Türk ordusunun 9 Eylül'de İzmir'e girmesi üzerine Büyük Asya rüyası biten Yunanlılar, kendilerine bu felaketi hazırlayan efendilerinden yani İngilizlerden yardım istediler. İngiltere'nin Büyük Millet Meclisi hükûmetinden ateşkes antlaşması istemesi üzerine 3 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Mütareke (bırakışma) Konferansı başlamıştır.
100 yıl önce 3 Ekim günü Konferans, Mudanya'da bir Rus tüccarının evinde toplandı. İsmet İnönü ev sahibi konumundaydı. İngiltere'yi General Harington, Fransa'yı General Charpy, İtalya'yı General Mombelli temsil ediyorlardı. Yunanlıları General Mazarakis ve Albay Sariyanis temsil ediyordu. Ancak onlar görüşmelere katılmıyor, Mudanya açıklarında bekleyen bir İngiliz gemisinden takip ediyorlardı. Oysa savaşan onlardı... Manzara Yunanistan'ın İngiltere'nin uydusu olduğunu gösteriyordu... İnönü hem ev sahipliğini, hem de Konferansın başkanlığını üstlendi. İtilafın sözcülüğünü Harington yapıyordu.
Konferansta görüşülecek konular Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü ile birlikte tespit edilmişti.
İlk gün Harington bir anlaşma taslağı sundu. Bunda Trakya'nın Yunanlılarca boşaltılması öngörülüyor, fakat onların yerine kimin geleceği belirtilmiyordu. Ertesi gün İsmet Paşa da bir taslak sundu. Charpy, Yunan ordusunun Trakya'yı Türklere teslim etmesini kabul ediyor, Harington etmiyordu: Konferansı yakından izleyen Mustafa Kemal Paşa, edilmezse İsmet'e ateşkesin sona ereceğini bildirme yetkisini tanıdı, orduya İstanbul üzerine yürümeye hazır olma emrini verdi.
Bir ara Konferans kesintiye uğradı. Savaş çıkması tehlikesi belirince, 3 gün boyunca süren tartışmaların sonunda Harington razı oldu.
Görüşmeler sürerken çok gergin bir ortam vardı. Ortamı yumuşatmak için Charpy büyük gayret sarf ediyordu. İngilizler Çanakkale'ye, Malta, Mısır ve İngiltere'den takviyeler, uçak filoları, denizde savaş gemileri yığıyorlardı. Harington'a, Türk askeri Çanakkale'ye ilerleyince ve daha sonra Çanakkale'deki Türk yığınağı bir kuşatmaya dönüşmeye başlayınca Türklere ültimatom vermesi için emir verildi. Harington bu emri uyuttu. Bu davranışı, sırası gelince Britanya'ya Genelkurmay Başkanı atanmasına engel sayılacaktı. Daha önemlisi. L.George hükûmetinin sonunu getirecek, bu Türk düşmanının siyasi hayatının büyük ölçüde son bulmasına yol açacaktı... İngiliz parlamentosunda çok çetin tartışmalar yaşanmış ve İşçi Partisi lideri Mac Donald, Başbakan Lolyd George "Bize ne söz verdin sonuç ne oldu. İngiliz hükûmetini boş yere büyük masraflara soktun" demiştir. İngilizlerin Yunanlılarla başlattıkları Anadolu projesi başarılı olamayınca İngiltere'de L. George hükûmeti düşmüştür. Yunanlıların Büyük Yunanistan Bizans İmparatorluğunu yeniden ihya etmek hayalleri de tarihe gömülmüştür.
11 Ekim'de Konferansın tarafları anlaşmayı görüşüp imzaladılar. Ne var ki, gemide bekleyen, adeta vesayet altındaki Yunan temsilcileri, mecalsiz bir bağımsızlık gösterisiyle önce imza etmemek için direndilerse de, 13 Ekim'de razı oldular.
Anlaşmaya göre 15 Ekim'de vuruşmalar sona erecek, 15 gün içinde Yunan askeri Doğu Trakya'yı boşaltacak, 30 günde Yunan yönetimi ve jandarması, yönetimi İtilaf kuvvetlerine devredecekti. İtilaf da buraların yönetimini Türklere devredecekti. Yunan yönetimi doğrudan Türklerle muhatap olmayacağı için, Batı Anadolu'da yaptığı gibi buraları yakıp yıkamayacaktı. İtilaf kuvvetleri, yönetimi Türklere teslim ettikten sonra 30 gün içinde bölgeden ayrılacaktı. Trakya'yı teslim alacak Türk jandarması 8.000'le sınırlı olacaktı.
Mudanya büyük bir başarıydı. Çünkü onun sayesinde barış konferansına, yani Lozan'a Doğu Trakya cebimizde gitmiştik.
Mudanya Mütarekesi'nin yüzüncü yılı kutlu olsun!
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023

































































































