logo
01 HAZİRAN 2026

Liverpool ile Real Trent savaşında

Premier League ekiplerinden Liverpool, İngiliz savunma oyuncusu Trent Alexander-Arnold'u elinde tutmak için dudak uçuklatan bir maaş teklif etti

06.01.2025 14:00:00
Haber Merkezi
Liverpool ile Real Trent savaşında
Liverpool ile Real Trent savaşında
İngiliz basınından Mirror'un haberine göre; Kırmızılılar, Real Madrid'in Trent Alexander-Arnold'a artan ilgisine karşı oyuncusunu elinde tutmak için beş yıllık 78 milyon poundluk bir sözleşme teklifi yaptı.

Liverpool, haftada 300.000 pound maaş ödeyerek 26 yaşındaki oyuncunun Anfield'daki uzun vadeli geleceğini güvence altına almayı amaçlıyor.

ZOR KARAR
Liverpool ve Real Madrid'in yaptığı cazip teklifler Alexander-Arnold'u zor bir kararla karşı karşıya bıraktı. Bir tarafta, küresel bir futbol ikonu haline geldiği ve taraftarların gözdesi olmaya devam ettiği Liverpool var.

Diğer tarafta ise, dünyanın en prestijli kulüplerinden biri olan Real Madrid var. Bir 'Galactico' olma cazibesinin yanı sıra yakın arkadaşı Jude Bellingham ile birlikte oynama şansı sunuluyor.

Liverpool yönetimi, Alexander-Arnold'u kalmaya ikna etmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarına inanıyor. Önerilen anlaşma, kulübün onu kariyerinin en iyi yıllarında tutma taahhüdünü temsil ediyor.

İngiliz oyuncuyu Bernabeu'ya getirmek isteyen Real Madrid, yaz aylarında serbest oyuncu statüsüne geçmesine rağmen, ocak ayında onu almak için 25 milyon dolarlık bir teklif hazırladığı bildirildi.

Bununla birlikte, savunma oyuncusunun sezon ortasında bir hamle yapmaya karşı olduğu ve Arne Slot'un takımı için şampiyonluk kazanabilecek bir sezonda Liverpool'da kalmak istediği bildirildi.

Trent Alexander-Arnold, bu sezon Liverpool formasıyla çıktığı 18 lig maçında 1 gol, 4 asistlik performans sergiledi. (Beinsports)

Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım’ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor

Fenerbahçe'de yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Aziz Yıldırım’ın Dortmund'un dünyaca ünlü golcüsü Serhou Guirassy ve kulübüyle sözlü anlaşmaya varması transfer gündemine bomba gibi düştü

31.05.2026 22:47:00
Haber Merkezi
Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor
Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor
Fenerbahçe'de yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Aziz Yıldırım'ın Dortmund'un dünyaca ünlü golcüsü Serhou Guirassy ve kulübüyle sözlü anlaşmaya varması transfer gündemine bomba gibi düştü.

Tarihi operasyonun arkasından sürpriz bir isim çıktı! Gineli santrforun Türkiye ve İstanbul hakkında bilgi toplamaya başladığı öğrenilirken, transferi bizzat bitiren ve Guirassy'ye sarı-lacivertli kulübü öve öve bitiremeyen ismin Trabzonsporlu İbrahima Yattara olduğu iddia edildi.







Fenerbahçe'de haziran ayında yapılacak olağanüstü seçimli genel kurul öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım, camiayı ayağa kaldıracak dev bir hamleye imza attı.

Sarı-lacivertlilerin eski başkanı, Avrupa futbolunu kasıp kavuran dünyaca ünlü golcü Serhou Guirassy ve kulübü Dortmund ile sözlü anlaşmaya vardı. Aziz Yıldırım'ın seçimi kazanması halinde, bu dev transfer anında resmiyete dökülecek ve Gineli santrfor sarı-lacivertli formayı sırtına geçirecek.







FENERBAHÇE HAKKINDA BİLGİ TOPLUYOR

Transfer kulislerine bomba gibi düşen bu gelişmenin ardından 28 yaşındaki golcünün, Türkiye ve İstanbul hakkında şimdiden detaylı bilgi toplamaya başladığı öğrenildi. Yıldırım cephesinin kurduğu sıcak temasın ardından Guirassy'nin Türkiye fikrine son derece sıcak baktığı ve seçim sonuçlarını beklemeye koyulduğu gelen bilgiler arasında.







FENERBAHÇE'Yİ ÖVE ÖVE BİTİREMEDİ

Bu dev transfer operasyonunun arkasındaki en çarpıcı detay ise bir dönem Süper Lig'e damga vuran Trabzonspor efsanesi İbrahim Yattara oldu!

Şu an dünya futbolunun en elit golcülerinden biri olarak gösterilen Serhou Guirassy, Yattara'nın uzaktan akrabası. Yıldırım'ın hamlesi sonrası Yattara'nın, Guirassy'ye Fenerbahçe'yi ve Türkiye'yi öve öve bitiremediği, İstanbul devine transferi için bizzat referans olduğu iddia edildi.







YATTARA YEĞENİNDEN BAHSETMİŞTİ

Yattara, daha önce Türkiye'de verdiği bir röportajda yeğeninden gururla bahsetmişti:

- Guirassy daha küçükken onun çok büyük bir futbolcu olacağını biliyordum. Bendeki kumaşın aynısı onda da var.

Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu zehir zemberek açıklamalar yaptı. bir yıldır uğradığı haksızlıkları ve organize saldırıları tek tek not ettiğini belirten Hacıosmanoğlu, isim vermeden eski kulübü Trabzonspor'un Başkanı Ertuğrul Doğan ve mevcut yönetimini de adeta topa tuttu. Bordo-mavili kulübün saha içi başarısızlıklarını ve mali eksikliklerini örtbas etmek için kendisinin hedef tahtasına oturtulduğunu vurguladı

31.05.2026 21:47:00
Haber Merkezi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu uzun süre konuşulacak, sitem ve öfke dolu açıklamalara imza attı. Eski kulübü Trabzonspor'un mevcut yönetimiyle uzun süredir perde arkasında yaşanan gerilim, Hacıosmanoğlu'nun patlamasıyla gün yüzüne çıktı.






Gündeme bomba gibi düşen açıklamalarında organize bir sosyal medya operasyonuna maruz kaldığını belirten TFF Başkanı, şu ifadelerle adeta meydan okudu:
 
"ALLAH'A HAVALE EDİYORUM" SÖZLERİ
 
- Yaklaşık bir senedir, not alıyorum... Allah'a havale ediyorum! Kişisel herkese verecek cevabım var ama bir senedir kimseye kişisel cevap vermiyorum! Başarı yakalamak için insanları insanların önüne atabilirsiniz. Paralı troller tutabilirsiniz. Bu kainatın bir efendisi var, her şeyi görüyor!







İBRA SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU
 
Hacıosmanoğlu'nun konuşmasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, Trabzonspor yönetiminin saha içi ve dışındaki eksikliklerini örtmek için kendisini hedef göstermesi üzerine oldu.
 
Bordo-mavili kulübün mali ibra süreçleri ve sportif sonuçlar üzerinden faturayı geçmişe kesme çabasına tepki gösteren Hacıosmanoğlu, "İşlemediğimiz suçtan, kendi eksikliklerinizden bizi toplum önüne atıyorsunuz!" sözleriyle mevcut yönetimin taraftar algısını yönetmeye çalıştığını iddia etti.







KORKAKLIK TEPKİSİ VERDİ
 
Hacıosmanoğlu, arkasından dönen oyunları "korkaklık" olarak nitelendirerek sözlerini çok daha ağır bir tonda sürdürdü. Sosyal medyadaki paralı hesaplar üzerinden ailesinin hedef alındığını belirten TFF Başkanı, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
 
- O yapılanların binde birini, benim yüzüme karşı yapacak adam daha anasından doğmadı. Trollerle ölmüş anneme küfür ettiriyorsunuz! Yaradan her şeyi görüyor!

Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme

Galatasaray’da resmi görev dağılımının açıklanmaması kulisleri yangın yerine çevirdi. Yönetim içindeki gizli taht savaşı ve 'Fenerbahçe' bağlantılı büyük operasyon deşifre oldu! Başkan yardımcılığı koltuğu için Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki liderlik krizi istifa restlerine kadar uzanırken; Dursun Özbek, en kritik hamlesini ezeli rakibin eski başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın sahibi olduğu Acıbadem Grubu’nun tepe yöneticisi Sedat Artukoğlu ile yapmaya hazırlanıyor.

31.05.2026 21:44:00
Haber Merkezi
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Galatasaray'da Başkan Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde, daha ilk günden 'görev tanımı' ve 'yetki alanı' krizlerinin patlak verdiği iddiası UltrAslan tarafından gündeme getirildi. Seçimin üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması camiada çatlak seslerin yükselmesine neden oldu.






İKİ İDDİALI İSİM ÖNE ÇIKTI

Konuşulan bazı iddialara göre, görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa resti çekmeye hazırlanıyor. Yeni yönetimde özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik ve güç dengesi" yarışı olduğu konuşuluyor. Galatasaray'da şu an en kritik koltuk olan Başkan Yardımcılığı için ise iki isim ön plana çıkmış durumda: Sedat Artukoğlu ve Abdullah Kavukcu.






METİN ÖZTÜRK BIRAKABİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan iddialara göre Özbek eğer tercihini Kavukcu'dan yana kullanırsa önceki yönetimin asbaşkanı Metin Öztürk'ün bunu bir yetki aşımı olarak görerek istifa edeceği ileri sürülüyor.

Daha yolun en başında böylesine büyük bir yönetim krizinin patlak vermesini istemeyen Özbek'in ise dengeyi korumak adına ibreyi Artukoğlu'na çevirdiği iddia ediliyor.






ARTUKOĞLU, AYDINLAR'IN CEO'SU

Öte yandan yönetim listesindeki Sedat Artukoğlu ismiyle ilgili çok konuşulacak bir Fenerbahçe detayı da var. Eğer Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkanlığı için adaylığını koysaydı, Özbek'in Artukoğlu'nu listeye kesinlikle almayacağı konuşuluyordu.

Bunun sebebi ise Sedat Artukoğlu'nun, Mehmet Ali Aydınlar'ın sahibi olduğu Acıbadem Sağlık Grubu'nda İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapması.

Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?

Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor

31.05.2026 17:44:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor.

Hakan Safi'nin yardımcısı Metin Sipahioğlu'nun kamuoyunu düzeltmeye çalışırken sunduğu "limit aşımında sadece basit ve sabit bir para cezası ödenir" algısı, UEFA'nın katı ve doğrusal olmayan "Mali Yaptırım Matrisi" ve transfer yasağından kupalardan men edilmeye kadar uzanan "Sportif Ceza Eşikleri" gerçeğiyle tamamen çelişiyor.

Türk futbolunun mali yapısı ve kulüplerin UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) karşısındaki durumu, spor kamuoyunda en çok dezenformasyona uğrayan konuların başında geliyor. Son dönemde Hakan Safi ve çalışma arkadaşı Metin Sipahioğlu'nun "limit aşımı ve cezalar" ile ilgili sözleri Fenerbahçe için "eyvah eyvah" denecek cinsten.







MESSI VE RONALDO ÖRNEKLERİ TEHLİKESİ

Sipahioğlu'nun, kamuoyundaki bazı iddiaları "baştan yanlış" diyerek düzeltmeye çalışırken sunduğu matematiksel formüller ve ceza oranları, UEFA'nın güncel mevzuatıyla karşılaştırıldığında ciddi yapısal yanlışlar barındırıyor.

Üstelik Hakan Safi'nin argümanlarını Avrupa dışı liglerde (MLS ve Suudi Arabistan) oynayan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi üzerinden kurması, Fenerbahçe gibi doğrudan UEFA radarına giren kulüpler için tehlike çanlarının çalmasına neden olabilecek türden kafa karışıklığına işaret ediyor.







SİPAHİOĞLU'NUN İDDİALARININ ALTI BOŞ

Metin Sipahioğlu açıklamasında, limit aşımı durumunda ilk cezada "%10 ile %25", ikinci cezada ise "%25 ile %50" arasında sabit yüzdeli oranlar uygulanacağını ve bunun aşım tutarı üzerinden hesaplanacağını iddia ediyor. Ancak UEFA talimatlarında böyle düz ve sabit yüzdesel aralıklar bulunmuyor.







MALİ YAPTIRIM MATRİSİNİ ATLADI

UEFA, Kadro Maliyet Oranı ihlallerinde "Mali Yaptırım Matrisi" adı verilen, çarpan sistemine dayalı karmaşık bir mekanizma kullanıyor. Ceza miktarı; aşımın büyüklüğüne  ve kulübün son 3 yıldaki ihlal geçmişine göre belirlenen bir katsayı ile çarpılarak hesaplanıyor.

Kulüp ilk kez ihlal yapıyor olsa bile, eğer aşım miktarı UEFA'nın tolerans sınırlarını radikal biçimde aşıyorsa, ceza doğrusal bir yüzdeden çok daha ağır bir çarpanla katlanır. Dolayısıyla "Aşımın %20'sini öder, geçeriz" mantığı mevzuatla bağdaşmamaktadır.







"PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" YOK

Sipahioğlu'nun modellemesinde olay sadece nakdi bir para cezası olarak yansıtılıyor... kulüplerin sıcak para ödeyerek bu süreçten sıyrılabileceği izlenimi doğuyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde UEFA'nın "Önemli İhlal" kriteri var.

Eğer bir kulüp, limiti sadece ufak bir farkla değil, radikal bir şekilde delmişse, bu durum ilk ihlalde bile doğrudan sportif ceza mekanizmasını tetikler.

Bu sportif yaptırımlar arasında; Avrupa kupalarında yeni transferleri kadroya yazamama, transfer yasağı, puan silme ve en ağır aşamada kupalardan men edilme yer alır. UEFA, parayı veren kulübün kuralları sınırsızca çiğnemesine asla göz yummaz.







TRANSFER KARLARI ÇOK KRİTİK

Sipahioğlu, "Fenerbahçe'nin geliri 300 milyon euro, bunun %70'i harcanabilir" diyerek düz bir hesap yapıyor. Bu anlatım, Türk kulüplerinin en büyük can simidini denklemin dışında bırakıyor: Transfer Kârları.

UEFA'nın Kadro Maliyet Oranı formülünde payda kısmını (yani limitin hesaplandığı gelir tarafını) sadece bilet, yayın ve sponsorluk gibi standart işletme gelirleri oluşturmaz. Bu formüle "Oyuncu Satışından Elde Edilen Net Kâr" doğrudan eklenir.

Özellikle son yıllarda ciddi oyuncu satışları yaparak "transfer şampiyonu" olan Türk kulüplerinin gerçek limit potansiyeli, bu detay verilmediğinde eksik hesaplanmış olur. Kulübün harcama limitini yukarı çeken en dinamik unsur, oyuncu ihracatından gelen kârlardır.

Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar

Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip

31.05.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip. Gazetemiz son 1 haftaya girilirken Fenerbahçe'deki seçim öncesi son durumu ve hangi adaya neden oy verilmesi gerektiğini masaya yatırıyor.

Fenerbahçe camiası tam 1 hafta sonra yeni başkanını seçecek... başkan adayları efsane başkan Aziz Yıldırım ve son dönemin dikkat çeken ismi Hakan Safi arasındaki yarış iyice kızıştı. Seçim turlarında vitesi artıran iki adayın meydanlarda, TV ekranlarında ve taraftar buluşmalarında öne çıkan söylemlerini sizler için derledik.






NEDEN AZİZ YILDIRIM'A OY VERMELİ?

Kulübü 1998-2018 yılları arasında tam 20 yıl kesintisiz yöneten Aziz Yıldırım, bu seçim sürecinde de en çok "deneyim" ve "düzeni değiştirme" vurgusuyla ön plana çıkıyor.

- Aziz Yıldırım, kulübün en zorlu dönemlerinde, özellikle de 3 Temmuz sürecinde gösterdiği dik duruşla camianın hafızasında sarsılmaz bir yere sahip. Kongre üyeleri, onun kriz yönetimindeki ustalığına ve futbol dünyasındaki ağırlığına güveniyor.








- Yıldırım seçim konuşmalarında mevcut futbol düzenine ve TFF yapısına meydan okuyarak, "Ben bu düzeni bozamazsam kimse bozamaz!" çıkışıyla taraftara kaybettiği saha dışı gücü geri getirmeyi vadediyor.

- Rakibi Hakan Safi'nin yönetimsel tecrübesini eleştiren Yıldırım, kulübün deneme-yanılma yöntemleriyle zaman kaybedecek lüksü olmadığını savunuyor. Kısa vadede şampiyonluk getirecek, ayakları yere basan bir futbol aklı vadediyor.

- Stadın modernizasyonundan tesislere kadar kulübe çağ atlatan gayrimenkul ve altyapı projelerinin geçmişteki mimarı olması, kongre üyelerinde "yine yapar" algısını güçlü tutuyor.






NEDEN HAKAN SAFİ'YE OY VERMELİ?

Ali Koç yönetiminde 15 ay görev alarak kulübün mevcut sorunlarını içeriden gözlemleyen ve iş dünyasındaki dinamik kimliğiyle tanınan Hakan Safi, camiaya yeni bir enerji getirmek istiyor.

- Safi, transfer politikasını net bir dille özetliyor: "İyi futbolcu iyi parayla alınıyor. Atanla tutanın iyi olacağı bir kadro kuracağız." Forvete dünya çapında bir yıldız, kaleye ise Ederson kalitesinde bir isim getirmek için Carlo Ancelotti de dahil olmak üzere dev isimlerle şimdiden görüştüğünü belirtiyor.






- Son 5-6 yıldır Türkiye'yi tanımayan yabancı hocalar yüzünden sezona geride başlandığını söyleyen Safi, lig dinamiklerini çok iyi bilen yerli ve yabancı teknik adam alternatifleriyle temas halinde olduğunu vurguluyor.

- Kulübün kendi büyüklüğünü kullanamadığını savunan Safi, "Fenerbahçe GYO" projesini hayata geçirerek 1 milyon metrekare alan alacaklarını ve gelirleri 1 milyar Euro seviyesine çıkararak Fenerium'u halka açacaklarını vadediyor.

- Mevcut stadın yıkılmadan, sadece çatısı çelik yapılarla yükseltilerek kapasitenin 64 bin 500'e çıkarılacağını belirten Safi, 3D simülasyonların hazır olduğunu ve stat büyüdüğünde Fenerbahçe'nin kaderinin değişeceğini söylüyor.

- Anadolu'dan 5 pilot takım almayı ve Avrupa'dan bir kulüp satın alarak burada genç yetenekleri parlatıp büyük bir futbol ekosistemi kurmayı hedefliyor.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.