HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 23 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Konsolidasyonun yeni adı: Takas

25.06.2001 00:00:00
Yine aynı terane. Kartel medyası huyundan vazgeçmiyor. Karayı ak, akı kara gösterme savaşı sürdürüyor. Millet kan ağlıyor, sıkıntılar her geçen gün artıyor, kartel medyasına göre Türkiye güllük gülistanlık. Haber ve yazı malzemeleri Kemal Derviş. Sabahleyin hangi saatte kalktığı, ne yiyip, ne içtiği haber konusu olan Kemal Derviş, takas operasyonu yapar da, kartel medyası durur mu? Tetikçilerin emir aldıkları belli. Hepsi birden takasın ne kadar önemli bir buluş olduğunu anlatma yarışına giriştiler.

Bu yarışı görünce, insan ister istemez, bildiklerini tekrar kontrol etme, gözen geçirme ihtiyacı hissediyor. Kartel medyasının seline kapılanlar ise, yolu hepten şaşıyor. Haklı olarak "madem ki takas, ekonomiyi kurtaracak bir çözümdü, bugünü kadar neden uygulanmadı" sorusunu sormadan kendilerini alamıyorlar.

Kartel meydasının anlatmakla bitiremediği takasın esası nedir? Bir çeşit konsolidasyon değil mi? Evet öyle ama, gel de bunu kartel medyasına sor. Onlara göre takas, büyük bir buluş. Bize göre ise, ekonominin içine yerleştirilmiş saatli bir bomba. Saati gelince patlayacak. Patlarsa patlasın, kartel medyası için dert mi? O zaman başka bir Kemal Derviş gelir, başka bir formül sunar, onlar da bandı değiştirirler. Bugüne kadar hep böyle olmadı mı?

Takas ile yapılan iş şu: Haziran ve Temmuz ayında vadesi gelen bonoların anapara ve faizleri ödenecekti. Bunları ödemek için Hazine'nin tekrar borçlanması gerekiyordu. Hani, borçların faizlerinin borçla ödüyoruz ya. Aynı şekilde borçlanma ihtimali zayıflayınca, bu sefer başka bir çözüm arandı. Bulunan çözüm, herkesin bildiği fakat başvurmadığı takas olmuştur.

Niçin takastan korkulur ve kaçılır? Sebebi gayet açık. Enflasyon yükselince Hazine'nin iç borcu yükü azalıyor. Bundan dolayı bazıları enflasyonun kasıtlı olarak yükseltildiğini ve yüksek tutulduğunu iddia ediyordu. Gerçekten de yüksek enflasyon, Hazine'nin rahat nefes alasını sağlıyordu. Şimdi ise durum, tam tersine döndü. Enflasyon yükselince dolar, dolar yükselince de Hazine'nin yükü artacaktır.

İşin bir başka tehlikesi, Hazine'nin böyle kapı açmasıdır. Yani devlet, dolara bağlanmayı resmileştirdi. Bir ülkede hazine dolarla borçlanırsa, o ülkenin resmi parası ne olur? Pul olur, pul. Seçim meydanlarında politikacıların "paramız pul oldu" nutuklarını az mı dinledik? İşte şimdi gerçekten paramız pul oldu. Göreceksiniz, yakın bir zamanda küresel ekonomi savunucuları, bazı ülkelerin kendi para birimlerinden vazgeçtiğini, Türkiye'nin de aynı yolu izlemesi gerektiğini gündeme getireceklerdir.

Her ülke, milli parasını korur. "Biz de paramızı koruyalım" demek, 1930 yılında çıkarılan ve sonra kaldırılan Türk Parasını Koruma Kanunu'nu ihya edelim demek değildir. Bu kanun, kanunla paranın korunması mümkün olmadığı için kaldırılmıştır. Bu demek değildir ki, ekonomik tedbirlerle milli paramız korunmayacaktır. Milli parasını korumayan, daha doğrusu kendi ülkesinde milli parasını egemen kılmayan ülkelerde, milli ekonomiden de söz edilemez. Velhasıl ekonomimizi, küresel ekonominin bir şubesi yapmak isteyenler, takasla hedeflerine bir adım daha yaklaşmışlardır. Sözün gelişi bir adım diyoruz, aslında büyük bir mevzi kazanmış durumdadırlar.

Takasın niçin yapıldığını, takasla neyin hedeflendiğini anladık. Fakat şunu anlamyoruz. Hani Türkiye, AB'ye girecekti. AB'ye girecek olan bir ülke, parasını niçin AB'ye ortak para birimi Euro'ya değil de, dolara bağlar? Bu çelişki üzerinde durmayalım mı? Yoksa "öyle söylendi, öyle yapıldı, yapanlar masumdur" deyip geçelim mi? Geçenler geçiyor, fakat biz geçmeyeceğiz. Onu için "bu vatan bizimdir, bizim kalacak" demeye devam edeceğiz. Bazıları istemese de.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.