logo
02 MART 2026


Kaynak Holding'e de kayyum atandı

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının kararı doğrultusunda, Kaynak Holding'e bağlı 19 şirket, bir vakıf ve bir derneğe kayyum atandı. Kayyumlar, polis eşliğinde şirketin yönetim merkezlerine girdi

19.11.2015 00:00:00
Kartal'daki Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararı doğrultusunda, "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması" (FETÖ/PDY) bünyesinde faaliyet gösterdiği iddia edilen Kaynak Holding'e bağlı 19 şirket, bir vakıf ve bir derneğe kayyum atandı. Kayyumlar, şirketin İstanbul'daki Üsküdar, Bağcılar ve Bayrampaşa'daki yönetim binalarına, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri eşliğinde girdi. Bu sırada, çevik kuvvet ekipleri de çevrede güvenlik önlemi aldı. Kayyumlar, şirketlerin eski yöneticilerinin binaya gelmesini bekledi. Bu arada kayyumlar, holdingin İzmir'deki şirketi olan Çağlayan Matbaası'na da girdiği bildirildi.Kayyumlar görevlerine başladıKaynak Holding'in eski yöneticilerine görevden alındıklarına dair kararın tebliğ edilmesinin ardından kayyumlar yeni görevlerine başladı. İş adamı İmran Okumuş'un kayyum heyetinde üst yönetici olarak yer aldığı, avukat Sezai Çiçek, bilişim uzmanı Hüseyin Yaşar, maliyeci Aytekin Karahan, basın ve halkla ilişkiler uzmanı Ertuğrul Erdoğan, vakıf ve dernek uzmanı İsmail Gülen ile vergi denetçisi Levent Küçük'ün de diğer kayyumlar olduğu öğrenildi. Polislerin, şirketlerin yönetim binalarından herhangi bir belge veya evrak çıkarılmaması için de önlem aldığı görüldü.Ön inceleme raporu açıklandıAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Kaynak Holding'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yetkili kurulun hazırladığı ön inceleme raporunda, şirketlerin bilgisayarlarında ticari faaliyetlerinden çok daha fazla "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması"nın (FETÖ/PDY) faaliyetlerine, para trafiklerine ve finans sağlanmasına yönelik yazışmaların bulunduğu, ticari şirket gibi gözükseler de asıl faaliyetlerinin "terör örgütüne finansal kaynak yaratma ve kaynak akışının sağlanması" olduğunun tespit edildiği belirtildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Kaynak Holding AŞ'ye bağlı toplam 24 şirket ve şirket yöneticileri hakkında "FETÖ/PDY terör örgütü adına faaliyette bulunmak, kara para aklamak, vergi kaçakçılığı, terörizmin finansmanı hakkındaki kanuna muhalefet, terörizmi finanse etmek, yasa dışı terör örgütü oluşturmak, bu örgütün yöneticisi ve üyesi olmak" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, faal halde bulunan 19 şirket, bir dernek ve bir vakfın merkezinde 8 Eylül 2015'te Sulh Ceza Hakimliği'nden karar alınarak arama ve el koyma işlemi yapıldı. AA

Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

02.03.2026 18:47:00
Anadolu Ajansı
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 8,94 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 

Kayseri'de deprem

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

02.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'de deprem
Kayseri'de deprem
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde saat 08.55'te yerin 12.02 kilometre derinliğinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde ilçede bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Kayseri, Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre üçüncü derece riskli deprem bölgesinde yer alıyor. Büyük fay hatları üzerinde bulunmasa da yerel fay hatlarına sahip olduğu için zaman zaman bu tür sarsıntılar yaşanabiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran diplomasisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı saldırılar kapsamında, ABD, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Kuveytli mevkidaşları ile Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le telefonda görüştü

 

02.03.2026 10:03:00
Anadolu Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran diplomasisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran diplomasisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ülkeleri liderleri ve ABD Başkanı Trump ile görüştü.

Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmesinde, İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ve güncel gelişmeler ele alındı.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile de görüşen Erdoğan, Katar'a yapılan saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ifade ederek, bu ülkedeki son duruma ilişkin bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'la görüşmesinde, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar nedeniyle üzüntülerini dile getirdi.

Görüşmede bölgedeki son durum ele alındı.

Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la yaptığı görüşmede, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini aktarıp, son durumu değerlendirdi.

Gerekli müdahalede bulunulmaması halinde çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacağı endişesini taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi için ciddi emek sarf ettiğini, diplomasiye şans verilmesinin en akılcı yol olduğunu ifade etti.

Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'la da görüşen Erdoğan, Kuveyt'e yönelik saldırılar nedeniyle duyduğu üzüntüyü ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların diplomasi ve müzakereler yoluyla çözülmesinin en akılcı seçenek olduğunu, Türkiye'nin barış ortamının süratle tesisi için elinden geleni yapmayı sürdüreceğini dile getirdi.

Erdoğan'ın, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'le görüşmesinde, İran'a yönelik saldırılar ve sonrasındaki çatışmalı süreç ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin tüm tarafları diplomasiye ve müzakere zeminine dönüşe davet ettiğini, barış sürecine her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu belirtti.

Erdoğan, bu süreçte Türkiye ile AB arasında yakın eş güdümün sürmesinin önemli olduğunu vurguladı.

İran lideri Hamaney için taziye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail saldırılarında yaşamını yitiren İran lideri Ayetullah Ali Hamaney için taziye mesajı yayımladı.

Erdoğan, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, komşu ülke İran'ın dini lideri Hamaney'in, gerçekleşen saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesinden üzüntü duyduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Hamaney'e Cenabıallah'tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum. İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." 

İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı



İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelini de hayatını kaybetti.

01.03.2026 07:05:00 / Güncelleme: 01.03.2026 07:28:01
Haber Merkezi/AA
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

ABD ve İsrail'in ortak düzenlediği saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelininin hayatını kaybettiği açıklandı. İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı.
İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Hamaney 86 yaşındaydı

Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu.
Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi kurucularından olan Hamaney, devrim sonrası Temmuz 1979'da İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Yardımcılığını üstlendi. 24 Kasım 1979'da İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığına atanmasının yanı sıra aynı yıl, Tahran Cuma namazı imamlığına atandı. 1980 yılında İmam Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atandı. Aynı yıl, İran Meclisine Tahran milletvekili olarak seçildi. 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırısında ağır yaralandı. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçildi.

1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Haşimi Rafsancani'nin desteğiyle 1989 yılında ülkedeki en üst makam olan Lider (Rehber) olarak seçildi. Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği liderlik makamı, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen isim oldu.

Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi oldu.

Halk meydanlarda
 
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldüğünün ilan edilmesiyle başkent Tahran'daki halk İnkılap Meydanı'nda toplandı.
Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney'in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne de siyah bayrak çekildi.
 
İki önemli komutan da katledildi
 
ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği bildirildi.
 

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İsrail'den sarsıcı iddia


 
İran lideri Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. Batı medyasında da bu yönde manşetler atılıyor. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını savundu.
 

28.02.2026 23:30:00 / Güncelleme: 28.02.2026 23:38:08
Haber Merkezi/AA
İsrail'den sarsıcı iddia
İsrail'den sarsıcı iddia

ABD-İsrail saldırılarının hedefinde olan İran lideri Ali Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi. Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü.

Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, İran lideri Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savunmuştu. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını, saldırıyı düzenleyenin ABD değil, İsrail olduğunu ileri sürmüştü.

Arakçı: Hayattalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın hayatta olup olmadığı sorusuna, "Evet, benim bildiğim kadarıyla hayattalar. Yargı Başkanı Meclis Başkanı da tüm üst düzey yetkililer de hayatta herkes görevinin başında" cevabını verdi. Amerikan NBC televizyonuna konuşan Erakçi, İran'ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarının savunma amaçlı bir önlem olduğunu bölgedeki mevkidaşlarına ilettiğini aktararak, "Onlar bize saldırırken oturup onların saldırılarını izleyemezdik" dedi.

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.

İstanbul'da 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

İstanbul'un Büyükçekmece ilçesinde bu gece düzenlenen operasyonda 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. 3 kişi gözaltına alındı

28.02.2026 06:03:00 / Güncelleme: 28.02.2026 06:05:59
İHA
İstanbul'da 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi
İstanbul'da 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi
Zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdüren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Büyükçekmece'de nefes kesen bir operasyona imza attı.

Yürütülen soruşturma kapsamında, uyuşturucu madde ticareti suçunun önlenmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik akşam saatlerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, Büyükçekmece'nin kenar mahallelerinde tespit edilen bir adrese operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen baskında 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 225 kilo 650 gramı sıvı, 59 kilo 200 gramı kristal metamfetamin olmak üzere toplamda 284 kilo 850 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Uyuşturucuya el konulurken, baskın anında içeride bulunan ve gözaltına alınan 3 şüpheli, sorgulanmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi'ne götürüldü. Söz konusu kişilerin, Türk Ceza Kanunun 188'inci maddesince yürütülen tahkikat işlemlerinin sonunda sabah saatlerinde adli makamlara sevk edilecekleri öğrenildi.

Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz


 
Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

28.02.2026 02:09:00
AA
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz

Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

Telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasına yol açarken, bu durum göz sağlığını tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Uzaktan çalışma, çevrim içi eğitim ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla gün içinde uzun süre yakın mesafeye odaklanmak, göz kaslarının sürekli çalışmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olabiliyor. Dijital göz sendromu da bilgisayar, tablet ve telefon gibi ekranlara uzun süre bakılması sonucu ortaya çıkan göz yorgunluğu ve görme problemlerini ifade ediyor. Özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler ve gün içinde yoğun ekran kullanan kişiler risk grubunda yer alıyor. Dijital cihaz kullanım yaşının düşmesiyle çocuklarda da göz yorgunluğu ve kuruluk şikayetleri daha sık görülmeye başladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tayfur, "Normalde bir kişi dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. Ancak ekran karşısında bu sayı yarıdan fazla azalır. Göz kırpmanın azalması, gözyaşı tabakasının hızla buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kuruluk oluşmasına neden olur. Bu durum zamanla batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi şikayetlere yol açabilir" bilgisini verdi. Tayfur, şu önerilerde bulundu: "20-20-20 kuralını uygulamak. Her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarının dinlenmesine yardımcı olur. Bilinçli göz kırpmak. Ekrana odaklanırken göz kırpmanın azalması kuruluğu artırır. Bilinçli ve tam göz kırpmaya dikkat edilmelidir. Ekran mesafesini ayarlamak. Bilgisayar ekranı gözden yaklaşık 50-70 santimetre uzaklıkta ve hafif aşağı seviyede konumlandırılmalıdır. Ortam nemini korumak. Kuru hava gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olur. Ortamın nem dengesine dikkat edilmelidir. Ekran parlaklığını düzenlemek. Çok parlak veya çok loş ekranlar göz yorgunluğunu artırabilir."

Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde komşularının saldırısında yaralanan baba ve kucağındaki 14 aylık kızıyla ilgili şüpheli hakkında 36 yıla kadar hapis cezası talebinde bulunuldu

 

27.02.2026 17:03:00
Anadolu Ajansı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, baba Muhammet Baca'nın ailesiyle Esenköy beldesi Liman Mahallesi'ndeki binaya 9 ay önce taşındıkları, bahse konu apartmanda şüpheli Ş.E'nin ağabeyi S.E'nin de oturduğu ve bu sebeple tarafların birbirlerini tanıdıkları belirtildi.

Ayrıca S.E. ile Muhammet Baca arasında çocukların ses çıkarması, apartmanda yapılan işlemler konusunda tartışmalar yaşanmaya başladığı, bu tartışmalar sonucu tarafların birbirlerini birçok kez şikayet ettikleri aktarıldı.

İddianamede, aileler arası husumetin bulunduğunun ortada olduğu, olayın meydana geldiği tarihte müşteki Muhammet Baca'nın, kızı olan mağdur M.İ.B. ile iftar alışverişi yapmak için aracıyla çarşıya gittiği, alışveriş bitiminde ikametlerinin bulunduğu sokağa gireceği sırada şüphelinin ağabeyi S.E. ile karşılaştığı ve tartışma yaşadıkları ifade edildi.

Ardından baba Baca'nın ikametine gittiği ve jandarmayı arayarak şikayetçi olduğu, olay yerine bir süre sonra jandarma ekiplerinin geldiğine vurgu yapılan iddianamede, şüpheli Ş.E'nin apartman girişinde bulunan çocuk skuter aletini eline alarak kucağında mağdur M.İ.B. olmasına rağmen Muhammet Baca'nın önce omzuna daha sonra da yüzüne vurduğu ilk darbenin mağdur M.İ.B'ye isabet ettiği belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporunda, Muhammet Baca'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu, M.İ.B'nin ise yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı kaydedildi.

İddianamede skuterin "silahtan sayılabilecek eşya" kapsamında değerlendirildiği, şüphelinin eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kanaatine yer verildi.

Şüpheli Ş.E. hakkında, Muhammet Baca'ya yönelik eylemi nedeniyle 3 yıldan 9 yıla, M.İ.B'ye yönelik eylemi nedeniyle ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Öte yandan olay sonrası ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, Muhammet Baca'nın darp öncesinde kızını binaya bıraktığı anların yer aldığı görüldü.

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 20 Şubat'ta baba ve kızının komşusu tarafından darbedildiği öne sürülen olayla ilgili gözaltına alınan Ş.E. tutuklanmıştı. Darbedildiği iddia edilen 14 aylık M.İ.B, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından taburcu edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.