Küresel piyasalarda "şok dalgası"
Orta Doğu'da tırmanan gerilimin enerji maliyetlerini fırlatmasıyla küresel enflasyon kabusu geri döndü. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) ardı ardına faiz artırırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) sıkı duruş mesajını tazeledi. Piyasalar, uzun sürecek bir yüksek borçlanma maliyeti dönemine hazırlanıyor
18.09.2026 15:30:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Küresel ekonomi, jeopolitik krizlerin tetiklediği enerji şokları ve küresel likidite talebiyle yeni bir dönemece girdi. Küresel enflasyon riskinin yeniden baş göstermesi üzerine, dünyanın en büyük merkez bankaları faiz indirim senaryolarını rafa kaldırarak agresif bir "şahin" duruşa geçti.
G10 ekonomilerinde son yılların en büyük eş zamanlı sıkılaşma adımları izlenirken, yurt içinde de gözler Merkez Bankası'nın yol haritasına çevrildi.
Hemen ardından tarihi bir karar da Asya'dan geldi. Yıllarca ultra düşük faiz politikası izleyen Japonya Merkez Bankası (BoJ), yen üzerindeki değer kaybı baskısını azaltmak ve enerji maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasını engellemek amacıyla politika faizini yüzde 1,25'e yükselterek son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Küresel piyasalarda ucuz fonlama aracı olarak kullanılan yenin bu hamlesi, borsalarda sert dalgalanmalara yol açtı.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise son toplantısında faizi yüzde 3,75'te sabit tutsa da Para Politikası Kurulu üyelerinin bir kısmının faiz artışı yönünde oy kullanması, adada da sıkı para politikası tonunun korunduğunu tescilledi.
Yayımlanan metne göre, iç talepteki zayıflama belirginleşmiş durumda ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ediyor. Ancak jeopolitik krizlerin küresel petrol fiyatlarında yarattığı yukarı yönlü riskler, Türkiye için de en büyük tehdit unsuru. Banka yönetimi, "Enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma görülmesi halinde para politikası duruşu tereddütsüz sıkılaştırılacaktır" ifadesini yineleyerek piyasalara erken bir faiz indirimi beklentisine girilmemesi gerektiği mesajını verdi.
G10 ekonomilerinde son yılların en büyük eş zamanlı sıkılaşma adımları izlenirken, yurt içinde de gözler Merkez Bankası'nın yol haritasına çevrildi.
Fed 3 yıl sonra gaz pedalladı, BoJ 31 yılın zirvesinde
Hafta içinde toplanan ABD Federal Rezerv Sistemi (Fed), piyasa beklentilerine rağmen politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75–4,00 bandına yükseltti. Fed yönetimi, Orta Doğu kaynaklı petrol şoklarının kalıcı bir hasar bırakmaması için bu hamlenin zorunlu olduğunu vurguladı.Hemen ardından tarihi bir karar da Asya'dan geldi. Yıllarca ultra düşük faiz politikası izleyen Japonya Merkez Bankası (BoJ), yen üzerindeki değer kaybı baskısını azaltmak ve enerji maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasını engellemek amacıyla politika faizini yüzde 1,25'e yükselterek son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Küresel piyasalarda ucuz fonlama aracı olarak kullanılan yenin bu hamlesi, borsalarda sert dalgalanmalara yol açtı.
Avrupa ve İngiltere beklemede ama tedirgin
Avrupa yakasında ise Avrupa Merkez Bankası (ECB), artan enflasyon ve tırmanan enerji fiyatları nedeniyle alarma geçmiş durumda. Frankfurt yönetimi, jeopolitik risklerin sürmesi halinde ek sıkılaştırma adımları atılabileceğini duyurdu.İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise son toplantısında faizi yüzde 3,75'te sabit tutsa da Para Politikası Kurulu üyelerinin bir kısmının faiz artışı yönünde oy kullanması, adada da sıkı para politikası tonunun korunduğunu tescilledi.
TCMB'den net mesaj: "Bozulma görürsek sıkılaştırırız"
Küresel ekonomideki bu faiz yarışı sürerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) özetini kamuoyuyla paylaştı. Politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutan Merkez Bankası, yurt içindeki makroekonomik dengeleri yakından izliyor.Yayımlanan metne göre, iç talepteki zayıflama belirginleşmiş durumda ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ediyor. Ancak jeopolitik krizlerin küresel petrol fiyatlarında yarattığı yukarı yönlü riskler, Türkiye için de en büyük tehdit unsuru. Banka yönetimi, "Enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma görülmesi halinde para politikası duruşu tereddütsüz sıkılaştırılacaktır" ifadesini yineleyerek piyasalara erken bir faiz indirimi beklentisine girilmemesi gerektiği mesajını verdi.










































































