Londra’da Yahudi-Kürt Konferansı
Londra’da düzenlenen ilk Uluslararası Yahudi-Kürt Konferansı, İsrail’in Müslüman olmayan Kürtlerle ilişkisine dair tartışmayı yeniden gündeme taşıdı
Yaşar Cebesoy





İsrail'deki Kürt Yahudi Topluluğu Başkanı Yehuda Ben Yosef, konferansta yaptığı konuşmada İsrail ile Kürtler arasında "geleceğin ortaklığı, dostluğu ve işbirliği" çağrısı yaptı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın da konferansa özel mesaj göndererek Yahudi ve Kürt toplumları arasındaki bağların güçlendirilmesini desteklediği bildirildi.
Yehuda Ben Yosef'un paylaşımı

"Londra'da düzenlenen ilk Uluslararası Yahudi Kürt Konferansı'na katılmak ve Orta Doğu'daki karmaşık jeopolitik durumu hakkında konuşmak onur vericiydi.
Konuşmamda, Yahudilerin ve Kürtlerin çıkarlarına, karşılaştıkları zorluklara ve tehditlere, ve gelecekteki bir ortaklık, dostluk ve işbirliği için fırsatlara odaklandım.
Sevgili dostum, İsrail Devleti Dışişleri Bakanı @gidonsaar tarafından gönderilen özel selamlaşmayı paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum; o, iki halkımız arasındaki bağı güçlendirme desteğini ifade etti.
Kürt halkının bilmesi ve anlaması gereken önemli bir nokta, Kürdistan'ın bağımsızlığına açıkça destek veren tek ülkenin İsrail Devleti olduğudur.
İsrail ve Kürdistan arasındaki bağ, yalnızca jeopolitik çıkarlar ve ortak düşmanlara dayanmıyor, aynı zamanda 2800 yıllık birlikte yaşama tarihine, kültüre ve paylaşılan anılara da dayanıyor. Yahudiler ve Kürtler, özgürlük ve barışı seven, ortak tehditlerle yüzleşen ve çıkarları paylaşan, doğal olarak bağlı eski halklardır. Onlar, daha iyi ve barışçıl bir Orta Doğu için aynı umudu taşıyorlar.
Paylaşılan kökler. Birlikte daha güçlüyüz. Her bijî Kurdistan! Her bijî Israel! Yehuda Ben Yosef İsrail'deki Kürt Topluluğu Başkanı
1960'LARDAN BUGÜNE UZANAN İLİŞKİ

İsrail-Kürt ilişkileri de yeni değil. Tarihsel kaynaklarda İsrail'in özellikle 1960'lar ve 1970'lerde Irak'taki Kürt hareketleriyle temas kurduğu ve İran üzerinden bazı Kürt gruplarına destek sağladığı aktarılıyor. İsrail açısından Kürtler, Arap olmayan ve bölgedeki rakip güçlerin arasında konumlanan potansiyel bir stratejik ortak olarak görülüyordu.
Bugün ise İran, Suriye, Irak, Türkiye ve bölgedeki güç dengeleri aynı anda yeniden şekilleniyor. İsrail de bu yeni tabloda Kürtlerle ilişkilerini daha açık biçimde gündeme taşıyor.
Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Türkiye'deki ve bütün dünyadaki Müslüman Kürtler, İsrail'in bölgesel politikalarının ve vahşetinin karşısında yer alıyor.
ASLINDA İSRAİL NE İSTİYOR?
Mevcut açıklamalar ve İsrail'deki stratejik değerlendirmeler birlikte okunduğunda, Tel Aviv'in hedefleri arasında şunlar öne çıkıyor:
İran'ın bölgesel etkisini sınırlamak
Suriye'nin geleceğinde nüfuz kazanmak
Kürt siyasi aktörleriyle diplomatik bağları güçlendirmek
Bölgedeki Arap olmayan aktörlerle ittifaklar oluşturmak
Türkiye, İran ve Suriye gibi bölgesel güçlere karşı stratejik seçenekler geliştirmek
Kuzeydoğu Suriye'deki gelişmeler üzerinde etkili olmak
Washington Institute da İsrail'in 2017'de Irak Kürtlerinin bağımsızlık girişimine verdiği desteğin arkasında yalnızca tarihi ve insani bağların değil, Kürt bölgesinin İsrail açısından stratejik değerinin de bulunduğunu değerlendirmişti.
















































































