bir zihniyetin elemanı veya esiri olmuşların bu milletin lehine politika üretmesinin hiç mümkün olmadığını söyleyen, "millet lehine politikalar üretebilmek, bu memleketi kalkındırabilmek için evvela bu milletin modeli olmanız lazımdır" tespitinde bulunan Prof. Dr. Haydar Baş, "Biz, hiç bir millete, hangi dal, hangi tarz, hangi sanat olursa olsun zerre nispetinde ihtiyacı olmayan dünyanın tek milletiyiz. Büyük milletiyiz. Biz ekonomik kalkınmamızdan evvel bu kimliği BTP iktidarında hayata geçireceğiz. Ve biz Türklüğümüzle övüneceğiz. Örfümüzle, adetlerimizle, geleneklerimizle övüneceğiz" şeklinde konuştu.

Dünün Abdulvahhab ve Hüseyin Bin Ali'leri bugün de devredeProf. Dr. Haydar Baş, ülkemizi çok yakından ilgilendiren ABD'nin Irak'a müdahale olayına da değindiği konuşmasında, bu müdahalenin ne manaya geldiğini, olması durumunda Türkiye'yi ne gibi hayati tehlikelerin beklediğini, Hicaz bölgesinde Osmanlıya oynanan oyun gerçeğini hatırlatarak ve bu oyunun Anadolu'da da devam ettiğine dikkat çekerek anlattı. Bizden görünüp, din adına, İslam adına fetva veren, konuşan, ibadet de eden ve fakat içi bizden olmayan adamların, Hicaz bölgesindeki kardeş milyonları kandırıp, asırlar boyu kendilerine hizmetkâr olan Osmanlıyı, arkadan vurdurduklarına işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, dün Hicaz bölgesinde kardeşlerimizi kandırarak Osmanlıyı arkadan vurmak isteyenlerin, şimdi de bu milleti, bu devleti arkadan vurmak istediklerine, dünün Hüseyin bin Ali'si, dünün Abdülvahhab'ının bugün de devam ettiğine dikkat çekti.

Bölgemiz cadı kazanına çevrilmek isteniyorBatının, Irak'a müdahale adı altında, yer altı kaynaklarını ele geçirmek ve etnik gurupları bölerek fitne çıkartmak istediğini, Kuzey Irak'ta 1991'den sonra fiilen kurulan Kürt devletinin hukuki alt yapısını hazırladığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bunun Türkiye için doğuracağı tehlikeli sonuçlarını şöyle haber verdi: "Kuzey Irak'taki etnik gurup, İran'da, Suriye'de, Türkiye'de de vardır. Yapılmak istenen şey o bölgeyi cadı kazanı haline getirmektir. Devlet adamı demek bu tehlikeyi görmek demektir. Bu bölge Fizik'teki bileşik kaplar gibidir. Birindeki hadisenin diğerine nakledilmemesi hiç ama hiç mümkün değildir. Olayı bu derece kendimize yakın hissetmez ve buna göre tedbir almaz isek vay benim ülkemin başına geleceklere!.. Bu iş sadece güneydoğumuzla da sınırlı kalmaz. İş, Karadeniz Pontus hareketine atlar, Laz hareketine atlar, Çerkez hareketine atlar. Ve Büyük Ermenistan hareketine atlar. Şu anda bütün bunların önüne geçmek mümkün iken, esefle müşahede ediyorum ki devlet olarak biz bu tedbirleri liyakatla almıyoruz. Olayları kendi akışı istikametinde serbest bırakıyoruz. Bu durum, ilmi kriterlere, sosyolojik gerçeklere göre, devletin ve milletin, bu toplumun sonunu getirebilir."

Bölge Bakanlıkları ihdas edilecekProf. Dr. Haydar Baş, geçmişe, bugüne ve geleceğe ışık tutan bu tarihî tespitlerinden sonra, bu milletin gerçek kimliğinin ortaya konulacağı, Irak dahil çevresinde ve dünyada aleyhimize gelişen tüm olaylara "dur" denileceği BTP iktidarında gerçekleştirilecek ve milletimizin topyekûn ızdırabını dindirecek, dünya lideri-kâinat devleti Türkiye'nin onurlu, başı dik insanları konumuna yükseltecek projelerinden bahsetti. Proje kapsamına muhtarları aldıklarını deklere ederek, "Çilekeş muhtarlarımıza 90 milyon TL maaş veriliyormuş. Muhtarların maaşını en az üç misli arttırıyoruz. İki dönem üst üste muhtarlık yapan arkadaşlarımızı da emekli edeceğiz" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Haydar Baş, bir başka yeni projeyi de şöyle açıkladı: "Üniter devletin yapısını bozmadan bir yapı değişikliğine de gideceğiz. Bütün belediyeler, her işlerinde Ankara ile yazışmaktan işlerinin aksadığından şikayetçi. 'Mahalli idarelere mahallinde yetkiler verilmesi lazım' denilip duruluyor. Şu ana kadar bu hususa üniter yapı içinde bir çözüm bulunamadı. Ben çözüm buldum. Ben, bu üniter yapıyı zerre kadar bozmadan ve de daha da güçlendirerek bölge bakanlıkları ihdas ediyorum. Türkiye üzerinde hesabı olanlar, 'Eyvah! Biz Türkiye'yi küçültelim, devleti küçültelim derken, bunlar, devleti bölgelere yaydılar. Ne yapacağız?' diyecekler. Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun Belediyesi, artık Ankara ile yazışmayacak. Bir bakanlık Trabzon'da, bir tane Ordu'da bulunacak. Kısmet olursa bunu bütün Türkiye'ye şamil hale getireceğiz. Federasyon anlayışını fiilen, resmiyette üniter devleti en güçlü şekilde hayata geçireceğiz. O zaman memleketimizin doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi, kendi bakanlıkları doğrultusunda merkeze, Ankara'ya bağlı olacak. Mahallinde bütün işler anında halledilecek. Ülkemizde problem haline gelen şuculuk buculuk da 24 saat içinde kaldırılacaktır."

Milletimize ve BTP projelerini aşıranlara tarihi uyarıProjelerin çalınmasına burada da değinen, Prof. Dr. Haydar Baş, hem milletimize hem de bu partilere yönelik olarak şu tarihî uyarıda bulundu: "Halkımızın çok güzel bir sözü vardır: 'Taşıma su ile değirmen dönmez.' 'Yalancının mumu yatsıya kadar yanar', ama, yatsıya kadarki zaman da bize lazım. Onun için insanımızı ayıktırmamız, onları kandırmalarının önüne geçmemiz lazım. Bizim dışımızdaki bütün partilerin kaynağı hep aynıdır. Kaynağı gayri millidir. Kaynağı milli olan tek parti BTP'dir. Bizim projelerimiz bize has, bize aittir. Onun için bizim projelerimiz, hiç mümkün değil ki, IMF'yi kabul eden bir partiler tarafından çözülebilsin. Memura vereceği 100 milyonu pazarlık konusu haline getiren parti benim koyduğum projeleri nasıl çözebilir? İnsanımız hakikaten çok iyi düşünsün. 100 milyona kaynak arayıp da bulamayan partiler, trilyonluk, katrilyonluk projelere nasıl kaynak bulacaklar? Biz, seçimden 15 gün evvel, kaynakları insanımıza açacağız. Göreceksiniz, 70 milyonluk bir Türkiye değil, 700 milyonluk bir Türkiye, dünyanın hiç bir ülkesine muhtaç olmadan kendini nasıl bakabilecektir. Anahtar elimizin içinde, ama, kapıyı açmak için anahtar arıyoruz. Bütün partiler bekliyor ki Haydar Hoca anahtarı göstersin. Ama işin garip tarafı, benim elimdeki anahtar, bu milletin kapısının anahtarı. Yani benim anahtarımla milletin kapıları açılır. Bu anahtar IMF'nin kapısını açmaz. Tavsiyem odur ki, bu kaynaklara yaklaşmasınlar. Milletimiz de onlara kanarak vakit kaybetmesinler."

Medya 4 Kasım'da uyanacakBağımsız Türkiye Partisi'nin Eresin Oteli'ndeki iktidara yürüyüş şöleninde, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Ali Gedik yaptığı konuşmada, "BTP iktidarı ile Türkiye'nin rengi bir başka olacak. Türk milletinin eli bir başka tutacak, kalbi bir başka atacak" derken, İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Fuat Şengül, Prof. Dr. Haydar Baş'ın başbakanlığında olacakları anlattı. Kapatılmış fabrikaların tekrar açılacağını, ekonomiye can geleceğini, öğrencinin okuma derdi kalmayacağını söyleyen Şengül, kış mevsiminin yaklaşmasına atıfta bulunarak vatandaşların % 50 daha ucuza ısınacaklarını belirtti. İstanbul 1. Bölge milletvekili adayı emekli hakim Sait Çuhadar ise, laiklik ile Atatürk ilke ve inkılaplarının tam anlamını, Türk milletine bir nimet olarak gördüğü Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrendiğini belirterek, "Prof. Dr. Haydar Baş, milletimizin gönlünde taht kurdu. Ama medya bunu gizliyor. Medya, bu gizli tuttuğu şeyi 4 Kasım'da öğrenecek" dedi. İstanbul 1. Bölge milletvekili adayı Türk Sanat Müziği sanatçısı Galip Sokullu da söylediği eserlerle şölene katılanları coşturdu. "Öyle bir sevgili buldum ki seni unutacağım" şarkısını okuduktan sonra, "Türkiye de Haydar Baş'ı buldu. Diğerlerini unutacak" diyen Sokullu, "Çile bülbülüm çile"yi söyledikten sonra da, "Bu çileler 4 Kasım sabahı bitecek inşallah" değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal devletin temeli hazırProf. Dr. Haydar Baş'ın Eresin Oteldeki şölende yaptığı konuşmada insanımızın dikkatine sunulması gereken bazı anekdotlara imza attı. Projelerinin hepsinin ayağının yere bastığının nişanesi mahiyetindeki bu anekdotlardan bazılarını şöyle sıralamak mümkün:

* İnsan işçisi annelere müjde!- "Benim anam beni yetiştiriyor, bu kadar büyük hizmeti görüyor, işçi olamıyor. İşçi olmak için illâ tahta ile teneke ile mi uğraşacak? İnsanla uğraşan niçin işçi olmayacak? Asıl işçilik insan işçiliğidir. İnsanı yetiştirmek kadar zor bir hadise yoktur. O bakımdan bizim inancımızda, 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' Ayakları altında cennet olan bir varlığa bu millet, emeklilik imkanı tanımayacak da ne yapacak? İşte biz bunu yapacağız."

* Milletine hadim sosyal devlet - "Bizim devletimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu sosyal bir devlettir. Sosyalist bir devlet değildir. Milletinin sırtından geçinen değil, milletine hizmet eden, hadim olan devlettir. Allah nasip ederse biz bunu hayata geçireceğiz."

* Avrupa artık tükendi- "Avrupa bitmiştir. İnsanı itibariyle de bitmiştir, kaynakları itibariyle de bitmiştir. Avrupa'da, yerin altını boşalttılar. Şimdi, onların gözleri, kabul etseniz de etmeseniz de bizim dünyamızdadır. Şu veya bu bahane ile gelip oturmak, sömürmek istedikleri bizim coğrafyamızdır. Biz bunlara hukuki bazda en güzel tarzda taş koyacağız."

* Tembelliğe pirim yok- "Türkiye'de işsizlik maaşı yok. BTP iktidarı döneminde, bir zaman sonra bunu vereceğiz. Önce de verebiliriz. Ancak milletimizi tembelliğe alıştırdılar. Bunu verirsek kimse çalışmaz. Şimdi önce çalışacağız. Kazanacağız. Ondan sonra işsizlik maaşını alma durumunu hak edeceğiz."

* Kimsesiz yaşlılara hürriyet-"Kimsesiz yaşlılarımız geçimini temin için kapı kapı dolaşıyor. Bu durum, bizim ar damarımızı çatlatması lazım. Oysa biz, artıklarımızla bile sadece bir milleti değil bir kıtayı bakacak imkanlara sahibiz. Soframızın artıklarıyla bir kıtayı bakacak imkanlara sahipken yaşlılarımızı kapı kapı dolaştırmak bize yakışmaz. Kısmet olursa onları 4 Kasım'dan sonra hürriyetlerine kavuşturacağız."

* Kaynağın adresi- "Haydar Hoca bol keseden atıyor zannetmeyin. Çok imkanlar var. Biz, bu milletin bir elinden alıp dağıtıyoruz. Başka bir şey yaptığımız yok. Bugüne kadar adaletsizlikle sadece bir kesim insan, % 1-2 oranında insan, ağa-paşa geçiniyor, diğerleri açlıkla, sefaletle karşı karşıya bulunuyordu. Biz, işte buna son vereceğiz."

* Şehit ailelerine reva görülen- "Şehit ailelerinin hayatlarının garanti altına alınmaları devletin başta gelen vazifelerinden biri olacak. Aksi takdirde biz milleti hudut boylarında koruyacak askeri de bulamayız. Çünkü onları çok darılttık. Onların evlatlarını şehit edenleri biz affettik. Yarın onlar siyaset sahnesine çıkar da, onların gözünün içine baka baka 'sizin oyunuzu istiyoruz' derse, acaba bunun hesabını kim verecek?"

* Apo konusunda bir parantez- "Yabancı vakıflara toprak edinme hakkını dolaylı yoldan temin ettiler. 5 bin insanımızı şehit eden insanı affettiler. Şimdi de siyaset sahnesine sürecekler. Bir tane arkadaşımızı dikkat ederseniz çok istismar ediyorlar. 'Şu hakkını aldılar' diye acındırıyorlar. Ben korkuyorum ki onun üzerinden Öcalan'ı da siyaset sahnesine sürecekler. Bunu parantez içerisine alın. O bakımdan çok dikkatli ve de düşünceli olmalıyız."

CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası

CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu” ifade ediliyor

01.06.2026 12:02:00
Haber Merkezi
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu" ifade ediliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, yani istinafın "mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkanlığa dönmesi sonrası gözler CHP'de  atılacak adımlara çevrildi.

Söz konusu gelişme sonrası Grup Başkanlığı'na seçilen Özgür Özel ve ona yakın siyasetçiler, bugün itibariyle "en kısa zamanda kurultay yapılması" için imza toplamaya başlıyor.

Özel ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun aksi yöndeki talimatına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.

GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI?

Özel'e yakın isimler grup toplantısının gerçekleştirileceğini ve TBMM'de yapılacağını ifade etmişler, "Grup Başkanı" olması nedeniyle bunun önünde hiçbir engel olmadığını dile getirmişlerdi.

Kılıçdaroğlu tarafıysa TBMM Başkanlığı'na başvurarak Özel'in "Grup Başkanı" olarak seçilmesinin geçersiz sayılmasını istemişti.

KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZ'E GİDECEK

Kılıçdaroğlu bugün Genel Merkez'e giderek çalışmalarını orada yürütecek.

Özel ise Cumhurbaşkanı Aday Ofisi kapsamında TBMM'de çalışacak.

Özel, dün TBMM'de MYK üyeleriyle bir araya gelmiş, partideki son gelişmeleri ve Türkiye gündemi masaya yatırmıştı.

İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı

İzmir merkezli 6 ilde Buca Belediyesi ve bağlı birimlerine yönelik düzenlenen geniş çaplı yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda, aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç'ın da bulunduğu 50 şüpheli gözaltına alındı

01.06.2026 09:08:00
İHA
İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı
İzmir'de Buca Belediyesine operasyon: Başkan dahil 50 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Buca Belediyesi ve iştiraklerine yönelik yürütülen uzun süreli teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından emniyet güçleri bu sabah saatlerinde düğmeye bastı. Elde edilen deliller doğrultusunda, aralarında belediye üst düzey yöneticileri, çalışanlar ve firma sahiplerinin de bulunduğu 62 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.








Rüşvet, usulsüzlük, bankamatik çalışan, muhalif gazetecilere darp...

Emniyetin tespitlerine göre; belediye imkan ve kabiliyetleri kullanılarak suç örgütü kurulduğu, ilçedeki inşaat faaliyetlerinde müteahhitler ile belediye yöneticileri arasında rüşvet alınıp verildiği ve imar süreçlerinde ciddi usulsüzlükler yapılarak yönetimin bu süreçlerde aktif rol aldığı belirlendi. Öte yandan, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve resmi araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca kamuoyunda 'bankamatik personeli' olarak bilinen, fiilen çalışmadığı halde maaş ve ödeme alan kişilerin olduğu; belediye yönetimi hakkında olumsuz haber yapan veya sosyal medyada eleştirel paylaşımda bulunan kişilerin ise darp edildiği kayıtlara geçti.








62 gözaltı kararı

Gözaltına alınanlar arasında mevcut ve eski olmak üzere 2 belediye başkanı, 3 belediye başkan yardımcısı ile 1 önceki dönem ilçe siyasi parti başkanının yer alması dikkat çekti. Soruşturma kapsamında ayrıca imar, planlama ve sosyal hizmetler gibi birimlerde görevli 6 müdür ve müdür vekili, 4 birim şefi, imar ve ruhsat işlerinde görevli 6 teknik personel ile iştiraklerde görevli üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu 3 kişi hakkında da işlem yapıldı. Listede, belediyenin ticari bağlantılarına uzanan 16 firma sahibi ve müteahhit ile 4 mimar da bulunuyor. Operasyonun diğer şüphelilerinin ise büro personelleri, kadın ve aile hizmetleri çalışanları, özel kalem görevlileri, 1 sosyolog, 1 sıfır atık müdürü ve dışarıdan bağlantılı kişilerden oluştuğu öğrenildi.
 
 







Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, adreslerdeki arama ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik çalışmaların aralıksız devam ettiği bildirildi.






İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı

İstanbul’da Gezi eylemlerinin 13. yıl dönümü kapsamında Taksim ve çevresinde yapılması planlanan anma ve basın açıklaması öncesinde İstanbul Valiliği kararıyla ulaşımda bir dizi kısıtlama uygulamaya konuldu. Metro İstanbul bazı istasyonların geçici olarak kapatıldığını duyurdu

31.05.2026 16:28:00
Haber Merkezi
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
Gezi eylemlerinin13. yılı dolayısıyla Taksim Dayanışması'nın yaptığı eylem çağrısının ardından İstanbul Valiliği çeşitli tedbirler aldı. Taksim Dayanışması'nın "Gezi Direnişi 13. yılında, umudu ve dayanışmayı büyütüyoruz" başlığıyla bugün saat 19.00'da Taksim'de gerçekleştirmeyi planladığı basın açıklaması öncesinde, Beyoğlu ve Şişli'de yoğun güvenlik önlemleri uygulanmaya başlandı.

Valiliğin yasak kararının ardından bugün saat 13.00 itibarıyla Taksim'e ulaşımı etkileyen yeni düzenlemeler devreye alındı. Eylem yasağının gelmesi ardından metro seferlerinde kısıtlamaya gidilirken, Beyoğlu ve Şişli'de çok sayıda cadde ve sokak araç trafiğine kapatıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, saat 11.00'den itibaren Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi'ne bağlanan birçok yol ile çevredeki çok sayıda cadde ve sokakta trafik akışı durduruldu. Ayrıca Taksim ve çevresine çıkan pek çok bağlantı yolu da geçici olarak ulaşıma kapatıldı.

Yetkililer, sürücüler için alternatif güzergah olarak Meclis-i Mebusan Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bahriye Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve bazı çevre yollarını işaret etti.

Şişli'de ise Taşkışla Caddesi, Mim Kemal Öke Caddesi, Cumhuriyet Caddesi ve Askerocağı Caddesi araç trafiğine kapatıldı. Bu bölgede sürücüler için Ortaklar Caddesi, Abide-i Hürriyet Caddesi, Vali Konağı Caddesi, Halaskargazi Caddesi ve çevre yolları alternatif güzergâh olarak belirlendi.

Toplu ulaşımda da önemli değişiklikler yapıldı. Metro İstanbul'un açıklamasına göre, İstanbul Valiliği'nin kararı doğrultusunda bugün saat 13.00'ten itibaren ikinci bir duyuruya kadar M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı'ndaki Taksim istasyonu, F1 Taksim–Kabataş Füniküler Hattı ile TF1 Maçka–Taşkışla Teleferik Hattı hizmet vermeyecek.

Ayrıca Şişhane Metro İstasyonu'nun İstiklal Caddesi çıkışı yolcu kullanımına kapatılırken, diğer giriş ve çıkışların açık kalacağı bildirildi. M2 hattında çalışan metro araçları ise Taksim istasyonunda durmadan seferlerine devam edecek.

Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı


 
Batman'ın tarihi Hasankeyf ilçesi, Kurban Bayramı tatilinde ülkenin farklı illerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.
 

30.05.2026 12:42:00
AA
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
 Hasankeyf'in yeni hali bayramda ziyaretçi akınına uğradı
Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Hasankeyf, 9 günlük bayram tatilinde de ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor. İlçeyi ziyaret edenler, Ilısu Barajı nedeniyle orijinal yerlerinden taşınan İmam Abdullah Türbesi, Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, Hasankeyf Kalesi, Hasankeyf Müzesi ve Er-Rızk Camisi gibi tarihi yerleri ziyaret ediyor.
Ziyaretçiler, ​Ilısu Baraj Gölü'nde katıldıkları tekne turlarıyla kanyonları ve Hasankeyf Kalesi'ni görme imkanı buluyor.







İnsanları çok cana yakın ve misafirperver

Kocaeli'nden gelen Rıdvan Yıldırım, Hasankeyf'te tarihi eserleri gördüğünü belirterek, "Çok turistik bölge, çok güzel. Turistik alanı da çok fazla. Memnun kaldık ve çok keyif aldık. İnsanları çok cana yakın ve misafirperver" dedi.







Mardin'in Midyat ilçesinden gelen Hilvan Konak da fırsat buldukça Hasankeyf'e gezmeye geldiğini söyledi.
İlçenin görülmeye değer olduğunu dile getiren Konak, "Bayram tatilinde fırsat bulup tekrar geldik. Tekneye bindik, müzeye gittik" diye konuştu.







Buranın doğası, tarihi çok başka

Tuğba Çiçek ise Hasankeyf'in beklentilerini fazlasıyla karşıladığını anlatarak, kardeşiyle birlikte çıktıkları GAP turu kapsamında ilçeye geldiklerini bildirdi.
Çiçek, "Kütahya'dan geldik. Heyecanlıyız. Doğasıyla, kültürüyle çok güzel bir şehir. Çok beğendik. Diyarbakır'ı da gezdik. Diyarbakır da çok güzeldi. Daha sonra Mardin'e gideceğiz. Buranın doğası, tarihi çok başka" ifadelerini kullandı.







İlçede 40 yıldır esnaflık yapan Cemil Uluk de ziyaretçi yoğunluğundan memnun kaldıklarını dile getirdi. Uluk, "Büyük bir hareketlik var. Esnaf olarak mutluyuz. Herkesi ilçeye bekliyoruz. Misafirlerimizi ağırlayıp memnun gönderiyoruz" dedi.

Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları

TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde sabahın erken saatlerinde uzun araç kuyrukları oluştu. Trafiği zaman zaman durma noktasına geldiği Bolu geçişinde oluşan trafik yoğunluğu havadan görüntülendi

30.05.2026 12:01:00
İHA
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Pazar günü sona erecek olan 9 günlük bayram tatilinin 8'nci, bayramın ise 4'üncü gününde dönüş için yola koyulan sürücüler, Bolu geçişinde yoğunluğunu sürdürüyor.






Özellikle TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde İstanbul istikametine doğru araç trafiği sabah saatlerinde yer yer durma noktasına geldi. 






Tatilcilerin dönüş yolunda kullandığı güzergahlardan olan Köroğlu Rampaları mevkisinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Sürücüler, yavaş ilerleyen trafik nedeniyle zor anlar yaşadı.








Ağır vasıtalara geçiş yok

Öte yandan, dönüş yolculuğunda yaşanabilecek olumsuzlukların ve trafik sıkışıklığının en aza indirilmesi amacıyla Bolu Valiliği tarafından yeni bir tedbir kararı alındı. 






Alınan karara göre; Valilikten yapılan açıklamaya göre; Bu kapsamda bugün saat 13.00'den itibaren 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar, kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların İstanbul istikametine geçilerine izin verilmeyecek.













Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin


 
 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, "Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" dedi.

30.05.2026 10:42:00
AA
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin
Çocuklarınıza erken yaşta sorumluluk verin

Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı, Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, insan beyninin yaşam boyunca beş gelişim evresinden geçtiğinin ve 9 ile 32 yaş arasının 'ergenlik dönemi' olarak tanımlandığının ortaya konulduğunu söyledi.
Doğumdan ileri yaşlara kadar yaklaşık 4 bin kişinin beyin taramalarının incelendiği araştırmada beynin nöral bağlantılarının zaman içindeki değişimi haritalandırılırken, 32 yaşından sonra gelişimin daha stabil bir yapıya geçtiğini anlatan Atlı, ilerleyen yaşlarda ise gerileme evrelerinin başladığının belirlendiğini ifade etti.
Söz konusu araştırma bulgularının klinik gözlemleriyle de örtüştüğünü belirten Atlı, çalışmanın ileri görüntüleme teknikleriyle elde edilen verilere dayandığını anlattı.

Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu

Atlı, şunları kaydetti: "Benim de yakından takip ettiğim bir çalışma. Bu veriler, manyetik rezonans (MR) görüntüleme çalışmalarında tespit edilmiş. Burada aslında çalışan ve büyüyen bir beyin ortaya konuluyor. Ergenlik kavramı çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Ergenlik deyince çoğumuzun aklına hırçın, sinirli bir genç geliyor ama sadece mesele o değil. Ergenlik, büyüyen, gelişen, her şeyi alan ve sürekli aktivite gösteren bir beyin demektir. Bu çalışma da bunu destekliyor. Beynin gelişimi 30'lu yaşların başına kadar sürüyor. 32 yaşa kadar beynin nöronlarındaki gelişim devam etmekte, sinir ağları verimli bir şekilde çalışmaktadır. Bu süreçte beyin sürekli bir yapılanma içerisinde ancak 30'lu yaşların başından sonra bu gelişim yerini daha stabil bir evreye bırakır. 66 yaşına kadar görece dengeli bir dönem devam ederken, sonrasında gerileme başlar, 80'li yaşlardan itibaren ise bu gerileme daha belirgin hale gelir."

Ergenlik sürecinin uzamasında toplumsal değişimlerin de etkili olabileceğine işaret eden Atlı, "Geçmişte bireyler çok daha erken yaşta sorumluluk alıyordu. Günümüzde eğitim süreçlerinin uzamasıyla birlikte bu yaşlar ileriye kaydı. Bugün gençlere evlilik planlarını sorduğumuzda 30-35 yaş aralığı öne çıkıyor. Bu da ergenlik döneminin sosyal olarak da uzadığını gösteriyor. Ailelerin çocuklara erken yaşta sorumluluk vermesi önemli. Çocuğun önüne bir hedef koymadığımızda ve sorumluluk vermediğimizde, davranışsal problemler ve aile içi çatışmalar 30'lu yaşlara kadar devam edebiliyor. Biz bunu klinikte sıkça gözlemliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor

Günümüzde "ev genci" olarak tanımlanan bir kesimin ortaya çıktığını belirten Atlı, şunları söyledi: "Bu bireylerin halen bir gelişim süreci içinde olduğunu söylemek mümkündür ancak bu noktada, gençlere nitelikli bir psikososyal eğitim sunulması, sosyal ve mesleki beceriler kazandırılarak hayatın içine aktif şekilde dahil edilmeleri büyük önem taşıyor. Aksi halde 30'lu yaşlara kadar aile içi çatışmalar devam ediyor. Anne ve babalar 'Bana bağırdı, sözümü dinlemedi' derken, gençler de 'Babam bana bağırdı, travmatize oldum' şeklinde karşılık veriyor. Bu kısır döngüden çıkabilmek için hem ailelerin hem de gençlerin süreci doğru yönetmesi ve erken dönemde sorumluluk üstlenilmesi gerekiyor. Eskiden çağlar yüzlerce yıl sürerken, bugün 10-20 yıl içinde büyük değişimler yaşanıyor. Bu dönüşüm, beynin gelişim süreçlerini de etkilemiş olabilir."

Bireyin yaşamını nasıl değerlendirdiğinin gelişim algısını etkilediğini dile getiren Atlı, "50 yaşına gelmiş birinin kendini 20 yaşında hissetmesi farklı şekillerde yorumlanabilecek bir durumdur. Asıl sorulması gereken, kişinin 20 ile 50 yaş arasında nasıl bir yaşam sürdüğüdür. Eğer işlevsel ve üretken bir yaşam geçirmemişse, kendini hala 20 yaşındaymış gibi hissedebilir. Buna karşılık, spor yapan, kitap okuyan, sosyal aktivitelere katılan ve topluma katkı sağlayan bir yaşam sürmüşse, bu süreci kıymetli görür ve yaşına uygun bir olgunluk hisseder çünkü o 50 yılı dolu dolu yaşamıştır" ifadelerini kullandı.

Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor


 
Adıyaman'da iki otomobilin çarpıştığı kazada ölü sayısı 4'e çıktı.
 

30.05.2026 09:47:00
AA
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor
Adıyaman'daki feci kazada bilanço ağırlaşıyor

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde 29 Mayıs'ta iki otomobilin çarpışması sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.
Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında meydana gelen kazada ağır yaralanan kardeşlerden 8 yaşındaki Eymen Mirza C, sevk edildiği Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


29 Mayıs'ta Veysel C. (45) idaresindeki 55 AV 926 plakalı otomobil, Kahramanmaraş-Adıyaman kara yolu Belören kasabası yol ayrımında Serkan S'nin (27) kullandığı 01 AID 574 plakalı otomobille çarpışmış, kazada yaralanan sürücüler ile Aysel C. (39), Muhammed Burak C. (14), Emir Mirza C. (12), Eymen Mirza C. (8), Deniz Yaren C. (1) ve Buse K. (24) ambulanslarla Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hastanelere kaldırılmış, yaralılardan Aysel C. ile çocukları Muhammed Burak C. ve Deniz Yaren C. hayatını kaybetmişti.​​​​​​​​​​​​​​

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Yola çıkacaklar dikkat!

Kurban Bayramı tatilinin son günlerine yaklaşırken, memleketlerine veya tatil beldelerine giden vatandaşların erken dönüş yolculuğu ana arterlerde trafiği kilitledi

29.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Yola çıkacaklar dikkat!
Yola çıkacaklar dikkat!
Kurban Bayramı tatilini İstanbul dışında, memleketlerinde ya da tatil beldelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu başladı.

Hafta sonu yaşanacak olası büyük yoğunluğa kalmak istemeyen binlerce sürücü, Cuma gününden itibaren yollara akın etti. İstanbul ve Ankara gibi metropollere bağlanan ana arterlerde trafik durma noktasına gelirken, yetkililer sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Kilit kavşaklar alarm veriyor

Anadolu'dan batıya giden araçların en kritik geçiş noktalarından biri olan ve "kilit kavşak" olarak bilinen Kırıkkale'de dönüş trafiği zirveye ulaştı. 43 ilin kara yolu bağlantı noktasında yer alan şehir geçişinde, Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Samsun istikametlerinde kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu. Sürücüler yoğunluk nedeniyle ilerlemekte güçlük çekiyor.

Benzer manzaralar Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı, Düzce ve Gerede kesimlerinde de yaşanıyor. İstanbul yönüne doğru akın eden araçlar nedeniyle otoyolun belirli noktalarında trafik adım adım ilerliyor.

Tekirdağ-İstanbul yolu durma noktasında

Tatilini Ege ve Trakya kıyılarında geçirenlerin dönüş rotası olan Tekirdağ-İstanbul kara yolunda da erken dönüş hareketliliği hakim. Özellikle Tekirdağ girişindeki kritik ışıklı kavşaklarda araç kuyrukları dikkat çekerken, trafik ekipleri akışı rahatlatmak adına bölgedeki 7 ana kavşakta konuşlanmış durumda. Yetkililer bu güzergahtaki yoğunluğun Pazar gecesine kadar artarak sürmesini bekliyor.

Ağır vasıtalara İstanbul'a giriş yasağı geldi

Bu arada İçişleri Bakanlığı, bayram dönüş trafiğindeki kaosu minimuma indirmek amacıyla kritik bir tedbir kararı aldı. Alınan karara göre; 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00'ten başlayarak, 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar ağır tonajlı ve ağır vasıta araçların İstanbul'a giriş yapacağı bazı ana arterlerden geçişi yasaklandı.

Kısıtlama uygulanacak yollar:

O-4 Anadolu Otoyolu: Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar

D-100 Devlet Karayolu: Karabük il sınırından Düzce il sınırına kadar

Bu önlemle birlikte tedarik zincirinin aksamaması sağlanırken, binek araçların dönüş yolculuğunda nefes alması hedefleniyor.

Ekipler sahada

Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri, otoyol gişeleri, kavşaklar ve bağlantı noktalarında denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer yola çıkacak olan sürücülere şu hayati uyarılarda bulunuyor:

• Uykusuz ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmeyin.

• Takip mesafenizi koruyun ve aşırı hızdan kaçının.

• Her 2 saatte bir mutlaka kısa molalar vererek dinlenin.

• Alternatif güzergahları ve güncel trafik yoğunluk haritalarını kontrol etmeden yola çıkmayın.

Marmaris'te gezi teknesi battı

Marmaris Körfezi'nde tura çıkan "Big Boss" isimli gezinti teknesi, Cennet Adası açıklarındaki Akvaryum Koyu' nda battı. İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi

29.05.2026 18:00:00
İHA
Marmaris'te gezi teknesi battı
Marmaris'te gezi teknesi battı
Muğla'nın Marmaris ilçesinde Akvaryum Koyu'nda batan gezi teknesindeki 110 yolcu, çevredeki teknelerin müdahalesiyle kurtarılırken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Olay, Marmaris ilçesi Cennet Adası mevkii Akvaryum Koyu'nda saat 15.45 sıralarında meydana geldi. Teknede meydana gelen arızayı fark eden tekne personeli karaya yakın bir noktaya yöneldi.

Olayın ardından teknede bulunan 110 yolcu, aynı firmaya ait başka bir tur teknesi ile çevrede bulunan diğer teknelere güvenli şekilde tahliye edildi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin yardımıyla yolcular kısa sürede kurtarıldı.

Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekne tamamen suya gömüldü. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı öğrenilirken, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da olay yerine giderek incelemelerde bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.