logo
05 MART 2026


Kimi gâvurların dahi vicdanı el vermedi bu işe?

06.01.2007 00:00:00
Türk milleti, kapı komşumuz Irak'ta yaşanan son gelişmelere ve Saddam'ın idamına dair Başbakan R. T. Erdoğan'dan artık açık ve net bir beyanat beklemiyor. Zaten Erdoğan da, eş başkanlığını yürüttüğü BOP kapsamında ABD koordinatörlüğünde yürütülen "vahşi işgalin son istatistiği"ni vermekle yetiniyor. Biraz durgun ve biraz da yarım ağızla, "Bölgede 650 bin insan ölmüş. Ölen sonunda Müslüman... Koalisyon güçlerinden ölen 5 bini bile bulmaz" diyor Erdoğan.Ancak bir şey dikkatlerden kaçmadı; Erdoğan, birden milliyetçi kesiliverdi, bayrak sancak demeye başladı, ayına yıldızına kurban olayım sloganlarıyla billboardlara çıktı. Hatta PKK terörü hususunda, Türkiye'nin aldatıldığını yüksek sesle ifade etme ihtiyacı hissetti.Başına taş düşmediğine göre, "Acaba Erdoğan'daki bu ani ve yeni vaziyet alma nereden icap etti" diye, doğrusu insan merak etmiyor değil? Yoksa Erdoğan, BOP'taki eş başkanlığı sebebiyle, "son vahim vaziyet"ten payına düşen BOP vebalini halktan ve Hakk'tan saklamaya mı çalışıyor?O, Allah ile kendisi arasında? Ama artık mızrak çuvala sığmıyor.Şu da bir gerçek ki, vebalden kurtulmanın yolu, vebali güya örtmeye kalkışarak göz boyamak değildir.700 bin Müslümanı öldürenlerin günahı?BOP kapsamında gerçekleşen Irak işgali ile 700 bin Müslüman can verdi, on binlerce Müslüman kadının ırzına geçildi. Milyonlarca insan evsiz-barksız kaldı, canını kurtarmak için topraklarını bıraktı gitti? İşgal güçlerinin ve onların stratejik ortaklarının BOP kapsamındaki günah galerilerinin yanında, Saddam'ın günahlarının belki esamesi dahi okunmaz.Dün Halepçe'de, Enfal'de, Kuveyt saldırısında ve İran-Irak savaşında Saddam ile "stratejik ortaklık" yapan bugünün işgalcileri, Saddam Hüseyin'i palas-pandıras idam ederek, bu mezalimlerdeki pozisyonlarını ve kendi günah galerilerini örtmek istediler? Ama örtemezler.Gâvurların vicdanı bile el vermedi?The İndependent'in tanınmış yazarı Robert Fisk gibi "vicdanlarındaki aküleri" devreye giren bazı Batılı kalemşorlar bile, "Saddam'ın işlediği en büyük savaş suçu olan 1980 İran işgalini kim cesaretlendirdi? İran ve Kürtlere sıktığı kimyasal silahların bileşenlerini ona kim sattı? Biz yaptık?" diye yazıyorlar. İşgal güçlerinin Irak'taki vahşetine, kalleşliğine ve boynuna ilmek geçirilmiş Saddam'ın vaziyetine "kimi gâvurların dahi vicdanı" dayanamıyor.Cambridge Üniversitesi öğretim görevlisi Corelli Barnett, Daily Mail'de "işgalcilerin vahşeti"nin Saddam'ın mezalimine rahmet okuttuğuna dikkat çekiyor, şayet Saddam bir kere idamı hak etti ise, "işgalciler" milyon kere idamı hak etti diyor ve ekliyor:"Saddam Halepçe'de kimyasal silah kullandıysa; ABD de, Kaim ve Felluce'de beyaz fosfor kullandı. Saddam Enfal operasyonunu gerçekleştirdiyse; Amerikalılar ve müttefiklerinin de Felluce, Bağdat, Samarra ve başka yerlerde Enfalleri var? Saddam yönetimde olsaydı; 655 bin Iraklı, 3 bin Amerikalı ve 120 Britanyalı öldürülmez, bir milyon Iraklı ve en az 20 bin Amerikalı yaralanmazdı"The Independent'in meşhur kalemşoru Robert Fisk, 31 Aralık 2006 günü "Saddam'ın kukuletalı celladı, darağacının ipini çektiği an, Washington'ın sırları güvenceye alındı. ABD ve Britanya'nın Saddam'a 10 yılı aşkın bir süre verdiği utanmaz, rezil, gizli askeri destek, başkan ve başbakanlarımızın dünyanın hatırlamasını istemediği korkunç hikâyelerden biri olmayı sürdürüyor" diye yazıyor.İşgalci Rumsfeld işgalin ve idamın demirbaşıAmerika'nın vahşete suç ortaklığı yapmasını sağlayan uzun müzakereler hâlâ bir sır? Ki bu süreçte Başkan Ronald Reagan'ın görevlendirdiği adamlardan biri eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'di. Saddam'ın bütün ayrıntıları bildiğine şüphe yoktu, diyor Fisk.Fisk şu somut bilgileri de hatırlatıyor: Senatoya sunulan "ABD'nin Irak'a İkili Kullanıma Sahip Kimyasal ve Biyolojik Madde İthalatı ve Bunun İran-Irak Savaşı'nda Sağlık Üzerindeki Olası Etkileri" başlıklı rapor, 1985'in hemen öncesinde ve sonrasında, ABD şirketlerinin Irak'a biyolojik maddeler sattığını ortaya koyuyordu? Senato raporu şu sonuca varıyordu: "ABD, Irak hükümetine 'ikili kullanım' lisanslı maddeler sağladı ve bunlar Irak'ın kimyasal, biyolojik silah ve füze sistemleri programlarında kullanıldı... Irak'a verilenler arasında kimyasal silah tesislerine dair planlar ve teknik çizimler, kimyasal silah kullanımını sağlayan ekipmanlar da vardı." Bugün Saddam'ın boynuna ilmek geçiren karar mekanizmasının arka planında bulunan ve Savunma Bakanı sıfatıyla "BOP işgalinin aklı evvelleri"nden olan Rumsfeld, dün Saddam'a kanca atarak kolkola "güya stratejik ortaklık"lar oluşturan Beyazsaray elçisiydi.ABD Milli Güvenlik arşivinin direktörü Thomas Blanton, Amerika tarafından Irak'a ve hatta İran'a birbirlerini kırmaları için el altından sağlanan silah ve mühimmata dair ne belgeler yayınladı. Görene? Köre ne?Taşeronların ölüsünü bile kullanıyorlar?Bush'a ve Bush'un elemanlarına paçayı kaptıran Ankara'daki ve bölgedeki kimi BOP'çular ve Amerikancılar, Osmanlı'ya karşı İngilizlerin aklına ve gösterdiği koltuğa kapılarak Hicaz bölgesini Türklerden kopartan Hüseyin bin Ali'nin akıbetinden hala ders alamadı iseler; bari Saddam'ın vaziyetinden ibret alsınlar? Belki, kollarını, paçalarını ve politikalarını Amerikan taşeronluğundan kurtarıverirler.Koltuk ihtirası veya bir başka aldanışla Amerika'nın şu BOP çukuruna yuvarlanmak öylesine onursuz bir politik vaziyet ki; yeni taşeronlar, görevi bitmiş ve son kullanma tarihi geçmiş eski taşeronların, son nefeslerinde dahi ağız tadıyla Kelime-i Şehadet getirmelerine imkan vermiyorlar. Saddam'ın cep telefonu kayıtlarındaki son ahvali ortada? BOP'un yeni "vahşi tetikçileri", ikinci kere Kelime-i Şehadet getirmeye çalışan Saddam'a, ikrarını dahi tamamlatmadılar; "Muhammed" kelimesine geldiğinde, üzerinde durduğu kapağı açarak sallayıverdiler.Koltuk ihtirası veya bir başka aldanışla Amerika'nın şu BOP çukuruna yuvarlanmak öylesine onursuz bir politik vaziyet ki; vahşi işgalciler, taşeronun sadece dirisini değil, ölüsünü dahi BOP kapsamında yeni bir "Şiî-Sünnî" çatışma alanı oluşturmak için, Müslüman'ı Müslüman'a kırdırmak için kullanıyorlar. Kimi gâvurların bile vicdanının el vermediği Amerika'nın bu BOP'lu işlerine, Müslüman kılıklı zavallıların vicdanı nasıl razı olabiliyor; anlamak mümkün değil? Hiçbir Müslüman, böylesine "gâvurunkinden beter bir vicdan" taşıyamaz. Amerika'nın BOP çukuruna düşen bölgedeki kimi yöneticiler, Saddam'ın dün Rumsfeld ile olan "stratejik tokalaşma" fotoğrafı ile bugünkü "stratejik idam" fotoğrafını beraberce önlerine koysunlar. Bu perspektiften kendi stratejik pozlarına baksınlar, kendilerini seyretsinler; son kullanma tarihleri bittikten sonraki akıbetlerini görsünler. Amerikan lobilerinden sızan "Bir müddet daha delikten aşağı süpürmeyin, kullanın..." şeklindeki meşhur pazarlıkları hatırlasınlar? Böylece belki 22 İslam ülkesi BOP işgallerinden, kendileri de BOP'tan kurtulurlar.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.