Geçtiğimiz hafta Ankara, bölgemizdeki gelişmeler açısından çok önemli olan bir konuğu ağırladı: İran Meclis Başkanı Ali Laricani…
Laricani 1 saate yakın basın açıklaması yaptı, bu açıklamada nükleer çalışmalar, Şii-Sünni ilişkileri, füze sistemleri, İran’daki suikastlar, Türkiye ile ticari ilişkiler, Batının İslam ülkeleri üzerindeki hesapları ve daha birçok mevzu vardı ama bizim Soros destekli basın ve medya kuruluşlarında bunlara yer verilmedi.
Aktarılan birkaç satır da oldukça süzülmüş, önemli noktalar ayıklanmış olarak karşımıza çıktı.
Şimdi Laricani’nin konuşmasından aldığım ve önemli gördüğüm notları sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Laricani’nin üzerinde en çok durduğu konu Şii-Sünni ilişkileriydi.
Başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin İslam coğrafyasında Şii-Sünni çatışması çıkarmak istediğini ama aslında böyle ayrılığın asla olmadığını belirtti.
Laricani, “Şii, Sünni Müslüman’dır, aralarında bir sorun yoktur” dedi.
Birçok örnekle bu konuyu açıklamaya çalışan Laricani Irak misalini verdi. Irak’ta Şii Sünni yan yana yaşıyor diyen Laricani, “Iraklıların biri Şii ise diğeri Sünni’dir” dedi.
Türkiye ilişkilerde bugüne kadar hiçbir sorun olmadığını, ilişlilerin iyi gittiğini belirten Laricani, “biz Şii’yiz, Türkiye’nin yetkilileri, Başbakanı ise Sünni’dir” dedi.
Laricani “sorunumuz Şiilik-Sünnilik meselesi değildir” dedi.
Bu birlik ve beraberlik mesajlarını İran’ın en önemli yetkililerinden olan Laricani’nin ifade etmesi, İsrail ve ABD’nin Şii-Sünni çatışması hedefini allak bullak etmektedir.
Hatırlarsanız, Türkiye’de de ABD ve İsrail’in fitnesine alet olan bir takım çevreler Şii-Sünni çatışması hedefine yönelik bir takım söylemler kullanarak Türk kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlardı. Hatta Hıristiyanları cennete koyarken, Müslüman olan Şiileri bir türlü cennette yer bulamıyorlardı. Bu konuda gazetemizin başyazarı Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in cevap niteliğinde olan ifadelerini bir kez daha hatırlatmak isterim:
“Bazı çevrelerde Hıristiyanların da kurtuluşa ereceği, çünkü Ehl-i Kitap olduğu ancak Ehl- Beyt’i sevenlerin dini bozmaya çalışan bir akım olduğu şeklinde dedikodular ileri sürülmektedir. Özellikle Türkiye’de bazı kesimlerin seslendirdiği bu tarz dedikoduların kendisi bizzat din dışıdır, sapkınlıktır. Bu düşünceleri dile getirenler, İslam’a göre Yezid mantığı ile hareket edenlerdir. Çünkü ayetle sabittir ki, “Hiç şüphe yok ki, Allah katında yegane din İslam’dır” (Al-i İmran:19)”
Ve yazısının devamında Sayın Baş, ayet ve hadislerle Ehl-i Beyt’i sevenlerin kurtuluşa ereceğini, Ehl-i Kitap’ın ise İslam dairesinin içinde olmadığını açıkça ifade ediyor. Yeniden okumanızı tavsiye ederim. Şii, Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyt’i seven demektir. Ve birçok Sünni alimin eserlerinde geçen hadisi şeriflerde Peygamber Efendimiz (SAV), Ali’yi sevmenin, hatta yüzüne bakmanın ibadet olduğundan bahsediyor, Ali’ye buğzetmenin nifak olduğu vurgulanıyor.
Şiilerin de Sünnilerin de kıblesi Beytullah’tır, Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), kitabımız Ku’ran-ı Kerim’dir. Bizler tek bir Allah’a iman ediyoruz ve gerek Ehl-i Beyt’i gerekse onların soyundan gelen imamları baş tacı ediyoruz.
Her noktada bu kadar bir ve beraber olduğumuz Müslüman kardeşlerimizi dışlayanlar, elbette ki, kendilerini İslam dairesinin dışına taşımış olurlar. Dikkat ederseniz, Şii dünyasının temsilcileri de aynı şeyleri ifade ediyor, Sünni kesimin temsilcileri de… Türk siyasiler batıya güvenerek yanlış bir adım atmazsa, doğruları görürse hiçbir sorun yaşanmayacaktır.
Ama Türkiye olarak bundan sonra attığımız adımlara dikkat etmeli, dostlarımızı, dindaşlarımızı küstürmemeliyiz. Yarın Laricani’nin açıklamalarına devam edeceğiz.
Laricani 1 saate yakın basın açıklaması yaptı, bu açıklamada nükleer çalışmalar, Şii-Sünni ilişkileri, füze sistemleri, İran’daki suikastlar, Türkiye ile ticari ilişkiler, Batının İslam ülkeleri üzerindeki hesapları ve daha birçok mevzu vardı ama bizim Soros destekli basın ve medya kuruluşlarında bunlara yer verilmedi.
Aktarılan birkaç satır da oldukça süzülmüş, önemli noktalar ayıklanmış olarak karşımıza çıktı.
Şimdi Laricani’nin konuşmasından aldığım ve önemli gördüğüm notları sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Laricani’nin üzerinde en çok durduğu konu Şii-Sünni ilişkileriydi.
Başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin İslam coğrafyasında Şii-Sünni çatışması çıkarmak istediğini ama aslında böyle ayrılığın asla olmadığını belirtti.
Laricani, “Şii, Sünni Müslüman’dır, aralarında bir sorun yoktur” dedi.
Birçok örnekle bu konuyu açıklamaya çalışan Laricani Irak misalini verdi. Irak’ta Şii Sünni yan yana yaşıyor diyen Laricani, “Iraklıların biri Şii ise diğeri Sünni’dir” dedi.
Türkiye ilişkilerde bugüne kadar hiçbir sorun olmadığını, ilişlilerin iyi gittiğini belirten Laricani, “biz Şii’yiz, Türkiye’nin yetkilileri, Başbakanı ise Sünni’dir” dedi.
Laricani “sorunumuz Şiilik-Sünnilik meselesi değildir” dedi.
Bu birlik ve beraberlik mesajlarını İran’ın en önemli yetkililerinden olan Laricani’nin ifade etmesi, İsrail ve ABD’nin Şii-Sünni çatışması hedefini allak bullak etmektedir.
Hatırlarsanız, Türkiye’de de ABD ve İsrail’in fitnesine alet olan bir takım çevreler Şii-Sünni çatışması hedefine yönelik bir takım söylemler kullanarak Türk kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlardı. Hatta Hıristiyanları cennete koyarken, Müslüman olan Şiileri bir türlü cennette yer bulamıyorlardı. Bu konuda gazetemizin başyazarı Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in cevap niteliğinde olan ifadelerini bir kez daha hatırlatmak isterim:
“Bazı çevrelerde Hıristiyanların da kurtuluşa ereceği, çünkü Ehl-i Kitap olduğu ancak Ehl- Beyt’i sevenlerin dini bozmaya çalışan bir akım olduğu şeklinde dedikodular ileri sürülmektedir. Özellikle Türkiye’de bazı kesimlerin seslendirdiği bu tarz dedikoduların kendisi bizzat din dışıdır, sapkınlıktır. Bu düşünceleri dile getirenler, İslam’a göre Yezid mantığı ile hareket edenlerdir. Çünkü ayetle sabittir ki, “Hiç şüphe yok ki, Allah katında yegane din İslam’dır” (Al-i İmran:19)”
Ve yazısının devamında Sayın Baş, ayet ve hadislerle Ehl-i Beyt’i sevenlerin kurtuluşa ereceğini, Ehl-i Kitap’ın ise İslam dairesinin içinde olmadığını açıkça ifade ediyor. Yeniden okumanızı tavsiye ederim. Şii, Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyt’i seven demektir. Ve birçok Sünni alimin eserlerinde geçen hadisi şeriflerde Peygamber Efendimiz (SAV), Ali’yi sevmenin, hatta yüzüne bakmanın ibadet olduğundan bahsediyor, Ali’ye buğzetmenin nifak olduğu vurgulanıyor.
Şiilerin de Sünnilerin de kıblesi Beytullah’tır, Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), kitabımız Ku’ran-ı Kerim’dir. Bizler tek bir Allah’a iman ediyoruz ve gerek Ehl-i Beyt’i gerekse onların soyundan gelen imamları baş tacı ediyoruz.
Her noktada bu kadar bir ve beraber olduğumuz Müslüman kardeşlerimizi dışlayanlar, elbette ki, kendilerini İslam dairesinin dışına taşımış olurlar. Dikkat ederseniz, Şii dünyasının temsilcileri de aynı şeyleri ifade ediyor, Sünni kesimin temsilcileri de… Türk siyasiler batıya güvenerek yanlış bir adım atmazsa, doğruları görürse hiçbir sorun yaşanmayacaktır.
Ama Türkiye olarak bundan sonra attığımız adımlara dikkat etmeli, dostlarımızı, dindaşlarımızı küstürmemeliyiz. Yarın Laricani’nin açıklamalarına devam edeceğiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026



























































































