logo
03 AĞUSTOS 2026

Kulluk denince biz neyi anlamalıyız?

Muhterem Hocam! "Kulluk" ve "Allah'a gidiş" konuları gerek eserlerinizde, gerek yazılarınızda çok önemli yer tutuyor. Herhalde bu iki konu insanın en önemli meselesidir. Peki, kulluk nedir? Kulluk denince biz neyi anlamalıyız?

03.08.2026 00:38:00
Haber Merkezi
 
Kulluk denince biz neyi anlamalıyız?
Kulluk denince biz neyi anlamalıyız?
Muhterem Hocam! "Kulluk" ve "Allah'a gidiş" konuları gerek eserlerinizde, gerek yazılarınızda çok önemli yer tutuyor. Herhalde bu iki konu insanın en önemli meselesidir. Peki, kulluk nedir? Kulluk denince biz neyi anlamalıyız?

"Allah'ın yeryüzünde, hatta kâinatta, canlı cansız 1arattığı birçok varlık var. Nebatat var, hayvanat var, melekler var, cinler var. Bunların kendi aralarında nevileri var. Allah, ayrı ayrı binlerce, on binlerce mahlûk yaratmış. Hepsinin bir maksadı, bir gayesi var.

Hiçbir şey, kainatta maksatsız ve gayesiz yaratılmamıştır. Ancak biz bu yaratılmışların bazılarının belki maksat ve gayesini biliyoruz, anlıyoruz. Bilin en bir hakikat var ki, maksatlarını bildiklerimizin veya bilemediklerimizin tamamı da sadece insan için yaratılmıştır.







Allah, öyle bir tecelli ile insan dediğimiz varlığı yaratmış, eşref-i mahluk/yaratılmışların en şereflisi olarak onu seçmiş ve merkez olarak da insanı tayin etmiştir.

"İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emin beldeye yemin olsun ki,  biz insanı en güzel biçimde yarattık." (Tin suresi 1.2.3.4)

İnsanın merkez olması münasebetiyle, yaratılış gayesi olan kulluk yönü de çok yüce olması gerekiyor.

Şimdi soruyoruz; yaratılmışların en şereflisi olan bu varlık, yiyecek, içecek, giyinecek, ev yapacak, ticaret yapacak, zengin olacak... Kısaca insan, bu ve benzeri şeyleri yapması için yaratılmışsa, o zaman Allah'ın bunu böyle mükemmel bir şekilde yaratmasına, pek kıymetli bir şey yapmasına gerek yok.







Niye?

Çünkü bu alemde Cenab- ı Hakk'ın insandan başka yarattığı varlıklar var. Mesela hayvan da bizim yaptığımız bazı şeyleri yapıyor. O da yiyor, içiyor. O da dölleniyor. Onun da yuvası var. Belki biz işin biraz daha tezyinat/ süs boyutuna kaçarak işi biraz gösterişli yapıyoruz, o kadar. O halde diyoruz ki, insan sırf bu işler için yaratılmadı.

"İnsanın yaratılış maksadı Allah'a mükemmel bir kul olmaktır"

Diğer bütün varlıklarla insanı mukayese ettiğimiz zaman, onun mutlaka farklı bir yönünün olması gerektiğini tespit etmemiz mümkündür. Bu meseleyi çok uzatmadan, o farkın, o nüktenin kulluk olduğunu söyleyebiliriz. Kul olmaktır insanın farkı.

Hayvanların böyle bir iddiası yoktur. Kedinin, köpeğin, karıncanın, yılanın, aslanın, tilkinin böyle bir iddiası yok. Onun için dikkat ederseniz gelişi güzel yaşarlar.   Arifler de bunun için; "Nerden gelip gittiğini, anlamayan hayvan imiş''  diyor ya.







Hayatı bir tesadüf olarak görüp, tesadüfi yaşamak arzusu ve gayesi bizi hayvanın pek üstüne çıkarmıyor. Fakat bunun ötesinde, biz kuluz. Allah, bizi bir gaye için yarattı. Yani bizim yaratılış maksadımız Allah ' a mükemmel bir kul olmaktır.

Kelime manası itibariyle kulluk; "Emre itaat ve ittika/yasaklardan sakınma manasına gelir". Yani tam bir teslimiyet. Buna Arap dilinde kölelik denir. Ama öyle bir kölelik ki bu, içinde esaret olan bir kölelik değil. Muhabbetle kendini Hakk'a vakfetme manasında, Allah' a adama manasında, O'ndan gayrı hiç bir şey düşünmeme manasında bir kölelik.

Kulluk iddiası öyle bir iddiadır ki, "Bu alemin 'Hakim-i Mutlak'ı olan bir tek Yaratıcı var. İşte benim sevdam O'nadır. Benim korkum O'ndandır. Benim rızkını O'ndandır. Benim güzelliğim de O'ndandır. Kısaca benim her şeyim O'ndandır." İşte bu iddia ile Allah'a bağlanmanın adına kulluk diyoruz. (Prof. Dr. Haydar Baş Hikmetin Sırları 1. Sohbet)

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

Ağustos ayı zaferlerle dolu

Ağustos ayı, Türk tarihinde yüzyıllardır "Zaferler Ayı" olarak anılır; ancak bu ayın en kritik ve kader tayin edici dönüm noktaları Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır

31.07.2026 15:59:00
Hasan Gündoğdu
 
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Millî Mücadele'nin hem savunma stratejisinden taarruza geçiş hazırlıkları hem de düşman ordusunun tamamen imha edildiği nihai askeri başarılar tam da bu ayın günlerine sığdırılmıştır.






Türk Tarihinde Ağustos'un Stratejik ve Psikolojik Önemi

Ağustos ayını Kurtuluş Savaşı açısından eşsiz kılan temel unsur, milletin var olma mücadelesinin en kritik dönemeçlerinin bu 31 gün içinde gerçekleşmiş olmasıdır. 1921 ve 1922 yıllarının Ağustos ayları, Türk ordusunun kaderini "savunma" çizgisinden "zafere" taşıyan iki büyük askeri ve toplumsal hamleye ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca Malazgirt (26 Ağustos 1071) ve Otlukbeli (11 Ağustos 1473) gibi tarihi zaferlerin de bu aya denk gelmesi, Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti için taarruz tarihinin seçiminde sembolik bir motivasyon kaynağı olmuştur.






Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos Kronolojisi

Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin Yayımlanması - 7-8 Ağustos 1921:
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan topyekûn seferberlik emirleridir. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine sunulmuş, millet-ordu bütünleşmesi sağlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması - 23 Ağustos 1921:
Yunan ordusunun Ankara'ya dönük son büyük taarruzuna karşı başlayan ve 22 gün 22 gece süren tarihi savunma savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o hat bütün vatandır" stratejisi ilk kez burada uygulanmıştır.

Büyük Taarruz'un Başlaması - 26 Ağustos 1922:
Sabaha karşı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşiyle nihai harekât başlatılmıştır. Türk ordusu gizlilik içinde tahkim ettiği cepheyi yararak Yunan savunma hattını çökertmiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) - 30 Ağustos 1922:
Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idare ettiği muharebede düşman ordusunun ana unsurları kuşatılarak imha edilmiştir. Bu zafer, Milli Mücadele'nin askeri safhasının kesin sonucunu belirlemiştir.






Ağustos Ayında Elde Edilen Başarıların Katkıları

• Savunmadan Taarruza Geçiş: Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk gerilemesi son bulmuş, askeri inisiyatif tamamen Türk ordusuna geçmiştir.

• Toplumun Topyekûn Seferber Edilmesi: 1921 Ağustos'undaki Tekâlif-i Milliye Kararları, bir milletin var varını yoğunu ordusuna adamasının dünyadaki en somut örneklerinden biri olmuş; lojistik zafiyet aşılmıştır.

• Diplomatik ve Siyasi Üstünlük: 30 Ağustos Zaferi, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmasız biçimde pekiştirmiştir.

Ağustos ayı, yalnızca takvimdeki bir zaman dilimi değil; bir milletin yok oluşun eşiğinden dönerek bağımsızlığını ve egemenliğini yeniden tesis ettiği tarihi bir semboldür.

Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor

Eskişehir'in kırsal Kızılinler Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, sıcak havalarla birlikte artan yangın riskine karşı traktör arkası su tankerli nöbet sistemi başlattı. Mahalledeki 52 traktör sahibinin dâhil olduğu 24 saatlik imece usulü nöbet sayesinde itfaiye gelinceye kadar alevlere ilk müdahale yapılıyor

31.07.2026 12:36:00
İHA
 
Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor
Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor
Tepebaşı ilçesine bağlı kırsal Kızılinler Mahallesi sakinleri, sıcak havaların etkisiyle kuruyan otların neden olduğu yangın tehlikesine karşı örnek bir önlem aldı. Mahalle halkı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tedbir amacıyla verilen 3 tonluk yangın tankerini aktif tutmak için 24 saat esaslı bir nöbet sistemi kurdu.






52 traktör sahibi 24 saat esasıyla nöbet tutuyor

Mahallede bulunan 52 traktör sahibi, sırayla 24 saatlik nöbetler üstleniyor. Sabah 09.00'da başlayan nöbet, ertesi gün aynı saate kadar devam ediyor. Nöbet tutan vatandaşlar dürbünle çevreyi gözlüyor. Muhtemel bir ihbar, duman veya alev görülmesi durumunda nöbetçi, önceden suyu doldurulmuş tanker takılı traktörüyle hızla olay yerine gidiyor. Yangına ilk müdahaleyi yapan nöbetçi, bir yandan da durumu itfaiyeye bildiriyor ve mahallenin ortak WhatsApp grubu üzerinden organize oluyor.








"Amacımız itfaiye gelinceye kadar alevleri kontrol altına almak"

Mahalle Muhtarı Halil İbrahim Can, bu yıl otların çok fazla yükselip kuruması nedeniyle riskin arttığını belirterek, "Bu döneme gelince de hasat mevsimi yaklaştıkça otların da kurumasıyla karşılaştık biz. Dolayısıyla çevrede gözlemlemeye başladık. Bunu biz daha önce de yapardık ama bu seneki gibi değildi. Bu sene otlar çok yükseldi, aşırı derecede kurudu ve sıcaklar başladıktan sonra da böyle bir tehlike oluştu. Yangın tehlikesi oluştu. Dolayısıyla biz de bir önlem almak istedik. Bunu ne yapabiliriz dedik. İşte Orman Bölge Müdürlüğümüzün Eskişehir'de bazı köylere vermiş olduğu tedbir amaçlı yangın tankerleri var. Bunlar 3'er tonluk traktörlerle kullanılabilen tankerler. Biz de bu tankeri aktif tutabilmek için suyunu doldurduk ve köyde mevcut olan 52 traktör sahibine bir nöbet yazdık. Bu nöbetler art arda devam ediyor. Sabah 9 ve ertesi gün 9'a kadar bu şekilde bir nöbet tutuluyor. Dolayısıyla burada çıkabilecek olan yangınlara ya da herhangi bir probleme karşı biz daha hızlı ve etkili davranabilmek için traktörlerimizi hazır tutuyoruz. Nöbetleri de aynı şekilde arkadaşlar aksatmadan devam ediyorlar. Ben kendilerine bu anlamda teşekkür ediyorum. Nöbetin tutulması sırasında acil durumda işi çıkanlar ya da bir başka işe gidecek olanlar nöbetini devredebiliyor. Bize ya da nöbetçi arkadaşa bir ihbar geldiğinde acilen hareket ediyor. Bizim de köyde oluşturduğumuz bir WhatsApp grubumuz var. Bu grup üzerinden de ben bunları yazıyorum. Yani şehir itfaiyesi gelinceye kadar biz yakın olduğumuz için şehir itfaiyesi gelene kadar en azından bir kontrol altına almaya çalışıyoruz" dedi.








"Alevlerin önünü alıp söndürdük"

Geçtiğimiz günlerde gelen bir ihbar üzerine hızla hareket ederek yangının büyümesini engelleyen 64 yaşındaki mahalle sakini Yusuf Kızılin ise, şunları söyledi:
"Bugün çıkan ot yangınına telefonla ihbar gelir gelmez yangın yerine hemen ulaştım. Müdahale ettik ve alevlerin önünü alıp söndürdük. Bizden sonra gelen itfaiye ekipleri de soğutma çalışması yaptı. 7/24 hazırız, her yangına ulaşırız."








Kurdukları bu nöbet sistemi ve gösterdikleri dayanışma sayesinde Kızılinler halkı, hem evlerini ve hem de tarım arazilerini hem de çevre ormanları yangın tehlikesine karşı korumayı sürdürüyor.













Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor

Balıkesir Valiliği, Edremit, Gömeç ve Ayvalık ilçelerinde devam eden orman yangınlarına ilişkin son durumu paylaştı. Açıklamada, Edremit'in Altınoluk Mahallesi yakınlarındaki yangının kontrol altına alındığı, Gömeç ilçesindeki yangına ise müdahalenin sürdüğü bildirildi

30.07.2026 12:11:00
İHA
 
Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor
Altınoluk'taki yangın kontrol altında: Gömeç'te müdahale sürüyor
Valilikten yapılan yazı açıklamaya göre, Ayvalık ilçesinde üç mahalleyi etkileyen yangına 5 uçak, 6 helikopter, 57 arazöz, 42 itfaiye aracı, 58 su tankeri, 16 ilk müdahale aracı, 181 hizmet aracı, 14 dozer, 17 kepçe ve greyder, 3 TOMA, 10 otobüs, 13 ambulans, 850 personel ve 55 orman gönüllüsü ile müdahale ediliyor.






Yangın nedeniyle Ayvalık ilçesinin Hacıveliler ve Tıfıllar mahallelerinden tahliye edilen vatandaşlar için kamu kurumlarında barınma imkânı sağlandı. Açıklamada, 53 vatandaşın geceyi Ayvalık KYK Yurdu'nda geçirdiği, ayrıca 560 küçükbaş ve büyükbaş hayvanın güvenli bölgelere tahliye edildiği kaydedildi.








Valilik, AFAD, Kızılay ve UMKE ekiplerinin de bölgede vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü bildirirken, yangınlara yönelik müdahalenin aralıksız devam ettiğini duyurdu.













Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü

Trabzon'un Araklı ilçesinde bugün sabah saatlerinde 5 katlı bir binanın çatı katında çıkan yangın söndürüldü

30.07.2026 11:49:00
İHA
 
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, Araklı ilçe merkezinde bulunan 5 katlı bir binanı çatı katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle yoğun bir alev ve duman oluşurken, yangına Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale etti.






Çatıda bulunan izolasyon malzemeleri nedeniyle yangını söndürmekte güçlük yaşanırken, yangın ekiplerin yoğun müdahalesi sonrasında kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Maddi hasarın oluştuğu yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.






Sahilde tesadüfün böylesi: İHA bulan adamdan ikinci keşif

Sakarya'nın Karasu ilçesinde geçtiğimiz günlerde denizden kıyıya vuran insansız hava aracını (İHA) cep telefonundaki yapay zeka uygulamasına inceletip bagajına yükleyerek evine götüren Ali Çabuk, benzer konumda yeniden bir İHA buldu. Kuzeniyle şakalaşırken dron ile karşılaşan Çabuk, "Bu sefer elimizi sürmedik, ekiplere haber verdik" dedi

30.07.2026 11:45:00
İHA
 
Sahilde tesadüfün böylesi: İHA bulan adamdan ikinci keşif
Sahilde tesadüfün böylesi: İHA bulan adamdan ikinci keşif
Karasu ilçesi Camitepe Mahallesi sahilinde geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda, deniz kıyısında 15-20 kilogram ağırlığındaki bir İHA'yı bulan 63 yaşındaki Ali Çabuk, fotoğrafını yapay zeka uygulamasına taratıp "bomba yok" yanıtını alınca aracı bagajına yükleyerek evinin yakınına götürdükten sonra ekiplere haber vermişti.






Jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından patlayıcı taşımadığı belirlenen ve jandarma aracına sığmayınca yine Çabuk'un kendi aracıyla karakola taşınan İHA olayı hafızalarda yer edinirken, Çabuk sahil şeridinde kuzeni ile arazi aracıyla gezdiği esnada tekrardan kıyıya vurmuş İHA ile karşılaştı. Çabuk, bu sefer İHA'yı aracına yüklemeden ya da yapay zekaya "bomba var mı'" diye sormadan önce ekiplere haber verdi. Gerekli incelemelerin ardından İHA ekiplerce götürüldü.








"'Gel sana dron bulalım' dedim, bulduk"

Kuzeniyle birlikte sahil kenarında gezintiye çıktıkları sırada yaşanan ilginç anları anlatan Ali Çabuk, "Kuzenim ile evden çıktık. Hatta kendisine, 'Gel sana dron bulalım' diye espiri yaptım. Bulduk, o da gördü. Ben buralarda denizde sürekli kalas, tahta arıyorum. Bu sefer elimizi sürmedik. Dronu bulduğumuzu ekiplere haber verdik" dedi.






Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde otluk alanda çıkan yangın paniğe neden oldu. Rüzgarın da etkisi ile yayılan yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü

28.07.2026 11:21:00
İHA
 
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Olay, dün gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Mahabad Bulvarı'nda meydana geldi. Kuru otların bulunduğu alan henüz bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevler rüzgarın da etkisi ile yayıldı.






Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesi ile yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.








Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik tırmanan dron saldırılarının ardından isabet alan bir sivil ticaret gemisi daha hasarlı şekilde Trabzon açıklarına demirledi

27.07.2026 11:32:00
İHA
 
Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi
Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi
Karadeniz'deki uluslararası sularda ve liman yaklaşımlarında ticari nakliye gemilerini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırıları, bölgedeki deniz güvenliğini en üst seviyede alarma geçirdi. Son günlerde Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışma ekseninde tırmanan karşılıklı dron operasyonları, sivil deniz taşımacılığını doğrudan vurdu.






Rusya'nın Taman Limanı'ndan yüklediği kömürü Trabzon'a ulaştırmak üzere yola çıkan İstanbul liman kütüğüne kayıtlı Mv Reyhan Sarı kuru yük gemisi, Novorossiysk açıklarında peş peşe iki dron saldırısının hedefi oldu. Saldırı sırasında bacasından ve yaşam mahallinden ağır darbe alan Türk bayraklı geminin makine dairesinde görevli 54 yaşındaki Türk personel Savaş Çakar hayatını kaybederken, yaralanan mürettebat Sahil Güvenlik helikopterleriyle Samsun'a getirilerek tedavi altına alınmıştı.








Öte yandan, sadece kuru yük gemileri değil, Karadeniz'de seyreden enerji tankerleri de İHA saldırılarından kaçamadı. Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayarak güvertesinde yangın çıkan Panama bayraklı Gas Nero isimli LPG tankeri ile kimyasal taşıyan diğer bazı ticaret gemileri, Samsun Liman Başkanlığı koordinasyonundaki acil müdahalelerin ardından onarım ve sığınma amacıyla Trabzon kıyılarına yönlendirildi. LPG tankeri Gas Nero onarım işlemleri için Trabzon'un Sürmene ilçesi açıklarında güvenli bölgeye demirletildi.








Bu iki geminin dışında Karadeniz'de dron saldırısına uğrayan bir LPG tankeri daha Trabzon'a gelerek Akçaabat ilçesinin Söğütlü mahallesi açıklarına demirledi. Geminin hem burun hem de kaptan köşkünden saldırıya maruz kaldığı gözlendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.