logo
18 NİSAN 2026

Korsanlar 2008'de 9 gemiciyi öldürdü

25.05.2009 00:00:00
Çoğunlukla Somali açıkları ile Aden Körfezi'nde cirit atan korsanlar, 2008 yılında 199 gemiye saldırdı. Bu saldırılarda 581 gemici rehin alınırken, 9 gemici de hayatını yitirdi.

 

Dünyada 16 ofisi ile sadece denizcilik sektörüne; deniz kazaları, gemi kaçırma ve korsanlık olaylarında iletişim danışmanlığı hizmeti veren İngiltere merkezli MTI Network, 2008 yılına ait korsanlık raporunu açıkladı. MTI Network'ün raporu, mürettebatın korsanlara karşı koyabilmek için sadece 15 dakikasının olduğunu, eğitimli mürettebatın ise bu zamanı iyi değerlendirerek korsanları atlatabildiklerini gösteriyor.

Korsanlar, 2008'in ilk 9 ayında 199 gemiye saldırdı2008'in tamamında ve 2009'un ilk iki ayında korsanlık açısından en çok olay yaşanan bölge, Aden Körfezi ve Somali'ye yakın denizler oldu. IMB (International Maritime Bureau) Korsanlık Raporlama Merkezi'ne, dünya genelinde 2008 yılının ilk dokuz ayında toplam 199 olay bildirildi. 2008 yılının ilk çeyreğinde merkeze bildirilen korsanlık olayı 53, ikinci çeyrekte 63 oldu, üçüncü çeyrekte bildirilen olay sayısı büyük bir artış göstererek 83'e yükseldi. Aynı yıl 115 yük gemisini korsanlar işgal etti, 31'i kaçırıldı, 23'ü yakıldı. Bu saldırılar sırasında 581 gemici rehin alındı, 9'u kaçırıldı, 9 gemici ise öldürüldü.

Geminin kaderini ilk 15 dakika belirliyorBugüne kadar, korsanlar tarafından kaçırılan 16 gemide aktif görev alan MTI Network'ün raporu, korsan botunun tespiti ile geminin korsanlarca ele geçirilmesi arasında, gemi görevlilerinin saldırıya cevap verebileceği 15 dakika olduğunu gösteriyor. Yaşanan vakalarda bu 15 dakikalık süre içinde korsanların, gemilere çoğunlukla sürat motorlarıyla ve geminin arkasından yaklaştıkları; ardından da geminin yan tarafına geçerek iplerle güverteye merdiven attıkları belirlendi. Güvertesi alçak olan, az sayıda çalışanı bulunan ve yavaş seyreden gemilerin korsan saldırılarına daha kolay hedef olduğu gözlendi.    

Korsanlardan korunmak için eğitim şart MTI'ın çalışmaları, eğitim almış ve korsanların taktikleri konusunda gerekli hazırlıkları yapmış olan ekiplerin korsanları bazı yöntem ve manevralarla engelleyebildiklerini gösteriyor. Bu da, korsanlardan korunmak için gemi mürettebatının eğitimini gerekli kılıyor. Bu kadar çok kaçırma olayına karşın yaralı ve ölü sayısının az olduğu görülüyor. Çünkü korsanların,  gemi personeline zarar verilmemesi konusunda aralarında aldıkları iyi niyet kararına uydukları, bu yüzden de çok özel bir durum olmadığı sürece mürettebata iyi davrandıkları biliniyor.

Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler


 
Kalp vücudun en önemli parçası…Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene' kadar varlığını unutuyoruz ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
 

18.04.2026 02:24:00
MURAT ÇORBACI
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan, ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir adım, yarınki 'en büyük hayat sigortamız' haline geliyor. Hastalık kapıyı çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.  "Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür sürebilirsiniz.

Kalbin kuralları

Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy'a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor. İşte o kurallar...

1. Sofradan renk eksik olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
2. Üşenmeyin, hareket edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.

3. Tuzluğu masadan kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız. Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
4. Kilonuz yük olmasın: Fazla kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.

5. Sigarayla vedalaşın: Kalbe en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
6. Kafaya takmamaya çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor. "Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider." Biraz sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.

7. Uykunuzu alın: Vücudun dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki güne zinde başlasın.
8. Şekerden kaçın, tatlıyı meyveden alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.

9. "Bir şeyim yok" demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez. Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, 'makine' ne durumda bir bakın.
10. Rakamlarınızı bilin: Tansiyonunuz kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği sinyalleri daha iyi anlarsınız. RECEP BAHAR

Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi

18.04.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan davasında 4 sanık tahliye oldu
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşma tutuklu sanık Muhammed Kaplan'ın savunmasıyla başladı.



Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise ifadelerde adının geçmediğini belirterek, "Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. Erkan Doğan olayı 2016 yılında olmuş, ben 2018 yılında çalışmaya başlamışım. Hiçbir olayın içinde yokum. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan'ı yaralama olayından beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

Sanık Furkan Anıl Bahar ise savunmasında, "Örgüt üyesi olacak kadar salak değilim. Yüksek lisansını yapmış birisiyim" dedi.

Tanık olarak dinlenen tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in abisi tanık S.S., "Ben polislerin isimlerini duydum, Metehan ile bir kez konuşmuştum. Ben çoğu olayı medyadan duydum. Bilgim yoktur" dedi. S.S. buluntu telefondaki mesajların kendisine ait olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık Sertçelik'in babası tanık E.S., "Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti o zaman görüşmüştüm. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Karadağ'a gitmişti oğlum orada da tam hatırlamıyorum ama bir iki kez konuşmamız oldu. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca isimlerini basında haberleri gördüğüm için biliyorum ancak yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam" beyanlarında bulundu.
Sertçelik'ni annesi A.B., "Serdar'ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Serdar beni sabah yanına çağırdı saat 11 gibiydi benden kıyafet istedi ve gideceğini söyledi. Bende 'nereye gideceksin oğlum' dedim. 'Ağrım çok fazla hastaneye gideceğim' dedi. Babasıyla birlikte çıktılar. Bizim kapımızda polisler duruyordu. 'Aşağı bakar mısın' dedi. Bende baktım ancak aşağıda kimse yoktu. Ondan sonra iletişimiz ne zaman oldu hatırlamıyorum, ancak telefonla beni sanal medya uygulaması üzerinden arıyordu" dedi.

"Görüşmeyi kayıt altına aldım"

Bomba İmha Şubesinde görevli polis memuru tanık M.S., "Murat Çelik müdürümün makamında çalışıyordum. Murat Müdürüm o gün geç saatlerde bir şahsın geleceğini önemli bilgi ve belgeler getirebileceği söyledi. Şahsı gidip kapıdan aldım, Murat Müdürün odasına getirdim. Odada Cengiz Haliç, Murat müdür, ben ve şahıs vardı. Bu şahıs bazı olaylar anlattı. Ahmet savcı hakkında birisinden bahsetti, Halil Falyalı konusundan bahsetti. Tam hatırladığım kadarıyla Ayhan Bora Kaplan soruşturması olmasından sonra bu görüşme oldu. Murat Çelik'i daha önceden tanıyorum, beraber çalışmıştık. Cengiz Haliç ismine yabancı değildik. Bu ismi sürekli duyuyorduk. Avukat olduğunu da biliyordum, bir takım bilgilere sahiptik. Daha sonrasında Cengiz Haliç'i hiç görmedim, firar etmiş galiba. Görüşmeyi kayıt altına aldım" dedi.

"Görüşmeyi ben savcılığa vermek istedim, Murat Çelik'te 'iyi olur' dedi"

Kayıt almasının nedeni olarak kendi garantisini sağlamak olduğunu söyleyen tanık M.S. "Yarın bir gün bu görüşmeyle ilgili bir sıkıntı olursa kendimi nasıl açıklarım diye düşününce kayıt altına almayı kendime uygun gördüm" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı, söz konusu kaydın içeriğini okumaya başlayınca Bora Kaplan'ın avukatı, bu kaydın mutlak butlan olduğunu, ayrıca Cengiz Haliç'in suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davayla ilgisi olamayan bu içeriklerin okunmamasını istedi. Buna karşın M.S., "Buna hakim karar versin. Ben üç kişiyi kayda aldım. Kaydı yaymadım, kimseye vermedim. Anonim hesap açıp yayınlayabilirdim, sadece savcıya verdim. Ne yapsaydım, görmezden mi gelseydim' Bir vatandaş olarak görevimi yaptım" cevabını verdi.

Duruşmaya 1 saat ara verildi.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Adnan Kaplan ile Muhammed Kaplan'ın başka dosyadan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmeyecekleri ifade edildi. Mahkeme, sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik'in ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma 1 Haziran'a ertelendi.

Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi

17.04.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi. 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 16 kişinin de cezaevinde bulunduğu öğrenildi.



Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu; suç örgütü kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, silahla yaralama, yağma, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, alacak tahsili, kasten yaralama, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi gibi çok sayıda suça karıştıkları tespit edilen silahlı organize suç örgütüne yönelik salı sabahı eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



14 Nisan tarihinde Samsun'un Atakum, İlkadım, Canik, 19 Mayıs ve Alaçam ilçeleri ile İstanbul ve Bursa'da toplam 47 ikamet ve 6 iş yerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyon kapsamında şüphelilere ait adreslerde detaylı aramalar yapıldı.

Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, 173 adet fişek, 2 adet kurusıkı tabanca, 208 adet kurusıkı fişek, 482 bin 558 adet sentetik uyuşturucu hap, 15,30 gram esrar, 80,79 gram pregabalin tozu, 53,49 gram kokain, 0,72 gram sentetik kannabinoid, 980 gram marihuana, 480 gram fubinaca, 0,11 gram metamfetamin, 1 adet muşta ve 6 adet ruhsatsız yivsiz tüfek ele geçirildi.



Operasyonda toplam 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ara yakalanmalarla tutuklanan 17 kişinin halen cezaevinde bulunduğu ve ifadelerin cezaevinde alındığı öğrenildi.

KOM Şube Müdürlüğünde sorgulanan 25 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon

Eşme Belediye Başkanı Tozan "irtikap" soruşturmasında gözaltına alındı. Operasyonda Belediye Başkanı Tozan'ın yanı sıra eşi Burcu Tozan ve 3 şüpheli yakalandı, hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

17.04.2026 10:21:00
AA
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ta Eşme Belediyesiyle bağlantılı "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Tozan, eşi Burcu Tozan ve 4 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Başkan Tozan ve eşi Burcu Tozan ile 3 şüpheli yakalandı.

Polis ekiplerince Eşme Belediyesinde yapılan aramada bazı dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.

Hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı

Kahramanmaraş'ta okulda yaşanan kan donduran saldırı sırasında bir kahramanlık hikayesi yaşandığı ortaya çıktı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde aşçı olarak çalışan ve çocukları da aynı okulda öğrenim gören babanın silah seslerini duyar duymaz okula koşarak, saldırgana müdahale ettiği ortaya çıktı

16.04.2026 16:51:00 / Güncelleme: 17.04.2026 10:13:33
İhlas Haber Ajansı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğrenci İsa Aras Mersinli'nin silahlı saldırı düzenlemesi sonucu 1'i öğretmen, 9'u öğrenci 10 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Meydana gelen saldırıyla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Olay günü evinde olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görevli aşçı Necmeddin Bekçi'nin duyduğu silah ve bağırma sesleri üzerine arka kapıdan okula girerek, saldırgana müdahale ettiği öğrenildi. Çocukları da aynı okulda öğrenim gören Bekçi'nin İsa Aras Mersinli'nin kaçmasına engel olmaya çalıştığı ortaya çıktı.

"Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti"

İfadesinde yaşananları anlatan Bekçi, saldırganın uzun saçlı, kapüşonlu ve iri yapılı biri olduğunu belirtti. Şahsın kurtulmaya çalıştığını söyleyen Bekçi, kaçmasını engellemek için hamle yaptığını ifade ederek, "Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti" dedi.

Bekçi'nin bazı velilerin öfkeyle Mersinli'ye saldırdığını ancak kontrolü kaybetmeden çocuğu etkisiz hale getirmeye çalıştığını söylediği de öğrenildi. Bekçi'nin saldırganın etkisiz hale getirilmesinin ardından diğer velilerle birlikte yaralı öğrencilere yardım etmeye çalıştığı öğrenildi. Bekçi'nin okuldaki kızının ise silah seslerini duyması üzere tuvalette saklanarak hayatta kalmayı başardığı belirtildi.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, cenaze töreninin düzenleneceği camide fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti

16.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:52:26
İHA
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen 3 çocuk annesi Ayla Kara'nın (55) yanı sırada 10 kişide hayatını kaybetti, 17 kişiyse yaralandı. Soruşturma kapsamında saldırgan İ.A.M'nin babası U.M. tutuklandı.



Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara'nın cenazesi yakınları tarafından morgdan alınarak defnedilmek üzere Onikişubat ilçesine bağlı Tekir Mahallesi'ne getirildi.



Ayla Kara'nın cenaze töreninin düzenleneceği Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne yakınları geldi. Bu sırada camiye gelen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, fenalaştı. Sağlık ekiplerince müdahale edilen Kara, tedbir amaçlı ambulansa götürüldü.



Öte yandan öğretmen Ayla Kara'nın 3 çocuk annesi olduğu çocuklarından Furkan Kara'nın avukat, oğlu Ertuğrul Kara'nın öğrenci, kızı Dilara Karabıyık'ın ise evli olduğu öğrenildi.



Saldırıda ölen öğretmenin eşi ve çocukları tabut başında gözyaşı döktü

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan ve 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi namazın kılınacağı camiye getirilip musalla taşına konuldu. Öğretmenin eşi ve 2 oğlu tabutun başında gözyaşı döküp dua etti.



Cenaze, Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne getirilip musalla taşına konarken Ayla Kara'nın eşi Ramazan ve oğulları Furkan ile Ertuğrul tabut başında gözyaşı döküp dua etti.

Ayla öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Ayla Kara için cenaze namazı kılındı. Cenazeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanı sıra protokol üyeleri, Ayla Kara'nın eşi Ramazan, oğulları Furkan, Ertuğrul, kızı Dilara Karabıyık ve çok sayıda yakını katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aileye sarılıp teselli etti.

Cenaze namazı sonrası Ayla Kara'nın yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra Ayla Kara'nın cenazesi defnedilmek üzere Tekir Mezarlığı'na götürüldü.

Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu

Kahramanmaraş'ta ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilere siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara, memleketi Manisa'nın Turgutlu ilçesini hüzne boğdu

16.04.2026 12:17:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:21:58
İhlas Haber Ajansı
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın Manisalı olduğu öğrenildi. Öğretmen Ayla Kara'nın 1984 yılında Urganlı Ortaokulu'ndan mezun olduğu, ardından eğitimine Turgutlu Lisesi'nde devam ettiği ve 1987 yılında buradan mezun olduğu, daha sonra devam eden eğitim hayatının ardından Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başladığı belirtildi.

Ayla Kara'nın ortaokuldan sınıf arkadaşı olan Urganlı Mahalle Muhtarı Şaban Duman açıklamalarda bulundu. Olayı öğrendikten sonra tüm mahalle olarak yasa boğulduklarını belirten muhtar Duman, "Arkadaşımız Ayla Kara ile Manisa'nın Turgutlu ilçesi Urganlı Mahallesi'nde beraber okuduk. Ortaokulu birlikte bitirdikten sonra kendisi Turgutlu Lisesi'ni bitirdikten sonra Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başlamıştı. Kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybettiğini öğrendiğimizde tüm Turgutlu olarak hüzne boğulduk. Kendisine ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Buraya defalarca da ziyarete gelmiştir" dedi.



Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'a yeniden yargılandığı davada ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezası verildi

16.04.2026 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

''İftira atıyorlar''

Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ''Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım'' dedi.

''Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor''

Narin Güran'ın babası Arif Güran ise ''Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak' Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz' Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur' Yoksa zamanınız mı yoktur başkan' Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor' Niye PSA araştırılmıyor' Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak' Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.

Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar'ı, ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.