logo
06 HAZİRAN 2026

Kıssadan Hisse

24.11.2002 00:00:00
Altınları silah olarak kullandım

Süfyan-ı Sevri Hz.'leri son anlarını yaşıyordu. Yastığının altından bir kese çıkardı. İçinde altınlar vardı.

Yanındaki dostlarına: "Bunu sadaka olarak dağıtın" buyurdu. Dostları bu hali hayretle karşıladılar, "Allah Allah! Süfyan-ı Sevri dünya malına ehemmiyet vermez, yanında dünyalık bulundurmazdı. Bu kadar altını saklamasının sebebi ne ola ki?" diye birbirlerine sordular. Süfyan, onların şaşkınlığını görünce, durumu şöyle izah etti: "Bu altın ile ben, dinimi korudum. Şeytanımı ve nefsimi susturdum. Nefis ve şeytan, ne zaman bana: "Giyecek bir şeyin yok. Bunlar için dünyaya çalış, dünyalık kazan" diye vesvese vermeye çalışsalar, onlara bu altınları gösterir, başımdan kovardım. Bu altınları onlara karşı silah olarak kullandım." buyurdu. Altınlar dağıtıldıktan sonra, Süfyan-ı Sevri de vefat etti.

Namazımdan daha sevimli olamaz

Rebi bin Heysem, hiç kimseye beddua etmezdi. Başına gelen herşeyi Rabb'inden bilir; sabır ve tevekkülle karşılardı. Bir gün namaz kılarken 20.000 dirhem değerindeki atının çalındığını gördü. Fakat ne namazı bozdu, ne de üzüldü. Yanında bulunanlar: "Bu kadar da olmaz; yazık oldu ata" diye hayıflanırken, O: "Atın yularını çözerken, çalan adamı gördüm" dedi. Çevresindekilerin: "Öyleyse, neden mani olmadın?" sualine ise, şu cevabı verdi: "Atımdan daha sevimli bir şey ile, yani namaz kılmakla meşguldüm. Onu bozamazdım". Yanındakiler, hırsıza beduaya başlayınca, Rebi bin Heysem, onlara mani oldu ve şöyle buyurdu: "Hayır beddua etmeyin. Ben atımı, ona hediye ettim. Sadakam olsun."

İstanbul'da organize suç örgütlerine operasyon: 27 gözaltı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul genelinde silahlı saldırı ve tehdit suçları işleyen 2 suç örgütüne operasyon düzenlendi

06.06.2026 10:30:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da organize suç örgütlerine operasyon: 27 gözaltı
İstanbul'da organize suç örgütlerine operasyon: 27 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul genelinde silahlı saldırı ve tehdit suçları işleyen 2 suç örgütüne operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 27 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, 6 Haziran tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonda; Ataşehir, Bakırköy, Beykoz, Esenyurt ve Eyüpsultan başta olmak üzere Avrupa ve Anadolu yakalarında örgütlü şekilde suç faaliyetlerinde bulundukları, iş yerlerine yönelik silahlı saldırı, tehdit ve benzeri olayları organize ettikleri tespit edilen iki ayrı suç örgütüne yönelik çalışma yürütüldü.

Çalışmalar kapsamında örgütlerin hiyerarşik yapıları, faaliyet alanları ve irtibat ağları deşifre edilirken, çeşitli olaylarla bağlantıları tespit edilen 27 şüpheli yakalandı.

Öte yandan, yapılan aramalarda 7 adet ruhsatsız tabanca, çok sayıda fişek ve bir miktar uyuşturucu ele geçirildiği öğrenildi.

Konuyla ilgili gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemlerinin devam ettiği belirtildi.

AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki


 
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Kürt kadın ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir" ifadesini kullandı.

06.06.2026 10:19:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki
AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki

FOTO ALTI: İzmir Amerikan Hastanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törene İzmir Valisi Süleyman Elban (sol5), Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım (sol4), Koç Holding Onursal Başkanı ve Amerikan Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç (sol3), Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç (sağda) Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel (sağ2) katılmıştı.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un bazı ifadeleri üzerine NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınadıklarını belirtti.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımların nefret söylemi doğuracağını bildiren Çelik, "Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır. Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz" değerlendirmesini yaptı.

Çelik, şunları kaydetti: "Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir. 'Kürt kadın' ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir. Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz. Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez. Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir. Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir. Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir."

Binali Yıldırım da hedefte

Öte yandan Rahmi Koç'un İzmir Amerikan Hastanesi açılığında yaptığı "Kürt kadın hasta" şakasına ve eski Başbakan Binali Yıldırım'ın bu şakaya kahkahayla gülmesine de tepki yağıyor. İzmir Balçova'da gerçekleştirilen Amerikan Hastanesi açılışında konuşan Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un anlattığı bir fıkra, sosyal medyada gündem oldu. Hasta mahremiyeti, kadın kimliği ve etnik kimlik üzerinden yapılan esprinin yer aldığı görüntüler kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.
Videoda Koç'un, protokol üyelerine hastaneyi gezdirdiği sırada fıkra anlattığı ve salondaki bazı isimlerin bu espriye güldüğü görüldü. Görüntülerde yer alan isimlerden biri de eski Başbakan Binali Yıldırım oldu. Sosyal medyada paylaşılan videoda Yıldırım'ın fıkraya kahkahalarla güldüğü anlar dikkat çekti. Fıkranın yayılmasının ardından eleştirilerin bir bölümü doğrudan Rahmi Koç'a yönelirken, bir kısmı da fıkraya gülen protokol üyelerini hedef aldı.

O fıkra!

Koç, anlattığı fıkrada, "Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş 'Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun' deyince kadın, 'Doktor Bey, ilk sen soyun' demiş" ifadelerini kullandı. DEM Parti ve HÜDA-PAR da Koç'a tepki gösterdi.

İstanbul'da mafya operasyonu


 
İstanbul'da 2 suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

06.06.2026 08:55:00
Haber Merkezi'AA
İstanbul'da mafya operasyonu
İstanbul'da mafya operasyonu

Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Bakırköy ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde Ataşehir, Bakırköy, Beykoz, Esenyurt, Eyüpsultan başta olmak üzere kent genelinde silahlı saldırı, tehdit ve benzeri suçları işledikleri ve organize ettikleri belirlenen 2 ayrı suç örgütünün yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.

Bu kapsamda hiyerarşik yapıları, faaliyet alanları ve irtibat ağları deşifre edilen suç örgütlerine yönelik özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli yakalandı.
Aramalarda 7 ruhsatsız tabanca, çok sayıda mermi ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı


 
İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada "İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklanmıştır" denildi.

06.06.2026 08:49:00
AA
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı

İstanbul Valiliği, kent genelinde ormanlık alanlara girişlerin, mangal, tüp kullanımı ve nargile gibi sebeplerle ateş yakmanın 8 Haziran-15 Ekim tarihlerinde yasaklandığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, yaz mevsimiyle ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinde artış olduğu, bu durumun orman yangınları riskini artırdığı bildirildi.

Amaç ormanları korumak

Kasten veya kusurlu olarak ortaya çıkabilecek bu risklerin önüne geçebilmek için bir dizi tedbirin uygulanmasına kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında, Orman Kanunu'nun 31. ve 32. maddesi kapsamında köy/mahalleler başta olmak üzere orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan tüm köy ve mahallelerde anız, bağ–bahçe, zeytinlik ve tarla temizliği gibi gerekçelerle ağaç, dal ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. İstanbul il sınırları içerisinde yer alan ve belirlenen piknik ve mesire alanları, korular, parklar, tabiat parkları ve eko turizm alanlarında piknik, spor, yürüyüş ve benzeri faaliyetler için herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamaktadır."

Enerji hatları uyarısı

Açıklamada, orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşlarının, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı önleyici tüm tedbirleri eksiksiz almaları konusunda yükümlü olduklarına işaret edildi. Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşların enerji hatlarının özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları gerçekleştirecekleri, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alacakları, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacakları belirtildi: "Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır. Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin gözetim ve denetim çalışmalarını yürütecektir. Gerekli hallerde kaymakamlıklarımızın emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak olası yangınlara karşı etkili mücadele yapılacaktır. Yukarıda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında ilgili kanunların belirlediği şekilde idari ve adli işlem yapılacaktır."

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisine geri dönüşünün en büyük destekçilerinden Ali Haydar Fırat, partinin iletişim koordinatörü oldu

05.06.2026 13:57:00
Haber Merkezi
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde iletişim politikalarının daha kurumsal ve koordineli yürütülmesi amacıyla yeni bir yapılanmaya gidildi.

"Butlan" CHP'si tarafından alınan karar kapsamında, medya, sosyal medya ve iletişim çalışmalarının etkin biçimde yürütülmesi için İletişim Koordinatörlüğü kuruldu.

Yeni koordinatörlüğün, Genel Merkez, parti örgütleri ve yerel yönetimler arasında düzenli, sağlıklı ve güçlü bir iletişim ağı oluşturması hedefleniyor.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede Ali Haydar Fırat, partinin yeni İletişim Koordinatörü oldu.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede, sahip olduğu bilgi, birikim ve deneyimleri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.

Görevlendirme yazısında, "Görevinizde başarılar dilerim" ifadelerine yer verildi.

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

05.06.2026 11:33:00
AA
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı.

Liderlerin kullanımı için pisti ve salonları yeniden yapılan Etimesgut askeri havaalanının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Haziran'da yapılacak.

Savunma Bakanlığı zirvenin güvenliği için NATO ile koordineli olarak her türlü önlemin alınmakta olduğunu açıklarken, Ankara Valiliği de kamu personelinin 6-12 Temmuz günleri arası idari izinli olacağını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "tarihin en önemli zirvesi" olarak tanımladığı NATO Ankara Zirvesi'nin başlangıcına bir aydan az bir süre kaldı.

Zirvenin içeriği kadar lojistik düzenlemeleri de hem Ankara hem NATO karargahının bulunduğu Brüksel'de hem de müttefikler ülkeler tarafından yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi çok sayıda üst düzey yetkili katılıyor.
Bu durum Ankara'daki hazırlıkların lojistik, güvenlik, protokol düzenlemeleri ve kamu düzeni açılarından çok daha titiz ve yoğun bir şekilde yürütülmesine neden oluyor.
En göze çarpan hazırlık, liderlerin Ankara'ya havadan daha güvenli ulaşımının sağlanması.

Ankara'ya gelecek liderler, sivil kullanıma açık olan Esenboğa Havalimanı yerine Etimesgut askeri havalimanını kullanacaklar.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da
1993'te inşa edilen ve askeri havacılığın başkentteki en önemli merkezlerinden olan Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi için yenilenmesine geçen sene sonlarında başlanmıştı.

Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 3 Haziran'da Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği bir demeçte, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" bilgisini verdi.

Etimesgut havalimanında yapılan tadilat kapsamında pistlerin başta ABD Başkanı Trump'ın kullandığı Air Force 1 olmak üzere büyük uçakların kullanımına uygun hale getirildiği, bunun yanı sıra Şeref Salonu'nun da tamamen yenilendiği kaydediliyor.

Bakan Uraloğlu, Etimesgut havalimanının, zirvenin düzenleneceği Cumhurbaşkanlığı'na 7 kilometre, savunma bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarını bir yerleşkede toplayan Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu anımsattı.

Bakan Uraloğlu'na göre, liderlerin uçaklarının Etimesgut'a yönlendirilmesi Esenboğa Havalimanı'ndaki faaliyetlerin aksamamasına ve havalimanı ile şehir arasındaki yol trafiğinin de normal akışına devam etmesini sağlayacak.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi'nin ardından da protokol uçuşları açısından kullanılmaya devam edileceğine işaret ediyor.

Güvenlik önlemleri üst düzeyde
Zirve öncesinde ve zirve boyunca alınacak güvenlik önlemleri de Ankara ve Brüksel'de ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Savunma Bakanlığı'nın 4 Haziran günü İzmir'de düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, zirveyle ilgili bir soru üzerine, "NATO Zirvesi'ne yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklaması yapıldı.

Basında çıkan haberlere göre, Türk ve NATO yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, Ankara'nın İran-ABD geriliminin yaşandığı bölgeye coğrafi yakınlığı göz önünde bulundurularak hava savunma sistemlerinin aktive edilmesi konusunun ele alındığı kaydediliyor.

Bu kapsamda, Türk Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra NATO hava savunma sistemlerinin teyakkuzda olması öngörülüyor.

İran, 28 Şubat'ta başlayan savaş sırasında Türkiye'ye 4 adet balistik füze ateşlemiş bunlar NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmişti. NATO'da alınan kararlar kapsamında bir Amerikan Patriot sistemi Türkiye'ye yerleştirilmişti.

Bu sistemin haziran ayı sonunda Almanya'dan gönderilecek bir başka Patriot sistemi ile değiştirilmesi öngörülüyor.

Ankara'da 'hassas bölge' uygulaması
Ankara'da güvenlik önlemlerine ilişkin çalışmalar İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü başkanlığında sürdürülüyor.

Kentte zirvenin gerçekleşeceği hafta boyunca kamu düzeninin aksamaması ve güvenlik açısından sorunlar olmaması için ilk koordinasyon toplantısı 25 Mayıs'ta Ankara'da yapılmıştı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
Ankara Valiliği dün akşam yayımladığı genelge ile şehirde alınacak önlemleri kamuoyuna duyurdu. Buna göre, alınan bazı önlemler şöyle:

Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçeleri sınırları içinde yer alan tüm kamu kurum ve kuruluş personeli 6-12 Temmuz günleri arasında izinli sayılacak. Zirvede görevli olanlar veya zirve sürecini doğrudan etkileyecek hizmet alanlarında olanlar ise görevlerine devam edecekler.
Aynı ilçelerde sağlık, güvenlik, ulaşım, altyapı, haberleşme, itfaiye, acil durum ve afet yönetimi gibi devamında fayda görülen alanlarda görev yapan personel için idari izin uygulamasının detayları Valilik tarafından belirlenecek.
Ankara genelinde zirve haftası boyunca sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri etkinlikleri yapılamayacak.
Bu tarihler arasında detayları güvenlik birimlerince belirlenecek ve duyurulacak olan geliş-gidiş güzergâhlarında, misafirlerin konakladığı oteller bölgesi ve civarında, toplantıların yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezinin bulunduğu bölgede trafiği aksatacak, vatandaşların toplu geliş-gidişlerine ve toplanmalarına neden olacak, güvenliği riske sokacak, her türlü özel ya da resmi, kapalı ya da açık alan etkinliğine izin verilmeyecek.

40 bin emniyet personeli görevde olacak
Zirvenin Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleşecek olmasına karşın Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile kongre merkezlerinde de aktiviteler yapılacak olması Ankara merkezde önemli bir alanın "hassas bölge" olarak ilan edilmesine neden olduğu kaydediliyor.

Bu alana resmi heyetlerin kalacağı 15 adet beş yıldızlı otel de eklendiği belirtiliyor.

Bu bölge arasındaki birçok yolun ve ana caddelerin trafiğe kapatılması öngörülüyor.

Kamu personelin izinli olması ve o dönemde okulların da kapalı olması sayesinde kent trafiğinde ve kamu düzenin sağlanmasında önemli bir avantaj sağlanacağı kaydediliyor.

Basında yer alan haberlere göre, güvenlik önlemleri kapsamında 1-15 Temmuz günleri arasında gösteri ve yürüyüşlere izin verilmeyecek. Zirve günleri boyunca eğlence, şenlik, mezuniyet töreni gibi toplu etkinlikler de yapılamayacak.

Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Zirve süresince 40 bin emniyet ve jandarma personeli sahada görev yapacak.

Güvenlik tedbirlerine sivil polisler de destek verecek. Ankara genelindeki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarının yanı sıra 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirilecek.

CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu

CHP’de Özgür Özel ve kurmaylarının kurultay süreci ile olası hukuki gelişmelere ilişkin hazırlıkları sürerken alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Kulislerde, yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirildiği iddia ediliyor

05.06.2026 11:25:00
Haber Merkezi
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP kulislerinde yeni parti senaryosu: İsmi belli oldu
CHP'de Genel Başkanlığa mahkeme kararı ile dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile Genel Başkanlıktan mahkeme karıyla uzaklaştırılan Özgür Özel çevreleri arasındaki temasların yeniden başladığı belirtiliyor.

İki tarafın görüşmeleri yürütmek üzere temsilciler belirlediği ve sorunların çözümüne yönelik diyalog kanallarının açık tutulmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Parti içerisindeki temaslarda, CHP'nin geleceğine ilişkin hukuki ve siyasi süreçlerin değerlendirildiği belirtilirken, bazı isimlerin uzlaşı arayışlarını sürdürdüğü kaydediliyor.

DİLEKÇELER KILIÇDAROĞLU'NA TESLİM EDİLECEK
Özgür Özel'in önceliğinin partinin olağanüstü kurultay sürecini tamamlamak olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda yaklaşık 900 delegenin kurultayın toplanması yönünde imza verdiği belirtilirken, çağrı dilekçelerinin Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edilmesi ve parti yönetiminin kurultayı toplamasının talep edilmesi planlanıyor. Talebin karşılanmaması halinde ise yargı yoluna başvurulabileceği konuşuluyor.

YENİ PARTİ SEÇENEĞİ DE MASADA
Öte yandan CHP yönetiminin, olası hukuki risklere karşı alternatif senaryolar üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. Parti kaynaklarına göre, seçimlere katılım konusunda yaşanabilecek olası sorunlara karşı yeni bir siyasi partinin kurulması seçeneği masada bulunuyor.

Siyasi Partiler Kanunu'na göre bir partinin seçimlere katılabilmesi için belirli örgütlenme şartlarını yerine getirmesi gerekiyor. Buna göre partinin, seçim tarihinden en az altı ay önce en az 41 ilde teşkilatlanmasını tamamlaması, büyük kongresini gerçekleştirmesi ve gerekli koşulların Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor.

Parti içerisinde yürütülen çalışmalar kapsamında, seçime katılma yeterliliğine sahip alternatif siyasi partilerin de değerlendirildiği öne sürülüyor. Bu hazırlıkların, CHP'nin olası hukuki süreçlerden etkilenmesi durumunda siyasi faaliyetlerin kesintiye uğramaması amacıyla yapıldığı belirtiliyor.

Yeni parti hazırlıklarıyla ilgili çalışmaların, CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Ensar Aytekin tarafından koordine edildiği ifade edilirken, sürecin olası hukuki gelişmelere karşı bir tedbir niteliği taşıdığı belirtiliyor.

Ayrıca, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile de süreç hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu iddia ediliyor.

YENİ PARTİNİN ADI 'İSTİKLAL'
Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre yeni bir parti kurulması halinde "İstiklal Partisi" adının değerlendirilen seçeneklerden biri olduğu öne sürülüyor. Ancak parti yönetiminden bu konuda resmi bir açıklama yapılmış değil.

CHP yönetimi ise önceliğin mevcut parti yapısının korunması ve kurultay sürecinin tamamlanması olduğunu vurgularken, alternatif planların olası risklere karşı hazırlık amacı taşıdığı ifade ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.