Kuyu kebabı sezonu açıldı
Kastamonu'nun coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan ve çıra ve süt kuzusu kullanılmasından dolayı yöresel lezzet olarak kabul edilen kuyu kebabı sezonu Nisan ayının gelmesiyle açıldı





Türk Patent Enstitüsü tarafından 2015 yılında coğrafi işaret olarak tescillenen Kastamonu kuyu kebabının yapımında yörede kekik otu ve aromatik bitkilerle beslenen süt kuzuları kullanılıyor. Pişirilme tekniği ve süt kuzusunun kullanımı kadar ustalığının da büyük önem taşıdığı Kastamonu kuyu kebabı, damak tadına düşkün olanlar için sofraları süslüyor.
'Kebap sezonumuz Nisan ayında başlar, Kasım ayında biter'
Kastamonu kuyu kebabının sezonluk bir tat olduğunu söyleyen kuyu kebabı Ustası Serkan Eren, 'Kuyu kebabı sezonuna başlamış bulunmaktayız. Süt kuzu mevsimi ile başlayıp süt kuzu mevsiminin bitmesi sonucunda işyerimiz hizmet vermemektedir. Kastamonu'muza has coğrafi işaretli olan kuyu kebabının süt kuzusu haricinde biz yapmıyoruz. Kuyu kebabımızı eski geleneklerimize göre yapıyoruz. Çıra kullanılarak kuzuya hiçbir şekilde kuzuya müdahale de olmadan tamamen deriden çıktığı gibi kuyuya indiriyoruz ve pişmesini sağlıyoruz. Kemiklerinden ayrılıncaya kadar kuyuda pişiriyoruz' dedi.'Kuyu kebabımız coğrafi işaret olarak tescil edilmiştir'
Kastamonu kuyu kebabının coğrafi olarak tescil edildiğini belirten Serkan Eren, 'Kuyu kebabı Kastamonu'ya özgü bir lezzettir. Bizde Kastamonu'da bu lezzeti çok iyi yaptığımızı iddia ediyoruz. Diğer arkadaşlarımızda mesleklerini en güzel şekilde icra ettiğini düşünüyorum. İşimizi severek yapıyoruz, verdiğimiz hizmetten ötürü memnunuz. Kastamonu'nun geleneklerinin olmazsa olmazı yaz ve ilkbahar aylarında kışa kadar değişilmez yemek kültürüdür kuyu kebabı. Herkes gelir tadar. İl dışından gelen misafirlerimiz olur. İnşallah herkesi memnun bir şekilde ilimizden ayrılmasını sağlıyoruz' diye konuştu.'Kebabımızı, eski usulü göre yapıyoruz, katkı maddesi kullanmıyoruz'
Kuyu kebabının Orta Asya'ya ait bir yemek kültürü olduğunu söyleyen Serkan Eren, 'Kastamonu'da 300-400 yıldan fazla günümüze kadar yapılan bir yemektir. Bizde ustalarımızdan öğrendiğimiz gibi son neferleri olarak işimizi ve mesleğimizi en güzel şekilde yapmaya gayret ediyoruz. Kastamonu'ya geldiklerinde tüm misafirlerimizi kuyu kebabı yemeye bekleriz' şeklinde konuştu.Kuzunun canlı olarak geldiğini ve günlük kuzunun hazırlandığını belirten Serkan Eren, 'Hiçbir yerine müdahale etmeden hiçbir katkı maddesi kullanmadan deriden çıktığı gibi kuyuya indiriyoruz. Daha önceden hazırlamış olduğumuz kuyuyu belli bir ısıya ulaştığında kuzunun sayısına göre odunumuzu çıramızı içerisine atıyoruz. Odun kuyunun duvarlarını ısıtıyor. Sonra kuyunun ısısını ayarlıyoruz ve 3 saat civarı kuyuda kaldıktan sonra çıkarıyoruz. Sonra servise hazır hale getiriyoruz kuzumuzu' ifadelerini kullandı.
Kuzunun her yerini değerlendirdiklerini söyleyen Eren, 'Hiçbir katkı maddesi kullanılmadığından dolayı tamamen doğal bir et. Midenize dokunmaz ve rahatsız etmez. Askıda piştiği için kuzunun zararlı yağları altındaki tavaya akıyor. Kalanı da posası oluyor. Yediğiniz zaman hiçbir şekilde mideyi rahatsız etmez' dedi.




















































































