logo
16 EYLÜL 2026

Kısa festivali sürüyor

08.04.2002 00:00:00
 
Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Macaristan, Meksika, Yunanistan ve Türkiye'den toplam 108 kısa filmin gösterildiği Uluslararası İstanbul 14. Kısa Film Günleri devam ediyor. Programda; 75 kurmaca, 8 deneysel , 15 canlandırma ve 10 belgesel filmler var. Türkiye dışından programa alınan tüm filmler 16 mm ve 35 mm formatında.

Bu yıl Almanya'dan festivale katılan dokuz filmden biri deneysel, yedisi kurmaca, biri ise belgesel den oluşuyor. Büyük çoğunluğu Oberhausen film festivalinin katkıları ile seçildi. Sixpackfilm tarafından önerilen Avusturya filmlerinden "Fotokopi Dükkanı" 2002 yılı kısa film Oscar adayları arasında yer alıyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Belçika filmlerinin büyük bir bölümünü kurmaca ve canlandırma çalışmalar oluşturuyor. Filmleri, Unifrance Kısa Metraj Film Bölümü sorumlusu Christine Gendre tarafından seçilen Fransa bölümünde ağırlığı kurmaca filmler oluşturuyor. Hollanda'dan ikisi canlandırma olmak üzere toplam 6 film var. İngiltere kısa filmleri, anlattıkları öykülerin değişik içerikleri ilgi çekiyor.

"Fransız Kültür Merkezi" ve "İtalyan Kültür Merkezi" salonlarında devam eden film gösterimleri ücretsiz olarak sürüyor.

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden 1'i ise savcılıktan serbest bırakıldı

16.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında dördüncü dalga operasyon düzenlendi.

Soruşturmada, inşaat ve imar işleriyle ilgili belediye görevlileri ile müteahhitler arasında usulsüzlükler karşılığında elden ve banka yoluyla rüşvet alınıp verildiği, ayrıca belediye bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

47 kişi gözaltına alınmıştı
Soruşturma kapsamında, aralarında eski Doğanbey beldesi Belediye Başkanı Halil Çadır, Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya, Seferihisar Belediyesi'nde görev yapan müdür, mühendis, mimar ve diğer belediye çalışanları, çeşitli şirketlerin sahipleri, yöneticileri ve çalışanları ile organize suç örgütü lideri veya mensubu olduğu değerlendirilenler de dahil 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, haklarında gözaltı kararı bulunan 48 kişiden 47'sine ulaşıldı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 47 kişi , dün sabah adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından gözaltındaki kişilerden 1'i serbest bırakılırken, 36 kişi tutuklama, 10 kişi ise adli kontrol talebiyle dün 16.00 sıralarında hakimliğe sevk edildi.

29 tutuklama, 17 adli kontrol
Hakimlikçe yapılan sorguların ardından Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya'nın da aralarında olduğu 29 kişinin tutuklanmasına karar verildi.

Doğanbey Beldesi eski Belediye Başkanı Halil Çadır'ın da aralarında olduğu 17 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

16.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı'nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı'da "villa" yapıldığı iddiasına açıklık getirdi.

Alçı, 11 Eylül'de Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından, Öcalan için İmralı Adası'nda önünde bahçesi bulunan ve normal yaşam koşullarına uygun bir ev inşa edildiğini, Öcalan'ın ise "statü" talebi nedeniyle bu eve geçmediğini aktarmıştı.

Bahçeli bu kez gazeteci Ceyhun Bozkurt'a yaptığı açıklamada, Alçı'nın sözlerinden "villa" yorumu çıkarıldığını belirterek iddiayı reddetti. Bahçeli, İmralı'da 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi.

Bahçeli, "Hanımefendinin (Nagehan Alçı) aktardıklarından birileri villa yorumu çıkardılar, 'villa' diye bir şey yok" İfadelerini kullandı.

Bahçeli, söz konusu yapının neden yapıldığına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"250 metrekare bir konut yapıldı. Zaten etrafı denizle çevrili, Öcalan'ın yaşı da ilerledi, orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajları aktarsın, bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır."

İmralı sürecine ilişkin mesajlarını da yineleyen Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisinin geçerli olduğunu söyledi.

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı

ABD hükümeti denetleme kurumu, ordunun stoklarında gelişmiş silahlar konusunda ciddi azalma olduğunu doğruladı. Ayrıca 8 ülkedeki ABD üslerinde yüzlerce yapının ve onlarca ABD uçağı ile insansız hava aracının imha edildiğini veya hasar gördüğü vurgulandı

15.09.2026 12:52:00
İHA
 
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetinin denetleme kurumu, silah stoklarında ciddi azalma olduğunu doğruladı
ABD hükümetine bağlı denetleme kurumu, İran savaşının etkisine ilişkin ilk raporunu yayımladı. Raporda, ordunun gelişmiş silahlar konusundaki eksiklikleri kabul edilirken, Orta Doğu'daki ABD uçaklarına, üslerine ve diplomatik temsilciliklerine verilen hasara dair kamuoyuna ilk bilgiler sunuldu.

Raporda, ABD'nin İran'la savaşının "stratejik envanter açıklarına yol açtığı ve ordunun gelişmiş silahlar konusunda mühimmat ikmali için ciddi tedarik darboğazıyla" karşı karşıya olduğu ifade edildi. Raporda yer alan uzmanlar tahminlerinde, savunma sanayi şirketlerinin gelişmiş füze ve önleme sistemi stoklarını savaş öncesi seviyelere geri getirmesinin 3 yılı bulabileceği vurgulandı.

İran, ABD üslerindeki yüzlerce yapıyı yerle bir etti

1 Nisan ile 30 Haziran arasını kapsayan gözlem raporunda, İran'ın Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve diğer yapıyı hasara uğrattığı ve yok ettiği de kabul edildi. Raporda, bölgedeki bir donanma lojistik merkezi olan Bahreyn'deki ABD deniz üssünün İran insansız hava araçları ve balistik füzeleriyle hedef alındığı belirtildi. Orta Doğu'daki operasyonları desteklemek için "14 ila 18 günlük lojistik döngülerine" ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Rapora göre Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki temsilcilikler İran saldırıları sonucu hasar gördü ve tahmini maliyet 184 milyon dolar olarak hesaplandı.

ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Cao geçtiğimiz hafta The Epoch Times'a verdiği röportajda, "Bahreyn'i yerle bir ettiler" diyerek Donanmanın bölgedeki güçlerini destekleyebilmesi için Bahreyn'deki üssü onarması gerekip gerekmediğini araştıran bir görev gücü oluşturduğunu söylemişti.

"Onlarca ABD uçağı ve İHA imha edildi veya hasar gördü"

Raporda ayrıca İran tarafından onlarca ABD uçağı ve insansız hava aracının da imha edildi veya hasara uğradığı ifade edildi. Bunların arasında tanesi yaklaşık 30 milyon dolar değerindeki 30 civarında MQ-9 Reaper insansız hava aracı da bulunduğu aktarıldı. 7 adet KC-135 yakıt ikmal uçağının da hasar gördü veya imha edildi, 5'inin Suudi Arabistan'da yerde iken İran mühimmatıyla vurulduğu kaydedildi. Kuveyt, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan'da 11 askerin "çatışmada öldüğü" belirtildi. Irak'ta ise KC-135 uçağı, başka bir KC-135 ile çarpışmanın ardından düşerek 6 askerin ölümüne yol açtı. Bu ölümler ve Arap Denizi'ne düşen bir helikopterde pilotun ölümü, "düşmanca olmayan olaylar sırasında meydana gelen ölümler" olarak listelendi.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.

İstanbul merkezli 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı

İstanbul'da terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 39 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

15.09.2026 11:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul merkezli 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı
İstanbul merkezli 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı
İstanbul'da terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 39 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadeler doğrultusunda terör örgütlerine yönelik yeni bir çalışma başlatıldı.

Yapılan çalışmalarda MLKP içerisinde faaliyet yürüttüğü değerlendirilen 44, TKP/ML-TİKKO içerisinde 4, DSİH-KALDIRAÇ içerisinde 3 ve MKP içerisinde 1 kişi olmak üzere toplam 52 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden 8'inin yurt dışında, 2'sinin ise cezaevinde olduğu belirlendi. Diğer 42 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da 25, Ankara, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Mersin, Muğla ve Şanlıurfa'da 17 olmak üzere toplam 42 adrese yönelik operasyon düzenlendi.

39 şüpheli yakalandı

Operasyonlarda 39 şüpheli yakalanırken, adreslerde yapılan aramalarda dijital materyaller ve örgütsel dokümanların yanı sıra 1 adet tabanca, 2 adet şarjör ve 53 adet fişek ele geçirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, soruşturmayla ilgili gelişmelerin daha sonra paylaşılacağı öğrenildi.

Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet ve usulsüzlük operasyonunda gözaltına alınan, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 47 şüpheli, adliyeye sevk edildi

15.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

Seferihisar Belediyesinde inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Seferihisar Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Operasyon hakkında

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, belediyede inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 48 zanlının yakalanması için 11 Eylül'de operasyon düzenlemişti.

"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı

"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen ve sosyal medya paylaşımlarının ardından tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi Çağla Öz Tançalan ve akrabası M.S.T. aynı soruşturma kapsamında tutuklandı, kayınvalidesi ve altınların bulunduğu evin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

15.09.2026 01:00:00
AA
 
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Tançalan'ın eşi ve bir şüpheli tutuklandı

Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, Mehmet Fatih Tançalan hakkında sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarla bağlantılı olarak "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda gözaltına alınan Çağla Öz Tançalan, altınların bulunduğu evin sahibi S.A, Mehmet Fatih Tançalan'ın kayınvalidesi N.O. ile akrabası M.S.T'nin Van Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

Ekiplerce adliyeye götürülen şüphelilerden Çağla Öz Tançalan ile M.S.T. "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmaları, N.O. ve S.A. ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikte ifadeleri alınan Tançalan ile M.S.T. tutuklandı, N.O. ile S.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adliye çıkışında basın mensuplarına açıklama yapan şüphelilerin avukatları, karara itiraz edeceklerini belirtti.

Ne olmuştu?

Soruşturma kapsamında Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Mehmet Fatih Tançalan'ı Van'ın Muradiye ilçesindeki evinde 8 Eylül'de gözaltına almıştı.

Emniyete götürülen Tançalan'ın sosyal medyaya yansıyan görüntüleri ile düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin mali araştırma süreci başlatılmış, Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) inceleme talep edilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanmıştı.

Tançalan'ın düğününde eşi Çağla Öz Tançalan'a takılan ziynet eşyaları ve paralar, 12 Eylül'de Muradiye'de bir ev ve eklentisinde yapılan aramada ele geçirilmiş, evin sahibi gözaltına alınmıştı.

İki gün önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Çağla Öz Tançalan da dün Van'a getirilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.