logo
16 EYLÜL 2026

Kırım- Kongo yine can aldı

03.07.2006 00:00:00
 
Kuş gribi salgınından sonra Türkiye'de yayılmaya başlayan Kene ısırmasıyla bulaşan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı son olarak Karabük ve Çorum'da can aldı.

Karabük'ün Eflani ilçesine bağlı Soğucak köyünde hayvanlarını otlattığı sırada baygınlık geçiren 84 yaşındaki Altın Bulut da kene kurbanı oldu. Bulut'un yakınları, kolunda kene olduğunu fark ederek Bulut'u Karabük Devlet Hastanesine kaldırdı. Yapılan ilk müdahalenin ardından sevk edildiği Ankara Numune Hastanesinde tedavi altına alınan Bulut, yaşamını yitirdi. Karabük Vali Vekili Mustafa Tapsız, 1 hafta kadar  önce Ankara'ya sevk edilen kadının, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından öldüğünü bildirdi. Bulut'un cenazesi köyünde toprağa verildi. Kene, Çorum'da da can aldıÇorum'un Sungurlu İlçesi'nde kene tarafından ısırılan ve hastanede Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tedavisi gören 67 yaşındaki İsmet Demirhan, yaşamını yitirdi.Sungurlu'ya bağlı Küçük İncesu Köyü'nde bahçede çalışan İsmet Demirhan, 1 hafta önce kene tarafından ayağından ısırıldı. Çorum Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı teşhisi konulan Demirhan, ardından Ankara Numune Hastanesi'ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan Demirhan, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. İsmet Demirhan, Çorum'da bu yıl içerisinde kene ısırması sonucu hayatını kaybeden 4'üncü kişi oldu.Mersin'de çocuğu kene ısırdıMersin'de ise Akbelen Mahallesi'nde Zahide Çelik, banyo yapmaya hazırladığı 4 yaşındaki oğlu Gazi Çelik'in karnında kene görünce, Mersin Devlet Hastanesine götürdü. Küçük çocuk, karnındaki kene cerrahi operasyonla çıkarıldıktan sonra taburcu edildi. Sivas'ta bir kadın tedavi altına alındıSivas'ın Akıncılar ilçesine bağlı İkizyurt köyünde de 64 yaşındaki Nazife Yıldırım, kene ısırması şikayetiyle Akıncılar Sağlık Merkezine başvurdu. Ahırda hayvanlarının bakımını yaptıktan sonra elbisesini değiştirirken karnına yapışan keneyi fark ettiğini ifade eden Yıldırım, kenenin üst kısmını tırnak makasıyla kestiğini, geri kalan kısmını ise cımbızla çıkardığını söyledi. Yıldırım, keneyi çıkardıktan sonra hastalığa yakalanmaktan korktuğunu, bu nedenle sağlık ocağına başvurduğunu ifade etti. Doktorlar tarafından muayene edilen ve gerekli tetkikleri yapılan kadın, taburcu edildi. Yaşlı kadının sağlık durumunun 9 gün takip edileceği belirtildi.

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.

Sebze meyve hallerine dev operasyon

Tarladan sofraya uzanan fiyat zincirini manipüle ederek fahiş kazanç sağladığı tespit edilen 41 dev dağıtıcı firmanın yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. 22 ilde 109 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi

15.09.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Sebze meyve hallerine dev operasyon
Sebze meyve hallerine dev operasyon
Türkiye genelinde mutfak masraflarını doğrudan etkileyen yaş sebze ve meyve piyasasındaki fahiş fiyat artışlarına karşı cumhuriyet tarihinin en büyük gıda operasyonlarından biri başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve "tarladan markete fiyat yolculuğu"nu mercek altına alan dev soruşturma kapsamında, meyve ve sebze hallerinin ana tedarikçisi konumundaki 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından duyurulan operasyon kapsamında, emniyet güçleri 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama ve yakalama işlemleri başlattı.

3 bakanlık ve bin 29 çiftçiyle dev inceleme

Fiyat manipülasyonunun şifrelerini çözmek için devletin ilgili tüm kurumları koordineli bir çalışma yürüttü. Soruşturma sürecinde:

• Ticaret Bakanlığı'na ait Hal Kayıt Sistemi (HKS),

• Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verileri geriye dönük incelendi.

• Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı konuyla ilgili detaylı bir mali analiz raporu hazırladı.

Piyasadaki fahiş fiyat mekanizmasını somutlaştırmak adına tam 1.029 çiftçinin resmi beyanına başvuruldu. Ürünlerin tarladan çıkış fiyatı ile büyük dağıtıcılar tarafından hallere ve marketlere ulaştırılma şartları tek tek kıyaslandı.

Arz düşük, maliyet yüksek gösterildi

Yapılan incelemeler, dev tedarikçilerin piyasadaki hakim güçlerini vatandaşa ve üreticiye karşı nasıl bir silaha dönüştürdüğünü ortaya koydu. Müfettişlerin ve savcılığın tespitlerine göre şüphelilerin izlediği yöntemler şunlar:

Yapay Kıtlık Algısı: Haller içindeki hakimiyetlerini kullanarak piyasaya sürülen ürün arzını bilinçli olarak olduğundan daha düşük gösterdiler.

Sahte Fatura Oyunu: Düzenledikleri sahte müstahsil makbuzları vasıtasıyla ürün maliyetlerini gerçeğe aykırı şekilde yüksek göstererek nakliye ve alış bedellerini şişirdiler.

Piyasa Manipülasyonu: Bu iki yöntemle yaş sebze ve meyve fiyatlarını yukarı yönlü tetikleyerek hem üreticinin emeğini gasp ettiler hem de haksız kazanç sağladılar.

4 ağır suçlamayla yargılanacaklar

22 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınan ve adreslerinde arama yapılan 41 şirket yöneticisine oldukça ağır suçlamalar yöneltildi. Şüpheliler; "Fiyatları etkileme (manipülasyon)", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Belgede sahtecilik" ve bu yollarla elde edilen paraları aklamayı içeren "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından hakim karşısına çıkarılacak.

"Vatandaşın bütçesinin sömürülmesine müsaade edilmeyecek"

Operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyeceğini vurguladı. Bakan Gürlek, fahiş fiyat ve gıda manipülasyonuyla mücadelede kararlılık mesajı vererek operasyonu yürüten emniyet ve savcılık birimleri ile rapor hazırlayan bakanlıklara teşekkür etti.

Gözaltına alınan şüphelilerin ifade işlemlerinin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde sürdüğü öğrenildi.

Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet ve usulsüzlük operasyonunda gözaltına alınan, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 47 şüpheli, adliyeye sevk edildi

15.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

Seferihisar Belediyesinde inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Seferihisar Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Operasyon hakkında

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, belediyede inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 48 zanlının yakalanması için 11 Eylül'de operasyon düzenlemişti.

Matematik öğretmeninin gizemli ölümü


 
Yalova'da kayıp öğretmenin cansız bedeni İznik Gölü'nde bulundu. Ölümle ilgili soruşturma başlatıldı.

15.09.2026 06:32:00
AA
 
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü

Yalova'da matematik öğretmeni olarak görev yapan ve kendisinden haber alınamayan kişinin cesedi İznik Gölü'nde bulundu.
Yalova Abdülhamid Han Ortaokulu'nda matematik öğretmeni olan İlhan Algınkaplan (43), eğitim döneminin ilk ders günü okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp gezeceğini söyledi. Babasına ait 77 DH 455 plakalı otomobille İznik Gölü kıyısına gelen Algınkaplan'dan bir daha haber alınamadı. Yakınlarının ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı. Algınkaplan'ın kullandığı otomobilin İznik Gölü Orhangazi sahilinde bulunması üzerine arama çalışmaları bu bölgede yoğunlaştı.

Jandarma buldu

Bölgeye gelen AFAD ekipleri termal dron ile havadan, polis dalgıç ekipleri de İznik Gölü'nde arama yaptı. İznik Gölü Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı da gölde arama çalışması gerçekleştirdi.

Polis dalgıç ekipleri, sahilden 50 metre açıkta öğretmenin cansız bedenini buldu. Algınkaplan'ın cesedi, sudan çıkartılarak ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Anne Hatice ile baba Sadettin Algınkaplan da oğullarının cenazesinin sudan çıkarıldığı anlarda gözyaşlarına hakim olamadı.
Sadettin Algınkaplan, yaptığı açıklamada, oğlunun sabah okula gittiğini, okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp biraz gezeceğini söylediğini aktardı.

Yanında başkası var mıydı?

Algınkaplan, saat 11.00'den beri oğlundan haber alamadıklarını belirterek, "Sonra merak ettik. O bizden ayrı yaşıyor. Yedek anahtar vardı. Evine gittik, evde de yok. En son İznik Gölü civarında olduğunu öğrendik. Biz de onun üzerine arabaya atladık, geldik. Otomobili görünce jandarmayı aradık, jandarma geldi. Az ilerde eşyalarını buldular. Telefonu, arabanın anahtarı oradaydı. Denizin kenarında terliklerini gösterdiler. Oradan denize girmiş yani görünen o. Yalnız mı geldi? Yanında başkası var mıydı? Onu bilmiyoruz yani. Çünkü bir daha haber alamadık" diye konuştu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı

"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen ve sosyal medya paylaşımlarının ardından tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi Çağla Öz Tançalan ve akrabası M.S.T. aynı soruşturma kapsamında tutuklandı, kayınvalidesi ve altınların bulunduğu evin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

15.09.2026 01:00:00
AA
 
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı

Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, Mehmet Fatih Tançalan hakkında sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarla bağlantılı olarak "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda gözaltına alınan Çağla Öz Tançalan, altınların bulunduğu evin sahibi S.A, Mehmet Fatih Tançalan'ın kayınvalidesi N.O. ile akrabası M.S.T'nin Van Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

Ekiplerce adliyeye götürülen şüphelilerden Çağla Öz Tançalan ile M.S.T. "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmaları, N.O. ve S.A. ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikte ifadeleri alınan Tançalan ile M.S.T. tutuklandı, N.O. ile S.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adliye çıkışında basın mensuplarına açıklama yapan şüphelilerin avukatları, karara itiraz edeceklerini belirtti.

Ne olmuştu?

Soruşturma kapsamında Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Mehmet Fatih Tançalan'ı Van'ın Muradiye ilçesindeki evinde 8 Eylül'de gözaltına almıştı.

Emniyete götürülen Tançalan'ın sosyal medyaya yansıyan görüntüleri ile düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin mali araştırma süreci başlatılmış, Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) inceleme talep edilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.

Tançalan'ın düğününde eşi Çağla Öz Tançalan'a takılan ziynet eşyaları ve paralar, 12 Eylül'de Muradiye'de bir ev ve eklentisinde yapılan aramada ele geçirilmiş, evin sahibi gözaltına alınmıştı.

İki gün önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Çağla Öz Tançalan da dün Van'a getirilmişti. 

Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil kaldırıma çıkarak takla attı. Yaşanan kazada araçta bulunan baba-oğul yaralanırken, o anlar kameraya yansıdı

14.09.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Kaza, Orhangazi ilçesi Göl Yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhangazi'den Göl istikametine doğru gitmekte olan İlyas D. (43) idaresindeki 16 KLK 55 otomobil, kontrolden çıkarak kaldırıma çarpıp ters döndü. Sürücü İlyas D. ile otomobilde bulunan oğlu Yusuf İslam D. (19) kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Baba oğul, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Öte yandan, kaza anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.

16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı

Evinde 808 adet uyuşturucu hap ele geçen 16 yaşındaki çocuk, "uyuşturucu ticareti yaptığı" gerekçesiyle tutuklandı

14.09.2026 16:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Samsun'un İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan takip ve çalışma sonucu Kıran Mahallesi'nde 16 yaşındaki E.T.Ç. gözaltına alındı.

Çocuğun evinde yapılan aramada 808 adet sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan çocuk, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Çocuk Savcılığı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen E.T.Ç., tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Türk jeti Libya’da alev aldı

İstanbul'dan havalanan ve iş insanı Hamdi Akın'a ait olduğu açıklanan özel jet, Libya'nın Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıktı. Yangın nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatılırken, şirketten mürettebatın durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

14.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türk jeti Libya’da alev aldı
Türk jeti Libya’da alev aldı
Libya, sabah saatlerinde Türkiye tescilli bir özel jetin karıştığı korkutucu bir uçak kazasına sahne oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yolcu almak üzere havalanan ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait olduğu belirtilen özel iş jeti, Misrata Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada pistten çıktı.


İniş sırasında alev aldı, havalimanı kapatıldı


Edinilen bilgilere göre, TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, havalimanına teker koyduktan hemen sonra henüz belirlenemeyen bir teknik arıza nedeniyle pist dışındaki toprak alana sürüklendi. Sürüklenmenin etkisiyle uçakta hızla yangın çıktı.

Olayın ardından havalimanı itfaiye ve acil kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilerek alevlere müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, tek piste sahip olan Misrata Uluslararası Havalimanı, seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve enkaz kaldırma çalışmaları amacıyla geçici olarak uçuş trafiğine kapatıldı.


İşletmeci şirketten resmi açıklama geldi


Kazanın ardından gözlerin çevrildiği uçak işletmecisi firmadan jet hızıyla açıklama yapıldı. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"BKNJET Havacılık A.Ş. tarafından işletilen, Şirketimize ait TC-AKF tescilli özel uçak, bugün Libya Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak kaza geçirmiştir... Uçakta yolcu bulunmamakta olup, görevli 3 uçuş personelimiz kendilerini uçaktan emniyetli bir şekilde tahliye etmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştır. Şirketimiz, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren ilgili sivil havacılık otoriteleri ve yetkili mercilerle tam iş birliği içerisinde olayın sebeplerinin belirlenmesine yönelik sürece tam destek vermektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."


Mürettebat yara almadan kurtuldu


Libya Ulaştırma Bakanlığı kazada yolcu bulunmadığını ve 3 kişilik mürettebatın güvenle tahliye edilerek sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edildiğini duyurdu. Yeni teslim alınan jetin kaza nedenini araştırmak üzere teknik inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.