logo
06 MAYIS 2026

Kerbela’dan sağ getirilenler

Ömer b. Sa’d, Kerbela’dan sağ olarak kurtulan, Hz. Hüseyin (a.s.)’ın kızları, kız kardeşleri ve çocukları ile birlikte Kûfe’ye geldi

01.10.2025 00:10:00
Haber Merkezi
Kerbela’dan sağ getirilenler
Kerbela’dan sağ getirilenler
Ömer b. Sa'd, Kerbela'dan sağ olarak kurtulan, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın kızları, kız kardeşleri ve çocukları ile birlikte Kûfe'ye geldi.

Bundan sonra vazife bu kişilerin omuzlarında idi. İmam Hüseyin (a.s.)'ın canını feda ederek yapmak istediğini, bu nurlu yüzler ümmete haykıracak, Kerbela faciasının asırlar boyunca diri tutulmasını sağlayacaktı.

İmam Hüseyin (a.s.) kanlı bir mücadele ile Emevîleri alt etmişti. O (a.s.) belki de hayatta kalarak yapmasına imkan olmayan dönüşü "katligâhım" dediği Kerbela'da şehit olarak sağlamıştı.

Bu bir devrimdir. Çünkü bundan sonra değineceğimiz gelişmeler, Emevîlerin gerçek yüzünün görülmesi ve İslam'dan sapan değerlerin yeniden kazanılmasını sağlayacaktır.

Bunu gerçekleştiren halkın birbirine, "Hüseyin (a.s.) neden öldü?" demesiyle gerçekleşecektir.

İmam Zeynelâbidin (a.s.), İbrahim b. Talha b. Abdullah (a.s.)'ın, "Kim gâlip geldi?" sorusuna şu cevabı vermiştir:

"Namaz vakti girdiğinde ezan ve kamet oku, o zaman kimin gâlip geldiğini anlarsın."

Hz. Zeyneb, diğer esirler ve kesik başlarla kûfe'ye götürülüyor

Bundan sonra okuyacaklarınız, Ehl-i Beyt'in Emevî sultanlığı karşısındaki tavrıdır.

Ubeydullah ve Yezid'e karşı takındıkları cesaret dolu mağrur tavır, İmam (a.s.)'ın verdiği mücadeleyi herkesin duymasını sağlayacaktır.

Ehl-i Beyt'in sağ fertleri ile beraber getirilen şehitlerin başları mızraklara takılarak taşınmıştır.

Mızraklara takılan başlardan, yirmi ikisini Hevazin, onyedisini Husayn b. Numeyr ile birlikte Temim, on üçünü Kays b. Eş'as'la birlikte Kindîler, altı başı Hilal-u A'ver'le birlikte Esedoğulları, beş başı Ayheme b. Züheyr'le birlikte Ezdiler, on iki başı da Veid b. Amr'la birlikte Sakifiler Kûfe'ye taşıdılar.

Sağ olarak götürülenlerle ilgili olarak ise, Ömer'in, onları develer üzerinde ve kapalı mahfiller içinde getirdiği ifade edilir.

Kurre b. Kaysü't-Temimî der ki:

"Bu kadınların geçerlerken Hüseyin (a.s.)'ın oğullarının ve ev halkının cesetlerine rastladıkları zaman ellerini yüzlerine vurarak feryad ettiklerini gördüm. At üzerinde olduğum hâlde, önlerine doğru vardım.

Ben hiçbir zaman bunlarda görmüş olduğun kadar güzel kadın manzarası görmüş değilim! Vallahi, onların yüzleri gündeşten daha parlak ve güzeldi.

Gördüğüm ve duyduğum şeylerden hiç unutamayacağım şey de, Fatıma (a.s.)'ın kızı Zeyneb'in sözleridir.

Zeyneb (a.s.) kardeşi Hüseyin (a.s)'ın yanından geçerken, "Ey Muhammed'im! Ey Muhammed'im! Sana göklerdeki melekler salat ü selam getiriyorlar! Hüseyin ise şu otsuz, bozkır çölde tozlara topraklara, kanlara bulanmış, azaları kesilmiş, biçilmiş, kırılmış, dökülmüş yatıyor! Ey Muhammed'im! Senin kızların esir edilmişler, zürriyetin hep öldürülmüşler! Sabah yelleri onların üzerlerine tozlar, topraklar savuruyor, saçıyor" diyordu. Vallahi o dost düşman herkesi ağlattı."

Hz. Fatıma (a.s.)'ın evladı, Hz. Zeyneb ve Ali b. Hüseyin (a.s.) (Zeynelâbidin) ve beraberindekiler Kûfe'ye ve sonra da Şam'a götürüldüler.

Zeyneb (a.s.) Kûfe sokaklarında karşılaştıkları getirilen kesik başlara ve esirlere ağlayan ve pişmanlık duyan Kûfelilere, "Susun" diye işaret ettikten sonra şöyle haykırdı:

"Ey Kûfeliler! Ağlıyor musunuz? Gözyaşınız hiç kurumasın, çığlığınız hiç dinmesin.

Sizin durumunuz iplerini sağlam eğirdikten sonra onu tekrar çözen koca karının durumuna benziyor. Yeminlerinizi aranızda oyuncak hâline getirmişsiniz. Ne kötü bir vebalin altındasınız!

Evet, Allah'a and olsun ki, çok ağlamanız ve az gülmeniz gerekiyor. Bu olayın utancını ve şerefsizliğini üzerinizde taşıyorsunuz. Bundan da temizlenmeniz mümkün değildir.

Peygamberliğin madeni, hüccetinizin ekseni, kanıtınızın aydınlatıcı ışığı olan son Peygamberin (s.a.v.) torununu, cennet gençlerinin efendisini öldürmek günahından nasıl temizlenebilirsiniz?"

Sonra Ali b. Hüseyin (a.s.) şöyle dedi:

"Ey insanlar! Sizi Allah adına yemine veriyorum, babama mektup yazıp onu aldattığınızı, ona söz verdiğinizi, bütün güvenceleri verip biat ettiğinizi, sonra onunla savaştığınızı biliyor musunuz?

Kendiniz için ahirete gönderdiğiniz bu amelden ve ortaya koyduğunuz bu kötü görüşten dolayı yazıklar olsun!

Size "Soyumu öldürdünüz, saygınlığımı çiğnediniz. Siz de benim ümmetimden değilsiniz!" dediği zaman Resulüllah (s.a.v.)'e hangi yüzle bakacaksınız?"

Bu esnada Ali b. Hüseyin (a.s.)'ın, kendi hâllerini görüp de ağlayan Kûfe kadınlarına şu sözleri söylediği de yazmaktadır:

"Ali b. Hüseyin der ki: "Kûfeliler'den bir adam beni gizledi. Bana çok ikram etti. Her içeri girişinde ve dışarı çıkışında ağlıyordu. Kendi kendime, "Eğer yanı hayırlı ve vefalı bir kimse varsa, bunun yanıdır" diyordum.

Nihayet İbn-i Ziyad'ın dellalı, "Haberiniz olsun ki, Ali b. Hüseyin'i kim bulursa hemen getirsin! Ona üçyüz dirhem bahşiş vereceğiz" diyerek seslenince ev sahibi yanıma girdi.

Vallahi o yine ağlıyordu. Ellerini hemen boğazıma bağladı. Ve, "Korkuyorum " dedi. Beni bağlı olarak onların yanına götürdü. Onlara teslim edip üç yüz dirhemi aldı. Ben ise, bakakalmıştım."

Esirler ubeydullah ile karşılaşıyor

Rasulüllah'ın torunları, kızları ve gelinleri olan Ehl-i Beyt'i, Kûfe'ye esir olarak getirilmişti. Ancak ne onlar kendilerini esir olarak rencide ettirmiş, ne de bir esirin ezikliğini yaşamışlardır.

Attıkları her adımda Resulüllah (s.a.v.)'i ve Ehl-i Beyt'ini temsil ediyorlar, İmam Hüseyin (a.s.)'dan devraldıkları kıyamı devam ettiriyorlardı.

"Hz. Fatıma (a.s.)'ın kızı Zeyneb (a.s.), yolculuk sırasında elbisesinin en kötüsünü giymiş; tanınmamak, belirsiz olmak istemişti. Kendisinin hizmetçileri etrafında dönüp duruyorlar, hizmet ediyorlardı.

Hz. Zeyneb, içeri girince oturdu.

İbn-i Ziyad, "Kim bu oturan hanım?" diye sordu.

Hz. Zeyneb ona cevab vermedi. İbn-i Ziyad sorusunu üç kere takrarladı. Hepsinde de Hz. Zeyneb ona cevab vermedi.

Hz. Zeyneb'in hizmetçilerinden birisi: "O Zeyneb bint-i Fatıma (a.s.)'dır" dedi.

İbn-i Ziyad, "Hamd olsun Allah'a ki, ayıp ve kusurlarınızı ortaya dökerek sizi rüsvay etti, öldürdü! Ortaya attığınız gülünç ve boş beyanlarınızı yalana çıkardı!" dedi.

Hz. Zeyneb, "Hamd olsun o Allah'a ki, Muhammed (s.a.v.) mensubiyetle bizi şereflendirmiş ve bizi hususi bir temizlikle günah kirlerinden de temizlemiştir. Hayır! İş hiç de senin dediğin gibi değildir. Allah ancak fâsıkları (hak yoldan sapmış, çıkmış olanları) rezil ve rüsvay eder, fâcirlerin (azmış, günaha dalmış olanalrın) asılsız laflarını yalana çıkarır!" dedi.

İbn-i Ziyad, "Ehl-i Beyt'inize Allah'ın yaptığını nasıl görüyor, nasıl yorumluyorsunuz ya?" diye sordu.

Hz. Zeyneb, Âl-i İmran Sûresi'nin Uhud şehitleri hakkındaki 154. ayetinden, "… Üzerlerine öldürülmek yazılmış, takdir edilmiş olanlar, muhakkak yatacakları, öldürülecekleri yerlere çıkıp gideceklerdi." mealli kısmını okuduktan sonra, "Allah ahirette seninle onları bir araya getirecektir. Allah'ın huzurunda onlarla muhakeme olacak, davalaşacaksınız!" dedi.

İbn-i Ziyad Hz. Zeyneb'in verdiği cevaba kızdı. Ona zulüm ve işkence yapmak istedi.

Amr b.Hureys, "Allah valiye iyilikler versin. Bu nihayet bir kadındır. Kadın söylediği herhangi bir şeyden dolayı sorumlu tutulur mu? Sen ona bozuk ve karışık sözlerinden dolayı ne çıkış, ne de onu kına" dedi.

İbn-i Ziyad, Hz. Zeyneb (a.s.)'a, "Allah senin Ehl-i Beyt'inden taşkınlık ve azgınlıkta direnen ve ileri gidenleri böyle yok etmekle içimin derdini giderdi, beni ferahlattı" dedi.

Hz. Zeyneb, kendisini tutamayarak ağladı ve sonra da, "Sen benim yetişmiş yiğitlerimi öldürdün! Ehl-i Beyt'imi yok ettin! Ailemin en şereflilerini, büyüklerini, yükselen dallarımı, kollarımı kestin, biçtin! Soyumu, kökümü kopardın, kuruttun! Eğer senin bunlardan derdin iyileşebiliyor, için rahatlayabiliyorsa, iyileş ve rahatla bakalım!" dedi.

İbn-i Ziyad, "Bununki bir cesaret ve kahramanlaşmadır gerçek! Senin baban bir şair ve kahramandı" dedi.

Hz. Zeyneb (a.s.), "Kadınlar için cesaret ve kahramanlaşma olmaz. Benim cesaret ve kahramanlığım, felaketlerle karşılaşmaktan; söylediklerim de, derdimin hafiflemesi için içimden fışkıranlardan ibarettir."

Bu sefer, Ali b. Hüseyin İbn-i Ziyad'ın yanına götürülünce, İbn-i Ziyad ona, "ismin ne diye?" sordu.

Ali b. Hüseyin, "Ben Ali b. Hüseyin'im" dedi.

İbn-i Ziyad, "Allah, Ali b. Hüseyin'i öldürmedi mi?" diye sordu.

Ali b. Hüseyin (a.s.) sustu.

İbn-i Ziyad, "Ne diye konuşmuyorsun?" dedi.

Ali b. Hüseyin (a.s.), "O benim kardeşimdi. Ona da Ali denilirdi. Halk onu öldürdü" dedi.

İbn-i Ziyad, "Onu muhakkak Allah öldürdü" dedi.

Ali b. Hüseyin sustu.

İbn-i Ziyad, "Ne diye konuşmuyorsun?" diye sordu.

"Ali b. Hüseyin (a.s.) ile konuşma sırasında sinirlenen ve  onun da diğerleri ile aynı kanaati taşıdığını gören Ubeydullah, Ali b. Hüseyin'in öldürülmesini istedi. Ancak halası Zeyneb'in araya girerek onunla birlikte kendisinin de öldürülmesini istemesi üzerine Ubeydullah bu kararından vazgeçmiştir.

Yezid'den, Zeynelâbidin (a.s.), Zeyneb bint-i Ali (a.s.) ve diğerlerini Şam'a gönderme emri gelinceye kadar Ubeydullah onları ayrı bir eve yerleştirmiştir.

Hikmetler

İbn-i Ziyad, Hz. Zeyneb (a.s.) ve Ali b. Hüseyin (a.s.)'la konuşurken, Peygamberin (s.a.v.) Ehl-i Beyt'i ile konuştuğunu hiç dikkate almamıştı. İmam Hüseyin (a.s.)'a şair demiş, kahramandı derken de aslında onu küçümsemek istemiştir.

Ancak, Hz. Zeyneb ve İmam Zeynelâbidin (a.s.)'ın tavırları onu küçültmüş, valilik makamında huzurundaki diğer zevâtın yanında rezil etmiştir.

İmam Hüseyin (a.s.) veya Ehl-i Beyt değerinden bir şey kaybetmemiş, tam tersine yücelerek, halkın nazarında kaybettikleri konumu daha da güçlenerek kazanmışlardır. Kaybeden Emevî hanedanı ve onun adamlarıdır.

Bu konuşmalarda dikkat çeken nokta, İbn-i Ziyad'ın yapılanları, "Allah'ın yaptığı" ve Ehl-i Beytin başına gelenleri de, "Allah'ın onara verdiği bir ceza olarak" görmesidir.

Tıpkı Kerbela günü İmam Hüseyin (a.s.)'a saldıran askerlerin, cennet vaadi ve Allah rızası için bu cinayetleri işlemesi gibi…

İtikat temelde yıkılmış, İslam değerleri yerle bir olmuştur…

İşte İmam (a.s.)'ın kıyamı bunu değiştirecektir. (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hüseyin eserinden)

Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi

Konya'nın Beyşehir ilçesinde KOM ekiplerince düzenlenen silah operasyonunda çok sayıda kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek ve tabanca ele geçirilirken, 11 kişi gözaltına alındı

06.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi
Konya'da çok sayıda makineli tüfek ve tabanca ele geçirildi
Konya'nın Beyşehir ilçesinde KOM ekiplerince düzenlenen silah operasyonunda çok sayıda kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek ve tabanca ele geçirilirken, 11 kişi gözaltına alındı.



İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında silah operasyonu düzenlendi. Yürütülen çalışmalar neticesinde, Beyşehir ilçesinde belirlenen 13 ikamet, 3 iş yeri ve 18 araca eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında yapılan aramalarda 51 adet AK-47 kalaşnikof benzeri yerli üretim makineli tüfek, 1 adet uzi otomatik tabanca, 34 adet tabanca, 2 adet av tüfeği, 41 adet fişek ve 10 adet tüfek kartuşu ele geçirildi. Operasyonda 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Konuyla ilgili adli tahkikatın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Öte yandan, soruşturmanın ilk aşamalarında gerçekleştirilen iki ayrı ara yakalamada toplam 101 adet ruhsatsız tabanca ve şarjör ele geçirilirken, 3 şüpheli şahıs tutuklanmıştı.

Nisan ayında en az 26 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü

05.05.2026 16:22:00 / Güncelleme: 05.05.2026 16:28:51
Haber Merkezi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu geçen aya ilişkin verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye'de nisanda en az 26 kadın öldürülürken, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Rapora göre öldürülen 26 kadından 20'sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 4'ü ekonomik bahanelerle, 1'i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1'i de bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü.

Kadınların yüzde 69'u evlerinde öldürüldü

Katledilen 26 kadından 10'u evli olduğu erkek, 2'si eskiden evli olduğu erkek, 2'si birlikte olduğu erkek, 1'i babası, 1'i akrabası, 1'i oğlu ve 1'i tanıdığı tarafından öldürüldü. Kadınların 18'i evinde, 2'si sokakta, 1'i otelde, 1'i arabada, 1'i su kenarında ve 1'i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 69'u evlerinde katledildi.

Cinayetlerin 16'sı ateşli silahlarla, 2'si boğularak, 7'si kesici aletlerle, 1'i de darbedilerek öldürüldü.

Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi

Eylem Tok, ABD'deki cezaevinden gönderdiği mektupta Kemerburgaz’daki ölümlü kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur’u kaçırmasının sorumluluğunu üstlendi. Eylem Tok, “Eğer bir hata varsa en büyük sorumluluk anne ve babası olarak bize aittir” dedi

05.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024'te meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur'u önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçıran yazar Eylem Tok, Boston'daki tutukluluğunun sürdüğü cezaevinden 3 sayfalık bir mektup gönderdi.

Avukatı aracılığıyla kamuoyuna yansıyan mektupta Tok, "Eğer bir hata varsa bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum" ifadelerine yer verdi.

Mektubunda olay gecesi "içgüdüsel" davrandığını savunan Tok, 16 yaşındaki oğlunu korumak dışında bir amacı olmadığını belirterek, "Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine başsağlığı dileyen Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Ayrıca kaza yerine gitmediğini, telefonları almadığını ve polisin aranmasını engellemediğini iddia etti.

Kaza ve kaçış süreci

Kaza, Eyüpsultan Kemerburgaz Belgrad Ormanı yolunda saat 23.50 sıralarında meydana geldi. Timur Cihantimur'un ehliyetsiz kullandığı 34 EEG 06 plakalı araç, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç ATV'ye çarptı. Kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti; Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan yaralandı. Tanıklara göre araç aşırı hızlıydı ve kaza sonrası sürücü olay yerinden uzaklaştı.

Eylem Tok, oğlu Timur'u olay yerinden aldıktan sonra eşi Bülent Cihantimur'u bilgilendirdi. Anne-oğul, 2 Mart 2024'te önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtı. Türkiye'nin iade talebi üzerine 14 Haziran 2024'te Boston'da yakalandılar. Her ikisinin de tutukluluk hali devam ediyor. Timur Cihantimur ayrı bir soruşturmayla "taksirle öldürme ve yaralama" suçlamasıyla yargılanıyor.

Hukuki gelişmeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şubat 2026'da hazırladığı iddianamede, Eylem Tok ve eski eşi Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli için "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ailenin kazadan hemen sonra delil kararttığı ve Timur'u yurt dışına çıkardığı vurgulandı.

ABD mahkemesi, Türkiye'nin iade talebini Şubat 2025'te kabul etmişti ancak Eylem Tok'un avukatlarının itirazı üzerine süreç geçici olarak durduruldu. Tutukluluk kararları ise Ekim 2024'teki üçüncü duruşmada da onandı.

Aci ailesinin durumu

Olayın ardından Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci şikayetinden vazgeçti ve yasal varislerle sulh sağlandı. Bu karar, Aci ailesi içinde tartışmalara yol açtı. Özer Aci (ölenin babası), "Benim oğlumun kanını sattı" diyerek tepki gösterdi. Şükriye Aci ise para iddialarını yalanladı ve aile içi baskıdan söz etti. Eylem Tok'un mektubunda bahsettiği "helalleşme", bu sulh anlaşmasına işaret ediyor.

Eylem Tok mektubunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak "eksik ve önyargılı yorumlar" nedeniyle konuşma ihtiyacı duyduğunu da belirtti. "Kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermediklerini" savunan Tok, sürecin hem hukuki hem insani bir sınav olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye'de uzun süre gündemde kalmış, ehliyetsiz araç kullanımı, aile korumacılığı ve adalet tartışmalarına yol açmıştı. Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un iade süreci ile Türkiye'deki davalar devam ederken, Tok'un cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyunda yeni tartışmalara neden oldu.

Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. 

05.05.2026 10:32:00
AA
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. Günde 4-6 bardak çay veya 3-5 fincan kahve tüketiminin hidrasyon açısından suyla benzer etki gösterdiğini aktaran Salabaş, düzenli tüketimde kafeinin 'sıvı attırıcı' etkisinin ortadan kalktığını ve klinik olarak anlamlı sıvı kaybı oluşmadığını aktardı.

Salabaş, "Yarım milyonu aşkın kişinin takip edildiği çalışmalarda düzenli çay içenlerde böbrek taşı riskinin yüzde 27'ye kadar daha düşük bulundu. Yüz binlerce kişiyi kapsayan başka araştırmalarda ise kahve tüketimi taş riskini yüzde 26 ile 31 arasında azalttığı kaydedildi. Türkiye verilerine göre böbrek taşı hastalarının yüzde 46'sı günde 1 litrenin altında su tüketiyor. Taş oluşumunda belirleyici faktör çay tüketimi değil, yetersiz su alımıdır. 'Çay dehidratasyon yapar' veya 'Her çayın yanında su içilmeli' gibi yaygın öneriler, güncel bilimsel verilerle desteklenmemektedir" ifadelerini kullandı.

Salabaş, günlük sıvı tüketiminin 2-2.5 litre olması gerektiğini belirterek, çay ve kahvenin bu miktara dahil edilebileceğini ancak su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yeşil çayın antioksidan içeriği sayesinde böbrek sağlığını destekleyebileceğini de ifade eden Salabaş, yapılan laboratuvar çalışmalarında çayın içindeki doğal bileşenlerin taş kristallerinin böbrek dokusuna tutunmasını azalttığını belirtti.

Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı

Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

05.05.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Jandarma ekiplerinin çalışmaları neticesinde; 4 Mayıs günü Yayladağı ilçesi Yukarıpulluyazı Mahallesi'nde dron destekli icra edilen faaliyet sonucunda yabancı uyruklu 37 düzensiz göçmen yakalandı.

Yakalanan şahıslar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapıldığı öğrenildi.

İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi

İBB iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi 

04.05.2026 18:35:00
Haber Merkezi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi. Yeni fiyatlar bugün itibarıyla tüm Halk Ekmek satış noktalarında uygulanmaya başlandı.

Halk Ekmek AŞ'den yapılan açıklamada, zam kararının artan üretim maliyetleri nedeniyle zorunlu hale geldiği belirtildi. Un fiyatlarındaki yükseliş, enerji giderleri, nakliye maliyetleri ve genel enflasyon baskısı, şirketin bu adımı atmasında etkili oldu. Yetkililer, kaliteli ve hijyenik üretimi sürdürmek için fiyat güncellemesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Diğer ekmek çeşitleri ve ambalajlı ürünlerde ise şu an için bir değişiklik yapılmadığı öğrenildi.

Halk Ekmek, İstanbul'da dar gelirli vatandaşların temel gıda maddesi olan ekmeğe erişimini kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir kurum. Şehir genelinde yüzlerce satış noktasıyla hizmet veren şirket, özellikle emekliler, öğrenciler ve düşük gelir grupları için uygun fiyatlı ekmek alternatifi sunuyor. Ancak son dönemde yaşanan genel ekonomik sıkıntılar, un ve enerji gibi girdi maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Türkiye genelinde de fırıncılar benzer maliyet baskıları nedeniyle zamlara gitmiş, standart ekmek fiyatlarında da artışlar yaşanmıştı.

Vatandaşlar arasında zam tepkileri hızlı yükseldi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, "Ekmeğe her zam daha da zorlaştırıyor" yorumlarını yaparken, bazıları da maliyet artışlarını anlayışla karşıladıklarını ifade etti. Özellikle büyükşehirlerde yaşam maliyeti yüksek olduğu için bu tür zamlar dar kesimleri doğrudan etkiliyor. Bir ailenin günlük ekmek tüketimi göz önüne alındığında, aylık bütçeye yansıyacak ek yükün 100-150 lirayı bulabileceği hesaplanıyor.

İBB yetkilileri, zamın sınırlı tutulduğunu ve Halk Ekmek'in sosyal sorumluluk misyonunu sürdüreceğini belirtti. Şirket, üretimde verimlilik artırıcı önlemlerle maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışacağını açıkladı. Önümüzdeki dönemde un destekleri veya belediye sübvansiyonları gibi adımların gündeme gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı

İstanbul'da etkili olan yağışlı havanın ardından megakente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 71,7 oldu   

04.05.2026 17:29:00
İHA
Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı
Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı
Megakent İstanbul'da hafta sonu soğuk ve yağış hava etkili oldu. Özellikle dün gün boyu etkili olan yağışlı havanın ardından barajlarda doluluk oranı bir nebze olsun yükseldi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre barajlardaki genel doluluk oranı yüzde 71,7'ye yükseldi. Dün ise bu oran 71,35 olarak kayıtlara geçmişti. Öte yandan en dolu baraj yüzde 94,86 ile Ömerli, en az doluluk oranına sahip baraj ise yüzde 46,11'le Istrancalar oldu.

İSKİ'nin verilerine göre 4 Mayıs  itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:

Ömerli Barajı: Yüzde 94,86

Darlık Barajı: Yüzde 89,37

Elmalı Barajı: Yüzde 94,37

Terkos Barajı: Yüzde 58,73

Alibey Barajı: Yüzde 67,28

Büyükçekmece Barajı: Yüzde 56,83

Sazlıdere Barajı: Yüzde 46,11

Istrancalar Barajı: Yüzde 46,83

Kazandere Barajı: Yazde 60,08

Pabuçdere Barajı: Yüzde 60,34

Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı

Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla, 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvurular bugün başladı

04.05.2026 12:33:00
AA
Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı
Doğum izninde 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyenler için başvurular bugün başladı
Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla, 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvurular bugün başladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvuruların bugün başladığı bildirildi.

Doğum iznini tamamlamış ancak 24 haftalık süreyi doldurmamış annelerin 8 haftalık ilave izinden yararlanabildiği belirtilen açıklamada, ek düzenlemenin 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan tüm anneleri kapsadığı vurgulandı.

Açıklamada, "Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapılabiliyor. 15 Mayıs Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvurular devam edecek. Anneler, ilave izin kullanmak istediklerine ilişkin bir dilekçeyle çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabiliyor." ifadelerine yer verildi.

Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 27 kişiden 14'ü tutuklandı. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

04.05.2026 08:23:00
İHA
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik çalışma başlatıldı.

Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi.


7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35'e yükseldiği öğrenildi.


Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer alıyor



Dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer'in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı.


27 kişi adliyeye sevk edildi



Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosya kapsamında 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.İi

Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek'e yönelik açılan "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek tutuklandı

03.05.2026 21:50:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diğer iki şüpheli ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Sulh ceza hakimliği şüpheli Zuhal Böcek'in tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bu kapsamda Zuhal Böcek ve 2 şüpheli polis ekiplerince 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.