logo
17 HAZİRAN 2026

Koç, görüştükleri hocaları açıkladı

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, yeni teknik direktör için 3 hoca ile görüştüklerini açıkladı. Transfer maliyetlerini düşüreceklerini dile getiren Koç, TFF’nin ligi başlatma planına ise şimdilik katıldığını belirtti

15.05.2020 17:40:00
Koç, görüştükleri hocaları açıkladı
Koç, görüştükleri hocaları açıkladı
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, online olarak düzenlenen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda konuşma yaptı. Ülke olarak zor bir dönemden geçildiğini belirten Koç, "Ülkemiz olarak baktığımız zaman devletimiz ve ilgili kurumlarımız bu virüsten korunabilmek, en az hasarla çıkabilmek için 11 Mart'tan itibaren yeni bir sistem ve planlar çerçevesinde önlemler almaya bizleri bilgilendirmeye özen gösteriyorlar. Bizlerde vatandaşlar olarak mümkün olduğunca bu kurallara uymaya çalışıyoruz. Buraya kadar geldik. Gelirken de çok çaba sarf ettik. Belirli de kazanımlarımız oldu. Tünelin sonunda ışık görüyoruz ama buradaki en önemli yapmak istediğim hatırlatma; rahatlamayalım, çok korkmayalım ama korkumuz geçmiş gibi davranmayalım. İlk günkü gibi hassasiyetle yaklaşmaya devam edelim ki sağlık çalışanlarımıza destek verelim. Biz ülke olarak dayanışma ruhu içerisinde milli mücadele veriyoruz. Sağlık bakanımızın tüm toplumumuzu halkımızı bilgilerle donatması, bunu yaparken herkesin anlayacağı dilden anlatması, güven telkin etmesi ve kapsayıcı olması bu sürecin bu şekilde atlatılmasına büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Bu bir ekip işi. Burada özellikle sağlık çalışanlarımıza bu süreçte hepimiz için eşsiz bir fedakarlıklar yaparak çalıştılar. Sağlık altyapımızın ne kadar donanımlı olduğunu test ederek gördük" dedi.

"Obradovic, burada kalmak istediği müddetçe onun evidir"

Erkek basketbol takımı hakkında konuşma yapan Ali Koç, "Gündemde pek çok konu var. Bunlardan bir tanesi erkek basketbol takımı ve Obradovic hocamız. Daha önce de birkaç kez ifade ettiğim gibi hocamız Fenerbahçe'nin yaşayan efsanelerindendir. Sezon hiç arzu etmediğimiz beklemediğimiz şekilde tamamladık. Yeni sezon planlamasına başladık. Hocamızın istek ve beklentileri doğrultusunda çalışmalar yaptık. Bu çalışmaların içinde de Avrupa da ses getiren transferle takımı güçlendirdik. Hatta hocamızın söylemi var bu sezon için 'En iyi kadroyu kurduk' dedi. Ancak geçen senenin tam tersine bu sezon başlangıcımız tahmin edemeyeceğimiz şekilde gerçekleşti. Bizler bile bugün yaşadıklarımıza inanamıyorduk. Beklentimizin tam tersi oldu. Bir şekilde çok kötü başlayan haftalar içinde toparlanmaya başladı. Arkasından Euroleague'de play-off potasına girdik ve Türkiye Kupası'nı aldık. Tam işler rayına giriyor derken iptaller geldi. Belki de şunu söylerken çok abartmış olmam. Geçen sene kimse sezon içinde yaşadıklarımızı gördüğünde bu sonuçları tahmin edemezken, belki bu sezon devam edebilseydik hiç kimsenin beklemediği şekilde bitirebilirdik. Ben hocamıza da ifade ettiğim gibi o dönem işler kötü giderken bize yaşattığı eşsiz mutluluklar, zaferler dolayısıyla sezon nasıl biterse bitsin hem teknik kadronun, hem takımımızın bizlerin nezdinde sonsuz kredisi olduğu yönündeydi. Hocamız Fenerbahçe'nin yaşayan efsanesidir ve burada kalmak istediği müddetçe onun evidir. Bu düşüncelerde hiçbir değişiklik olmamıştır ve sezon içinde kendisine birkaç kez iletilmiştir. Bununla beraber kontrat uzatma niyetini dile getirmemize rağmen hocamız sezon sonunda bunu değerlendirmek istedi. 24 Mayıs'ta Euroleague toplantısında turnuva ile ilgili kararlar alınacak ama en azından yaz aylarında oynanabileceğini tahmin etmiyorum. Bizde önümüzdeki günlerde bıraktığımız yerden istişare edeceğiz" şeklinde konuştu.

"Transfer dönemini TFF Lisans kuruluyla boğuşarak geçirdik"

Fenerbahçe Futbol Takımı'nın geçen sene çok sıkıntılar yaşadığını belirten Başkan Koç, "Ersun hocanın liderliğinde yeniden yapılanma yaptık. 2. yarının ikinci maçında Başakşehir'i burada 2-0 yendiğimiz maçta çok iyi futbol oynamıştık. Liderin birkaç puan gerisindeydik. Şampiyonluk havası yakalamıştık. Ama ne olduysa 7 maçta 21 puanın 18'ini kaybettik. Şampiyonluk havası yakalamışken geçen seneki tabloya bürünmüş olduk. İyi oynarken, rakipleri domine ederken, liderlik potasındayken bahis siteleri tarafından şampiyonluğun en kuvvetli adayı olarak gösterirken de oyuncular, hoca, yönetim ve tribündeki taraftar desteği aynıydı. Hal böyleyken 7 haftada yaşadığımız korkunç düşüş hayatın olağan akışına aykırı olduğunu düşünüyorum. Bunların temel iki nedeni var. Biri bizlerle alakalı, biri de dış faktörler. İç faktörlere baktığımız zaman daha öncede burada ifade etmiştim. Sezon ilerledikçe sakatlıklar yaşandıkça bazı pozisyonlardaki eksik yapılanmanın olumsuz sonuçlarını yaşadık. Hocamız çok istemese de saha içinde rotasyon yapmak zorunda kaldık. Buna rağmen devre arası geldi ve eksiklikleri gidermek için fırsat geldi. Ancak bu devre arası transfer penceresi büyük bir fırsat olmasına rağmen bu imkanı kullanmadık. Bir diğer hatamız gerek bizler, yönetim kurulu olsun idari kadronun yaşadığı konsantrasyon eksikliği ve şampiyonluk inançlarının düzelmesine çare olamadı. Diğer hatalarımızdan bir tanesi ama önümüzdeki sezon kesinlikle gidermeliyiz. Her futbolcunun kendisine her an oynayabileceğine inanmasıdır. İlk 11'de oynayan her futbolcunun da performansı düştüğü takdirde yerinin başkasına geçeceğine inanmasıdır. Ne yazık ki bu ortamı sağlamakta başarılı olamadık. Dış faktörler diye baktığımızda bunu anlatırken malum yerler hemen mazeret arıyorlar, hakemlere mazeret atıyorlar diyecek. Aslında aleyhimize yapılan fahiş hakem hataları öyle bir boyuta geldi ki lig içindeki sıralamayı normal bir sezonun ötesinde çok çok üzerinde etkiledi. Bunu mazeret olarak söylemiyorum. Kendi hatalarımızı da çekinmeden söyleyen insanlarız. Ancak bu hatalar öyle bir boyuta geldi ki en azılı Fenerbahçe karşıtı olan mensupları Fenerbahçe doğranıyor yorumları yaptılar. Samandıra'da ne yaparsak yapalım şampiyon yapmayacaklar havası oldu. Belki yönetim olarak da biz hatalıyız, bunun tersini savunmalıydık. Yabancı oyunculara bu gelişmeleri anlatmakta ciddi sıkıntılar yaşadık. Sol bek eksikliğimizi gidermek için transfer kullanmak istedik ama transfer dönemini transfer yapmaktansa TFF lisans kuruluyla boğuşarak geçirdik. Sürecin başladığı dönemden, son gününe kadar lisans kurulunun birbiriyle çelişen kararları attığımız her adımı boşa çıkaracak seviyede tuttu. Bir nevi ne yaparız da Fenerbahçe'ye transfer yaptırmayız mantığıyla işler yürüdü. Falette'yi bile Sadığın yaptığı fedakarlık ile son dakikalarda halledebildik. Ligimizde mali durumu Fenerbahçe'den daha kötü olanlara transfer izni varken, koskoca Süper Lig de sadece transfer yapamayan Fenerbahçe olarak belirlendi. Bence bunu da nasıl yorumlarız bilmiyorum ama çok şey ifade ediyor. Bütün bu hatalarımızdan, yaşadıklarımızdan ders çıkarmamız lazım" şeklinde konuştu.

"Yerli, yabancı 3 ayrı hoca ile görüşüyoruz"

Önümüzdeki senenin planlarını da yaptıklarını vurgulayan Ali Koç, "Bu erteleme süreci bu planları yapmak için daha fazla imkan sağladı bizlere. Teknik direktör konusunda aslında biz erteleme sürecinden öncede çalışmalar vardı. 3-4 hocayla beraber götürüyorduk. Bir tanesiyle neredeyse anlaşmış, el sıkılmışken Euro 2020'nin 2021'e atılmasıyla orada ne yazık ki çalışmalarımızı sekteye uğrattı. Yerli ve yabancı 3 ayrı hocayla görüşüyoruz. Kafamızda aradığımız kriterleri bir hocada bulmak mümkün değil. Ama genç, başarıya aç bir hoca arıyoruz. Bu coğrafyada çalışması sıkıntı olmayacak 40-50 yaşları arasında ekonomik imkanlarımıza uyabilecek, takım içinde rekabeti sağlayabilecek çoklu oyun anlayışı, değişik taktikleri deneyecek ve cesur olacak ki gençleri adapte edebilecek ve gerekli rekabeti oluşturacak hoca arıyoruz. Bunlardan bir tanesi sezon bitmeden gelebilmek konusuydu. Görüşmelerimiz devam ediyor. Bildiğiniz bir isimde, bilmediğiniz bir isimde olabilir. Hiç acelemiz yok. Bu sezonu kazanacağız diye gelecek sezonu kaybetmek istemiyoruz. Bayram sonrası camiaya sesleniş ile yapılanmamız hakkında bilgi vereceğim" açıklamasında bulundu.

"Daha çok yerli piyasaya odaklanıyoruz"

Transferde manevra alanlarının dar olduğunu ifade eden Koç, "Daha çok bonservissiz ve kiralık oyuncular ön plana çıkıyor. Daha çok yerli piyasaya odaklanıyoruz. Yabancı oyuncuları bir nebze erteliyoruz. Bu sene FIFA'nın transfer penceresi farklı olacak ekim sonuna kadar. Bazı liglerin iptal edilmesi yabancı piyasa da çok büyük imkanlar olacağını biliyoruz. Şu an yerlilere odaklanmış vaziyetteyiz. Fenerbahçe Spor Kulübü 2020-2021 sezonu için şubat ayına kadar olan maaşlarını ödemiştir. Futbolcularımızda herhangi bir maaş indirimi pazarlığı başlamamıştır. Mart, nisan ve mayıs aylarında bunların nasıl olacağını birebir görüşmelerle geliştirmek istiyoruz. Aslında sıkıntı önümüzdeki sezon. Bu sezon iyi kötü 3'te 2'si ödendi. Bundan sonrası içinde hepsi değil ama bir kısmı ödenecek. Ama onun için acele etmiyoruz. Uluslararası kuruluşlarda bu konuda anlayışlı davranıyor. Zaten çökük olan futbol ekonomisi daha kötü hale geldi. Maçlar seyircili mi başlayacak, ne olacak bilmiyoruz. Yayıncı kuruluşun durumunu bilmiyoruz. Onlarda TFF ve Kulüpler Birliği ile yaptığı görüşmede mart ayı ödemesini alamadı. Bu bizi o kadar etkilemiyor, çünkü gelirlerimiz temlikli. Ama Anadolu'daki kulüplerin can suyu yayıncıdan gelen rakamlar. Sponsorlar ufak ufak başladılar, önümüzdeki sezon devam edemeyeceklerini belirtmeye başladılar. Büyük resim ne olacak bilmiyoruz" dedi.

"Eski maaşlar artık Türk futbolunda yok"

Şu anki durumla kulüpler için gelecek sezon tünelin sonundaki ışığın çok zor göründüğünü belirten Başkan Koç, "Martta 5 maçın 3'ü oynanmıştır. Nisanda hiç oynanmadı, mayısta oynanmayacak. Bundan sonrasını gelişmelere göre kararını vereceğiz. Artık eski maaşlar Türk futbolunda yok. Biz Fenerbahçe olarak 91 milyon Euro'dan 71'e indik, 50'lere inmek lazım. Bu zaman alacaktır. Bizde bu sezon için 3 milyon Euro'nun üstünde alan oyuncu yok. Bu rakamları daha aşağıya çekmek lazım. Yeni vergiler var. Burada tüm kulüpler adına devletimize çağrıda bulunmak istiyoruz. Biz futbolcularla net rakamlarla anlaşıyoruz. Totalde yüzde 40'a çıkan vergi var ve bu en azından şu an zar zor ayakta duran işlerimizi çok daha sıkıntıya sokacak. İnşallah burada bir nebze olsun 1-2 sene erteleme olabilir. Olması içinde şartlar uygun. Burada devletimizin yardımına çok çok ihtiyacımız var. Burada birinci önerimiz yapılandırma. Fenerbahçe olarak biz devletimizin çok iyi niyetle başlattığı yapılandırma sürecine giremedik. Ama anlaşmak zorundayız. Bizlerde bin bir imkanla bu noktaya geldik ama yapılandırma yapmak zorundayız. Dört ana bankayla görüşmeler sürüyor. Fenerbahçe sürecin başından beri bu yapılandırmanın yeterli olmadığını ve çok yakında geçersiz olacağını, en az 10 yıl olması gerektiğini söylemişti. Büyük kulüplerde bu işin olmayacağını ifade etti 10 yıldan önce. Faizler ciddi anlamda düştü ama devletimizin uzattığı yardım eline sıkı sıkı sarılıp, eskisi gibi harcamalar yapmadan gerçekçi bir plan içinden yapılandırma yapmamız lazım. Bugün ki yapılandırmada tüm kaynaklar bankaya gidiyor. O yüzden kazan kazan, iki tarafı etkileyecek bir yapıya gidebileceğimizi düşünüyorum. Ama şu ana kadar devletimize verdikleri yardımlar için teşekkür ediyoruz. Her kulübün devlete borcu var çok değişik alanda. Bu kamusal borçlarında yapılanması gerekiyor. Bizler kendi imkanımızla devletimize gidiyoruz, onlarda desteği veriyorlar. İster istemez bundan sonra gelecek Türk kulüpleri büyük sıkıntılarla karşı karşıya. Bizlerde geldiğimizden beri önem veriyoruz ama burada ektiğin tohumların meyve vermesi zaman alıyor. Burada Fenerbahçe olarak şu çağrıyı yapmak istiyoruz. Altyapıyı yönelme ve yatırım yapma teşvik edilmelidir. Hep yabancı sayısını konuşuyoruz. Bence yabancı sayısından çok yabancıların kalitesi, yaptığı kontratlar daha da önemli. Bizim şöyle bir önerimiz var. Altyapı yatırımlarına ağırlık verilmesi gerek. Biz de TFF şöyle diyebilir, 'Kulüplere en az ilk 11 de altyapıdan oyuncu oynama mecburiyeti getirilsin'. Bu dönüşümü hızlandırmalı ve teşvik edelim. Böyle bir önerimiz var" ifadelerini kullandı.

"Bahis düzenlemesi yapılmalı"

Futbol üzerinden oynanan bahisler hakkında da konuşan Koç, "Bahis konusu hassas bir konu. Şöyle bir ilişki olduğunu söyleniyor. Gelir seviyesi düştükçe oynanan bahis oranının arttığı söyleniyor. Türkiye Avrupa'ya göre çok önde bu konuda. Avrupa'da 5 büyük ligde yer alan takımların en önemli kaynakları bahis sitelerinin yapmış olduğu sponsorluktan geçiyor. Bu bahis faaliyeti kısmen düzenlenmiş durumda ama yasal düzenleme içinde olmayan, faaliyetleri düzenleyen çeşitli yollardan ülke insanımıza reklam yapıyorlar. Bu faaliyetlerin esas unsuru olan kulüpler olmasına rağmen pay alamıyoruz. Avrupa'da toplam bahis gelirleri 30 milyar Euro. Bunun yüzde 43'ü spor bahisleri, 12 milyar Euro. Bu pastadan kulüplere 1.2 milyar Euro olarak tahmin ediliyor. Ülkemizde ise yasal bahis faaliyetlerinde elde edilen gelir 1.5 milyar Euro. Oynanan yasal bahisin 5-6 misli büyüklüğünde yasal düzenleme altında yürütülmeyen bahis operasyonları var. Bunlar ne devlete vergi olarak ne de kulüplere kalmıyor. Bakanlığımız bu sorunun önüne geçebilmek için çok önemli düzenleme yaptı. Bu sistem Avrupa standartlarında getirilirse tüm kulüplerimiz için gelir, devletimize vergi olabilir. Biz bahis özendirilsin demiyoruz. Biz kulüplere kaynak sağlamak açısından koymak istiyoruz. Yabancılar yararlanırken Türk kulüpleri neden yararlanmasın" dedi.

"Süper Lig ve Türkiye Kupası takvime göre oynanmalı"

Süper Lig'in başlaması durumu hakkında görüşlerini belirten Ali Koç, "Tarih yaklaştıkça tartışmalar artıyor, görüşler oluşuyor. Ben öncelikle Beşiktaş, Galatasaray, Kasımpaşa, Ankaragücü, Sancaktepe, Ümraniyespor, Giresunspor, sporcularına, idarecilerine ve Ahmet Nur Çebi'ye çok çok geçmiş olsun diliyorum. Ahmet Nur Çebi ile görüştüm, iyi olduğunu söyledi. O da herhalde Burak gibi virüsü var ama sağlığı yerinde. Ayrıca Mustafa Cengiz'e geçirdiği ameliyat dolasıyla geçmiş olsun diyorum. Dün biz kendisine moral vermeye gittik. O da bize moral verdi ve sevindirdi. O da en kısa zamanda aramızda olur. Liglere başlayacağız dedikçe korona virüs hadiseleri ortaya çıkıyor. TFF'nin şimdilik yaklaşımına katılıyorum, çünkü şimdilik söyleyebiliyorsunuz, 10 gün sonra ne olacağı belli değil. Avrupa'da diğer ligler başladıkça göreceğiz. Onlar bizden biraz öndeler. Bizde onlardan daha geç virüs salgını oldu. Zor bir karar. İşin sağlık boyutu ve ekonomik boyutu var. Biz Fenerbahçe olarak ne demişiz bu güne kadar. Biz bu süreçte dikkat ederseniz en az biz konuştuk. Mümkün oldukça görüş belirtmemeye özen gösterdik. Mart ayında yapılan Kulüpler Birliği toplantısında 17 Nisan tarihini ifade ederken başkanlarda hatırlar. Demiştim ki her türlü alternatifi değerlendirin, buna oynamamak dahil. Ben mayıs başı diyordum ama bugünleri öngöremedik. Biz 7 Mayıs'ta bir açıklama yaptık. Bizim için en önemli unsurun insan sağlığı olduğunu özellikle vurguladık. Her karara saygılı olacağını belirttik. Devam etmesi durumunda ise bazı konulara açıklık getirilmesini bugünden adının konulmasını istedik. Ben Avrupa Kulüpler Birliği İcra Kurulu'nda toplantılarda gerek ekonomik, gerekse sağlık açısından pek çok modeli karşılaştıklarını bütün paydaşlarla görüştüklerini, kararlar aldıklarını gördüm. Türkiye'de futbolcuların da bu süreçte konuşması lazım. Bu devam edecekse birkaç soru ortaya attık. Sonra bu sorular daha çok sorulmaya başladı. Liglerin başladığı tarihte bir kişide virüs rastlanması halinde hangi adımlar atılacak dedik. Bizde 2 kişide çıktı, 1 hafta erteledik ve antrenmanlara haftaya tekrar başlayacağız. Ama her hafta çıkarsa ne olacak, maçlar başladıktan sonra çıkarsa ne olacak. Virüs ile enfekte olmuş sporcunun takımı ve son 2 haftada oynadığı tüm rakipleri karantinaya dahil olacak mı?. Bu müsabakaların akıbeti ne olacak. Oyunları oynamaya başladık, başladığımız hafta sıralamalar değişiyor, sonraki hafta oynayamıyoruz ve bu nasıl tescil edilecek. Her senaryoya göre ne yapılabileceğinin açık açık anlatılması lazım. Bütün bunların yanı sıra maçların oynanmaya başladığı hafta virüs ile enfekte olursa kalıcı hasar oluşma durumu var. Böyle bir durumun hukuki sorumluluğu hangi durum ve kişilerde olacaktır. Bunların bilinmesi lazım. Bütün bu hukuki sorumluluklar ligler başlamadan belirlenmeli. Bu soruları sorduktan sonra bir çok kişinin aradığı sorular olduğunu gördük. Bütün takımlar en az haftada 1 test olmak durumunda. Bizim bilgilerimize göre bazı kulüpler test yapmadan antrenmana başladı. Premier Lig'de 4 milyon Pound yatırım yapıyorlar ve her kulübün tesislerinde test istasyonu kuruyorlar. Federasyon bunu ödeyecek. Futbol kulüpleri olarak devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde testlerimiz daha hızlı yürüyor ama bu soruların cevabı bulunmalı. Bu işin oldu bittiye gelmesini istemiyoruz. Oynanacaksa aynı takvim üzerinden oynanmalı. Bize bundan farklı senaryo lütfen diretmeyin, buna karşı olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Hızlandırılmış bir takvimden bahsediliyor, bu ne demek. Yayıncı kuruluşun ödemeleri yapmıyorum demesi demek. Bunların artısı da eksisi de var. Bunlara en iyi kararı TFF verir. Önümüzde alternatifler var. Şahsen ikinci, üçüncü ve amatör liglerin kesin oynanmaması gerekir. Bunların oynanması için hiç gerekçe görmüyorum. Gelir açıdan baktığınızda onların ertelenmesi sıkıntı olmaz. Ekonomik boyutla, sağlık boyutunu iyi dengelememiz lazım. Ligler iptal edildiği takdirde oynanmadığı takdirde ekonomik açıdan büyük bir sıkıntı çıkaracaktır. Ligler oynanmaz, devlet telafi eder onu bilemem. Oynanacaksa askeri kamp mantığında yaklaşım olabilir. Ligler başlamadan 3 hafta önce oyuncular askeri kamp gibi girecek. Hiçbir şekilde normal hayatla temasları olamayacak maçlar için gidip gelecekler ve test olacaklar. Böyle bir yaklaşım olabilir. Gidişata göre bakmak durumundayız. Benim en büyük endişem bu seneyi kurtaracağız derken ciddi kayıplarımızın olması. Hali hazırda geç başlamak durumunda. Bütün alternatifler değerlendirilmeli ve en iyi karar verilmeli. Ligler oynanmayacaksa da nasıl tescil edileceği, sıralamaya göre mi yapılacak, beyaz sezon mu ilan edilecek, Avrupa'ya takımlar nasıl yollanacak. Bunların açık bir şekilde tartışılıp karar verilmesi gerek. Futbolun tüm paydaşları aynı ortamda olup konuşamıyoruz. Bütün paydaşların beraber değerlendirmesi lazım. Çok zor bir karar. Ekonomik ve sağlık boyutu var. Hiçbir şey insan sağlığından daha önemli değil" açıklamasında bulundu.

Milli futbolcular, Paraguay maçında galibiyete odaklandı

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 2. maçında Paraguay'la karşılaşacak A Milli Futbol Takımı'nda kaleci Uğurcan Çakır ve savunmacı Samet Akaydin, Paraguay karşısında kazanarak Avustralya mağlubiyetini unutturacaklarını söyledi

17.06.2026 04:10:00
AA
Milli futbolcular, Paraguay maçında galibiyete odaklandı
Milli futbolcular, Paraguay maçında galibiyete odaklandı

Arizona'da milli takımın kamp yaptığı otelde düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan iki oyuncudan Uğurcan Çakır, Avustralya ile oynanan ilk maçın istedikleri gibi geçmediğini vurguladı.

Mağlubiyetin üzüntüsünü yaşadıklarının altını çizen Uğurcan Çakır, "Bazen çok motive olunca olmuyor. Bizim için de öyle bir gün geçti. Tabii ki üzüldük. Paraguay maçında hatayı telafi etme şansımız var. Zihinsel olarak maça hazırlanmalıyız. Hepimiz sorumluluklarımızı bilip ona göre oynamalıyız. Bir final maçı değildi. Hepimiz ülkemizi mutlu etmek istedik ama istediğimiz gibi gitmedi. Önümüzde alınacak 6 puan var. İlk maç Paraguay maçı, bu maçı kazanıp 3 puanı almak istiyoruz. Buraya gelmek hayalimizdi. 24 yıl sonra buraya geldik ve ülkemizi gururlandırmak istiyorduk. Duygusal anlamda bunun da baskısı vardı. Meydanlarda kurulan televizyonları görünce, buna karşılık vermek istiyorduk. Kazanmak istedik ama bu sahaya yansımadı. Takımın şu anda morali iyi, ilk maçı unuttuk. Önümüzde 2 final maçı var. Bunları kazanmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Mevcut kadrosunun 2024 Avrupa Şampiyonası'nda ve UEFA Uluslar Ligi'nde başarılı olduğunu belirten Uğurcan, şunları söyledi:

"Kadroda çok fazla değişen isim olmadı. Birkaç kişi takıma katıldı. Takım içinde arkadaşlık çok iyi. Bu da bize büyük başarılar getirdi. Dışarıda yazılıp çizilenler olabiliyor. Herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor. İlk maçta istemediğimiz bir sonuç aldık. Ülkemizi üzdük ama bunu telafi edebileceğimizi düşünüyorum. En iyi performansımızla Paraguay maçından istediğimiz sonucu almak istiyoruz. Türk milleti bizi eleştirebilir. Başarılı olunca nasıl göklere çıkarılıyorsak 1 maç kaybedince eleştirilebiliriz. Bu eleştiri bizim başımızın tacı. Futbol oynuyorsanız bu eleştiriye açık olmanız gerekiyor. Bir final maçı kaybetmedik. Paraguay maçında bunu telafi etme şansımız var. Hatalarımızdan ders çıkaracağız. Avustralya maçının analizlerini yaptık, neleri eksik yaptığımızı gördük. Topun bizde kalması çok önemli değildi. Net gol pozisyonlarına giremedik ama neleri eksik yaptığımızı gördük. Paraguay'a hazırlanıyoruz. Çok çalışacağız. Birlik olacağız ve her zaman yaptığımız gibi iyi sonuç almaya çalışacağız. Galip gelip kendimizi ve ülkemizi mutlu etmek istiyoruz."

"Dün geride kaldı, önümüze bakacağız"

Paraguay karşısında işlerini en iyi şekilde yapıp 3 puana uzanmak istediklerini yineleyen Uğurcan Çakır, Avustralya maçını unuttuklarını dile getirerek "Dün geride kaldı, önümüze bakacağız. En iyi performansımızla o sahada olacağız, bunu başaracağımıza ben inanıyorum." diye konuştu.

Avustralya karşısında kendi performansının da standardının altında olduğunu belirten Uğurcan, "Bazen böyle oluyor. Gol yemeyip arkadaşlarıma yardımcı olmak isterdim." ifadelerini kullandı.

Avustralya maçına hazırlanmak için Kuzey Makedonya'yla, Paraguay maçına hazırlanmak için de Venezuela'yla hazırlık maçı oynadıklarını söyleyen Uğurcan, şöyle konuştu:

"Kuzey Makedonya maçı, Avustralya maçı içindi. Onlar da 5'li savunma oynuyordu. Orada iyi oynayıp galip gelmiştik. Avustralya'yı iyi analiz etmiştik, çalıştığımız yerden goller yedik. Odaklanıp hatalarımızı minimuma indirmek istiyoruz. Bunun için çalışacağız. Hocanın en çok gösterdiği pozisyondan golü yedik. Telafi etme şansımız var. Maç içindeki su molaları da tempo düşürüyor, hiç güzel değil. Maç soğuyor, konsantrasyon da dağılıyor. Hiç hoşuma gitmedi. Böyle oynayan takımlar da var, belki onlar için iyi olabilir."

Hiçbir maçın kağıt üzerinde kolay olmadığını sözlerine ekleyen Uğurcan, "Analizde bazı şeyleri görebiliyorsun ama sahada rakibin isteği, odaklanması daha fazlaysa, ne kadar yetenekli olursan ol seni yenme şansı oluyor. Dünyanın en iyi takımı denilen İspanya bile berabere kaldı. Ana amaç tabii ki çeyrek final, yarı final yapmak. Ama maç sahada oynanıyor. Kağıt üzerinde herkes kolay bir gruptayız dedi. Ben 400'e yakın maç oynadım, kolay maç kazandığımı hatırlamıyorum. Ama bunu yapabilecek karakterde oyuncular olduğumuza inanıyorum. Bundan daha iyisini yapacağımıza inanıyorum. Sahaya çıkıp ülkemizi gururlandırıp Paraguay'ı yenmek istiyoruz. ABD maçını sonra düşünürüz."

Paraguay karşısında galip gelmeleri durumunda kendilerini eleştiren insanların bu kez "final oynayacağız" diyeceğini söyleyen Uğurcan Çakır, "Ülkemizi mutlu etmek istiyoruz. Türkiye geldi, Amerika'da Dünya Kupası maçı oynuyor. Kaybetmemizi bekleyenler var. Hepsinin eleştirileri başımızın tacı. İlk maç final maçı değildi, önümüzde 2 maç daha var. Biz bitti demeden bitmez. İnşallah biz de bunu başarabiliriz. 2008'e yaşımız yetiyordu, ülkemiz de bunu bekliyor. Bunu yaşatmak istiyoruz ve yapacağız." diyerek sözlerini tamamladı.

Samet Akaydin: "Maçı kazanacağımıza eminim"

Uğurcan Çakır gibi Samet Akaydin de Avustralya mağlubiyeti sebebiyle mutsuz olduklarını vurguladı.

İlk maçta kimsenin böyle bir skor beklemediğinin altını çizen Samet Akaydin, şöyle devam etti:

"Maça iyi hazırlanmıştık. Bizi buralara kadar getiren şey birlik ve beraberlik olmuştu. Bu hiçbir şekilde bozulmayacak. Sadece 1 maç oynadık. Ülkemiz bizden çok şey bekliyor. Bunun sorumluluğu bizde var. Paraguay maçında ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek maçı kazanacağımıza eminim. Bu maç bizi yıldırmadı. İlk maçlarda beklenmeyen sonuçlar olabiliyor. Bunu telafi edeceğimizi düşünüyorum. Bazı şeyler yazılıp çiziliyor, bu da bizi üzüyor. Böyle şeyler söz konusu bile değil. Bu takım Avrupa Şampiyonası'ndan bu yana beraber oynayan ekip. Birbirini çok iyi tanıyan, seven bir takım. Biz Avusturya'ya hazırlık maçında farklı sonuçla yenilmiştik, sonra Avrupa Şampiyonası'nda Avusturya'yı yendik. Böyle mağlubiyetler bizi kendimize getiriyor. Ben takıma çok güveniyorum. Hep toplantı halindeyiz. Gerçekten üzüldük yazılanlara. İnşallah Paraguay maçında telafi edeceğiz. Ülkemizi mutlu etmek çok güzel bir duygu. Bunlar bize baskı yapmıyor. Sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Tribünlerde ağlayan çocukları görünce biz de üzülüyoruz. Bunun için sonuna kadar savaşacağız."

Bu tarz durumlarla daha önce de karşı karşıya kaldıklarını ve bu anlamda tecrübeli olduklarını belirten Samet, "Kendi adıma konuşursam, böyle durumlar beni çok etkilemiyor. Eleştiri olmazsa futbolun bir anlamı kalmıyor. İyi söylemler olduğu gibi kötü söylemler de olacak. Biz çabuk sinirlenen ve çabuk yumuşayan bir yapıya sahibiz, insanımız böyle. Şu anda herkes Paraguay maçı bir an önce gelsin de sahaya çıkalım diye düşünüyor. Avustralya'yı aslında iyi analiz ettik. Her şeyin en iyisini yapmaya çalıştık. Her bölge oyuncularını farklı farklı analiz ediyoruz. En iyi şekilde hazırlanıyoruz. Eksiklerimizden ders çıkarmaya çalışıyoruz. İşin ciddiyetinin farkındaydık. İlk maçın telafisi olur. Bunları fazla dile getirip kendimizi strese sokmak istemiyoruz. Önümüzde 2 maç daha var. En iyi şekilde hazırlanıyoruz. Güzel bir sonuçla bu maçtan döneceğiz inşallah." açıklamasında bulundu.

Üzerlerinde baskı olmadığını ama sorumluluk olduğunu vurgulayan Samet, "Bizim ülkemiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Biz de bunun karşılığını veremeyince mutsuz oluyoruz. Bu bizi strese sokmuyor. Daha çok çalışıyoruz. Zaten iyi çalışıyorduk ama bu mağlubiyetin ardından daha da istekli çalışıyoruz. Mağlubiyet diğer takımları farklı etkileyebilir belki ama bizim takımı daha da hırslandırdı." diye konuştu.

"Kaptanımıza farklı imalarda bulunuyorlar, üzülüyoruz"

Avustralya maçının ardından teknik ekiple konuştuklarını ve çalıştıkları yerden gol yemenin kendilerini çok üzdüğünü söyleyen Samet, telafisi olmayan Paraguay karşısında daha dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun kendilerine her şartta sahip çıktığını dile getiren Samet, şu ifadeleri kullandı:

"Her zaman arkamızda duruyor. Biz onu o da bizi çok seviyor. Her yerde sonuna kadar hakkımızı savundu. Bize inanıyor ve biz de o inancı boşa çıkarmak istemiyoruz. İnşallah kazanarak ilk maçtaki mağlubiyeti unuttururuz. Çok çalışıyoruz, inşallah sonucunu alacağız. 24 yıl sonra Dünya Kupası'na geldik, önümüzde kritik bir maç var ve bizim desteğe ihtiyacımız var. Bu takım şu ana kadar önemli başarılar kazandı. Biz duygusal insanlarız. Futbolcular olarak da her şeyin bilincindeyiz. Kötü oynayanlar kendilerini de en ağır şekilde eleştiriyor. Herkesin farkındayız. Avustralya karşısında top genelde bizdeydi. Çalıştığımız yerden gol yemek bizi düşürdü. Şutlarla savunmayı açabilirdik. Hakan, Arda, Barış gibi topa iyi vuran oyuncularımız var. İkinci yarıda oyuna iyi başladık. Kenan'ın oyuna girmesiyle hareketlendik ama sonra talihsiz bir gol yedik, oyun düştü."

Gruplar açıklandığını herkesin milli takımın grubu lider tamamlayacağı yönünde görüş bildirdiğini belirten Samet, "Ben de öyle düşünüyordum ve hala düşünüyorum. Kalite olarak takımımızın ağır bastığını düşünüyorum. Ama mücadele her zaman yeteneği yener. Paraguay maçında sizlerin de desteğine ihtiyacımız var. Burada olan herkes bize destek oluyor. Daha çok birlik olmamız gerekiyor. Avrupa Şampiyonası öncesinde Hırvatistan'ı deplasmanda nasıl yeneceğimizi konuşuyorlardı, gittik deplasmanda yendik. Avrupa Şampiyonası'nda 'gruptan çıkamazlar' dediler çıktık, Avusturya'yı yendik. Hollanda maçı belki de turnuvadaki en iyi maçımızdı. Yılmadan devam edeceğiz." diye konuştu.

İlk maçın ardından yapılan eleştirilerle ilgili görüşlerini aktaran Samet, şunları söyledi:

"Duygularımızı çok yukarıda yaşıyoruz. Eleştirilere açığız, bizden daha fazla açık olan da yoktur. Ama biz bazen eleştiriyi karıştırıyoruz. Bir insanın saçına, bıyığına girmek artık eleştiriden çıkıyor. Ben bunları anlamıyorum. Eleştirinin en ağırı yapılsın, kötü oyun eleştirilsin. Uğurcan kötü oynayınca ben ona sallarım, ben kötü oynayınca o bana sallar. En iyi eleştiriyi biz yapıyoruz. Maçı kaybedince sabaha kadar uyumadık. Kaptanımıza farklı imalarda bulunuyorlar, üzülüyoruz, kaptanımız da üzülüyor. Hakan biraz da duygusal bir insan. Böyle şeylere de takılıyor ve bu da gayet normal. Artık korkudan bir şey yapamıyoruz. Artık dışarıda basın olduğu zaman antrenmanlarda dümdüz duruyoruz. Yenildiğimiz zamandaki eleştiriler bizi düşürmüyor." 

Oğuz Çetin ilk fırçasını yedi: 1.80'lik stoper mi olur?

Mazbatayı alıp işe koyulan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, futbol aklı Oğuz Çetin ve scout ekibinin önüne getirdiği dünyaca ünlü Nathan Ake'nin boyuna takıldı! Trabzonspor’un dev forveti Paul Onuachu’yu hatırlatan efsane başkan, kurmaylarına ilk ciddi fırçasını attı. Çetin'in Milan Škriniar'ın yanına düşündüğü kusursuz sol ayak için Başkan Aziz Yıldırım'ın ikna edilmesinin çok zor olduğu haberleri geliyor

16.06.2026 16:03:00
Haber Merkezi
Oğuz Çetin ilk fırçasını yedi: 1.80'lik stoper mi olur?
Oğuz Çetin ilk fırçasını yedi: 1.80'lik stoper mi olur?
Fenerbahçe'de mazbatasını alarak resmen yeni dönemi başlatan Başkan Aziz Yıldırım, transfer çalışmalarına kendi sert felsefesiyle damga vurmaya başladı. Futbol aklı Oğuz Çetin ve scout ekibinin önüne getirdiği dünyaca ünlü sol stoper Nathan Ake'nin bir stoper için kısa olan boyunu gören Yıldırım eski günlerini aratmayan bir tepkiyle cevap verdi.






UCHE VE HÖGH GİBİ STOPER İSTİYOR

Geçmişte Uche, Högh, Lugano ve Kjaer gibi "duvar" stoperle çalışan efsane başkan, 1.80'lik Ake yüzünden kurmaylarına ilk ciddi fırçasını attı.

İddialara göre Çetin'in listesinde Manchester City'nin Hollandalı stoperi Nathan Aké de yer alıyordu. Oyuncunun 1.80'lik boyunu görünce kızan Yıldırım, Süper Lig'in sert fiziğine ve Trabzonspor'un dev forveti Paul Onuachu'ya da gönderme yaparak, "emin misiniz?" diyerek imalı bir sorgulama yaptı.






31 YAŞINDAKİ AKE İSTENMEYEN ADAM

Teknik heyetin Nathan Aké ısrarının arkasında ise tamamen modern futbolun taktiksel şifreleri yatıyor. Manchester City'nin Pep Guardiola sonrası bütçe açmak için bırakmaya sıcak baktığı 31 yaşındaki yıldız, tam bir oyun kurucu.






10.7 MİLYON DOLAR MAAŞI VAR

Kurmaylar, sert ve kesici olan Milan Škriniar'ın yanına; geriden kusursuz oyun kuran, sol bek melezliği olan ve elit liglerde kupalar kaldırmış Aké'nin "temiz sol ayağıyla" ilaç olacağı raporunu sundu.

Ancak bu transferin önünde tek engel Aziz Yıldırım'ın "boy ve sertlik" kriteri değil; oyuncunun haftalık 160 bin Sterlin (yıllık yaklaşık 10.7 milyon Dolar) bulan devasa maaşı da zorluyor.






Fenerbahçe formasını yere atan Merih Demiral! "Bir daha bu kapıdan girmem"

Aziz Yıldırım ve kurmaylarının alt yapıdan yetişen Merih Demiral ismine neden mesafeli yaklaştığı ortaya çıktı. Yaklaşık 10 yıl önce Florya'da oynanan Galatasaray maçında yaşanan ve genç stoperin Fenerbahçe formasını yere fırlatarak "Bir daha bu kapıdan girmem" diyerek yemin edip gitmesine yol açan kriz dönüşünün önündeki en büyük engel olduğu iddia edildi

16.06.2026 15:58:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe formasını yere atan Merih Demiral! "Bir daha bu kapıdan girmem"
Fenerbahçe formasını yere atan Merih Demiral! "Bir daha bu kapıdan girmem"
Fenerbahçe'nin yeni seçilen Başkanı Aziz Yıldırım rakibi Hakan Safi'nin "anlaştım" dediği Mason Greenwood, Hakan Çalhanoğlu ve Luis Suarez gibi dünya yıldızlarına ilgi göstermedi... kulübün altyapısından yetişen Merih Demiral'ın da üzerini çizdi.






OĞUZ ÇETİN GEREKSİZ LÜKS GÖRDÜ

Oğuz Çetin önderliğindeki futbol aklı savunma hattına aranan profilin "sol ayaklı ve top yapabilen bir stoper" (Skriniar'ın yanına) olduğunu belirterek Merih'i taktiksel açıdan "gereksiz lüks" olarak değerlendirdi. Ancak bu kararın arkasında 10 yıl önce yaşanan kriz ve kırgınlık olduğu da iddia edildi.






2016 YILINDA YAŞANAN DEV KRİZ

Krizin ilk ve en büyük kırılma noktası, 2016 yılında Florya'da oynanan Galatasaray U21 maçında yaşandı. Dönemin altyapı sorumlusu Şenol Çorlu tarafından oyundan alınan Merih, bu karara çok sinirlenerek Fenerbahçe formasını yere fırlattı.

SEMİH ÖZÜ'NÜN UNUTULMAZ İDDİASI

Bu olayın ardından ceza olarak U19 takımına gönderilen ve sadece antrenmanlara çıkmasına izin verilerek dışlanan stoper, altyapı antrenörü Semih Özü'nün ifadesiyle "bir daha bu kulübün kapısından girmeyeceğine dair büyük bir yemin" ederek kulüple iplerini tamamen kopardı.






AYLIK BİN 500 TL TEKLİFİ BEĞENMEDİ

Kulübün profesyonel sözleşme aşamasında Merih'e dönemin şartlarında asgari ücret seviyesinde (aylık 1.500 TL) bir maaş teklif etmesi de bardağı taşırdı. O dönem Aziz Yıldırım yönetiminin altyapıdan ayrılmak isteyen gençlere karşı genel tavrı, "Fenerbahçe aidiyeti hissetmeyen, gitmek isteyene zorluk çıkarılmaz, kapı açık" şeklindeydi.

ALTYAPI BAŞARISIZLIĞI OLDU

Yönetim bu ayrılığı büyük bir kayıp olarak görmese de, Merih'in Juventus ve Sassuolo gibi devlerde parlaması tribünler tarafından uzun süre Yıldırım hanesine "altyapı başarısızlığı" olarak yazıldı. Yıllar sonra İtalya'da konuşan Merih ise kulübe değil, dönemin idari şahıslarına kırgın olduğunu belirterek, "Fenerbahçe içimde her zaman bir yara, bir ukte olarak kaldı" sözleriyle yaşananları özetlemişti.

Hakan Çalhanoğlu'na kapı kapalı! "Galatasaray'ın aile ortamını bozar"

Inter’in yıldızı Hakan Çalhanoğlu’nun parçalı formayı giyme hayali, Okan Buruk'un duvarına çarptı. İtalyan deviyle 16-18 milyon Euro bandında anlaşma zemini olabilecekken; tecrübeli çalıştırıcı milli oyuncunun karakter analizine ve geçmiş krizlerine bakarak veto etti. "Takımın aile ortamını kökünden dinamitler" uyarısıyla koyduğu kesin veto, tarihi transferi tamamen iptal ettirdi
 

16.06.2026 15:42:00
Haber Merkezi
Hakan Çalhanoğlu'na kapı kapalı! "Galatasaray'ın aile ortamını bozar"
Hakan Çalhanoğlu'na kapı kapalı! "Galatasaray'ın aile ortamını bozar"
Inter'in dünyaca ünlü yıldızı Hakan Çalhanoğlu son iki transfer (bu transfer dönemi hariç) döneminde Galatasaray forması giymek için uğraştığı, ancak teknik direktör Okan Buruk engelini aşamadığı iddia edildi. Geçen sezon başkan Dursun Özbek bu hamle için şartları araştırırken, George Gardi sürecin dışında olmasına rağmen Inter'i 16-18 milyon Euro bandına ikna edebileceğini yönetime iletti.






AİLE ORTAMINI BOZAR KORKUSU

Ancak Okan Buruk, ne geçen yaz ne de kış transfer döneminde milli oyuncunun takıma katılmasına onay vermedi. Buruk'un bu ısrarlı vêtosunun arkasında tamamen takım içi dengeler ve huzur ortamı yatıyor.

Deneyimli teknik adama göre; Hakan'ın gittiği takımlarda sürekli sorun çıkaran yapısı, bağlılık problemleri ve etrafında kendisine biat etmeyen isimleri dışlama eğilimi, Galatasaray'ın en büyük gücü olan "aile ortamını" kökünden dinamitleyecekti.






KARAKTER ANALİZİNDEN GEÇEMEDİ

Hatta Ocak ayında Abdullah Kavukçu bizzat Milano'ya gitmiş pek çok oyuncu için görüşmüş ancak Inter kulübü masada hazır beklemiş olmasına rağmen Buruk'un kesin tavrı nedeniyle görüşme dahi gerçekleşmemişti. İddialara göre de teknik heyetin raporunda oyuncunun karakter analizine dair çarpıcı detaylar var.






GÖKHAN TÖRE KRİZİNİ BURUK UNUTMADI

Geçmişte milli takımda Gökhan Töre ile yaşanan krizler, Inter'de Lautaro Martinez ile çekişmeleri ve Türkiye'deki diğer ezeli rakipler Fenerbahçe (geçen sezon Ali Koç'la görüşmesi sonra yalanlaması, bu sezon Hakan Safi'ye evet demesi) ile Beşiktaş'a da sürekli mavi boncuk dağıtan profili, Kemerburgaz  kapılarının Hakan'a kapanmasında başrolü oynadı.






6.5 ALIRKEN 9 MİLYON EURO İSTEDİ

Mali şartlar da bu vetoyu perçinleyen son damla oldu. İtalyan devinde net 6.5 milyon Euro kazanan Hakan Çalhanoğlu'nun, Galatasaray'dan ilk etapta yıllık 9 milyon Euro talep etmesi bardağı taşırdı. Okan Buruk'un "takım içi maaş dengesini ve huzuru bozma" uyarısını haklı bulan yönetim, bu operasyonun defterini bir daha açılmamak üzere kapattı.

Dünya Kupası'nda Oulai fırtınası

Dünya Kupası ilk maçında Ekvador’u 1-0 mağlup eden Fildişi Sahili’nde, Trabzonspor’un yıldızı Christ Inao Oulai sergilediği futbolla geceye damga vurdu

16.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Dünya Kupası'nda Oulai fırtınası
Dünya Kupası'nda Oulai fırtınası
Dünya Kupası'na zafer dansıyla damga vuran Trabzonsporlu Christ Inao Oulai için transfer kazanı kaynıyor! Fildişili yıldız için bordo-mavililerin 60 milyon Euro'luk rekor planı işlerken, milli takım kampında Galatasaray bombası patladı. Singo'nun yoğun baskısına rağmen Trabzon'da kopan ipler transferin kaderini belirledi.






Dünya Kupası ilk maçında Ekvador'u 1-0 mağlup eden Fildişi Sahili'nde, Trabzonspor'un yıldızı Christ Inao Oulai sergilediği futbol ve maç sonu yaptığı zafer dansıyla geceye damga vurdu.






Turnuvayı oyuncu için büyük bir vitrin olarak gören bordo-mavili yönetimin beklentisi çok yüksek. Trabzonspor, Fildişili orta sahanın turnuva sonrasında 60 milyon Euro barajını aşarak Türk futbol tarihinin rekor bonservis bedeliyle Avrupa'ya transfer olmasını hedefliyor.






SINGO GALATASARAY İÇİN ÇALIŞIYOR

Oyuncunun ismi yurt içinde de sıcaklığını koruyor... keza geçen sezonun ortasında Galatasaray, Oulai'yi kadrosuna katmak için yoğun bir baskı kurmuş ancak bordo-mavili kulüpten vize alamamıştı.

Şu sıralar milli takımdan arkadaşı Wilfried Singo'nun, Oulai'yi Galatasaray'a gitmeye ikna etmek adına milli takım kampında yoğun bir pres uyguladığı iddia ediliyor.






TRABZONSPOR İLE GALATASARAY KOPTU

Ancak Singo'nun bu yoğun baskısına ve arka plandaki transfer iddialarına rağmen iki kulüp arasındaki köprüler tamamen atılmış durumda.

Trabzon'da oynanan son lig maçında yaşanan olayların ardından Trabzonspor ile Galatasaray arasında ipler koptu. Bu gerilim nedeniyle iki camia arasında şu anda hiçbir resmi veya gayriresmi transfer görüşmesi yürütülmüyor.






AYNI ZAMANDA GÖVDE GÖSTERİSİ

Trabzonspor yönetimi, yaşananların ardından yıldız oyuncusunu ezeli rakibine kaptırmaya kesinlikle niyetli değil. Bordo-mavililer, Dünya Kupası'nda piyasasını iyice parlatan Oulai'yi doğrudan Avrupa'nın dev kulüplerine, hedefledikleri astronomik rakamlara satarak hem finansal rahatlamayı hem de gövde gösterisi yapmayı planlıyor.

200 milyon euro'luk intikam! Fenerbahçe'de düğmeye erken basıldı

Fenerbahçe’de tarihi bir katılım ve rekor oyla tamamlanan olağanüstü kongrenin ardından camia saha dışındaki ilk büyük algı operasyonuyla karşı karşıya

16.06.2026 14:40:00
Haber Merkezi
200 milyon euro'luk intikam! Fenerbahçe'de düğmeye erken basıldı
200 milyon euro'luk intikam! Fenerbahçe'de düğmeye erken basıldı
Fenerbahçe'de tarihi kongrenin yankıları sürerken, seçimi kaybeden taraftan beklentileri karşılanmayan sosyal medya hesapları yeni yönetim için "200 milyon Euro enkaz" algısını piyasaya sürdü! Yeni yönetimi yıpratmak iisteyen mihraklar, "Haziran sonuna kadar 200 milyon Euro acil nakit lazım" kulisiyle düğmeye bastı. Ortada bir enkaz mı var, yoksa mamaları kesilenlerin intikam savaşı mı? Camia büyük merak içinde.






Fenerbahçe'de tarihi bir katılım ve rekor oyla tamamlanan olağanüstü kongrenin ardından camia saha dışındaki ilk büyük algı operasyonuyla karşı karşıya. Seçimi kaybeden kanattan beklentileri olan odaklar, Aziz Yıldırım yönetiminin mazbatasını almasının hemen ardından "Fenerbahçe'nin Haziran sonuna kadar acil 200 milyon Euro nakit bulması gerekiyor; Yıldırım yönetim kurulundan para isteyecek" kulisini servis etti.






İMECE USULÜYLE ÇÖZÜME ULAŞTIRILACAK

Seçim sürecinde rakip aday, "Yöneticilerin cebine bakmayan, finansmanı tek başıma ve güçlü sponsorlarla çözecek bir model" vadetmişti. Aziz Yıldırım ise Barış Göktürk, Nihat Özbağı, Mahmut Uslu gibi kulübün geleneksel ağır toplarını yönetime alarak "imece ve kasa kolaylığı" yöntemini seçti.






"ORTADA MALİ ENKAZ VAR" YAYGARASI KOPARILDI

Seçimin hemen ardından bu rakamın sızdırılması, taraftara "diğer adayı seçmediniz, bakın Aziz Yıldırım daha ilk haftadan yöneticilerin kapısını çalmaya başladı, bu parayı bulamazlar" şüphesini enjekte etmek amaçlı olduğu düşünülüyor.






SADETTİN SARAN'DAN TARİHİ HAMLELER GELMİŞTİ

Fenerbahçe, Sadettin Saran döneminde atılan tarihi adımlarla Bankalar Birliği anlaşmasından çıktı. Gelirlerin üzerindeki %50'lik blokaj kalktı. Yani kulübün gelirleri serbest. Ortada "mali enkaz var" denilemez.






HAZİRAN AYINI BİLMEYEN FUTBOLU BİLMEZ

Futbol endüstrisinde Haziran, liglerin bitmesi nedeniyle sıcak para akışının durduğu ama vadelerin yığıldığı aydır. Bahsedilen 200 milyon Euro, iddia edildiği gibi "ödenmezse kulübün batacağı bir borç" değildir. Bu meblağ; UEFA lisansı için vadesi geçmiş mikro borçların temizlenmesi, kısa vadeli piyasa borçlarının döndürülmesi ve en önemlisi yeni sezonun transfer bütçesinin toplamıdır.






HEDEF YENİ YÖNETİMİN KREDİSİNİ BİTİRMEK

Yıldırım yönetimi göreve gelir gelmez agresif bir transfer operasyonu başlattı. "Mamaları" kesilen muhalif algı merkezlerinin bu parayı "acil kapatılması gereken devasa bir delik" gibi göstermesinin temel nedeni, taraftardaki büyük transfer beklentisini baltalamak. Taraftara "Bu para transfere değil, borca gidecek" paniği yaşatılarak yeni yönetimin kredisini daha Haziran ayının başında tüketmek.

Beşiktaş'ın hayali yeni Orkun Kökçü'ler!

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, Türk futbolunda taşları yerinden oynatacak çılgın hamlenin şifrelerini verdi

16.06.2026 13:58:00 / Güncelleme: 16.06.2026 14:06:58
Haber Merkezi
Beşiktaş'ın hayali yeni Orkun Kökçü'ler!
Beşiktaş'ın hayali yeni Orkun Kökçü'ler!
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, Türk futbolunda taşları yerinden oynatacak çılgın hamlenin şifrelerini verdi!

Benfica'dan Orkun Kökçü transferiyle ezber bozan Adalı, şimdi çocukluktan Beşiktaşlı Kenan Yıldız ve Can Uzun için gözünü kararttı. Frankfurt'un yıldızı Can Uzun için "30-35 milyon euro'yu ben de veririm" diyerek Galatasaray'a meydan okudu.

Beşiktaş'ta Başkan Serdal Adalı, geçen sezon sınırları zorlayarak Benfica'dan transfer ettiği ve kısa sürede takımda kaptanlığa kadar yükselen Orkun Kökçü hamlesinin ardından gözünü yeni bir vizyon projesine dikti. Adalı'nın hayali Orkun gibi çocukluktan Beşiktaşlı Kenan Yıldız ve Can Uzun'a siyah-beyazlı formayı giydirmek.







30-35 MİLYON EURO VERMEYE HAZIR

Kenan Yıldız transferi şu an uzak ihtimal... Başkan Adalı, Can Uzun konusunda ise kararlı. Son yönetim kurulu toplantısında da ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne serdi.

Can Uzun'un 30-35 milyon Euro gibi bir bedelle Frankfurt'tan ayrılarak Galatasaray'a transfer olması ihtimalini değerlendirdi. Net bir mesaj verdi:

- Eğer böyle bir durum gerçekleşirse, o parayı vermeye hazırım.







BİR KAÇ YIL ÖNCE YAPTIĞI AÇIKLAMA

İki yıldızın Beşiktaş sevgisi derin bağlara, çocukluk yıllarına dayanıyor. Can Uzun'un geçmişte verdiği bir demeç, bu bağı ve ailelerin Türk futboluna olan tutkusunu özetliyor. Yakın arkadaşı Kenan Yıldız ile olan anılarını anlatan Can birkaç yıl önce şu açıklamaları yapmıştı:







KENAN YILDIZ DA İYİ BİR BEŞİKTAŞLI

- Kenan ile biz çocukluktan beri arkadaşız. Babalarımızla birlikte Beşiktaş maçlarını izlemek için her maçta bir araya gelirdik. Kenan'ın babası çok koyu Beşiktaşlı olduğu için bizi İstanbul'a birkaç kez maça getirdi.







CAN UZUN'UN BABASININ ROLÜ

Can Uzun'un kariyer yönetiminde ise babası Özcan Uzun'un rolü oldukça kritik. Piyasada iddia edilenlerin aksine, baba Özcan'ın oğlunu Galatasaray'a getirmek için bastırdığı yönündeki haberler gerçeği yansıtmıyor.







CAN'IN YETENEĞİNİ KEŞFEDEN BABASI

Kendisi de amatör düzeyde teknik direktör olan ve Can'ın yeteneğini keşfedip gelişimini şekillendiren Özcan Uzun, transfer konularında tamamen "doğru kariyer basamakları" felsefesini savunuyor.

Nürnberg'den Frankfurt'a geçiş sürecinde de büyük menajerlik şirketlerinin yönlendirmelerine kulak asmayan aile; parayı veya kulübün büyüklüğünü değil, Can'ın doğrudan süre alıp gelişebileceği projeyi önceliklendirmişti.

Orkun Kökçü'nün abisi Vanspor'la anlaştı

TFF 1. Lig'de mücadele eden Vanspor Futbol Kulübü, Orkun Kökçü'nün ağabeyi Ozan Can Kökçü'yü kadrosuna kattı

16.06.2026 10:27:00
İhlas Haber Ajansı
Orkun Kökçü'nün abisi Vanspor'la anlaştı
Orkun Kökçü'nün abisi Vanspor'la anlaştı
TFF 1. Lig'de mücadele eden Vanspor Futbol Kulübü, Orkun Kökçü'nün ağabeyi Ozan Can Kökçü'yü kadrosuna kattı.

Vanspor FK'den yapılan açıklamada, son olarak Hollanda ekibi FC Volendam forması giyen profesyonel futbolcu Ozan Can Kökçü ile 2 yıllık sözleşme imzalandığını duyurdu.



Açıklamada, "Orta saha bölgesinde görev yapan Ozan Can Kökçü'nün kulübümüze önemli katkılar sağlayacağına inanıyor, kendisine Vanspor forması altında başarılar dileriz" denildi.
Ozan Can Kökçü'nün Beşiktaş'ta forma giyen Orkun Kökçü'nün ağabeyi olduğu belirtildi.

Son şmpiyon sahneye çıkıyor


 
2026 Dünya Kupası heyecanı Türkiye saatiyle 17 Haziran'da 5 maçla devam edecek. Son şampiyon Arjantin, Cezayir ile karşı karşıya gelirken L Grubu'nda İngiltere ile Hırvatistan, Dallas Stadı'nda TSİ 23.00'de karşı karşıya gelecek.

16.06.2026 09:37:00
Haber Merkezi
Son şmpiyon sahneye çıkıyor
Son şmpiyon sahneye çıkıyor


2026 FIFA Dünya Kupası heyecanı I, J, K ve L Grubu'nda 17 Haziran'da oynanacak 5 maçla sürecek.

ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliği yaptığı turnuvada son şampiyon Arjantin, Cezayir ile karşı karşıya gelecek.

L Grubu'nda ise İngiltere-Hırvatistan karşılaşması oynanacak.

Turnuvada Türkiye saatiyle 17 Haziran'da oynanacak maçların programı şöyle:

I Grubu:

01.00 Irak - Norveç (Boston Stadı)

J Grubu:

04.00 Arjantin - Cezayir (Kansas City Stadı)

07.00 Avusturya - Ürdün (San Francisco Bay Area Stadı)

K Grubu:

20.00 Portekiz - Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Houston Stadı)

L Grubu:

23.00 İngiltere - Hırvatistan (Dallas Stadı)

TFF Başkanı, Fatih Terim'e verdi veriştirdi


 
Paraguay maçı öncesi açıklamalarda bulunan TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, "Bu kadar mı akbaba, sırtlan varmış içimizde, ilk maçtı bekleyip, böyle bir fırsat bekleyip de saldıran, olmayan şeyleri olmuş gibi gösteren" dedi.

16.06.2026 09:11:00 / Güncelleme: 16.06.2026 09:18:21
AA
TFF Başkanı, Fatih Terim'e verdi veriştirdi
TFF Başkanı, Fatih Terim'e verdi veriştirdi

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0'lık mağlubiyete ilişkin, "Öncelikle aziz milletimizden bu hayal kırıklığından dolayı hem ben hem takım hem de bütün çalışanlar adına özür diliyorum" dedi.

Ay-yıldızlı ekibin, Arizona'da bulunan Athletic Grounds'taki idmanı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İbrahim Hacıosmanoğlu, "Öncelikle aziz milletimizden bu hayal kırıklığından dolayı hem ben hem takım hem de bütün çalışanlar adına özür diliyorum. Ama bunlar ilk kez başımıza gelmiyor. 9 kez uluslararası turnuvalara katıldık, 8'ine mağlubiyetle başladık. Bu da mazeret değil ama istatistikler öyle söylüyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de meydanları dolduran binlerce kişiyi mutlu etmek istediklerini dile getiren Hacıosmanoğlu, şöyle devam etti:
"Türk milletinin 7'den 70'e bütün değerli insanlarını elbette ilk maçta galibiyetle coşturmak istiyorduk. Onları hayal kırıklığına uğrattığımız için teknik kadrodan, oyunculara kadar herkesin içi cız ediyor, o acıyı hissediyorlar. Ama maçı da seyrettiğiniz zaman da 100 tane maç oynasanız herhalde böyle bir maçla karşılaşmazsınız. Bizim çocuklara inancımız tam, o yetenekleri var. Maçın istatistiklerine baktığınız zaman daha şu ana kadar turnuvada oynayan bütün maçlarda böyle bir istatistik yok. Olmadı mı olmuyor ama bu olmayacak anlamını taşımıyor. Çünkü bu çocuklar yakın tarihe baktığınız zaman Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finaller oynayan çocuklar. Tarihinde ilk sefer uluslararası A Ligi'ne çıkaran bu çocuklar. 24 senenin üzerine Dünya Kupası'na yine bizi taşıyan bu çocuklar, bu teknik kadro. Onlara huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum."

Üç-dört turnuva oynayabilecek bir jenerasyona sahip olunduğunu aktaran TFF Başkanı, "Bu gerçekler ortadayken ve daha ilk maçımızı oynamışken, önümüzde 2 maç daha var, elbette çok değerli bulduğumuz yapıcı eleştirileri, hem teknik hem taktik hem de bizim de yönetimsel olarak da hatalarımızı insanların yapıcı olarak ve bu sürece katkı sağlayacak şekilde ifade etmelerini memnuniyetle karşılıyoruz, saygı duyuyoruz ve böyle devam etmelerini de arzu ediyoruz. Çünkü size dostunuz doğruyu söyler, düşmanınız söylemez, hatalarınız devam etsin ister. Cenab-ı Allah nasip edecek, bizim çocuklarımız, bu milletin bağrından çıkmış bu çocuklar, bu milletin ferasetiyle, analarımızın dualarıyla, çocuklarımızın muhabbetiyle ayağa kalkacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Bütün ekibi motive etme anlamında çok iyi oldu

"Çöl gibi bir yerdeyiz. Çölde sırtlanlar var, akbabalar var. Sırtlanlar aşağıdan sürü halinde saldırırlar, akbabalar da yukarıdan süzerler, kavga edip hayal kırıklığına uğrayan var mı, zayıf noktada olan biri var mı, inip de kapayım diye. Bütün ekibi motive etme anlamında da çok iyi oldu, bu kadar mı akbaba, sırtlan varmış içimizde, ilk maçtı bekleyip, böyle bir fırsat bekleyip de saldıran, olmayan şeyleri olmuş gibi gösteren." ifadelerini kullanan Hacıosmanoğlu, şöyle konuştu:

"Onları Türk milletine havale ediyorum. Ama onların o çabaları beyhude olacak. Bizim analarımızın duası, o genç çocuklarımızın... İsviçre'den kalkmış anne baba, 5 aylık bebeğiyle beraber gelmiş. Tribünde siz de görmüşsünüzdür. Otele geldiler, biz de gerekli ilgiyi gösterdik. Dün akşam gece 01.30 otelin önünde aile duruyor, kamp yaptığımız yerin önünde. Teyze çocuklarıyla beraber gelmiş, eşi de yanında, 'Başkanım ev yemeği yapıp getireyim, moralleri düzelir' diyor. Onun için bu milli takım bizim takımımız. 2 maç daha var önümüzde. Akbabalık, sırtlanlık yapmaya gerek yok. Farz edelim ki bu turnuvada başarılı olamadık. Bu sene A Ligi'ne yükseldik, İtalya'yla, Fransa'yla, Belçika'yla maç oynayacağız. Önümüzdeki sene Avrupa Şampiyonası elemeleri başlayacak. Ondan sonra Dünya Kupası var, tekrar Avrupa Şampiyonası var. Bu çocuklar en az 4 turnuva bir arada oynayacak olan çocuklar. Yerden yere vurarak ne kazanabiliriz? Bir şey kazanabiliyor muyuz?"

Hacıosmanoğlu, oyuncuların moral durumunun sorulması üzerine, "Temel darağacında asılıyor, sordular 'Son arzun nedir?' diye, 'Bu da bana ders olsun' dedi. Arkadaşların hepsi olayın bilincinde. 100 tane maç yapsanız böyle bir sonuçla karşılaşmazsınız. 30 şut atacaksınız, 50 sefer ceza sahasının içine gireceksiniz, iki topunuz direkten dönecek, bir buçuk atakları var, iki tane gol yiyeceksiniz, böyle bir şey yok ama oluyor, hayatın içinde var. Ha bu çocuklar bunun üstesinden gelecek güçtedir." açıklamasında bulundu.

Şenol Hocama teşekkür ediyorum, Fatih Hoca'yı arama gereği hissetmedim

Hacıosmanoğlu, Şenol Güneş ve Fatih Terim'in milli takımla ilgili açıklamalarının sorulması üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
"Şenol Hocama teşekkür ediyorum, bugün kendisiyle de konuştum. Fatih Hoca'yı arama gereği hissetmedim. Neden hissetmediğime gelince, konuşmasının başlangıcı ve son paragrafına kadar yaptığı açıklamalardan dolayı teşekkür ediyorum ama ona 'İmparator' lakabını işte bu halk verdi. 'İmparator'a yakışan şekilde de o konuşmayı bitirmesini arzu ederdim. Hiç yakıştıramadım kendisine, üzüldüm de. Çünkü İmparator ise lakabınız ya orada gizemli şeylerden bahsedip 'Bunları da konuşacağımız zaman gelecek, iki maç daha bekleyelim, hesap sorarız...' Yani kimden hesap soracaksın? Bu Fatih Terim duruşuna, o bilgeliğine yakışmadı. Kimden, çocuklardan mı, teknik kadrodan mı, yönetimden mi, başkandan mı hesap soracaksınız? Bari söyleyin de hazırlık yapsın, o hesap verecek... Burası hesap sorma, hesap verme yeri değil. Onun için hiç yakıştıramadım kendisine."

Oyunculardan her zaman kendisine bir ağabey gibi bakmalarını istediğini söyleyen Hacıosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Elbette ki bu akbabalara, sırtlanlara en güzel cevabı biz veririz ama onlara en güzel cevabı bu kardeşlerimizin sahada vermesi lazım. Onlar da bu konunun bilincinde. Elbette ki konuşuyoruz. Yönetimsel olarak bizim de yanlışımız olabilir. Yani bunu eleştiri olarak, olumlu, yapıcı eleştiri yapanlara saygı duyuyoruz. Gereken her şeyi konuşuyoruz biz. Bu çocuklara destek olalım. Fatura ödemesi gereken kim varsa yeri geldiğinde de öder, bu ben dahi isem ama şu süreci atlatalım, önümüzde iki maçımız var. İki maçı alırsak gruptan lider çıkma ihtimalimiz hala devam ediyor. İspanya, Yeşil Burun Adaları'yla berabere kalıyor. Enteresan sonuçlar var. İtalya 3 dönemdir Dünya Kupası'na gidemiyor. Ben inanıyorum bu çocuklara, çok iyi motivasyon kaynağı oldu. Sağlam adımlarla bu çocuklar gerekli cevabı sahada verecek, buna inancımız tam. Bir de şu açıdan da bakalım, tokadı ilk maçta yemek iyiydi, gruptan çıktıktan sonra telafisi yok."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.