logo
16 MAYIS 2026

Küçükçekmece'de fırtına ağacı devirdi

Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinin uyarısının ardından Küçükçekmece'de gece saatlerinde etkili olan fırtına ağacı devirdi

19.05.2022 11:43:00
Küçükçekmece'de fırtına ağacı devirdi
Küçükçekmece'de fırtına ağacı devirdi
Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinin uyarısının ardından İstanbul'da dün akşam saatlerinde yağmur ile birlikte fırtına etkili olmuştu. Şiddetli rüzgar nedeniyle Küçükçekmece Menekşe Deresi'nin kenarındaki bir ağaç devrildi. İhbar üzerine olay yerine gelen belediye ekipleri, devrilen ağacı kaldırdı. İlçede rüzgar aralıklarla etkisini sürdürüyor.

Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik" dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade etti

16.05.2026 12:23:00 / Güncelleme: 16.05.2026 12:28:48
İHA
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde sektörel ihtiyaçlar, dijitalleşme hedefleri ve operasyonel verimlilik doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidildiğini bildirdi. Değişiklikler 16 Mayıs tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Uraloğlu, yapılan düzenlemelerle birlikte karayolu taşımacılığında hem hizmet kalitesinin artırılacağını hem de sektörde uygulama birliğinin güçlendirileceğini belirterek "Karayolu taşımacılığında vatandaşlarımızın haklarını daha güçlü şekilde koruyan, sektörümüzün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren ve dijitalleşmeyi merkeze alan yeni bir dönemi başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

Terminallerde yeni düzenleme

Uraloğlu, taşımacıların terminallerde yaşanan yoğunluklardan etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme yapıldığını belirterek, "Terminallerde yer bulunamaması halinde yerel makamlarca tahsis edilen veya gösterilen alanların kullanılabilmesine yönelik yasal altyapıyı oluşturduk" dedi.
Mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasına yönelik de düzenleme yapıldığını kaydeden Uraloğlu, D3 yetki belgesi sahiplerinin yalnızca kendi tarım alanlarında çalışacak mevsimlik tarım işçilerini taşıyabilmesine imkan sağlandığını söyledi.

Dijital tebligat zorunlu hale gelecek

Karayolu taşımacılığında dijital dönüşümü hızlandıracak adımlar attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, tüm yetki belgesi sahipleri için Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni zorunlu hale getirdiklerini ifade etti. Uraloğlu, "UETS zorunluluğunu 1 Ocak 2027 itibarıyla devreye alacağız" dedi.

"Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için geçmiş geçerlilik süreleri hesaplamaya dahil edilecek"

Uluslararası lojistik işletmeciliğinde aranan tecrübe şartına ilişkin de açıklamada bulunan Uraloğlu, "Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için aranan 3 yıllık tecrübe şartında dayanak olan yetki belgelerinin geçmiş geçerlilik süreleri de hesaplamaya dahil edilecek" açıklamasında bulundu.

Uraloğlu ayrıca, yetki belgesi devir işlemlerinde ise mesleki yeterlilik şartının sağlanma süresinin 45 günden 60 güne çıkarıldığını ifade etti.

Kurye taşımacılığına yeni yükümlülükler

Kurye taşımacılığı alanındaki yeni yükümlülükler hakkında açıklamada bulunan Uraloğlu, kargo taşımacılığı yetki belgesine sahip taşımacıların kurye gönderisi taşımaları halinde kurye yükümlülüklerine uygun faaliyet göstermelerinin zorunlu hale geldiğini bildirdi.

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet Belgeleri'nin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanındı

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade eden Uraloğlu ayrıca, 2013 model ve öncesi otomobillerin B2 ve D2 belgelerine ilavesine ilişkin süre uzatımı sağlandığını kaydetti.

Açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak

Yolcu haklarına ilişkin düzenlemelere de değinen Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik. Ayrıca sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak" açıklamasında bulundu.

Otobüs firmalarının ücret tarifelerini Bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandığını ifade eden Uraloğlu, firmaların azami 1 ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri sisteme tanımlayabileceklerini ve gerekli durumlarda 10 gün içerisinde düzeltme başvurusu yapabileceklerini söyledi.

Şoför yaş sınırları genel mevzuata uyumlu hale getirilecek

Sürücüler için uygulanan yaş sınırlarının genel mevzuat hükümlerine bırakıldığını belirten Uraloğlu, muayenesi bulunmayan taşıtların ise yetki belgesine kayıtlı olsa dahi trafik güvenliği gerekçesiyle yurtdışına çıkışına izin verilmeyeceğini kaydetti.

Turizm amaçlı yolcu taşımacılığında otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler

Ev eşyası taşımacılığı faaliyetlerinde yalnızca kamyonetle taşımacılık yapmak isteyenler için azami 1 kamyonet sınırı getirildiğini belirten Uraloğlu, turizm amaçlı yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirterek, Yerli Malı Belgesi'ne sahip otomobillerin kullanılması halinde kullanılabilecek taşıt adetlerine ilişkin teşvik mekanizmasının devreye alındığını bildirdi.

Uraloğlu ayrıca kalkış veya varış noktası büyükşehir olan ve tarifeli faaliyet gösteren D4 yetki belgeleri için U-ETDS veri iletim zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti. Engelli ve diyaliz hastalarını tek taşıtla taşıyan D2 belgeli taşımacıların mesleki yeterlilik şartından muaf tutulacağını belirten Uraloğlu, fiili taşıma imkanı bulunmayan taşımacılar için de ODY-ÜDY şartının aranmayacağını söyledi.

Kademeli ceza sistemi

Bakan Uraloğlu, kapsam dışı faaliyet gösteren taşımacılara yönelik cezaların düzenlendiğini belirterek, "Kuralsız ve kayıt dışı taşımacılığın önüne geçmek amacıyla kademeli ceza sistemini devreye alıyoruz. Buna göre ilk ihlalde 21 bin 333 lira, ikinci ihlalde 42 bin 666 lira, üçüncü ihlalde 106 bin 665 lira, dördüncü ihlalde ise 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak. Beşinci ihlalde ise yetki belgesi iptal edilecek" dedi.

Uraloğlu ayrıca terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan faaliyet gösterilmesinin de engelleneceğini söyledi.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör



Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. 

16.05.2026 09:10:00
MURAT ÇORBACI
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek, "Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, 'büyüme döneminde olur' gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir" dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı.

1. Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi.
2. Hareketsiz yaşam tarzı. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.
3. Çocukluk çağı obezitesi.
4. Aşırı tuz tüketimi.
5. 'Büyüme döneminde olur' algısı.
6. Şekerli ve gazlı içecekler. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.
7. Yetersiz uyku. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmekte.
8. Duruş ve oturuş bozukluğu.
9. Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek.

Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıkladı: EKG, EKO, gerekli durumlarda efor testi.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.

Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!


 
Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.

16.05.2026 00:58:00
MURAT ÇORBACI
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!

Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyim olarak tanımlanıyor. Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan 'aktif olma' baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı.







1. Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?

Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.

2. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz?

Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.







3. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?

Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.

4. Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?

Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.

5. Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?

Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.







6. Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?

Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin 'şimdi ve burada' kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir.

7. Uyku düzeniniz değişti mi?

Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder.

8. İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?

İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır.







9. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?

İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.

10. Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?

Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir.







Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri

Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulundu:

1. Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın. Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz.

2. Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın. Bahar ayları toplumda genellikle 'canlanma' ve 'mutluluk' ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. 'Böyle hissetmemeliyim' düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir.

3. Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin. Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.

4. Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün. Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir.

5. Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün.
6. Profesyonel desteği geciktirmeyin.

Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü

BTP Almanya Teşkilatı Başkanı Kamil Asanoğlu’nun annesi, aynı zamanda BTP Almanya teşkilat yöneticileri Ali Asanoğlu ve Osman Asanoğlu’nun da annesi olan Zeynep Asanoğlu hayatını kaybetti

15.05.2026 18:11:00
Hasan Gündoğdu
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Merhume Zeynep Asanoğlu için Samsun Büyük Camii'nde cenaze töreni düzenlendi.






Törene Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Samsun Valisi Orhan Tavlı, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






BTP lideri Hüseyin Baş, cenaze namazı öncesinde Asanoğlu ailesine başsağlığı dileklerini iletti.






Cuma namazının ardından cenaze namazını kıldıran oğlu Osman Asanoğlu cenazeye katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'a, Samsun Valisi Orhan Tavlı'ya ve tüm katılımcılara teşekkür etti.






Merhume Zeynep Asanoğlu'nun naaşı daha sonra Samsun merkeze bağlı Derecik Mezarlığı'ndaki aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.






Adana'da şiddetli yağış etkili oldu

Adana'da Mayıs ayının ortasında etkili olan şiddetli yağmur vatandaşları hazırlıksız yakaladı

15.05.2026 17:31:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da şiddetli yağış etkili oldu
Adana'da şiddetli yağış etkili oldu
Türkiye'nin en sıcak illerinden Adana'da Mayıs ayının ortasında etkili olan şiddetli yağmur vatandaşları hazırlıksız yakaladı.






Hava sıcaklığının gün içerisinde yüksek seyrettiği kentte, kısa sürede etkisini artıran yağış sonrası vatandaşlar kapalı alanlara sığınırken bazı sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Özellikle kent merkezindeki ana arterlerde yoğunluk oluştu.








Yağmura hazırlıksız yakalanan bazı vatandaşların otobüs durakları ve iş yerlerinin tenteleri altında beklediği görüldü. Bazı noktalarda ise rögarların taşması sonucu yollarda su birikintileri meydana geldi.








Yağışın akşam saatlerinde etkisini yitirmesi bekleniyor.

Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü

Erzincan'da otomobilin dereye yuvarlanması sonucu 2 kişi öldü, 1 kişi ağır yaralandı

 

15.05.2026 14:50:00
Anadolu Ajansı
Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü
Dereye yuvarlanan otomobildeki 2 kişi öldü

Deniz Can (22) idaresindeki 34 MFF 271 plakalı otomobil, Erzincan-Sivas kara yolu Sakaltutan Geçidi Balıkçılar mevkisinde dereye yuvarlandı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, sürücü ile Burak Can Özdemir'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Kazada ağır yaralanan U.K. (25) ise Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.'

Yaralının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

2026 kış mevsimi yağışları son 66 yılın zirvesine çıktı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 2025 sonbaharı ile 2026 ilkbaharı arasındaki dönemde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini, 2026 kış mevsimi yağışlarının ise bazı ölçümlerde son 66 yılın zirvesine çıktığını belirtti

15.05.2026 14:04:00 / Güncelleme: 15.05.2026 14:08:19
İHA
2026 kış mevsimi yağışları son 66 yılın zirvesine çıktı
2026 kış mevsimi yağışları son 66 yılın zirvesine çıktı
Türkiye'de özellikle 2025 sonbaharı ile 2026 ilkbaharı arasındaki dönemde yağışlar uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 1 Ekim 2025'31 Mart 2026 arasındaki "su yılı" yağışları normalin yüzde 25, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 87 üzerinde gerçekleşti ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2026 kış mevsimi yağışlarının ise bazı ölçümlerde son 66 yılın zirvesine çıktığı ifade edildi. Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye'nin birçok bölgesinde su baskını ve sele neden olan yağışlar ile yaz dönemindeki beklentiler hakkında açıklamalarda bulundu.

Son dönemde artan yağışları değerlendiren Prof. Dr. Demir, "Son 6 ay içerisinde hem dünyanın genelinde belli yerlerde hem de ülkemizde yoğun bir yağış rejimi ve yağış geçişleri yaşıyoruz. MGM verilerine baktığımızda bu yağışlar hem 2025 yılı su yılına göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla, geçen seneki aynı dönemdeki yağışlara göre yaklaşık yüzde 80'in üzerinde daha fazla. Son 66 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. Bu yağışlar önümüzdeki süreçte de belli ölçüde devam edecek" dedi.






"Ekstrem iklim olayları bekliyoruz"

İklim değişikliği ile birlikte ekstrem olaylar beklediklerinin altını çizen Prof. Dr. Yusuf Demir, "Yağışlar veya kuraklık tek başına bize küresel iklimi tanımlamada yetmiyor. Kuraklığı tanımlarken de sadece küresel iklimin sonucunun kuraklık olmadığını, yağış rejiminin değişken olması ve düzensiz yağışların düşmesinin de ciddi anlamda küresel iklim değişimi sonuçlarını ifade ettiğinin altını çiziyorum. Dünyada yaşanan küresel iklim değişimi sürecinde gördüğümüz bu sonuçlar aynı zamanda bu seneki yağış rejiminde yaşadığımız süreci de ifade ediyor. Özellikle Akdeniz üzerinde meydana gelen sıcak hava dalgaları ve Akdeniz'deki yüksek sıcaklıklar bu mevcut yağışların oluşmasında ana etkenlerden bir tanesi. Bir diğer önemli etken ise özellikle yaşadığımız süreçte Jetstream dediğimiz atmosferdeki hava akımlarının, konveksiyonel akımların çok değişken gerçekleşmesi. Küresel iklim etkisiyle beraber bu durum yağışların oluşmasında ülkemiz üzerinde ve çevresinde yine ana etkenlerden biri. Bir diğer önemli etken ise ENSO dediğimiz El Nino ve La Nina etkisi arasındaki geçiş süreci. El Nino ile La Nina'nın geçiş sürecini yaşıyoruz. Bu geçiş süreci de yüksek yağışların oluşmasında, düzensiz ve ani yağışların meydana gelmesinde önemli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Küresel iklim etkisiyle beraber ekstrem iklim olaylarını bekliyoruz. Havza'daki sel felaketinde Karadeniz Bölgesi'nde belli yerlere düşen ani selleri zaman zaman uyarıyoruz. Çorum'da yaşanan hortum olayı veya ülkemizin çok değişik yerlerinde yaşanan bu tür iklim olayları da küresel iklim sonucunda meydana gelen yağış rejimindeki değişiklikler, düzensizlikler ve ani yağışların oluşmasının sonucudur" diye konuştu.

"Savaşlar ve başka ülkelerin yağışlardaki etkisi komplo teorisi"

Artan yağışların dış güçler ve savaşlarla alakalı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Demir, "Yüksek yağış dediğimiz ya da küresel iklim etkisi dediğimizde sadece kuraklık, susuzluk ve su eksikliği değil, aynı zamanda düzensiz yağışlar, yüksek şiddetli yağışlar veya belli dönemlerde meydana gelen fırtınalı iklim olaylarını da tanımlayabiliriz. Son zamanlarda sosyal medyada çok fazla konuşuluyor. 'Acaba bu yağışların farklı sebepleri mi var' Bölgemizde meydana gelen savaşlar ya da farklı ülkelerin bu noktadaki iddiaları etken mi'' diye soruluyor. Bilimsel verilerin hiçbirinde böyle bir sürecin gerçekleşme ihtimali ortaya konulmuyor. Bunlar tamamen komplo teorisi ve sosyal medyada okuyucu kitlesi oluşturma gayretinden başka bir şey değil. Dolayısıyla ülkemizde veya dünyada yağış rejimini düzenlemek ya da yağışları artırmak için bulut tohumlama dediğimiz farklı uygulamalar var. Bu uygulamalarda atmosfere gümüş iyodür, kuru buz gibi farklı maddeler katılarak o bölgedeki yağışlardan biraz daha fazla yararlanılmaya çalışılıyor. Ancak bu çalışmaların etkili olabilmesi için havada belli bir nem ve bulut olması gerekiyor. Bu yöntemlerin yağışları yüzde 5 ile yüzde 20 arasında artırma gücü var. Bir yağışın veya bir bölgedeki nemin başka bir bölgeye taşınmasıyla ilgili şu ana kadar bilimsel olarak ortaya konulmuş bir gerçeklik yok. Bu çok yüksek enerji ve büyük güç isteyen bir durum. Bu konuda yapılan çalışmalar olabilir ama şu anda söylenen iddialar ve sosyal medyada dolaşan komplo teorilerine halkımızın çok fazla itibar etmemesi gerekiyor. Yaşadığımız bu sürecin; küresel iklim etkisi, El Nino-La Nina geçişi ve Akdeniz'deki sıcak hava etkisi gibi nedenlerle meydana geldiğini ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.









"Temmuz, ağustos ve eylülde aşırı sıcaklık ve kuraklık bizi bekliyor"

Yağışların artması ve barajların tam doluluğa ulaşmasına rağmen yaz aylarında kuraklık ve aşırı sıcaklıkların yaşanabileceğini ifade eden Demir, şunları söyledi:
"Yaz aylarında bizi nelerin beklediğine bakmak lazım. Şu anda gördüğünüz gibi şiddetli yağışların yaşanmaya devam ettiği bir dönemdeyiz. Bir bakıyorsunuz bir ayda düşecek yağış bir saatte düşüyor. Ani seller meydana geliyor. Ben yaz ayları için bu noktada halkımızı, ilgilileri ve yetkilileri özellikle uyarmak istiyorum. Çünkü yaz döneminde böyle yağışlı ve serin bir iklim beklemiyoruz. Tam tersine yaz döneminde yine belli yerlerde ve bölgelerde şiddetli yağışlar görülebilir ancak aşırı sıcakların ve kuraklık riskinin özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında bizi beklediğini veriler gösteriyor. Onun için şimdiden bunlara hazır olmak lazım. Yaz döneminde beklediğimiz en önemli olaylardan biri bunaltıcı sıcaklıklar. Karadeniz Bölgesi gibi bölgelerde de şu anda yaşadığımız süreçte olduğu gibi temmuz ve ağustos aylarında zaman zaman ani şiddetli yağışlarla beraber sel felaketleri olabilir. Bunlara karşı dikkatli ve hazırlıklı olmamız gerekiyor. Yaz döneminde yaşayacağımız kuraklık süreci ile birlikte mutlaka su kaynaklarımızı doğru kullanmalı, geleceğe taşımalı ve ihtiyaç duyduğumuz anda ihtiyacımızı karşılayacak şekilde yönlendirmeliyiz. Şu anda aldığımız yağışlar barajlardaki doluluk oranlarını çok yüksek seviyeye çıkardı. Dün özellikle Amasya civarındaki barajlardaki doluluk oranları yükseldiği için resmi kurumlardan yapılan açıklamalarda halkın dikkatli olması, barajlardaki suyun salınacağı ve sel felaketi yaşanabileceği yönünde uyarılar yapıldı. Bunlar mevcut yağış süreciyle ilgili doğal gelişmeler. Ancak ben her zaman şunu ifade ediyorum; hazıra dağlar dayanmaz. Bu günleri atlattığımızda mevcut kaynaklar çok hızlı bir şekilde tükenebilir. Onun için kaynaklarımızı doğru kullanmayı şimdiden planlamak ve geleceğe hazırlanmak durumundayız."

CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek

CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi

15.05.2026 11:00:00
Haber Merkezi
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP İstanbul İl Başkanlığı davası: İstinaf kararını değiştirdi, İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz buldu; Gürsel Tekin görevine devam edecek
CHP'nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali istemiyle açılan davada mahkeme, Gürsel Tekin başkanlığındaki kayyım heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ayrıca dosyanın, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmesinin talep edilmesine hükmetti. Davada daha önce İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi görevden alınarak yerlerine kayyım atanmış, CHP karara itiraz etmişti. CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan ise duruşmada, benzer davalarda istinaf mahkemelerinin İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulan kararlarını dosyaya sundu.

CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın 2 Eylül tarihli ara kararında İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimini görevden alıp yererine Gürsel Tekin ve heyetini kayyım atamıştı. Mahkeme, bu karara CHP tarafından yapılan itirazın duruşma ile değerlendirilmesine karar vermişti.

Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun daha önce aldığı "başlayan kongre durdurulamaz" kararına rağmen kongreye dakikalar kala İstanbul Valiliği ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu'na yazı yazarak, İstanbul İl Kongresi seçimlerinin durdurulmasını istemişti. Bu gelişmenin ardından Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'nun başvurusu üzerine YSK toplanmıştı. Bu toplanta iptali istenen CHP İl Kongresi'nin devam etmesine karar verilmişti. Olağanüstü kongrede tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Ayrıca Çelik, bu kongrenin ardından yapılan olağan kongrede de il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine iki kere yeniden başkan seçilmiş olmuştu.

"Delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır"
İstanbul 45. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmada konuşan davacı vekili İlkay Orhan beyanlarında şöyle dedi:

"Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz."

"Yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz"
CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan da şu ifadeleri kullandı:

"İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahekemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz."

Dosya birleştirme talebiyle Ankara'ya gönderilecek
Mahkeme, istinafın İstanbul'daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi. Ayrıca Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya ile yeniden birleştirme talebinde bulunuldu. Duruşma 10 Temmuz saat 11.00'a ertelendi.

Ne olmuştu?
CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi'nin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada 2 Eylül'de mahkeme ara kararını açıklamıştı. Mahkeme ara kararında, CHP 38. Olağan İstanbul Kongresi'nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik'in yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu'nun ve İl Disiplin Kurulu'nun 'Tedbiren görevden uzaklaştırılmasına' karar vermişti. Aynı ara kararda Gürsel Tekin ile birlikte 5 isim kayyım olarak atanmıştı.
CHP 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir içeren 2 Eylül 2025 tarihli ara kararlarına ilişkin itirazda bulunmuştu. Mahkeme de yaptığı değerlendirme sonucunda CHP'nin 'İhtiyati tedbir' kararına ilişkin tüm itirazlarının duruşmalı olarak görülmesine karar vermişti.
Öte yandan 24 Eylül'de CHP'nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi yapıldı. Tek aday olan Özgür Çelik, 386 delegenin oyunu alarak yeniden il başkanı seçildi. Çelik böylece mahkeme tarafından görevden alınması üzerine yeniden başkan seçilmiş oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.