logo
03 NİSAN 2026

Künefe: Tel tel dökülen bir lezzet masalı

Doğu Akdeniz'in kadim mutfağından günümüze uzanan, altın sarısı rengiyle göz kamaştıran, ilk lokmada damağı mest eden bir tatlı: Künefe

24.11.2025 00:10:00 / Güncelleme: 24.11.2025 01:36:34
Hasan Gündoğdu
Künefe: Tel tel dökülen bir lezzet masalı
Künefe: Tel tel dökülen bir lezzet masalı
İncecik tel kadayıfın, tuzsuz peynirle buluştuğu; şerbetin sıcaklığıyla kalpleri ısıttığı bu eşsiz lezzet, sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir kültürün, bir geleneğin ve bir paylaşımın simgesidir.
 

Tel kadayıfın zarafeti

 
Künefenin temelini oluşturan tel kadayıf, buğday unundan yapılan hamurun özel makinelerle incecik teller hâlinde dökülmesiyle elde edilir. Bu teller, tıpkı bir dantel gibi özenle hazırlanır. Tel kadayıf, çıtır yapısı ve şerbetle buluştuğunda kazandığı yumuşak dokusuyla künefenin karakterini belirler.


 

Peynirin kalbi: Tuzsuz dil peyniri

 
Künefenin en ayırt edici özelliği, içinde eriyen ve uzayan tuzsuz peyniridir. Genellikle Hatay'a özgü inek veya keçi sütünden yapılan dil peyniri kullanılır. 
 
Bu peynir, tatlının şekerli yapısına tuzlu bir kontrast oluşturmaz; aksine, sıcaklıkla birlikte eriyerek künefenin ortasında saklı bir sürprize dönüşür.


 

Bakır tepside pişen aşk

 
Künefe, geleneksel olarak bakır tepsilerde pişirilir. Bu, ısının eşit dağılmasını sağlar ve kadayıfın her telinin altın gibi kızarmasına yardımcı olur. 
 
Alt ve üst katmanlar arasında yer alan peynir, pişirme sırasında eriyerek tatlının merkezinde akışkan bir kıvam alır. Fırından çıkar çıkmaz üzerine dökülen sıcak şerbet, tatlının lezzetini taçlandırır.


 

Şerbetin tatlı dokunuşu

 
Künefenin şerbeti, şeker ve suyun kaynatılmasıyla hazırlanır. Limon suyu ile keskinliği dengelenir. Şerbetin sıcaklığı, tatlının sıcaklığıyla uyumlu olmalıdır; aksi hâlde kadayıf hamurlaşabilir ya da şerbet içine çekilmeden kalabilir. Bu denge, ustalığın en önemli göstergesidir.
 
Üzerine serpiştirilen anılar: Antep fıstığı
 
Servis edilirken künefenin üzerine serpilen Antep fıstığı, hem görsel bir şölen sunar hem de lezzeti zenginleştirir. Bazı yörelerde kaymak ya da dondurma eşliğinde sunularak tatlıya yeni boyutlar kazandırılır.


 

Tarihçesi ve coğrafi işareti

 
Künefenin kökeni, Antakya'ya dayanır. Hatay mutfağının incisi olan bu tatlı, UNESCO tarafından gastronomi şehri ilan edilen Antakya'nın en önemli lezzetlerinden biridir. 
 
2017 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmiştir. Ancak Lübnan, Filistin ve Suriye gibi ülkelerde de benzer versiyonları bulunur; bu da künefenin Doğu Akdeniz'in ortak mirası olduğunu gösterir.
 

Künefe sadece bir tatlı değildir

 
Künefe, sadece bir tatlı değil; bir ritüeldir. Aile sofralarında, bayramlarda, özel günlerde ya da dost meclislerinde paylaşılan bu tatlı, birlikteliğin ve misafirperverliğin sembolüdür. Her lokmasında geçmişin izlerini, kültürün sıcaklığını ve emeğin lezzetini taşır.

Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi

Can Holding'e yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

03.04.2026 00:25:00
AA
Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi
Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Can Holding yetkilileriyle ilgili "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "kurulan örgüte üye olma", "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına yönelik soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Kemal Can'ın "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.

Soruşturma

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla "nitelikli dolandırıcılık", "vergi kaçakçılığı", "kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması", "suçtan elde edilen gelirlerin aklanması"na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.

Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği ileri sürülmüştü.

Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı "Varlık Barışı Kanunu" kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.

MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün "nitelikli dolandırıcılık", "kaçakçılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.

Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve TMSF kayyum olarak atanmış, 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ'ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.

Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "kara para aklama" suçlarından, C.C. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçundan tutuklanmış, şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C'nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ve "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

Soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 25 kişiden Mehmet Remzi Sanver, Mehmet Kenan Tekdağ, Mehmet Sıddık Kaya, Emin Şahin, Nuh Zafer Metin, Serap Özgür, Abdulselam Yıldız, Tuncay Şahin, Adnan Yıldız, Nurettin Paksoy ve Mustafa Şahin, "çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Savcılık, Şenol Akan, Cengiz Bingöl, Arafat Bingöl, Müslüm Çogaç, Betül Can, Zuhal Can, Akın Makaracı, İsmail Kavak, Hakan Kalkan, Mithat Muharremoğlu, Kıyas Mustafaoğulları, Cesur Salık, Barış Karayel ve Berkan Baycan hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasını istemişti.

Sulh ceza hakimliği, 25 şüpheliden 11'inin tutuklanmasına, 11'i hakkında "yurt dışı çıkış yasağı" ve "imza atma", 3 şüpheli hakkında da "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.

Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

İstanbul'un Esenler ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro ve ekipmanlar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı

01.04.2026 15:13:00 / Güncelleme: 01.04.2026 15:16:33
İHA
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler ilçesinde bir adreste sahte döviz basıldığının belirlenmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Mali Suçlarla Mücadele Soruşturma Bürosu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve İstanbul MİT Bölge Başkanlığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenlendi.



3 şüpheli gözaltına alındı, milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

Ekipler tarafından 31 Mart günü adrese yapılan baskında, M.C.S., M.D. ve M.N.S. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı.

Öte yandan ekipler tarafından adreste yapılan aramalarda ise, 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro, 1 adet kağıt kesme makinesi, 1 adet para kontrol cihazı, 1 adet para basma kalıp makinesi, 800 adet hologram, 2 adet para basımında kullanılan demir kalıp ile 18 adet para basımında kullanılan plastik kalıp ele geçirildi.



Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu

Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda milyonluk araç vurgunu yapan çete çökertildi

01.04.2026 10:52:00
İhlas Haber Ajansı
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, araçların şase bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenen organize suç örgütü çökertildi, 13 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şaselerini, yurtdışından kaçak yollarla getirilen veya yurtiçinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi.



Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü'nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart 2026 günü saat 06.00'da başlayan operasyon kapsamında 13 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlenerek 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurtdışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurtiçinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şase monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.



Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurtdışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurtdışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şase numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi.

Gözaltına alınan 13 şüphelinin polisteki sorgulanmaları devam ediyor.

Yetkililer, ikinci el araç alım-satımında vatandaşların araçların şase ve motor numaraları ile ruhsat bilgilerinin uyumluluğunu mutlaka kontrol etmeleri ve ekspertiz yaptırmadan işlem gerçekleştirmemeleri gerektiğini vurguladı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 55 şüpheli, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

 

31.03.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, söz konusu soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 31 Mart 2026'da aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesinin eski Başkanı Turgay Erdem'in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 55 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı, şüphelilere ait 51 ikamet, 23 adet şirket/iş yeri ve 1 adet vakıf adresi ile şüphelilerin kullanımında olan araçlarında arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra firari 4 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verileceği hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra çok sayıda iş insanı gözaltında

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 55 kişi arasında Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanı ve rüşvet verdiği iddia edilen çok sayıda iş insanı da yer aldı.

Soruşturma kapsamında firari iş insanları A.A, N.A, Ş.G. ve T.K'nin de ikamet ve iş yerlerinde aramaların yapıldığı, şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.