logo
01 MART 2026


Laf dinleyen de dinlemeyen de gidiyor!

Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevinden alınarak, yerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal atandı. 16 ay önce göreve bizzat Cumhurbaşkanı tarafından getirilen Uysal'dan önceki başkan Murat Çetinkaya için Erdoğan, "Laf dinlemiyordu, görevden aldık" demişti

07.11.2020 18:30:00
Laf dinleyen de dinlemeyen de gidiyor!
Laf dinleyen de dinlemeyen de gidiyor!
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal görevinden alınarak, yerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal atandı. Ağbal'ın atanmasıyla Merkez Bankası açısından son 20 yılda rastlanmayan bir şey gerçekleşti ve kurumun başına kurumda çalışmayan bir isim getirilmiş oldu. Merkez Bankası'nda göreve gelen son beş başkan kurumda çalıştıktan sonra başkan oldu. 2001 yılında 21 yıl Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra göreve gelen Süreyya Serdengeçti'nin 2006 yılında görev süresi bitiminde yerine Durmuş Yılmaz geçti. Durmuş Yılmaz da 26 yıl Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra başkanlık görevine gelmişti. 8 yıl Merkez Bankası'nda çalıştıktan sonra başkan olan Erdem Başçı ise 14 Nisan 2011'de geldiği başkanlığa 19 Nisan 2016'da veda etti. Başçı'nın yerine ise 3 yıl kurumda çalışmış olan Murat Çetinkaya getirildi. Çetinkaya 3 yıl başkanlık yaptıktan sonra yerine 6 Temmuz 2019'da Murat Uysal atandı. Uysal ise Merkez Bankası'nda 3 yıl çalışmıştı. Hem Uysal hem de Çetinkaya 20 yılda görev süreleri bitmeden görevden alınan iki başkan oldu. Naci Ağbal ise Merkez Bankası'nda daha önce çalışmayarak kuruma başkan olan son 20 yıldaki ilk isim oldu. Maliye Bakanlığı'nda müfettiş, teftiş kurulu başkan yardımcılığı, Gelirler Genel Müdürlüğü'nde daire başkanlığı ve bakan danışmanlığı görevlerinde bulunan Ağbal, 2006-2009 yılları arasında Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, 2009-2015 yılları arasında ise Maliye Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararnameyle Naci Ağbal'dan boşalan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına ise İbrahim Şenel getirildi. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyeliğine de Nihat Zeybekci atandı.

Uysal da mı laf dinlemedi?

Alındığı göreve 16 ay önce Erdoğan tarafından getirilen Murat Uysal'dan önceki Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya da, faiz indirimi konusunda ters düştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2019'da görevden alınmıştı. Erdoğan Çetinkaya hakkında ise, "Görevden aldık, çünkü laf dinlemiyordu adam" demişti.
Uysal, Merkez Bankası Başkanlığına atandığında Dolar kuru 5.60 TL, Euro ise 6.30 TL'ydi. Görevinden alındığında ise Dolar 8.51 TL, Euro 10.1 TL seviyesindeyken döviz kurlarının bu karara ilk tepkisi yüzde 2 artış oldu. Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınan ilk başkan olurken, yerine "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın beklentisine paralel bir şekilde düşük faiz politikasına yakın" bulunan Uysal atanmıştı. Uysal'ın göreve gelmesinin ardından ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi yüzde 19.75'e indirilmişti. Uysal'ın 16 aylık görev süresinde politika faizi istikrarlı olarak düşürülürken, Merkez Bankası'nın bu kararı sıkça eleştirildi. 22 Ekim'deki son PPK toplantısında artış beklentisinin aksine politika faizini yüzde 10.25 sabit bırakılınca, Türk Lirası'ndaki değer kaybının hızlandığı eleştirileri yapıldı. Türk Lirası haftalardır yabancı para birimlerine karşı hemen her gün rekor düzeylerde değer kayıplarına uğradı. Ekonomistler, Uysal'ın döneminde Merkez Bankası rezervlerinin eridiğine de sık sık dikkat çekiyordu. Türk Lirası'ndaki değer kaybını önlemek için 100 milyar dolardan fazla döviz satışıyla piyasaya müdahale edilmiş, bazı hesaplamalara göre rezervler eksi 50 milyara kadar gerilemişti.

CHP'li Özel: Sorun başkanlarda değil

Merkez Bankası'nda yaşanan görev değişikliği muhalefetin de gündemindeydi. Merkez Bankası'nda görevden almayla ilgili olarak "Sorun Merkez Bankası başkanlarında değil, Merkez Bankası başkanlarının bağımsızlık bir yana göbekten iktidara bağlı ve yönetilir, yönlendirilebilir, emir verilebilir ve görevden alınabilir olmasında" ifadelerini kullanan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal'ın görevden alınarak yerine eski Maliye Başkanı Naci Ağbal'ın getirilmesini şöyle yorumladı: "Darbe dönemlerini ve kendi istifa ederek ayrılan 1 istisnayı saymazsak Cumhuriyet tarihinin en kısa süreli görev yapan Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal oldu. Oysa Murat Çetinkaya, Erdoğan'ın sözünü dinlemediği için görevden alınmış yerine getirilen Uysal, sert faiz indirimleriyle yürütme organıyla ve ekonomi yönetimiyle uyumlu bir yönetim sergilediği izlenimi vermiştir.
Erdoğan'ın 'yap' dediğini yaptığı için görevden alınan bir Merkez Bankası başkanıyla karşı karşıyayız. Çünkü Erdoğan'ın talimatlarının, taleplerinin ve ekonomiye yönelik öngörülerinin, ekonomiyi düzeltmeye yeterli olmadığı bir dönem yaşıyoruz. Sorunun başkanın isminde olmadığı ama rejime kasteden Anayasa değişikliğiyle birlikte Tayyip Erdoğan'ın bankaya ve ekonomiye bakışında olduğu çok açıktır."

İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı



İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelini de hayatını kaybetti.

01.03.2026 07:05:00 / Güncelleme: 01.03.2026 07:28:01
Haber Merkezi/AA
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

ABD ve İsrail'in ortak düzenlediği saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelininin hayatını kaybettiği açıklandı. İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı.
İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Hamaney 86 yaşındaydı

Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu.
Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi kurucularından olan Hamaney, devrim sonrası Temmuz 1979'da İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Yardımcılığını üstlendi. 24 Kasım 1979'da İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığına atanmasının yanı sıra aynı yıl, Tahran Cuma namazı imamlığına atandı. 1980 yılında İmam Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atandı. Aynı yıl, İran Meclisine Tahran milletvekili olarak seçildi. 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırısında ağır yaralandı. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçildi.

1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Haşimi Rafsancani'nin desteğiyle 1989 yılında ülkedeki en üst makam olan Lider (Rehber) olarak seçildi. Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği liderlik makamı, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen isim oldu.

Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi oldu.

Halk meydanlarda
 
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldüğünün ilan edilmesiyle başkent Tahran'daki halk İnkılap Meydanı'nda toplandı.
Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney'in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne de siyah bayrak çekildi.
 
İki önemli komutan da katledildi
 
ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği bildirildi.
 

Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı


 
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in durumuna ilişkin, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" açıklamasını yaptı. Aslında tarihin en kötü insanı bizzat kendisi ve soykırımcı Netanyahu...

01.03.2026 01:34:00
AA
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.
Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır" yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İsrail'den sarsıcı iddia


 
İran lideri Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. Batı medyasında da bu yönde manşetler atılıyor. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını savundu.
 

28.02.2026 23:30:00 / Güncelleme: 28.02.2026 23:38:08
Haber Merkezi/AA
İsrail'den sarsıcı iddia
İsrail'den sarsıcı iddia

ABD-İsrail saldırılarının hedefinde olan İran lideri Ali Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi. Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü.

Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, İran lideri Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savunmuştu. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını, saldırıyı düzenleyenin ABD değil, İsrail olduğunu ileri sürmüştü.

Arakçı: Hayattalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın hayatta olup olmadığı sorusuna, "Evet, benim bildiğim kadarıyla hayattalar. Yargı Başkanı Meclis Başkanı da tüm üst düzey yetkililer de hayatta herkes görevinin başında" cevabını verdi. Amerikan NBC televizyonuna konuşan Erakçi, İran'ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarının savunma amaçlı bir önlem olduğunu bölgedeki mevkidaşlarına ilettiğini aktararak, "Onlar bize saldırırken oturup onların saldırılarını izleyemezdik" dedi.

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.

İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgedeki gelişmeler nedeniyle Türkiye'nin sivil havacılık trafiğini yakından izlediğini belirterek, bir dizi uçuş iptali ve güvenlik tedbirinin hayata geçirildiğini açıkladı

28.02.2026 18:08:00
İHA
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e olan bütün uçuşları 2 Mart'a kadar iptal ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettiklerini söyledi.

Bakan Uraloğlu, "Bugün yine Orta Doğu'da maalesef istemediğimiz gelişmeler söz konusu. İsrail'in İran'a saldırması sonucunda öncelikle İran, İsrail ve Irak hava sahalarını kapattıklarını takip ediyoruz. Yine aynı şekilde Katar, Bahreyn ve Kuveyt'in de hava sahalarını kapatmaya yönelik notamlar yayınladıklarını biliyoruz. Bizde sivil uçuşlar noktasında sektörü yakın takibe aldık ve yönetiyoruz.

Şu anda Türk Hava Yolları'nın ve Pegasus'un İran'da yerde birer uçağı var. Onların bu saldırı sürecinin sonucuna göre onları ülkeye getirme ile ilgili bir çalışmamız olacak. Yine 12 gün çatışmasında da benzer süreçleri yürütmüştük. Tabii bizim esas amacımız bölgemizdeki bu tür saldırıların olmaması, olanın da bir an önce bitmesi noktasında elbette sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın takiplerinin olduğunu özellikle söylemek isterim.

Biz bölgede devam eden riskler nedeniyle İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e olan bütün uçuşları 2 Mart'a kadar iptal ettik. Yine aynı şekilde Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettik. Gelişmelere göre de bunları takip edeceğiz. Dediğim gibi bir an önce bu savaş ya da saldırı durumunun bir an önce bitmesi hepimizin gayretidir" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da soğuk hava ve yağmur etkili oluyor

İstanbul'da soğuk hava ve yağmur etkili olmaya devam ediyor. Özellikle Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde belirli aralıklarla etkisini gösteren yağmur ve soğuk havanın etkisiyle vatandaşların şemsiyelerle tedbir aldığı görülürken turistlerin ise bir kısmı otobüs duraklarına sığındı

28.02.2026 12:14:00 / Güncelleme: 28.02.2026 12:17:02
İHA
İstanbul'da soğuk hava ve yağmur etkili oluyor
İstanbul'da soğuk hava ve yağmur etkili oluyor
Yurdu etkisi altına alan soğuk hava dalgası İstanbul'da da etkisini göstermeye devam ediyor. Yaklaşık beş gündür mevsim normallerinin altında seyreden sıcaklıklar yerini yağmura ve fırtınaya bıraktı.



Özellikle Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde yağmur ve soğuk havanın etkisiyle vatandaşların şemsiyelerle tedbir aldığı görülürken turistlerin ise bir kısmı otobüs duraklarına sığındı.



Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan son tahminlere göre, İstanbul'da hava sıcaklıklarının yeni haftadan itibaren yükselmesi bekleniyor.

Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı


Bahçelievler'de uyuşturucu satan şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı.

28.02.2026 01:46:00
Haber Merkezi/AA
Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı
Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı

Bahçelievler'de uyuşturucu madde sattığı belirlenen şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, uyuşturucu madde sattığı tespit edilen şüphelilerle Bahçelievler'de 27 Şubat'ta temas gerçekleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, "Uyuşturucu madde alışverişi sırasında bölgede konumlanan JASAT ekiplerinin hareketlenmesi üzerine, şüpheli şahıslar tarafından görevlilere ateş açılmış, meydana gelen silahlı çatışmada Jandarma Uzman Çavuş B.B. kolundan yaralanmıştır. Şüphelilerden H.K. ve O.I. yakalanmış olup, üçüncü şüphelinin yakalanmasına yönelik kolluk çalışmaları devam etmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Olayla ilgili olarak şüpheliler hakkında "görevli memura mukavemet", "6136 Sayılı Kanuna muhalefet" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da 31 Aralık'a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettirenlerin Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabileceğini bildirdi

27.02.2026 15:14:00
AA
Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı
Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı
Bakan Kurum, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul İlinde Yürütülecek Kentsel Dönüşüm Uygulamaları Kapsamında Yapım İçin Yardım Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın yürürlüğe girmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede yayımlandığını bildirdi.

Yarısı Bizden kampanyasının 22 Şubat 2024'te Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yürürlüğe girdiğini anımsatan Kurum, kararnamede yapılan değişiklikle, 31 Aralık 2026'da sona erecek kampanya ile ilgili vatandaşların lehine önemli bir düzenleme yapıldığını belirtti.

Bakan Kurum, "Yarısı Bizden kampanyamızla ilgili İstanbulluların uzun süredir beklediği bir adımı hayata geçirdik. 31 Aralık'a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. 2025 ve 2026 yılında riskli ilan edilen yapıların tamamı kampanya kapsamına alınacak" bilgisini verdi.

Kurum, değişiklikle, ev ve iş yerini yenilemek isteyenler için riskli yapıların yıkım, ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği tespiti gibi süreçlerin de zaman aldığı dikkate alınarak hak kaybı yaşamamaları için 31 Aralık 2026'ya kadar riskli yapı ilan edilen tüm bağımsız bölümlerin kampanyadan faydalanmasının önünün açıldığını ifade ederek, "Bu sayede 2025 ve 2026 yıllarında ilan edilen riskli yapıların tamamı Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabilecek" dedi.

Yarısı Bizden kampanyası

Kampanyanın bina bazlı dönüşüm desteği kapsamında her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği veriliyor.

Bu şekilde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin liralık finansman desteğinden faydalananlar, evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor.

İş yerleri için de 437 bin 500 lira hibe, 437 bin 500 lira kredi, 125 bin lira taşınma desteği sunuluyor. Bakanlığın sağladığı 875 bin liralık finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar, iş yerlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor.

Alan bazlı site benzeri büyük dönüşümlerde ise TOKİ veya Emlak Konut inşaatları üstleniyor. Bu modelde her bir hak sahibi için 875 bin liralık hibe desteği ve 125 bin liralık taşınma desteği sağlanıyor. Hibe tutarı bina maliyetinden düşürülüyor, arta kalan borç ise yine uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.

İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu

İstanbul'da yasadışı bahis ve POS tefeciliği soruşturması: Yaklaşık 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu

27.02.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu
İstanbul'da 10 şüphelinin 671 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu
İstanbul'da düzenlenen yasadışı bahis ve POS tefeciliğine karıştıkları iddia edilen 10 şüphelinin yakalandığı bildirildi. 18 şirket, 11 araç, 3 arsa ve 5 konuttan oluşan piyasa değeri yaklaşık 671 milyon 255 bin lirayı aşan taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulurken, söz konusu şirket tarafından, elektronik ödeme kuruluşlarından temin edilen POS cihazlarının, alt hizmet sağlayıcı konumundaki çeşitli firmalara devredildiği, söz konusu cihazların yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığı belirlendi.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında yasadışı bahis ve POS tefeciliğine yönelik geniş kapsamlı çalışma gerçekleştirdi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Merkez Bankası raporlarında yer alan tespitlerden yola çıkan Siber Polisi, bir şirket tarafından, elektronik ödeme kuruluşlarından temin edilen POS cihazlarının, alt hizmet sağlayıcı konumundaki çeşitli firmalara devredildiğini, söz konusu cihazların yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığını belirledi.

Gerçekleştirilen finansal hareketlerin izini süren polis, incelemelerde, "7258 sayılı Kanuna muhalefet" kapsamında işlem görmüş üçüncü şahıs ve şirket hesaplarına para transferleri yapıldığını saptadı.

Yapılan mali analiz ve saha çalışmaları neticesinde, şüphelilere ait 18 şirket, 11 araç, 3 arsa ve 5 konuttan oluşan piyasa değeri yaklaşık 671 milyon 255 bin lira olan taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulduğu aktarıldı.

Yasadışı bahis ve POS tefeciliği suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde operasyon başlatıldı. Bu sabah erken saatlerde ilgili şirket ve bağlantılı firmalar ile bu şirketlerin yönetici ve çalışanlarına yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Polisiye soruşturmada 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheli 10 kişi sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Söz konusu şüphelilere ilişkin yürütülen tahkikat işlemlerinin titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.