logo
07 MAYIS 2026

Kültür savaşında bir ‘silah cephaneliği’

10.08.2019 00:00:00

Birçok kişinin, tam olarak neyi koruduğunu bilmediği 2016 yılından beri yürürlükte olan bir kanun var. Kişisel verilerin koruması kanunu. Kanunun amacı: Kişilerin özel hayatının gizliliğini, temel hak ve özgürlüklerini korumak. Bunun için de kişiye ilişkin her türlü veriyi işleyenlerin uyacakları yükümlülükler belirlenmiştir. Kanunun detaylarını başka bir yazıya bırakalım. Dikkat çekmek istediğimiz konu google gibi küresel şirketlerde depolanan kişisel verilerimiz. 

Trump'ın 2016'daki seçim kampanyasında başarılı olmasının altında da işte bizim pek de bilgi sahibi olmadığımız kişisel verilerin kullanılması var.  

ABD'de basına yansıyan ve belgelere dayanan haberlere göre; Trump'ın seçim kampanyasının çözüm ortağı Cambridge Analytica, 50 milyondan fazla kullanıcının Facebook profillerindeki özel bilgileri toplamış. Daha sonra bu bilgiler Trump'ın seçim kampanyasında kullanılmış. 

Nasıl mı kullanılmış? Bilerek ya da üye olmak için zorunlu olarak sosyal medyada veya internet sitelerinde bize özel dijital izler bırakırız. Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, arama motorlarında yaptığı aramalar kişiye özel dijital izlerdir. 

Bunun dışında küresel sosyal medya siteleri; sevdiğiniz şeylere, konum bilginizden faydalanarak nereye seyahat ettiğinize, YouTube izleme geçmişinize, sizin ve arkadaşlarınızın ne konuştuğuna dayanarak ilginizi çekeceğiniz verileri toplayıp depolayabilir. 

İşte bunların gruplandırılıp analiz edilmesiyle elinize, bir anket firmasının verilerinden daha sağlam ve geniş çaplı bir bilgi bankası geçmiş olur. Bu durumda hangi bölgede, hangi seçmen grubunun, hangi eğilimde olduğunu bilebilir ve buna göre strateji geliştirebilirsiniz. Nitekim Trump'ın kampanyadaki başarısını sırrının da bu olduğu söyleniyor.

Cambridge Analytica veri firmasının eski çalışanı Christopher Wylie, şirketi, kültür savaşında bir "silah cephaneliği" olarak nitelendiriyor.

Türkiye içinde kişisel verilerin koruması kanunu ile haklarımız var. Ancak küresel şirketlerin eline çoktan geçmiş olan kişisel verilerimiz ne olacak? Trump'a bile seçim kazandıran bu kişisel verilerimizin kullanılmadığı ne malum! 

Küresel yazılım şirketlerinin de taraf olduğu kültür savaşlarındaki bu veri silahına karşı devletimizi ve milletimizi korumak için hangi milli savunma silahlarını geliştiriyoruz?

Bu konuda detaylı araştırma yapan, gazetemizin yazarlarından Cem Kayalı'nın; Tam bağımsız Türkiye; özgür yazılım!, Tam bağımsız Türkiye; özgür yazılım-II, İçimizdeki casus: Endüstri 4.0 ve İçimizdeki casus: Endüstri 4.0 – İran örneği makalelerine atıf yapıyoruz. Okumanızı tavsiye ederim.

 
Kazım Üstün / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.