Laf dinleyen de dinlemeyen de gidiyor!
Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevinden alınarak, yerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal atandı. 16 ay önce göreve bizzat Cumhurbaşkanı tarafından getirilen Uysal'dan önceki başkan Murat Çetinkaya için Erdoğan, "Laf dinlemiyordu, görevden aldık" demişti
07.11.2020 18:30:00





Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal görevinden alınarak, yerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal atandı. Ağbal'ın atanmasıyla Merkez Bankası açısından son 20 yılda rastlanmayan bir şey gerçekleşti ve kurumun başına kurumda çalışmayan bir isim getirilmiş oldu. Merkez Bankası'nda göreve gelen son beş başkan kurumda çalıştıktan sonra başkan oldu. 2001 yılında 21 yıl Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra göreve gelen Süreyya Serdengeçti'nin 2006 yılında görev süresi bitiminde yerine Durmuş Yılmaz geçti. Durmuş Yılmaz da 26 yıl Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra başkanlık görevine gelmişti. 8 yıl Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra başkan olan Erdem Başçı ise 14 Nisan 2011'de geldiği başkanlığa 19 Nisan 2016'da veda etti. Başçı'nın yerine ise 3 yıl kurumda çalışmış olan Murat Çetinkaya getirildi. Çetinkaya 3 yıl başkanlık yaptıktan sonra yerine 6 Temmuz 2019'da Murat Uysal atandı. Uysal ise Merkez Bankası'nda 3 yıl çalışmıştı. Hem Uysal hem de Çetinkaya 20 yılda görev süreleri bitmeden görevden alınan iki başkan oldu. Naci Ağbal ise Merkez Bankası'nda daha önce çalışmayarak kuruma başkan olan son 20 yıldaki ilk isim oldu. Maliye Bakanlığı'nda müfettiş, teftiş kurulu başkan yardımcılığı, Gelirler Genel Müdürlüğü'nde daire başkanlığı ve bakan danışmanlığı görevlerinde bulunan Ağbal, 2006-2009 yılları arasında Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, 2009-2015 yılları arasında ise Maliye Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararnameyle Naci Ağbal'dan boşalan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına ise İbrahim Şenel getirildi. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyeliğine de Nihat Zeybekci atandı.
Uysal da mı laf dinlemedi?
Alındığı göreve 16 ay önce Erdoğan tarafından getirilen Murat Uysal'dan önceki Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya da, faiz indirimi konusunda ters düştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2019'da görevden alınmıştı. Erdoğan Çetinkaya hakkında ise, "Görevden aldık, çünkü laf dinlemiyordu adam" demişti.
Uysal, Merkez Bankası Başkanlığına atandığında Dolar kuru 5.60 TL, Euro ise 6.30 TL'ydi. Görevinden alındığında ise Dolar 8.51 TL, Euro 10.1 TL seviyesindeyken döviz kurlarının bu karara ilk tepkisi yüzde 2 artış oldu. Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınan ilk başkan olurken, yerine "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın beklentisine paralel bir şekilde düşük faiz politikasına yakın" bulunan Uysal atanmıştı. Uysal'ın göreve gelmesinin ardından ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi yüzde 19.75'e indirilmişti. Uysal'ın 16 aylık görev süresinde politika faizi istikrarlı olarak düşürülürken, Merkez Bankası'nın bu kararı sıkça eleştirildi. 22 Ekim'deki son PPK toplantısında artış beklentisinin aksine politika faizini yüzde 10.25 sabit bırakılınca, Türk Lirası'ndaki değer kaybının hızlandığı eleştirileri yapıldı. Türk Lirası haftalardır yabancı para birimlerine karşı hemen her gün rekor düzeylerde değer kayıplarına uğradı. Ekonomistler, Uysal'ın döneminde Merkez Bankası rezervlerinin eridiğine de sık sık dikkat çekiyordu. Türk Lirası'ndaki değer kaybını önlemek için 100 milyar dolardan fazla döviz satışıyla piyasaya müdahale edilmiş, bazı hesaplamalara göre rezervler eksi 50 milyara kadar gerilemişti.
Uysal da mı laf dinlemedi?
Alındığı göreve 16 ay önce Erdoğan tarafından getirilen Murat Uysal'dan önceki Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya da, faiz indirimi konusunda ters düştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2019'da görevden alınmıştı. Erdoğan Çetinkaya hakkında ise, "Görevden aldık, çünkü laf dinlemiyordu adam" demişti.
Uysal, Merkez Bankası Başkanlığına atandığında Dolar kuru 5.60 TL, Euro ise 6.30 TL'ydi. Görevinden alındığında ise Dolar 8.51 TL, Euro 10.1 TL seviyesindeyken döviz kurlarının bu karara ilk tepkisi yüzde 2 artış oldu. Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınan ilk başkan olurken, yerine "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın beklentisine paralel bir şekilde düşük faiz politikasına yakın" bulunan Uysal atanmıştı. Uysal'ın göreve gelmesinin ardından ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi yüzde 19.75'e indirilmişti. Uysal'ın 16 aylık görev süresinde politika faizi istikrarlı olarak düşürülürken, Merkez Bankası'nın bu kararı sıkça eleştirildi. 22 Ekim'deki son PPK toplantısında artış beklentisinin aksine politika faizini yüzde 10.25 sabit bırakılınca, Türk Lirası'ndaki değer kaybının hızlandığı eleştirileri yapıldı. Türk Lirası haftalardır yabancı para birimlerine karşı hemen her gün rekor düzeylerde değer kayıplarına uğradı. Ekonomistler, Uysal'ın döneminde Merkez Bankası rezervlerinin eridiğine de sık sık dikkat çekiyordu. Türk Lirası'ndaki değer kaybını önlemek için 100 milyar dolardan fazla döviz satışıyla piyasaya müdahale edilmiş, bazı hesaplamalara göre rezervler eksi 50 milyara kadar gerilemişti.
CHP'li Özel: Sorun başkanlarda değil
Merkez Bankası'nda yaşanan görev değişikliği muhalefetin de gündemindeydi. Merkez Bankası'nda görevden almayla ilgili olarak "Sorun Merkez Bankası başkanlarında değil, Merkez Bankası başkanlarının bağımsızlık bir yana göbekten iktidara bağlı ve yönetilir, yönlendirilebilir, emir verilebilir ve görevden alınabilir olmasında" ifadelerini kullanan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal'ın görevden alınarak yerine eski Maliye Başkanı Naci Ağbal'ın getirilmesini şöyle yorumladı: "Darbe dönemlerini ve kendi istifa ederek ayrılan 1 istisnayı saymazsak Cumhuriyet tarihinin en kısa süreli görev yapan Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal oldu. Oysa Murat Çetinkaya, Erdoğan'ın sözünü dinlemediği için görevden alınmış yerine getirilen Uysal, sert faiz indirimleriyle yürütme organıyla ve ekonomi yönetimiyle uyumlu bir yönetim sergilediği izlenimi vermiştir.
Erdoğan'ın 'yap' dediğini yaptığı için görevden alınan bir Merkez Bankası başkanıyla karşı karşıyayız. Çünkü Erdoğan'ın talimatlarının, taleplerinin ve ekonomiye yönelik öngörülerinin, ekonomiyi düzeltmeye yeterli olmadığı bir dönem yaşıyoruz. Sorunun başkanın isminde olmadığı ama rejime kasteden Anayasa değişikliğiyle birlikte Tayyip Erdoğan'ın bankaya ve ekonomiye bakışında olduğu çok açıktır."














































































